Bir haftada Akit’e iki haciz yapan Kemal Bey, o konuşan siz misiniz?

Bir haftada Akit’e iki haciz yapan Kemal Bey, o konuşan siz misiniz?


CHP’nin dün grup toplantısı vardı..

 

Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu, yine çıktı kürsüye, adı Yalandaroğlu’na çıktığı için..

 

Belirtme ihtiyacı hissetti:

 

“Dediklerimizin yüzde 100’ü doğrudur.”

 

İnsan kendi kendisine böyle referans verince, söyledikleri de “doğru” olmuyor..

 

 

 

Günlerdir Anayasa değişikliği konusunda dört partinin, yani CHP, İP, HDP, SP’nin hazırlığı ile ilgili 2018 çalışmasından bahsediliyor..

 

Bu çalışmanın başında, şu an CHP Milletvekili olan İbrahim Kaboğlu’nun olduğu belirtiliyor..

 

Türkiye’nin temel yasası, adı üzerinde Anayasa’sı ile ilgili bir tartışma konusunda, şu an siz, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ne dediğini anladınız mı?

 

Lütfen..

 

Rica ediyorum..

 

Tüm dürüstlüğü ile.. 

 

Hangi partiden olursanız olun..

 

İbrahim Kaboğlu başkanlığında bir anayasa komisyonu var mıdır, yok mudur?

 

Bunun başkanlığında, CHP, İP, HDP ve SP temsilcileri oturup, bir anayasa çalışması yapmışlar mıdır, yapmamışlar mıdır?

 

Kenarından köşesinden, kafa karıştırmak için, ikinci, üçüncü isimlerin yaptıkları açıklamalar üzerine soruyorum: “Aslında dört partinin katıldığı bir çalışma yapılmıştır da.. Yanlış olan, HDP’nin varlığı mıdır? HDP yerine, aslında Demokrat Parti mi o çalışmada yer almıştır?”

 

Çok mu zordur, bu sorulara cevap vermek? Çok mu önemsizdir, Erdoğan’ı devirmek için, hiçbir ilke tanımaksızın yola çıkan muhalefet partilerinin anayasa gibi önemli bir konuda ne yaptıklarını, ne yapmadıklarını açıklamak?

 

Birilerinin bildiği gerçeği, kamuoyuna açıklamak..

 

Çok mu zor?

 

İmkansız mı?

 

Bu hatırlatmayı yaptıktan sonra..

 

Sadece dünkü grup toplantısında, Kemal Bey’in yalanlarını sıralayayım.

 

Milleti aptal yerine koyma çabasını deşifre edeyim..

 

Diyor ki Kemal Bey: “10 milyon 287 bin işsizimiz var. Cumhuriyet tarihinin en büyük işsizlik rakamları.”

 

Rakam tam olarak doğru mu değil mi, ayrı bir konu..

 

Ama..

 

“Cumhuriyet tarihinin en büyük işsizlik raporu” olduğu doğru..

 

Ama bu doğru, Kemal Bey’in göstermek istediği tabloyu tanımlamıyor..

 

Rakamsal olarak cumhuriyet tarihinin en yüksek orandaki işsizlik sayısına ulaştık..

 

Ama..

 

İstihdam sayısında de cumhuriyet tarihinin en yüksek sayısına ulaştık..

 

Bu nasıl oluyor?

 

Nüfusunuz artıyor..

 

Nüfusunuzun artışı ile birlikte, çalışan sayınız da, çalışmayan sayınız da artıyor..

 

Ve her artış.. 

 

Aslında rekor oluyor.

 

Bugün, Türkiye nüfusu, cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı.. Dün, yine rekor kırmıştı.. Ondan önceki gün, yine rekor kırmıştı.. Ondan önceki gün de..

 

Kısaca..

 

Her gün, hatta her saat, Türkiye, Cumhuriyet tarihinin nüfus rekorunu kırıyor..

 

Çünkü doğum oranı, ölüm oranının çok çok üstünde..

 

Böyle olunca da..

 

Birçok sayı, hali ile rekor kırıyor..

 

Ama rekor kırılan onlarca veriden, bir tanesini alıp, onu afişe ederseniz, doğru söylemiş olmazsınız..

 

“Dediklerimizin yüzde 100’ü doğrudur” demekle, doğru söylemiş olmazsınız..

 

Bir de, demediklerinizi sorarlar size..

 

Demediklerinizin içindeki rekorları sorarlar..

 

Bu sayıların, oransal tespitini sorarlar..

 

Orada da, salgın döneminin olumsuz şartlarına rağmen, şaşırır kalırsınız..

 

Dünkü grup toplantısından bir başka cümlesi, sayın Kılıçdaroğlu’nun:

 

“Bankalardaki mevduatın yüzde 56,7’si dolar mevduatı. Vatandaşın parası var haklı olarak Türk Lirası’na güvenmediği için dolara yatırmış.”

 

Haydi buyrun, burdan yakın..

 

“Vatandaşın parası var” sözü, benim değil..

 

Kemal Kılıçdaroğlu’nun..

 

Hani insanımız her geçen gün, daha da fakirleşiyordu?

 

Ve ben  bir ekleme daha yaparak bu konuyu açayım..

 

Çünkü, Kemal Bey’in açıklamasında, mevduatın % 56.7’sinin dolar olduğu belirtiliyor ama..

 

Belki toplam mevduat düşmüştür. Bunun içinde dolar yüksek olsa bile, düne göre dolar mevduatı da, daha az durumda olabilir..

 

Öyle mi diye bakalım..

 

Değil..

 

Yabancı para mevduat hesabı, son aylarda rekor üstüne rekor kırıyor..

 

O zaman, Kemal Bey alışkanlık haline getirdiği verilerin yarısını açıklayarak, yalancılığın kralını yapmış olmuyor mu?

 

İşsizlik rakamının rekor kırdığını söyle.. 

 

Ama çalışan rakamının rekor kırdığını söyleme..

 

Nüfusun rekor kırdığını söyleme..

 

Döviz mevduat hesaplarının rekor kırdığını söyleme..

 

Dünkü grup toplantısında, daha başka benzer yalanları da var, Sayın Kılıçdaroğlu’nun..

 

Ama grubu de heyecanlandırdığı bir sözü ile bitireyim..

 

Diyor ki Kemal Bey:

 

“Sen ‘Hukukta reform yapacağım’ diyorsan yarın sabah buna izin vereceksin, yarın sabah! Kapatan (odatv’yi kastediyor) kişilerden de hesap soracaksın. Diyeceksin: Yasalar var, sen bu yasalara uyacaksın! Nasıl oluyor da sen bütün internet sitesini kapatıyorsun?”

 

Bunu bir kişinin söyleyebilmesi için..

 

Önce..

 

Akit gazetesini tümü ile yayınını kesen Almanya’ya bu hatırlatmayı yapması gerekirdi..

 

Bu bir..

 

İkincisi, odatv’nin yanı sıra, Cumhuriyet gazetesine verilen basın ilan kesme cezası için de, “Hemen yarın iptal edeceksin” çağrısı yapıldığına göre..

 

Önce..

 

Akit hakkında, iki general için yazılan “Onbaşı olamayacakların, general olduğu ülke” yazısından dolayı verilen 30 günlük resmi ilan kesme cezası için, aynı talebi dillendireceksin..

 

O cezanın verilmesi için, sen özellikle tahrikte bulunurken..

 

Hatta daha bir ay önce, Akit TV’nin KJ’sindeki maddi hata için, CHP’nin RTÜK’e seçtiği adamın baskısı ile, ceza verildiği halde..

 

Şimdi kendinize yandaş siteler için, hukuk isteyeceksin..

 

Evet, hukuk herkes için gerekli..

 

Ama bunların istedikleri, yandaşlarına ayrıcalık..

 

AK Parti halktan oy alsın, iktidara gelsin..

 

Ama solcuların borusu ötsün..

 

Kemalistlerin istedikleri olsun..

 

Onlara kimse dokunamasın..

 

Milli ve yerli duruş sergileyen Akit gibi yayın organları ise, çaktırmadan cezalar verilerek, susturulsun..

 

Daha fazlasını söyleyeyim..

 

Daha iki hafta önce, CHP Genel Başkanı, Ankara 8. İcra Dairesi’nde yaptığı icra takibi ile, Akit hakkında haciz işlemleri başlattı. 

 

Öyle ki.. Hızını alamamış, “Diktatörlük var” dedikleri dönemde bile, kendi lehlerine, “Yandaş” diye suçladıkları yayın organı aleyhine mahkemeden karar çıkartmaları yetmemiş.. 

 

Bir de, mahkemenin belirttiği miktarın üzerinde haciz uygulattırmış..

 

Tablo resmen böyle..

 

Onun için sandıkta, her geçen gün oyları daha da azalıyor..

 

Onun için, AK Parti’nin eskileri ile bir araya gelip, “Nasıl devirebiliriz”i düşünüyorlar..

Google+ WhatsApp