Bir Cumhuriyet Masalı

Bir Cumhuriyet Masalı

Dün 29 Ekim’di. Devletin en üst kademesinden en alt kademesine, medyasından sivil toplum örgütüne, siyasisinden bireyine kadar birçok kişi ve kurumun birinci gündemi Cumhuriyetti. Tebrikler, övgüler, resepsiyonlar, konserler, fener alayları vs gırla gitti. Açıklamalar ve

Bir Cumhuriyet Masalı

 

 

Dün 29 Ekim’di.

Devletin en üst kademesinden en alt kademesine, medyasından sivil toplum örgütüne, siyasisinden bireyine kadar birçok kişi ve kurumun birinci gündemi Cumhuriyetti.

Tebrikler, övgüler,resepsiyonlar, konserler, fener alayları vs gırla gitti.

Açıklamalar ve organizasyonlar, kutlamadan çok bir tapınmayı çağrıştırsa da Cumhuriyetin ne menem büyük, mühim ve faydalı bir şey olduğunu bize tekrar hatırlatmış oldular.

Hep aklıma takılmıştır; İngiltere, ABD, Almanya, Danimarka, İsveç gibi batı ülkeleri isimlerinin yanına “Cumhuriyet” ibaresi eklemezler de niçin Ortadoğu ve Asya’da çoğu ülke bastıra bastıra “Cumhuriyet” ibaresini kullanır (Suriye Arap Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Irak Cumhuriyeti, İran İslam Cumhuriyeti, Çin Halk Cumhuriyeti vs)?

Kuzey Kore Lideri Kim Jong, cumhuriyet törenleri düzenliyor mu bilmiyorum ama Saddam’ın, Esad’ın, Sisi’nin Cumhuriyeti aklıma geldi.

Onlar da kendi cumhuriyetlerinin faziletlerinden bahsediyorlar(dı).

Hatta onların cumhuriyet kutlamaları bizimkinden daha şaşalı.

Burun kıvırmayın;

Esad veya (mezarından kalksa) Saddam, “önünüze koyduğum listeden istediğinizi seçmenize izin vermedim mi..!” derse, kim itiraz edebilir?

Ama yine de en güzel Cumhuriyet bizimkisi.

Bizim Cumhuriyet’i kuranlara ne kadar teşekkür etsek azdır.

Cumhuru hiç yormadılar:

Cumhur için en iyi yönetim şekline onlar karar verdiler.

Ne giyeceğimize,

Neyi dinleyeceğimize,

Alfabemize,

Ölçü birimlerimize kadar sağ olsunlar onlar karar verdi.

Üşenmediler; neye nasıl inanacağımızı bile onlar belirledi.

Cumhuru o kadar seviyorlardı ki, Arapçadır, kimse anlamaz diye ezanı Türkçeye çevirdiler.

Cumhur çağdışı kalmasın diye başlarına zorla şapka bile taktırdılar.

1950 yılına kadar, seçimlerde milletin kafası karışmasın diye CHP’den başka parti kurulmasına müsaade etmediler.

Seçimlerde oylamayı açık, sayımı gizli yaptılar.

Cumhur dediysek içinde cahili var, cühelası var; ya yanlış oy verdiyse; gözünün önünde “senin oyunu saymıyorum” demek büyük kabalık olmaz mıydı?

Bugünkü siyasi parti liderlerimiz Cumhur, fuzuli işle uğraşmasın diye onların yerine adayları kendileri belirliyor Cumhur içinden seçiyor.

Cumhur yorulmasın diye Cumhuriyet resepsiyonlarına Cumhurdan sembolik birkaç kişi dışında kimseyi çağırmıyorlar; bürokratlarla o işi hallediyorlar.

Daha nice iyilikleri var ki buraya yazsam sayfalar yetmez.

Her Cumhuriyet kutlamasında aklıma bu insanlar gelir; söz Cumhuriyetten açılmışken onları da bir yâd edelim dedik.

İyi cumhuriyetler.

 

 

Veysel Tepeli/Düşünce Mektebi

Google+ WhatsApp