Binbir vaad ile geldiler, tek icraatları TC tabelası asmak!

Binbir vaad ile geldiler, tek icraatları TC tabelası asmak!


Binbir vaad ile geldiler, tek icraatları TC tabelası asmak!

 

 

CHP’li belediye başkanlarının seçim öncesinde yaptıkları vaadleri hatırlıyor muyuz?

Ne vaadler ne vaadler..

Makam araçlarını satmak mı dersiniz..

Belediyeye bisikletle gitmek mi dersiniz..

Suya indirim, ulaşıma indirim..

Hatta kendilerini kaptırıp, belediye ile ilgisi olmayan elektriğe indirim..

TBMM’nin görevini gasbedip, EYT’lilere vaadler..

İzmir’de zaten önceki başkan CHP’li idi.

Şimdi, Ankara ve İstanbul’da da CHP adayları seçimi kazandılar (İstanbul için son karar, büyük ihtimalle bugün-yarın verilecek.) 

Bolu’da, Mersin’de CHP’liler kazandı..

Takriben üç hafta önce göreve başladılar..

Hangi icraata imza attılar?

Şöyle bir bakalım..

O kadar vaadlerine rağmen, hangisini gerçekleştirdiler?

Ulaşımda ucuzluk mu?

Suda indirim mi?

EYT’lilerle ilgili vaadler?

Trafik sıkışıklığı gibi sorunları, üç haftada değil; üç yılda bile çözmeleri bu kafa ile hiç mümkün değil..

İtiraz edecekler çıkabilir..

“Ekrem bey, ulaşımda indirim için, ilgili birime yazıyı gönderdi ya..” diyecekler..

Ne yazısı?

“Araştırma yapın yazısı”..

Su indirimi için de CHP'liler itiraz edecekler..

“Su indirimi ile ilgili olarak da yazı hazırladı ya..”

O ne yazısı?

“İndirim yapılmıştır” yazısı mı?

Hayır..

“İSKİ yönetim kuruluna teklif götürülmesi yazısı..”

Hani masalda anlatılır ya..

“Kara kedi nerde? Ağaca çıktı.. Ağaç nerde? Balta kesti.. Balta nerde? Suya düştü.. Su nerde? İnek içti.. İnek nerde? Dağa kaçtı.. Dağ nerde?”

Bu kafa karışıklığının bir benzeri de..

CHP’li başkanların seçim vaadlerinde hayata geçiriliyor..

Gerçekten yapmak istenildiğinde.. Bir haftada tamamlanacak işler..

Oraya yazı.. Buraya tezkere yazılarak..

Gözler boyanıyor, vaadler yapılıyormuş görüntüsü oluşturuluyor..

Vaadlerde ipe un serilirken..

Hemen tüm CHP’li belediye başkanlarının ortak bir icraatı var..

Belediyenin kapısına, T.C. tabelası asmak..

Hah işte..

Bunun için bir yere yazı yazmaya, karar almaya, inceleme yaptırmaya, teklif getirmeye…

Hiçbir şeye gerek yok..

Açıyorsunuz telefonu, “getirin bir T.C.” diyorsunuz..

Anında getiriyorlar..

Kapıya asıyorlar..

Şakşakçı medyaları da.. Hemen manşeti atıyor: “TC tabelası asıldı” 

TC tabelasını astınız da.. Kimin karnı doydu, onu da söyleyin.. Tabelacının dışında?

Hani sorsak Ekrem beye..

“Hangi mitingde, hangi toplantıda, ‘Belediye kapısına TC tabelası asacağım’ vaadinde bulundunuz” diye..

Verebileceği bir cevabı yok..

Ama Ekrem bey “TC tabelası” asarak..

Bir de.. Makam odasına Mustafa Kemal’in fotoğrafını koyarak..

Üzerine, 37 yıldır kurulan, dini yayınların okurlarla buluştuğu Sultanahmet Kitap ve Kültür Fuarı’na izin vermeyerek..

Başkanlıkta üçüncü haftasına girdi..

Bu arada unutmayalım..

Ekrem beyin bir icraatı da.. Belediyedeki tüm veri altyapısını, belediye dışından getirtilecek uzmanlar vasıtası ile farklı yerlere kopyalama girişimi idi.

Bu icraat ile ilgili seçim öncesinde bir vaadi var mıydı diye bakıyoruz..

Yok..

Neyi vaad etmiş ise, yapmıyor..

Neyi vaad etmemiş ise, onları yapmaya soyunuyor..

Ekrem beyde icraat listesi böyle de, Mansur beyde farklı mı?

“Makam araçları şöyle olacak..  Biz gelmeden suya indirim yaptırdık. Gelince de bir daha indirim yapacağız” vaadleri kenarda dururken..

Mansur bey de..

Hitit amblemini arkasına alıp, misafir ağırlamaya başladı..

Ankaralı arkadaşlara sordum, “Seçim öncesinde, böyle bir vaadi var mıydı”diye.. Hatırlayamadılar..

Mansur beyi ölümüne destekleyen ülkücü arkadaşlar belki bulur gönderirler..

Ülkücülük ve Hitit amblemi ile ilişkiyi de belki izah ederler…

Ama Mansur beyin de, “EYT’liler için yazı hazırlama” dışında, bir icraatını göremedik.

Yazıyı hazırlamış, Dursun’a yollamış..

“Dursun.. Dursun” demiş..

Görevlendirilen memurun adı mı Dursun?.. Yoksa evrak için mi demiş “Dursun”;anlamayadık..

Ama Mansur beyin başardığı bir icraatı hatırlatmadan geçemeyeceğim..

Makam odasında, Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafının yerini değiştirmiş. Tam arkasındaki fotoyu, yan cepheye almış..

Alkış..

Bir daha alkış..

Yaşa varol Mansur. 

İlk ayda, fotoğrafı yana geçirdin. 

İkinci ayda diğer tarafa geçirirsin. Üçüncü ayda biraz yukarı. 4. ayda biraz aşağı. Günler böyle böyle geçer gider.. 5 sene dediğin ne ki? Gözünü açıp kapayana kadar, biter..

 

yeni akit

Google+ WhatsApp