Bekir küfreder, ‘düşünce’ olur.. Murat söyler, satış başlar!

Bekir küfreder, ‘düşünce’ olur.. Murat söyler, satış başlar!


Bekir küfreder, ‘düşünce’ olur.. Murat söyler, satış başlar!

 

 

Haber müdürümüz Murat Alan’ın, imzası ile yayınlanan haberlerde.. Onun redaktesi ile yayınlanan haberlerde.. Kendi köşesinde kaleme aldığımakalelerinde.. 

TSK’nın görevdeki generallerine yapılan övgüleri araştırdınız mı?

Hayır..

“Görevini hakkı ile yapan generaller” için yapılan haberlere, olumlu değerlendirmelere baktınız mı?

Hayır..

Murat Alan’ın o sözleri kim için sarfettiğine yönelik ciddi bir araştırma yaptınız mı?

Hayır.. 

Önce “kaçsaatoldu” isimli FETÖ’cü sosyal medya hesabı, Murat Alan’ın, “FETÖ’cü generallerin Silivri Cezaevi’nde, Sincan Cezaevi’nde burunlarından getiriyoruz” sözlerinin intikamını almak için işaret fişeğini yaktı..

Aynı programda, FETÖ’cü generallerden hesap sorulduğunu belirtmesinin hemen akabindeki sözlerini “kaçsaatoldu” Twitter hesabı, çarpıtarak takdim etti.

“kaçsaatoldu” sosyal medya hesabının FETÖ’ye ait olduğunu adı gibi bilen, kendilerinin de bir dönem FETÖ’nün kumpasına uğradığını iddia eden OdaTV, o konuşmayı, bağlamından koparılmış şekilde yaydı..

15 Temmuz darbe girişimi sırasında, darbecilerin arasında yer alan subaylara“Haydi bastır” diyerek darbeye destek veren kimliği belirsiz sosyal medya hesapları işi ayyuka çıkardı..

Milli Savunma Bakanlığı’na da, “Kınıyoruz” demek düştü.. 

Murat Alan’ın sözleri, (FETÖ’cüler o kısmını kesmiş olsalar da, orijinalinden isteyen izleyebilir..) Silivri Cezaevi’nde, Sincan Cezaevi’nde şu an tutuklu olarak bulunan FETÖ’cü generallere yönelik..

İsim isim, cezaevlerini söylemiş.. 

Darbe yapan, sivil yönetime karşı çıkan generallerin hedef alındığı belirtilmiş..

Dolayısı ile, görevdeki TSK generallerinin kastedilmediği ayan beyan ortada..

Milli Savunma Bakanlığı, buna rağmen  kınamada bulunuyor..

Sözlerin çarpıtılmış haline itibar ettiği algısına izin veriyor..

O zaman soralım.

“Murat Alan’ı, siz nasıl bilirsiniz?”

Bire bir tanıyorsunuz da..

TSK’ya saygısını, milli kimliğini biliyorsunuz da..

Haydi diyelim, içinizde bir şüphe oluştu..

O zaman açıp yazılarına bir baksanız?

Siz bakmamışsınız ama..

Ben size aktarayım..

Daha bir hafta önce Akit’te çıkan yazısındaki şu ifadeleri okursanız..

Ne diyebileceğini, ne diyemeyeceğini zaten anlarsınız..

Anlamaya niyet var ise..

“Proje Ekrem’in Kıbrıs gezisine odaklanırken..

Hükümet ve ona bağlı Genelkurmay, cumhuriyet tarihinin en köklü reformlarından birini yapıyor..

Hatta devrim bile diyebiliriz..”

Bir hafta önce Genelkurmay’ı, görev başındaki generalleri böylesine öven bir gazeteci, bir hafta sonra hakaret eder mi?

Yazı devam ediyor: 

“Altay, Atak, Milgem, Atmaca, Cirit ve dahası..

Bunların tamamı ancak profesyonel bir ordu tarafından etkili şekilde sevk ve idare edilecek sistemler..

(..) Ve BEŞTEPE iradesi sessiz sedasız bir devrim gerçekleştiriyor..

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler çalışmanın mimarı durumunda.

Siyasi söylemlerin aksine, askerlik vazifesini icra eden bir komuta kademesi ülkemiz için büyük bir fırsat.”

Üç-beş yıllık arşivi taramaya gerek yok.. 17 Mayıs 2019 tarihli, “Ekrem’i bırak, TSK’ya bak!” başlıklı yazıdan alıntıladım..

Daha fazlasını yazmayalım..

Olur ya..

Bize de bir algı operasyonu eşliğinde..

Bir kınama, çıkabilir!

Murat Alan’a yapılan operasyon etkisini gösterdi..

Bizim mahallede “Ne demiş, ne demek istemiş” araştırması yapılmadan yine erken “satış” başladı..

Biz buna alışığız da..

Tarihe not düşmek için..

Gerçekleri hatırlatalım..

Murat Alan’ın, cezaevindeki generallere söylediğini..

Sözcü’nin, Cumhuriyet’in, hem de Kemalist geçinen yazarları..

Cezaevindeki generallere değil.

Tam aksine..

“Görevinin başındaki generaller”e yönelik olarak..

Darbe girişiminde bulunan generallere değil, tam da darbeye direnen generallere karşı saygısızca nitelemelerde bulunduğunda, bakalım neler olmuş?

Yılmaz Özdil’ler, Emin Çölaşan’lar.. Bekir Coşkun’lar..

Görevdeki Genelkurmay başkanlarına, kuvvet komutanlarına en alçak hakaretleri yaptıklarında, “saatkaçoldu” isimli Twitter hesabı, bir şey yazmış mıydı?

Karşı mahallede hiç kimse, “satış” moduna girmiş miydi?

Karanlık odalar, hangi safta yer almıştı?

Buyrun bakalım..

Bekir Coşkun’un, “Paşa” başlıklı yazısındaki hakaretleri, bir satırla değil, üç satırla değil, yazının başından sonuna kadar generallere yapılan hakaretihatırlıyor musunuz?

Ben o hakaretleri buraya alıntılayamam.. yeniakit.com.tr’de haberi yapıldı, ordan okuyuverin..

İğrenç mi iğrenç..

Alçakça.. Küstahça.. Namussuzca hakaretler.. 

Ama Cumhuriyet gazetesi yayınlıyor..

Karanlık oda da, propagandasını yapıyor..

Yetinmiyorlar..

“Bekir Coşkun yazdı: Paşa oturtma” diye, sonrasında da dalgalarını geçiyorlar..

O yazıdaki, TSK’da muvazzaf generallere yönelik salya sümük hakaretleriaktarmayacağım. Ama savcılığın verdiği takipsizlik kararındaki ifadeleri hatırlatayım:

“Yazı değerlendirildiğinde, yazarın bir fabl aracılığıyla, kamuoyunun algıladığı gibi (Rütbeli askerlerin) özgür, bağımsız davranmadıklarını düşünerek geçmişe özlemi dile getirdiği, gerçekten asker millet kültürünün yaygın olduğu bir toplumda ordu hakkında kullanılan ifadeler sert, sarsıcı olsa da şiddet içermediği ve teşvik etmediği, ağır eleştiri ve ifade özgürlüğü kapsamında bulunduğu kanaatine varılmıştır.”

Onlar, muvazzaf subaya hakaret ederler..

Takipsizlik kararı alırlar..

Murat Alan, darbeci generalleri eleştirir..

Ne karar verileceğini, hep birlikte göreceğiz.

 

yeni akit

Google+ WhatsApp