“Bebecan idi, Babacan oldu!” Acaba niye?

“Bebecan idi, Babacan oldu!” Acaba niye?


Kusura bakmayın..

 

Belki sıklıkla Ali Babacan’ı konu ediniyorum, eleştiriyorum ama..

 

Kendisinin bir tabanı olmasa da..

 

CHP’lilerin itibar ettiği bir müthiş ekonomist gibi takdimi söz konusu olunca..

 

Son olarak da..

 

Bir TV programında, dindar insanlara azılı muhalefet ile tanınan CHP’li Berhan Şimşek bile, “Ali Babacan, AK Parti’de iken bize göre bebecan idi şimdi Babacan oldu” deyince..

 

Artık tezgahlanan oyunun farkına varmamız gerekir..

 

Tezgahlanan oyun, tam da Berhan Şimşek’in çok açık olmasa da, demek istediği gibi: “Ali Babacan, Tayyip Erdoğan’ın yanında iken bebecan idi.. Şimdi Tayyip Erdoğan’a çelme takmak için, CHP’nin yanına geçti, Babacan oldu.”

 

Bu açık itiraftan sonra..

 

Ali Babacan istediği kadar, bizim mahallenin müstafi gazetecilerine konuşsun, “Bizim iktidarımızda dindarların kazanımları artar, eksilmez!” desin..

 

Berhan Şimşek ile birlikte yol yürürken eğer iktidara gelirlerse, ben görürüm o zaman Ali Babacan’ı..

 

Şimdi CHP’liler “Babacan” olarak ona yakıştırmada bulunurken..

 

Şimdiden söyleyeyim, o Ali Babacan’ı alırlar, “bebecan” rolüne sokarlar..

 

İsterse girmesin..

 

Tayyip Erdoğan’ın arkasına saklanarak, askeri vesayet ortadan kaldırılırken, kerameti kendinde gören nevzuhur çok tipler çıktı piyasaya..

 

Hani yakında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu çıkıp “Askeri vesayeti ben kaldırdım” dese, ona da şaşırmayacağım..

 

Ne de olsa, “Başörtü yasağını biz kaldırdık” sözü de, o CHP Genel Başkanı’na ait..

 

Ali Babacan’ın özgürlük, askeri vesayet konularında bir söz söyleme hakkı yok da..

 

Sık sık şişirildiği üzere, ekonomik konularda var mı?

 

Buyrun, şu cümle Ali Babacan’ın bir gün önce yaptığı konuşmadan:

 

“Dünyadaki para bolluğunda Türkiye varlık içinde yokluk çekiyor. Yatırımcı hukuk ışığını görse Türkiye’ye oluk oluk para akacak.”

 

Bir yıldır tüm dünya hazırdan yiyor..

 

Koronavirüs salgını sebebi ile, büyük kayıplar yaşandığı gibi, bütün dünyada fabrikalar, işletmeler,  hatta küçük dükkanlar bile büyük oranda kapalı..

 

Millet biriktirdiklerini yemekle meşgul..

 

Ancak para basarak, durumu kurtarmaya çalışıyorlar..

 

Büyük ekonomistimiz Ali Babacan, diyor ki: “Dünyada para bolluğu var!”

 

Hani buna da bir itiraz etmem de..

 

Birlikte iş kotardığı CHP, yıllardır AK Parti’yi eleştiriyor ya:

 

“Borç alarak ülkeyi yönettiler” diye..

 

Şimdi Ali Babacan’ın, CHP ile birlikte Erdoğan’ı devirme operasyonuna kalkıştıkları süreçte de, çözüm “daşırdan borç almak”ta..

 

Evet, yanlış okumuyorsunuz..

 

CHP ile birlikte yol alan Ali Babacan..

 

Dindar karşıtı azılı CHP’lilerin bile “O artık bebecan değil, Babacan” dedikleri Ali Babacan..

 

“Hukuk ışığının gösterilmesini ve bu yolla dışardan oluk oluk para akması”nı çözüm olarak gösteriyor..

 

Hukuk ışığının nasıl gösterileceği de büyük bir tartışma konusu ama..

 

Onu bir kenara bırakın..

 

Dışardan gelecek borç para ile, hem de oluk oluk akacak para ile..

 

Kalkınmayı denedik..

 

Kısmen başarılı olduk.

 

Ama bugün itibari ile, CHP bu modeli reddettiğine göre..

 

Ya Ali Babacan’ı tekrar “bebecan”lıkla tahkir edecek.

 

Ya da..

 

İlkesizliğini, kendi söylemine bile sahip çıkamadığını itiraf edecek..

 

“Genç, gelecek vaad eden, başarılarla dolu bir grafiği olan” söylemi ile şişirilen Ali Babacan hakkında aslında benim de çok olumsuz bir fikrim yoktu ama..

 

Son açıklamasındaki şu cümleleri okuyunca, “Bu adamların hepsi, Tayyip Erdoğan’ın gölgesinde dev adam gibi gözükmüşler..  Oysa ne kadar kof imişler. ne kadar boş imişler” dedim, kendi kendime..

 

Bakın, ODTÜ mezunu Ali Babacan konuşuyor, bir virgül değiştirmeksizin aktarıyorum:

 

“Türkiye’de aslında 2018’den bu yana çok açık bir gerçek var. Bu gerçekte de dillendirilmiyor. 2018 seçimlerinde Sayın Erdoğan, seçim kaybetmiştir.”

 

Yanlış okumuyorsunuz..

 

“2019” diyeceğine, “2018” dememiş, Babacan..

 

Veya biz alıntılarken, aslında o “2019” demiş iken..

 

Biz maddi hata ile 2018 yazmış değiliz..

 

Açık seçik bunu diyor, Ali Babacan: “2018 seçimlerinde Sayın Erdoğan, seçim kaybetmiştir.”

 

Merak ediyorsunuz değil mi, “Madem Erdoğan seçimi kaybetmiş.. Niye cumhurbaşkanı koltuğunda oturuyor” diye..

 

Haydi buyrun..

 

Dahi adam.. Bebecan iken Babacan olan büyük adam, Erdoğan’ın seçimi kaybettiğini izah ediyor..

 

Birlikte okuyalım, motoru yakalım: 

 

“AK Parti seçimi kaybetmiştir, ancak bir başka siyasi partinin desteği ile Cumhurbaşkanı seçilebilmiştir. 50 artı 1, bir başka siyasi partinin seçmenleri açıkça desteği ile olmuştur. Yine Meclis’teki iktidar çoğunluğu AK Parti’nin ancak MHP desteği ile sağlanabilmiştir.”

 

Hani bodoslamadan gireceğim..

 

“AK Parti seçimi kaybetmiş ise, Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanlığı seçimini kaybetmiş ise, söyler misiniz, kim kazanmıştır?”

 

Olur ya..

 

ODTÜ mezunu, ABD’de işletme dalında yüksek lisans yapan Ali Babacan’ın bir bildiği olabilir..

 

 Belki diyecektir ki, “Aslında seçimi ben kazanmıştım. Ama Yüksek Seçim Kurulu, bir ayak oyunu ile, Tayyip Erdoğan’ın kazandığını ilan etti.”

 

Olur olur..

 

Boşa söylemiyor herhalde, Ali Babacan bu lafları..

 

“AK Parti kaybetti” diyorsa..

 

Kaybetmiştir..

 

Ha, kimin kazandığını söyleyemezse..

 

Sorun değil..

 

“Onu da siz bulun” deyip, çıkabilir işin içinden..

 

Veya..

 

“Yıllar önce, ABD’ye gidip işletme dalında yüksek lisans yaptım.. Boşa gitmesin mastırımız.. Biraz sizi işletelim dedik” ile de bitirebilir, sözlerini..

 

İşin esprisi bir yana..

 

Tayyip Erdoğan’ı devirmek üzere yola çıkanların kirli ittifaklarını ve gözlerini bürüyen hırs sebebi ile sarfettikleri sözleri gördükçe..

 

Erdoğan’a yönelik takdir daha da artıyor..

 

Ali Babacan’ın Tayyip Erdoğan’a eleştirileri arasında birisi de, “İmar rantı” ile ilgili.

 

Diyor ki Babacan: “Parsel bazındaki imar değişikliği yasaklayan hükümler koyduk. Yasa metni, satır satır hepsi hazırdı. Ve bunu maalesef Sayın Erdoğan’a kabul ettiremedik.”

 

Ben hatırlatayım, Babacan’ın danışmanları bulup önüne koysun: “Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile, imar rantının büyük bölümü çözüme kavuşturuldu..

 

Ama “Babacan”, aslında “bebecan” olduğunu ispatlarcasına, böyle konuşup duruyor işte!

Google+ WhatsApp