Bazı küçük notlar, bazı mühim meseleler

Bazı küçük notlar, bazı mühim meseleler


Bazı küçük notlar, bazı mühim meseleler

 

 

Hileli galibiyetlerin adamı olmak da kolay şerefli mağlubiyetlerin adamı olmak da… Tertemiz, hakkıyla alınmış galibiyetlerin adamı olmak ise zor, hem de çok zor.

 MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 

Niçin böyledir bu? Çünkü bize ya hileyle kazanmak ya da şerefimizle kaybetmek öğretiliyor. Oysa asıl olan hem oyunu güzel oynamak hem de sonunda kazanmayı bilmektir. Elbette oyunu güzel oynasak ve yenilsek problem değil ama oyunu güzel oynasak ve kazansak daha iyi. Buna en çok bizim gibi ülkelerin ihtiyacı var üstelik.

***

Son zamanlarda memleketin gizli ve önemli kelimesinin “adalet” olduğunu siz de düşünüyor musunuz? Adalet duygumuz günden güne zayıflıyor. Şundan eminim: Adalet duygumuz yok olursa elimizde hiçbir şey kalmaz. Dünyada hiçbir pozitif duygu kalmasa ve elimizde sadece adalet olsa ondan hareketle tüm pozitif duyguları onarabiliriz. Düşüncem budur.

Pratik bir örnekten yola çıkarak yazıyorum bunu. Kim olduğunu, neye hizmet ettiğini, nasıl bir ideolojik aidiyete mensup olduğunu bilmem. Ancak 8 saat tutuklu kaldıktan sonra salıverilen avukat Ömer Kavili’nin tutuklanmasını talep eden mahkeme emri tek kelimeyle safsatadır. “…müvekkilini ve kendisini mağdur göstererek dosyada haklı çıkmaya çalıştığı, şüphelinin eyleminin müdafisi olduğu davayı sulandırmaya çalıştığı, şüphelinin tüm bu eylemleri birlikte değerlendirildiğinde amacının halkın gözünde yargının ve mahkemelerin itibarsızlaştırmak olduğu…” şeklinde bir tutuklama emri olur mu yahu? Avukat dediğin insan teki ne iş yapacak müvekkilini savunmaktan başka? Dosyada haklı çıkmaya çalışmaktan başkaca ne vazifesi olur bir avukatın?

Dikkat isterim: Hiç tanımadığım, hakkında hiçbir şey bilmediğim bir avukat Ömer Kavili. Ama lütfen söyleyin bana, bir avukat bu gerekçeyle tutuklandığında adalet duygumuz yara almaz mı? Parça parça olmaz mı?

***

İki gün önce bir yazışma grubunda bir video düştü önüme. Kafasında komik ötesi iki avatar çizgisi olan bir modern guru “ister Bentley kullanın ister Volkswagen, ister iPhoneX ile konuşun ister Samsung’la…” diye başlayan bir vaz-ı nasihat çekiyordu bir grup Batılıya. İşte diyor ki “sahip olduğun tüm şey paraysa dünyanın en fakir insanısın.”

Ben bu modern guruların bulduğu para kazanma yönteminin hayranıyım. Para kazanmaktan daha değerli hiçbir ilke tanımayan ve bir noktada “hayatımda daha değerli bir şeyler de olmalı” diyen ultra-kapitalist Batılılara “fukara edebiyatı” yaparak parayı vuruyorlar. Hiç mi istisnası olmaz modern guru denen bu modelin? Şu ana kadar gördüklerim arasında hiç rastlamadım.

Üstelik şöyle oluyor. Yüzlerce dolarla, yüzlerce euroyla katıldığı “guru seansı”ndan arınmış olarak falan da çıkmıyor ultra-kapitalist modern insan teki. Kaldığı yerden para kazanmaya aynı hırsla devam ediyor. Sadece bir süreliğine “adam çok haklı” diyerek bir temizlik hissi yaşıyor belki. Ama hepsi o kadar işte.

İstanbul’da da duyuyorum sıkça “yaşam gurusu” denen bu tiplerin verdiği konferansları, tertip ettikleri özel oturumları falan. Yahu kıymetli beyaz/mavi yakalılarımız. Hele şu ekonomik kriz ortamında boşuna para kaptırmayın şu Hint-Amerikan tiplere. Ortalama Anadolu irfanına sahip bir yaşlımızla bir bardak çay için, o size o gurunun anlattıklarından yüz kat daha etkili şekilde anlatsın hayatın sırrını. Üstelik o gurular gibi “ele verir talkını kendi yutar salkımı” durumu da olmaz. Eprimiş ceketinin iç cebinden çıkardığı kontörlü Nokia 3310 ile aydınlatır sizi.

***

Bir güzel meseleden haberdar etmek isterim sizi. 25-27 Ekim tarihleri arasında Ankara’da bir İmam Maturidi Çalıştayı yapılacak. Kültür Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla Türk Dünyası Parlamenterler Vakfı tertip ediyor bu güzel organizasyonu. Hep söyledim yine söyleyeyim. “Türkleri kim icat etti?” sorusunun ilk cevaplarından biridir İmam Maturidi. Ve ne yazık ki ülkemizde hala hakkıyla tanınmamaktadır. Umalım ki bu çalıştay “büyük imam”ın gündeme gelmesine vesile olsun.

***

Bir güzel meseleden daha haberdar edeyim sizi. Türkiye’nin en köklü şiir organizasyonu olan Sapanca Şiir Akşamları bu yıl on sekizincisini hayata geçiriyor. Bugün saat 18:00’de açılış programı ile başlayacak etkinlik kapsamında Ladan Osman, Asmaa Azalzeh, Ermir Nika gibi yabancı şairlerle Cafer Turaç, Süleyman Unutmaz, Şakir Kurtulmuş, Orhan Özekinci gibi her kuşaktan yerli şairi bir arada görme şansı bulacak Sakaryalı şiir severler. Kaçırmamak lazım gelir böyle güzellikleri.

 

yeni şafak

Google+ WhatsApp