Bayram notları

Bayram notları


Bayram notları

 

Kedinin biri bakkal dükkânına çöplenmeğe girmiş, şurasını burasını yoklar koklarken, yağ bulaşığı bir törpü bulmuş. Üzerine sürülmüş olan yağı yalamaya başlamış. Yaladıkça ağzının tadı artmış. Memnun, mesut. Hah, şimdi avı yakaladık, demiş. Bir müddet böyle yutkunmuş. Gittikçe iştihası artmış. Bir dereceye gelmiş ki, artık kanamaz olmuş. İşin sonuna doğru, inceden inceye dili acımaya başlamış, yalayamaz olmuş ve vazgeçmiş. Hızı geçip de işi anlayınca ne görse beğenirsiniz? O yakalamış olduğunu zannettiği av, kendi dili ve kanı değil mi imiş?”

 MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 

(Hayat Nedir?/ Mehmed Ali Aynî/ Büyüyenay Yay.)

“Her şeyin hakikati Cenab-ı Hak’tadır. Burada zımnen şunu da ifade etmiş oluyoruz. Cenab-ı Hak zalim değildir. Allah’ın zalim sıfatı yoktur. Onun için edip eyleyeceği her iş, sana ilk anda kötü bile görünse, bil ki; ‘Hak şerleri hayreyler, zannetme ki gayreyler.’ Arif olan onu seyreyler. Sana düşen işte o irfana kavuşmaktır. Senin vazifen o. Senin Allah ile pazarlık etmek değildir vazifen; hikmeti kavrayabilmek, seyredebilmek ve o seyir içinde onun hikmetini anlayabilmek. Sen bununla mükellefsin. Gerisini Allah zaten çok hoş eyleyecek.”

(Aşk İle Seyretmek/Belkıs İbrahimhakkıoğlu/Sufi Kitap)

“Görülüyor ki, dünya hayatı kendi kendine ve ve kendi kendisinin gayesiymiş gibi ele alınırsa mutlak surette manasızdır. İnsan denen yaratığa o bir bahşiş olmak şöyle dursun, zulümdür, insafsızlıktır. Lakin hakikat bu görüşün çok ötesinde ve güneşin, dağa vurduğu aydınlık tarafındadır. Biz şimdi dağın karanlık tarafında bulunuyoruz. Dünyamız, başka bir dünyaya hazırlıktır. Burada bizden istenen, hayatı değerli yapmaya çalışmaktır. ‘Ölmesini bilmek’ten başka bir şey olmayan büyük imtihana hazırlanıyoruz. İmtihandan sonraki sahne, ganilikle genalıkların birlikte yok olduğu ve mahiyeti bizim bu dünya içindeki tasavvurumuza sığamayan, lakin her halde yaşamaya değerli olan ebediliğin sahnesidir.”

(Kültür ve Medeniyet/Nurettin Topçu/Dergah Yayınları)

“Modern olmak değişmez hiçbir şeyin asla olamayacağına inanmak, sürekli olarak şimdiyi kutsamak, bunun yanında da insanın sonu gelmez bir şekilde kendisini yeniden inşa etmesi demektir. Bu, hayata yeniden anlam vermek, dünyayı dönüştürmek imkânı elde etmektir. Fakat bu aynı zamanda geçmişe ait olan hiçbir şeyin değerinin kalmadığı bir dünya ve insanlık durumu demektir. Bir yandan geçmişten getirdiğimiz bütün ilişkilerimizin, toplumsal bağların çözülmesi ve terk edilmesi, diğer yandan da insanların ‘iktisadiyat’ diyebileceğimiz yeni bir dünyaya, ilişkiler dünyasına kendilerini terk etmeleri demektir:”

(Nehri Geçerken/ Abdurrahman Arslan/ Beyan Yay.)

“Eğer tek bir kişi veya bir grup insan bizde iticilik veya hatta kin hissi uyandırıyorsa büyük bir olasılıkla kendi içimizde olan, fakat hoşumuza gitmeyen bir tarafımızı temsil ediyorlar demektir. Bizi çelişkiye düşüren muhtaç bir insan, kendi tanımadığımız şefkat ihtiyacımızı yansıtıyor olabilir. Dünyevî ve başarılı bir insanı hor görmemiz, o insanın kendimizdeki yaşanmamış başarı arzusunu temsil etmesindendir.”

(Kalbin Dönüşümü/ Llewelyn Vaughan-Lee/ İnsan Yay.)

 

yeni şafak

Google+ WhatsApp