Batının İran’la “nükleer” pazarlığı bitmedi

Batının İran’la “nükleer” pazarlığı bitmedi


Dünya gündeminin, Ukrayna ile Rusya arasındaki gerginliğe kilitlendiği ve tehlikeli savaş rüzgârlarının estirildiği bu günlerde, dünyadaki diğer gelişmeler genellikle gölgede kalıyor. Ancak her ne kadar gölgede kalsa da bir şekilde devam ediyor. 

 

Gölgede kalan gelişmelerden biri de Viyana’da sürdürülen, ancak henüz neticeye ulaşmayan İran’la nükleer teknolojinin kullanımı konusunda 2015’te imzalanmış anlaşmanın yeniden hayata geçirilmesiyle ilgili pazarlık. 

 

İran Dış İşleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatibzade bu konuda yaptığı son açıklamada görüşmelerde önemli ilerlemeler kaydedildiğini ve anlaşmaya çok yaklaşıldığını iddia etti. 

 

Hatibzade, İran heyetinin Viyana’daki görüşmelerde, beklemede olan meselelerle ilgili tekliflerini sunduğunu, anlaşmaya ve BM’nin 2231 nolu kararına aykırı bütün yaptırımların kaldırılması gerektiğini, kendilerinin de bunun peşinde olduklarını belirtti. 

 

Hatibzade, görüşmelerde önemli bir ilerleme kaydedildiğini, karşı tarafın beklemede olan konularla ilgili tavrını netleştirmesi durumunda anlaşmanın yeniden kabulü ve uygulamaya sokulması aşamasına geçilmesinin mümkün olduğunu belirterek, kendilerinin Avrupa ve ABD’nin kararlarını beklediklerini söyledi. 

 

Hatibzade’nin açıklamasına göre tartışmalı konuların çoğu üzerinde bir neticeye varılmış ve beklemede olan meselelerin sayısı ve kapsamı bir hayli azalmış durumda. Ancak bu arada beklemede kalan meseleler aynı zamanda kilit meseleleri oluşturuyor. 

 

Bizim anladığımız kadarıyla konunun teknolojik boyutuyla ilgili meselelerde büyük ölçüde ilerleme kaydedilmiş durumda. Bu konularda ilerleme kaydedilmesinde belki İran’ın kendisinden isteneni vereceğini ortaya koymasının önemli bir payı olmuştur. Ama görüldüğü kadarıyla İran, verdikleri karşılığında istediklerini henüz elde edebilmiş değil ve nihai aşamaya gelinmesi, anlaşmanın yeniden uygulamaya sokulabilmesi için de bu konularda istediklerini elde etmeyi önemsiyor. Çünkü istediklerini elde edememesi durumunda teknik konularda istenenleri vermesinin bir anlamı olmayacak. Ama karşı tarafın bu konularda İran’ın istediklerini vermeye niyetli olup olmadığı konusu müphem durumda. 

 

Bunların başında, tüm yaptırımların tek kalemde kaldırılması ve Trump’ın anlaşmadan çekildiği tarihte gelinmiş olan süreçten devam edilmesi talebi yer alıyor. Ancak ABD, İran’a yönelik yaptırımlarında nükleer teknolojinin silahlanma amaçlı kullanılması şüphelerine dayandırılan suçlamaların yanı sıra teröre destek verme ve insan hakları dosyalarını da kullanıyor. Bunların tek dosyada birleştirilmesine razı olmak istemiyor. Çünkü elindeki bazı dosyaları yine İran’a siyasi baskı aracı olarak kullanmaya devam etmek istediği için onları ayrı tutmakta ısrar ediyor. 

 

Önemli tartışma konularından biri de güvence verilmesi konusu. Çünkü 2015 anlaşması uzun pazarlıkların ve önemli tavizlerin ardından imzalanabilmişti. Ama aradan üç yıl geçtikten sonra 2018’de, Trump anlaşmadan tek taraflı olarak çekildiğini söyleyerek her şeyi ters çevirdi. Yıllar süren çabalarla inşa edilen bina Trump’ın bir tekme atmasıyla devrildi. O yüzden İran yeni yapının bu kadar zayıf olmamasını, tek taraflı çekilmenin önünü kapatacak bir güvence verilmesini istiyor. Bu konu Amerikan Kongresi’nde de tartışma konusu oldu ve Cumhuriyetçi senatörler Biden’a İran’la, yasayla güvenceye alınacak bir anlaşma imzalamasının Kongre’nin onayı olmadan mümkün olamayacağı hatırlatmasında bulundular. Senatörler böyle bir anlaşmanın yasaya bağlı hale getirilmesi girişimleri karşısında tüm seçeneklerini ve nüfuzlarını kullanacaklarını dile getirdiler. Gerek ticari ve gerekse siyasi yaptırımların kaldırılıp anlaşmanın güvence altına alınması konusu ise İran açısından önemli. Dolayısıyla henüz bazı temel meselelerde anlaşmaya varılamadığı anlaşılmaktadır. 

 

Diğer yandan Hatibzade de açıklamasında kesin bir neticeye varılmadan görüşmelerin ve varılan ittifakların ayrıntıları hakkında bilgi veremeyeceklerini dile getirdi.

Google+ WhatsApp