Başımıza bela olacak

Başımıza bela olacak


Fareye demişler ki ‘deliğinden çık, beş metre ileride koca bir dilim peynir var’.

 

Deliğinden kafasını çıkarıp bakan fare geri dönüp şöyle demiş:

 

Mesafe kısa, ödül büyük, var bunda bir hinlik.

 

Ne güzeldi değil mi hayatımızı kolaylaştıran bir sürü uygulamayı bedava kullanmak?

 

Teknoloji devi o şirketler de enayiydi öyle mi? Ne yani insanlık namına mı yaptılar milyarlarca dolarlık bu yatırımları?

 

Elbette hayır!

 

Hepimizi bağımlı hale getirip esir aldılar.

 

WhatsApp zorunlu güncelleme için para değil kişisel bilgilerimizi istiyor. Zira o bilgiler uygulama için talep edeceği ücretten çok daha değerli. Bu arada WhatsApp’a yönelik tepkiler ziyadesiyle anlamsız! Çünkü atı alan Üsküdar’ı geçti; kişisel bilgilerimizin hepsini biz çoktan kaptırdık bile! Yüklediğimiz her uygulama bizden neler aldı neler? Fotoğraf albümümüze ulaşma izninden tutun da konumumuza varıncaya kadar. En mahrem yazışmalarımıza, kullandığımız ilaçlara, hastalıklarımıza kadar.

 

O halde WhatsApp şimdi ne yapmaya çalışıyor? Bugüne kadar çaldığı bilgileri kullanmak için senden resmi onayını istiyor. Bunu alırsa kişisel verilerin korunma kanunlarıyla başı derde girmemiş olacak.

 

Google, Youtube, Facebook, Instagram ve WhatsApp dünyanın en değerli madenine sahip. Nedir o? Veri madeni. Yani bilgi. Demem o ki artık dijital çağı yaşıyoruz ve bu çağda var olabilmek için bilgi petrol kadar, altın kadar değerli. Şimdi bu teknoloji devleri bizim bilgilerimizi satıp yüzlerce milyar dolar gelir elde edecek.

 

Küresel güçler kurdukları teknoloji devi şirketlerle bütün insanlığı dijital dünyaya göç ettirdiler. O dünya bize ait değil maalesef! İnsanoğlu şimdi bu yeni dünyada birer dijital köleye dönüştürülüyor. Önümüzdeki süreçte bu kölelikten kurtulmayı tartışacağız. İddia ediyorum yakın gelecekte insanlık teknolojiye savaş açacak!

 

Artık Turuncu Devrimler, Kadife Devrimler, darbeler olmayacak! Yapay zekâ sayesinde ülkeler, milletler teslim alınacak. Seçim sonuçlarına etki edilecek. Tıpkı ABD’deki son seçimlerde olduğu gibi. Trump ‘hile var’ diye bağırdı ancak sosyal medya araçları onun sesini kıstı. Sistemin tanrılığına soyunan küresel güçler yeni dönemde istediklerinin sesini açıp, istediklerininkini kısacaklar.

 

Asker robotlar üretilecek. Ölmeyen, yorulmayan, maaş istemeyen çelik askerler. Robotlar hayatımızın her alanına girecek. Yapay zekâları sayesinde ailemizden, personelimizden biri gibi olacak. Ama bir gün mutlaka onlarla savaş etmek zorunda kalacağız. Tıpkı filmlerde olduğu gibi.

 

Tehlike çok büyük. Düşünsenize bir sabah kalkıyorsunuz ve bütün verileriniz silinmiş. Mesela banka hesaplarınız. Bununla nasıl baş edeceksiniz? Bir ülkeyi karıştırmak, sokaklarını yangın yerine çevirmek için yeter de artar! Kimlik bilgilerinizin silindiğini, tapu kayıtlarınızın artık olmadığını, bindiğiniz aracın başkasının üzerinde göründüğünü, her şeyin birbirine karıştığını düşünün.

 

Hepsi ve daha fazlası olabilir.

 

Ve son bir not.

 

Ümitsizliği, karamsarlığa gerek yok. Bugünden tedbirlerimizi almamız gerekiyor. Nemrut’un hikayesini bilmeyeniniz yoktur. O da tanrılığa soyunmuştu. Ama kör ve topal bir sineğe yenildi! Sağlam bir sinek bile değil!

 

O gün geldiğinde sahip olduğunuz dijital bir virüs sizi zalimin zulmünden kurtarmaya yeter. O halde yeni dönemde çok kaliteli yazılımcılar yetiştirmeliyiz.    

Google+ WhatsApp