Baronlar savunma yaparken, rezaletlerini ifşa ediyor!

Baronlar savunma yaparken, rezaletlerini ifşa ediyor!


Ben diyeyim, “bugüne kadar çoklu baro sistemine geçilmediği” için.

Siz deyin, “Adalet Bakanlığı denetim görevini yapmadığı” için..

Bir başkası desin ki, “Türkiye Barolar Birliği, kulağının üzerine yattığı” için..

İstanbul Barosu, kamu imkanlarını çarçur etmiş..

Hem nasıl çarçur etmek..

Her şeye maydanoz olup, görüş açıklıyorlar da.. 

Asli görevleri olan, avukatların haklarını koruma ve itibarlarını sağlama noktasında, avukatların mesleki faaliyetlerini icra etmesinde kendilerine kolaylıklar hazırlamada tek bir faaliyetlerini söyleyemiyorlar ya..

Bir de fazladan..

AK Parti iktidarı döneminde, kamu imkanlarından, eski hükümetler döneminde yararlandıkları ile kıyasladığınızda, kat kat fazlası ile yararlanmışlar..

Hem AK Parti iktidarı döneminde kamu imkanlarından fazlasıyla yararlanmışlar..

Hem de AK Parti iktidarına, eski iktidarlar dönemindeki hükümetlere yaptıkları eleştirilerin misli misli fazlasını yapmışlar..

Hatta “Eleştiri” demek, yaptıkları hakaretleri meşrulaştırmak olur..

Resmen muhalefet partisi gibi, her yeni icraata karşı çıkan, sopa gösteren bir İstanbul Barosu’ndan bahsediyoruz..

Ama..

AK Parti iktidarı döneminde, depremde tehlike arzedecek olan merkez binalarını, yıkıp yeniden yaptılar.. Milyonlarca lira harcayarak..

Kimden çıktı bu para?

Sanmayın ki, avukatlar ceplerinden ödediler..

Sanmayın ki, İstanbul Barosu, imkanlarını verimli kullanıp, bu yeniden inşaatı yaptı..

Tüm maliyet sizden, bizden çıktı..

Yetmemiş..

90 yılda kendilerine aktarılmayan büyük miktarlar aktarılmış..

Beyefendiler yine maraza çıkartıyorlar, yine maraza çakırtıyorlar..

Ama suç bizde..

Bunları denetleyecek makamlarda..

Adalet Bakanlığı’nda..

Sayıştay’da..

Siz onları denetlemezseniz, böyle tepenize çıkarlar..

Her icraatınıza, karşı çıkarlar..

Baronun merkezi olarak kullanılan binanın yıkılıp yeniden yapılması için harcanan parayı da belki “gerekli” sayabiliriz..

Peki..

2012 yılında, 5,5 milyon dolara, sosyal tesis yapılması amacı ile alınan taşınmaza ne diyeceksiniz?

Ben “Oha” diyorum..

Kamu kurumu niteliğindeki bir meslek kuruluşu..

Boğaz’a nazır bir taşınmaza, 5.5 milyon dolar bayılıyor..

Ne için?

“Üyelerimize sosyal hizmet vermek için” demeyin sakın..

O tarihte İstanbul Barosu’nun 40 bin üyesi var..

Bugün 45 bine çıkmış..

40 bin üyenin, kaç tanesine siz orada hizmet verebilirsiniz?

Verseniz verseniz, 100 kişiye bilemediniz 150 kişiye verebilirsiniz..

40 bin nire, 150 kişi nire?

“Siz hâlâ anlamadınız mı, amaç sosyal hizmet değil ki!”

Maksat..

Bir avuç “baron”a hizmet vermek..

Onun için alınmış..

Sonra ne mi olmuş?

Gece klübüne dönüşmüş..

Burası tam bir fecaat.. 

Hani Ankara yollarında, “Biz savunmayız.. Biz savunacağız.. Bizi susturamazsınız” diyordu ya, İstanbul Baro Başkanı..

Bakın, “savunma” ne işlerle meşgul oluyormuş..

Sokağa çıktığında “Savunma susarsa herkes susar” diyenler..

AK Parti iktidarı sayesinde edindikleri malları, nasıl çarçur ediyorlarmış, kamu kurumu niteliğindeki bir meslek kuruluşunun taşınmazını, nasıl ahlaki yozlaşma aracı olarak kullandırtıyorlarmış!

Olayı tek taraflı anlatmayalım..İstanbul Barosu’nun savunmasına da yer verelim.

Ne diyor, baro, bu iddiaya..

Cevapları şöyle:

“2013 tarihinde TBB tarafından satın alınarak baromuza tahsis edilen bu mekanla ilgili olarak..”

Vay vay vay..

İşler iyi iken..

Boğaz’a nazır taşınmazlar alınır iken..

Metin Feyzioğlu ile işler tıkırında iken..

Barolar Birliği hukuk mesleği ile uzaktan yakından bir ilgisi olmayacak şekilde,  bir taşınmazı alıp, İstanbul Barosu’na teslim ediyor..

Haydi  buyrun, bakalım sonra neler oluyor, Baro açıklamasından okuyalım:

“2013 yılından itibaren pek çok baroya, baro binaları veya sosyal tesisler satın alan TBB yönetimi, o tarihte de bu tesisi Baromuza 5.5 milyon dolar bedelle satın alarak tahsis etmiştir.”

İyi de insafsız baronlar.. Vicdansız baronlar..

Bugüne kadar bir defalığına olsun, “AK Parti iktidarı sayesinde, eski iktidarlar döneminde görmediğimiz sosyal tesis yardımları alıyoruz” dediniz mi?

Demediniz.. Hep sopa gösterdiniz.. Hep sopa salladınız..

AK Parti’ye de burdan bir gönderimde bulunalım..

Bakın, size sopa gösterenlere, ne kıyaklar yapmışsınız, okuyun, öğrenin..

Baro açıklamasına devam ediyoruz..

“Binanın tahsisinden sonra ‘yeniden yapım’ boyutunda bir güçlendirme yapılmıştır. Güçlendirme sırasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile yaşanan sorunlar, sürecin uzamasına neden olmuştur. Bilahare ‘4 duvar’ konumunda bulunan ve işletmeye açılması için asgari 3-4 milyon TL. yatırım gereksindiren bu tesisle ilgili, bahse konu harcamanın baromuz tarafından yapılması uygun bulunmadığı için, bu harcamayı yaparak işletmeyi alacak koşulda işletmeci arayışına girişilmiştir.”

Afedersiniz, bunlar avukatların mesleki hayatlarını kolaylaştırma amaçlı faaliyetler mi?

Yooo..

Uzaktan yakından ilgisi yok..

Size ne “dört duvar”dan? Size ne “güçlendirme”den? Size ne “yatırım”dan?

Devam ediyoruz açıklamaya:

“Bu tesis için İstanbul Barosu bütçesinden çıkan bir harcama yoktur. Tam aksine ayda 25.000 TL. kira karşılığı sözleşme yapılmıştır.”

İşte burası çokomelli..

Ne diyor büyük hukukçularımız..

“Barodan para çıkmadı..”

Sanki gökten yağmış paralar..

Söylesene be baron; “Baronun değil, milletin cebinden çıktı bu para” diye..

Bir de utanmadan, “25.000. TL kira alıyoruz” diyor.. 

Sokak arasındaki bir emlakçıya gidin, “5.5 milyon dolarlık bir taşınmaz, kaç lira kira getirir” deyin..

“25.000 TL” diyenin yüzüne tükürürler..

Ama bunlar, büyük hukukçu.. Türkiye’yi yönetenlere sopa gösteren hukukçular.. Her şeyi itiraz eden, CHP kaçkını baronlar..

8 yıl olmuş o taşınmaz satın alınalı, bir de utanmadan, “Henüz avukatların hizmetine sokamadık” diyorlar..

Hayatınız bu sizin..

Dikili ağacınız bile yok ama..

Lafa gelince, aleme nizamat verirsiniz!

Google+ WhatsApp