Bakın Nureddin Hoca kadınlar için ne demiş?

Bakın Nureddin Hoca kadınlar için ne demiş?


Bakın Nureddin Hoca kadınlar için ne demiş?

 

 

Biz yargısız infaza karşı durdukça..

Karteldeki ahlaksızlara isyan ettikçe..

Bazı okurlarımız itiraz ediyor: 

“Gözünüz kapalı, bazı hocaları savunuyorsunuz.. Yanlış yapıyorsunuz.. Körü körüne savunma yerine, cevap verseniz?”

Haklı eleştiriye ne diyelim?

“Eyvallah” diyelim..

“Bu hocalar. Şu hocalar” diye kalıplaşmış saldırıları yapanların durumuna düşmeyelim..

“Bu hocalarımız. Şu hocalarımız” diyerek, kalıplaşmış cümlelerle savunmayapmayalım..

En çok tartışılan Nureddin Yıldız Hocaefendi’nin, kadını dövme konusundaki görüşlerini, aynı konuşmasından paylaşayım..

Takdiri, okuyucuya bırakalım..

Acaba iflah olmaz bir kadın düşmanı ile mi karşı karşıyayız?..

Kadına şiddetten zevk alan bir kişi ile mi karşı karşıyayız?..

Yoksa, bir operasyon ile mi, sizler karar verin..

Konuşmanın tarihi 2007 yılı..

Bu notu vermeliyim..

“Ne yani, 10 yıl sonra şimdi fikirleri değişti mi?” diye itiraz edeceklere..

“İyi niyetli iseniz.. Sözlerde itiraz edilecek bir şeyler buldu iseniz.. Niye 10 yıl beklediniz” diye sorayım..

“Yeni duydum” diyenlere de..

“Yeni duydu isen, saatler süren sohbetin 1 buçuk dakikalık bölümü ile ahkam kesmek ne demek oluyor” sorumuzu yöneltip, Hocaefendi’nin sözlerini vermeye başlayalım:

“Kadın cariye değildir” diyor Nureddin Hoca, konuşmasının başlığı olarak..

Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dairelerinin verdiği izinlerle kurulan/işletilen genelevlerde, parayı bastıran erkeklerin, nefsi arzularını kadın vücudu üzerinden tatmin ettiği bu ülkede, Nureddin Hoca’nın sohbetinin başlığı, “Kadın cariye değildir.”

Yani?

Yani, devlet de izin vermiş olsa..

Kanuna aykırı bir durum görülmese de..

“Kadının vücudu üzerinden, para bastırıp, nefsini tatmin eden yanlıştadır”diyor..

Biraz daha açıyor: 

“Erkekler olarak kadınları cariyemiz görüyoruz. Kadınlar da erkekleri, güzelliklerinin bedelini çeken hamallar olarak görüyorlar. İkisi de yanlış.”

Dikkat buyrun; “İkisi de yanlış!” diyor..

Devam ediyor:

“Ne kadınlar erkeklerin cariyesi, ne de erkekler kadınların hamalı, ikisi de doğru değil. Erkekler de kadınlar da Allah’ın kuludur.”

Bu cümleyi kuran bir hocaefendiye, vicdan sahibi bir kişi itiraz edecek ise..

Şu itirazı yapabilir: “Hocaefendi.. Burada ‘Erkekler de kadınlar da Allah’ın kuludur’ diyorsunuz. Ama sohbetinizin devamında, kadına karşı şiddeti normal görüyormuşsunuz gibi bir algı oluşuyor.. Bir izahat yapar mısınız?”

Laikçi olsun, dindar olsun. 

Solcu olsun, sağcı olsun..

İnsaflı insanın sorusu bu olabilir..

Ama bu sorulmuyor..

“Vurun hocaya.. Devirin onu..” deniyor..

Dindar insanlar da, insafsızların peşine takılıp, “Doğru doğru.. Devirelim bu hocayı” diyorlar..

Devam ediyorum, Nureddin Hoca’nın tartışmalı, kadına şiddeti öneriyormuş gibi gösterilen sohbetini aktarmaya:

“Erkek de kadın da cennete ve cehenneme gideceği bir yol yürüyor. Erkek de kadın da Rabbinin huzurunda hesap vereceği bir hayat yaşıyor. Erkeğin kadından hiç bir üstünlüğü yok. (Konuşma sırasında aynı cümle bir daha tekrarlanıyor) Erkeğin kadından hiç bir üstünlüğü yok. Erkeğin kadından sadece sorumluluk fazlalığı var.”

Bunları söyleyen bir hocanın iyi niyetinden kimsenin şüphe etmemesi gerekirken..

Ne saldırılar yapılıyor..

Biraz mantıklı olun, biraz vicdanlı olun, lütfen..

Kimseden merhamet beklemiyoruz..

Adalet bekliyoruz..

Hakkaniyet bekliyoruz..

Devam edelim, sohbeti aktarmaya:

“Allah Teala ‘Erkekler kadının hakimidir’ diyor, ‘Sömürgecisidir’ demiyor.‘Hakimidir’ ne demek? Çalışmak, kazanmak, aileyi geçindirmek, çocukların cenneti kazanmalarını sağlamak.. Baba sorumluluğu, erkek sorumluluğu.”

Hemen devamındaki sözler de şunlar:

“Biz şuna iman ederiz; Rabbimizin önünde kuluz. Erkeğiyle, kadınıyla aynı namazı kılıyoruz, aynı orucu tutuyoruz, aynı haccı yapıyoruz, aynı cihadı yapıyoruz. Sorumluluklarımızın farklı olması, birimizin diğerine üstün olduğunu asla göstermez. Kimse kimsenin kulu değildir!”

Daha ne desin Nureddin Hoca?

Söyleyin, daha ne desin?

Şu bölüm de sohbetin devamından:

“Hanımını Allah’ın adını kefil göstererek sen aldın. Allah’ın adıyla, Peygamber’in sünneti ile bu kadın sana emanet edildi. Allah’ı kefil gösterip zevkine göre işkence yapamazsın. Kadının sorumlususun, kadına bir puan üstünsün, ama kadının kralı değilsin, kadının hizmetçisi de değilsin. Herkes hayatını yaşıyor, herkes cennete girmek için uğraşacak.”

Burada iş bitmiştir..

Bu dakikadan sonra..

Nureddin Hoca ne derse desin..

Hepsi, babacan bir aile reisinin sözleridir..

Gerisi laf-u güzaftır..

İsteyen Nureddin Hoca’ya istediğini söylesin..

İsteyen, bize de, “Nureddin Hoca, ‘Kadınları dövün’ demiyor” savunması yaptığımız için, saydırsın..  

İsteyen Nureddin Hoca’ya da, sevenlerine de ahlaksızca saldırsın..

Bir insan ki, toplumun tamamına da değil..

Kendi sevenlerine: “Allah’ı kefil gösterip zevkine göre işkence yapamazsın”dediği halde..

Sizler kalkıp, “ ‘Kadınları dövün’ dedi” şeklinde algı operasyonu yaparsanız..

Dürüst olamazsınız..

Ahlaklı olamazsınız..

Vicdanlı olamazsınız..

 

yeni akit

Google+ WhatsApp