Bahreyn ekonomik çalıştayı

Bahreyn ekonomik çalıştayı


Bahreyn ekonomik çalıştayı

 

 

ABD Başkanı Trump’ın damadı ve danışmanı Jared Kushner’in gözetiminde çalışmaları yürütülen “Yüzyılın Anlaşması” planının Ramazan’dan sonra kamuoyuna açıklanacağı daha önce bildirilmişti. Ancak ondan önce özelde Filistin’in ve genelde İslam dünyasının tavrının ne olacağı konusunda birtakım işaretler almak amacıyla içeriğiyle ilgili bazı bilgiler ABD’nin ve siyonistlerin bazı gazetelerinde yayınlandı. Biz de gazetemizde 4 Mayıs 2019’da yayınlanan “Yüzyılın Anlaşması’nda son hazırlıklar” başlıklı yazımızda bu konuda yürütülen çalışmaların son durumu hakkında bilgi vermiştik. Bu yazıda anlaşmanın Arap dünyasına pazarlanması ve Filistin’e de baskı yapılması için Suudi Arabistan’dan yararlanılmak istendiğine dikkat çekmiştik. 

Anlaşma konusunda gerek Filistin özerk yönetiminin, gerek direniş gruplarının ve gerekse halkın genelini temsil eden sivil toplum kuruluşlarının açıklamaları ve sergiledikleri tavırlar bu anlaşma planını reddetme konusunda Filistin’in ittifak halinde olduğunu ortaya koydu. Suud yönetimi Filistin özerk yönetimine birtakım yardım vaatlerinde bulunarak onu ikna etmeye çalıştı. Sonra Suud veliaht prensi testereci Muhammed bin Selman üstü kapalı bazı tehditler gönderdi. Ancak anlaşmayı reddetme konusunda Filistin halkının ve tüm direniş gruplarının tavırlarının kesin olması sebebiyle özerk yönetim de tutumunu değiştirmedi ve anlaşmayı kabul etmeyeceğini bildirdi. 

Bunun üzerine ABD Başkanı Trump’ın çağrısıyla yeniden “havuç gösterme” politikasına geçilerek ekonomik içerikli bir uluslararası toplantı düzenlenmesi kararlaştırıldı. Bu toplantıya da Suudi Arabistan’ın arka bahçesi kabul edilen ve onun askeri destekleriyle, gönderdiği askeri birliklerin himayesiyle siyasi saltanatını sürdüren Bahreyn Krallığı’nın ev sahipliği yapması kararlaştırıldı. Bu doğrultuda 25-26 Haziran 2019’ tarihlerinde Bahreyn’in başkenti Manama’da ekonomik içerikli bir çalıştay düzenleneceği açıklandı. Çalıştayın konusunun ise “bölgede ‘barış (!)’ sağlanması durumunda Filistin’in Batı Yaka ve Gazze bölgeleri başta olmak üzere genelde tüm bölgeye yatırımın teşvik edilmesi” olduğu duyuruldu. 

Tabii burada “barışın sağlanması” denirken kastedilen ABD’nin Filistinlilere dayatmak istediği “Yüzyılın Anlaşması” planının kabul edilmesi. Bu planın ise dört öncelikli amacı var: Birincisi: İsrail işgalinin tamamen meşru sayılması ve Arap ülkelerinin artık işgal yönetimiyle ilişkileri normalleştirmelerinin önünde herhangi bir engel kalmaması. İkincisi: Filistinli mültecilerin yurda dönüş haklarının ellerinden alınması ve tüm mültecilerin bulunduğu ülkelerin vatandaşlıklarına geçirilmeleri, böylece yeniden vatanlarına dönme ideallerini akıllarından çıkarmaları. Üçüncüsü: Kudüs üzerinde İsrail sultasının kesinleştirilmesi ve buranın İsrail’in başkenti olarak kabul edilmesi. Dördüncüsü: Batı Yaka’daki yahudi yerleşim merkezlerinin kaldırılması taleplerinin son bulması ve buraların İsrail’e ilhak edilmesinin önünde herhangi bir engel kalmaması. Bu dört şartın kabul ettirilmesi durumunda ise Gazze ve Batı Yaka’nın A ve B kategorisine giren bölgelerinde yani yerleşim merkezleri dışında kalan alanlarında ordusuz bir bağımsız Filistin devleti kurulmasının onaylanması söz konusu olabilecek. Anlaşmanın içeriği henüz resmen kamuoyuna açıklanmadı ama açıklandığı zaman bu dediğimiz hususların öne çıkacağının görüleceğini tahmin ediyorum. 

Fakat Filistin tarafı Yüzyılın Anlaşması planını prensipte reddettiği için Bahreyn çalıştayına da katılmamayı kararlaştırdı. O yüzden bu çalıştay vasıtasıyla uygulanan “havuç gösterme” politikasının başarılı olmayacağını tahmin ediyoruz. Çünkü Filistin meselesinin tarafı Suudi Arabistan veya Bahreyn değil, Filistin’dir. 

 

yeni akit

Google+ WhatsApp