Ayna terapisi

Ayna terapisi


Ayna terapisi

 

 

Son yıllarda yaygın olarak kullanılan “ayna terapisi” kişinin davranışını onarmaya ve kaygıyı azaltarak depresyonu sağaltmaya yardımcı olan bir yöntem. Ehil bir kişi tarafından destek aldığınızda aynadaki kişi ile yani kendinizle yüzleşmenize ve olumsuz yanlarınızı görüp onarmanıza büyük katkı sağlıyor.

Kendilerini olumlu ve olumsuz yanlarıyla kabullenemeyenler, sevilmediklerine inananlar aynaya bakmaktan kaçınırlar. Zira ayna onlara kendilerini değersiz hissettiren yanlarını görmelerine yardımcı olur. Aynalama doğru şekilde kullanılırsa kişiye olmak istediği benliğini görmesine de yardımcı olur.

Yeme bozukluğu olan genç bireyler kendilerini kilolu ve değersiz biri olarak görür ve aynadan uzak durmaya çalışırlar. Sevilmeye değer olmadıklarına inanan gençler insanlardan ve kendilerinden kaçarak sorunu çözdüklerini düşünürler. Bu kişiler için ayna terapisi etkin bir yöntem olabilir. Zira aynaya bakarak kişinin kendini yeniden olumlu bir değer algısıyla görebilmesi ve marazi yanlarını onarabilmesi mümkündür. Fakat fertlerin öncelikle durumu kabullenip, kendilerini değişime hazırlamaları gerekir.

 

Danışanlarına ayna terapisi yöntemi ile yardımcı olmaya çalışan terapistler kişinin kendini görmesine yardımcı oluyorlar. Bu vesile ile kişi olumsuz düşüncelerini yönetmeyi ve duygularını kontrol altında tutmayı öğreniyor. Ayna terapisi tekniği ağırlıklı olarak vücut imajını kabullenemeyen kişilerde kullanılsa da davranışlarımızın değişimi noktasında da etkindir.

Yeme bozukluğu yaşayan kişi günlük hayatta yaşadığı sorunları yiyerek unutabileceğine inanır ve bu durumu beden imgeleriyle ilişkilendirir. Kişi kendini fiziki olarak güzel bulmaz ve yaşadığı bütün olumsuzlukların fiziksel özellikleriyle alakalı olduğuna inanır. Terapistle çalışmaları sonucunda ise bu düşüncelerin kendi ürünü olduğunun farkına varır. Kişi düşüncelerinin çarpıklığını fark ettikçe kendisiyle ilgili duygu ve düşünceleri değişir ve insan olarak değerli olduğuna inanmaya başlar.

Davranışlarımızı şekillendirirken diğer insanları izler ve değer yargılarımıza uygun tavırları taklit ederiz. Mesela elindeki çöpü sokağa atan, küfürlü sözler sarf edip ahkâm kesen bir kişiyi bu tavırları üzerinden değerlendirir ve aynı şeyleri yapmamaya özen gösteririz. Ya da yürümekte güçlük çeken bir yaşlının elindeki torbayı alıp taşıyan genç bir bireyin bu davranışı dikkatimizi celbeder ve modelleriz.

Hz. Peygamberin ahlakı Kur’an’dı. Onun tutum ve davranışları birçok kişiyi derinden etkilemiş ve bu kişiler İslam’a tabi olmuşlardır. Unutmayalım ki hepimiz birbirimize aynadarlık yapmaktayız. O nedenle tutum ve davranışlarımızı sergilerken titizlik göstermeli sadece kendimize karşı değil bütün insanlığa karşı sorumlu olduğumuzun bilincine varmalıyız.

 

milli gazete

Google+ WhatsApp