Ay’ın karanlık yüzü Orta Krallığa bırakılabilir mi...

Ay’ın karanlık yüzü Orta Krallığa bırakılabilir mi...


Ay’ın karanlık yüzü Orta Krallığa bırakılabilir mi...

 

 

Dünyanın manyetik kutbu değişti. Sibirya’ya doğru 55 km. kaydı. Navigasyonda problem yaşanmaması için manyetik alan merkezi güncellendi”... (07/01, Milliyet.)

Manyetik kutup her yıl kayıyor. Beş yılda bir de güncelleniyor.

Kutuplar böyledir, sabittirler ama ‘manyetik kutup’lar kayar.

Sadece.. Son yıllarda biraz hızlı kayıyor...

 MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 


***

Anlaşma bozmanın ikiyüzlülüğü başka, bir de iki yüzü var...

ABD-Rusya arasında ‘küresel güvenlik’ üzerine imzalanan, ‘Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması-INF’ten çekilmek/askıya almak, iki kutuplu dünyanın anlaşmalarını yırtmaktı...

Güvenlik anlaşmaları buruşturmak, kendini artık güvende hissetmemekten geliyor; ‘bu anlaşma beni koruyamıyor’ demek.

İki kutup (!) güvenlik mekanizmasını kırıyorsa, üçüncü kutbu bulmak gerekiyor...

***

Bu teşhisten önce fark etmemiz gereken ‘yeni durum’ şudur; Trump yönetimi II. Dünya Savaşı ertesi kurulan dünya düzenini ayakta tutan veya ticari ortaklıklarla birlik yaratan bir seri anlaşmayı hedef aldı. Ancak ilk kez askeri bir anlaşmayı ısırıyor!

ABD’nin neden böyle bir adım attığına ilişkin soruşturma yürütürken ilk okuma coğrafi olmamalı. Yani, ‘Avrupa’da şunu yapmak istiyor, Pasifik’te bunu yapmak istiyor’ değil.

İkisi de öyle rahatladılar ki...

Hem ABD hem Rusya şimdi kendilerini kuş kadar özgür hissediyorlar! Ulusal güvenlik karargâhlarında kahkahalar yükseliyor olmalı.

***

Birbirlerini, “diğerlerine” karşı sınırlıyorlardı.

Şimdi söyleyebiliriz, sürpriz asla değil, Başkan Trump’ın anlaşmadan çekilirken Rusya kadar ismini zikrettiği ülke-taraf olmamasına rağmen-Çin’dir.

Bu manada, Washington ve Moskova’nın bu anlaşmanın getirdiği yasakları, koyduğu sınırları, bilerek ve göstererek, kim bilir belki anlaşarak dahi ihlal ettikleri akla gelebilir.

İlk bakılan sebep Avrupa’ydı ve bu alan Almanya-Fransa-ABD arasında özel bir ittifak/çatışma alanına döndüğünden, NATO olduğundan, Ukrayna ve Kırım üzerinden kanamaya devam ettiğinden, buraya yeni silahlar getirilmesinin kapısı açıldığından, yani silah sanayi ve pazarlarını-atılacak eskiler dahil-canlandıracağından, anlaşma yırtmanın izahlarından biri sayıldı, doğrudur.

***

Fazlasını yazıyoruz...

Anlaşmanın düşmesi ile birlikte, bir, kelepçe acıtmaya başlamıştı, atıldı. İki, Avrupa’nın merkezi Berlin’e yeri hatırlatıldı ve hatırladı! Üç, ABD’nin asıl karın ağrısının Çin olduğunu herkes kabul ediyordu fakat, dört, Rusya’nın anlaşmayı ayaklarından asmasının ABD’den çok Çin’den kaygılandığı gerçeği olduğu ilk kez somutlaştı, sürpriz varsa budur...

Çin’le kurduğu ABD’yi dengeleme ittifakına halel getirmez, Pekin-Moskova ittifakının altında, düzeltiyorum yanında, Rusya ‘Orta Krallık’tan yüksek tehdit algılıyor.

Alman hükümeti de yerini fark etti demiştik; Merkel INF anlaşmasının ortadan kalkmasını daha az güvenlikli bir dünya olarak tarif ederken, aynı hükümeti oluşturan partilerin dış politika sözcüleri Rus füzelerinin Uralların arkasına çekilmesini istediler. (03/02, VOA.) Bu Moskova’ya Çin’e doğru yol vermektir ve Berlin (NATO karargâhı)-Beyaz Saray-Kremlin zımni anlaşmasını anlatır...

Bu bir Kissinger adımıdır!

***

Çin herhangi bir anlaşmanın getirdiği sınırlamalardan muaf olarak ordusunu kuruyor. Orta menzilli füzeler de çoktur/dahildir. Gelgelelim, Çin önüne sürülecek genişletilmiş bir INF anlaşmasına imza atar mı?..

Trump şöyle diyor; “Çin’le böyle bir anlaşma belki imzalanır. Belki de imzalanmaz”...

Cümlenin finali, iki kutup tarafından başlatılacak ve tarihi tecrübeleri sabit devasa bir silahlanma yarışının üçüncü kutbun üzerine bindirileceğini işaret ediyor. Kutupların kayması odur...

Sadece Çin ile ABD arasında bir anlaşma olamaz. Muhakkak üçlü, hatta dörtlü olacaktır. Rusya’nın INF’den çekilmeyip, askıya alması odur. “Seni bekliyorum” diyor...

***

Pekin ise Çin Komünist Partisi gazetesinin editoryal köşesinden şöyle diyor; “Çin’in nükleer caydırıcılığı ABD ve Rusya’nınkiyle karşılaştırılamaz. Çin’in askeri gelişimini ‘silahlanma yarışı’nın bir parçası olarak gösteren ABD, Çin’in ulusal savunmasını meşru şekilde geliştirmesini engellemek için bahane yaratıyor. ABD, INF’i çok taraflı bir hale getirmeyi planlıyor. ABD, Çin’in stratejik güvenlik sorunlarını artırarak, ülkenin füze ve füze savunma sistemlerini engelemeye çalışıyor. Pekin hiçbir zaman çok taraflı bir INF anlaşmasını kabul etmeyecektir. Bununla ilgili olarak Amerika’dan gelecek herhangi bir talebi de redde gerekiyor. Çin, ulusal güvenlik için kara füzelerine çok fazla güvenmek yerine, stratejik nükleer caydırıcılığını çeşitlendirmeli. Bu acil bir görevdir!” (‘Junking INF will destroy global arms control’, 02/02, Global Times.)

***

Bilim haberiyle açtık.. Bir başka bilim haberini anımsatarak kapatalım...

«Çin, Ay’ın karanlık yüzüne resmen girdi. İlk temas az önce sağlandı. Çin’in, ‘Chang-e 4’ isimli uzay aracı, Ay’ın karanlık yüzü olarak bilinen bölgeye başarı ile iniş yaptı. Bugüne kadar hiçbir uzay aracı bu bölgeye inmemişti”... (‘Çinliler Ay’ın karanlık yüzüne indi. Dünyanın gözü orada’, 03/01, BBC.)

 

yeni şafak

Google+ WhatsApp