Avrupa vahşetler diyarıdır

Avrupa vahşetler diyarıdır


Bil ki; “Avrupa Birliği” kapılarında harcanan ömür heder. Avrupa sevdası mü’min insanı imandan eder. Rabbimiz uyarıyor:

 

“Kendilerine Kitap’tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar “cibt”e ve “tâğût”a inanıyorlar. İnkâr edenler için de, “Bunlar, iman edenlerden daha doğru yoldadır” diyorlar.” (Nisa Sûresi/51)

 

Avrupa diyerek canını verenler, İslam deyince ipe un serenler, ülkemizin “Gâvur Âşıkları”dır.

 

Avrupa’nın vahşetler yumağı alenidir gerektirmiyor tarifi. Avrupa sevdası nadan eder arifi. Avrupa sevdası bir kalbe girdi mi; göz görmez, kulak duymaz, dil lâl olur. Akıl başı terk eder, kalpte ihtilâl olur. Zalim her yerde zulmünü geçirecek bir yol bulur.

 

Avrupa sevdasına kapılan zulme ve zalimlere yar olur. Şakaklarına şiddet ve hiddet iner annesinden doğarken ihtiyar olur.

 

Avrupa’da yoktur insaniyetin ilkesi. Avrupa baştan sona bir tezatlar ülkesi. Hangi icraatına bakarsanız bakın bir şeytan öfkesi.

 

Avrupa bir sevda değil, bir yara izidir beyinde ve bedende. Avrupa yolunda geçen hayat baştan sona kefende. 

 

Avrupa bir yönüyle beyaz prenses, öteki yönüyle siyahî köledir. Avrupa baştan sona ızdırabdır, elemdir, çiledir. Avrupa’da mateme bürünmüş gözlerin rengi. Gez, dolaş bulamazsın insaniyetin dengini.

 

Avrupa dinlemez Allah’ın emrettiği “adalet” denilen fermanı. Bende eder, çöle düşürür, dilenci yapar en haşmetli sultanı!

 

Avrupa tarifi çok zor zulmün her çeşidinin işlendiği karanlık bir iklimdir. Avrupalı olmayan Avrupalı için üstünde oturduğu bir kilimdir. Avrupalılar yüzyıllar boyunca terörizmin tohumlarıyla büyümüşlerdir. Bakınız Alman Papaz Martin Luther (1483-1576) Hıristiyanlıkta Reform hareketini başlatan kişidir.

 

Hoşgörüyü esas alan, özgürlükçü bir din anlayışını savunmuştur. Protestanlık mezhebinin kurucusudur.

 

Hoşgörünün yolunu açan Luther’e göre Türkler Katolik Kilisesi’nin yanlışlarına, yolsuzluklarına karşı “Tanrı’nın gönderdiği cezadır.”

 

İşte satırları:

 

“Türkler, Tanrı’nın öfkeli kırbacı, yakıp yıkan şeytanın uşağıdır.

 

Türk’ün tanrısı olan şeytanı yenmeden Türk’ü yenmek kolay olmayacaktır. Tanrı, işlenen sayısız günah ve nankörlük nedeniyle şeytan Türkleri Almanların başına bela etmiştir.

 

Bir Türk’ü öldüren vicdan azabı duymamalı; tersine Hıristiyanlığın düşmanını yok ettiği için vicdanı rahatlamalıdır.

 

Eğer Samson gibi güçlü olsaydım, çaresini bulur her gün bir Türk öldürürdüm...”

 

Alman filozof Friedrich Engels (1820-1895):

 

“Avrupa’nın en güzel toprakları ayak takımının egemenliğinden kurtarılacaktır.

 

Avrupa Türkiye’sinde Yunan Slav kent soylu sınıfının etki ve zenginliği sürekli artmakta, Türkler her geçen gün gerilemekte.

 

Zaten Türkler devleti ve asker gücünü ellerinde tutmasalardı çoktan yok olup giderlerdi.

 

Türklerin sahip oldukları -uygarlığı engelleyen- bu tekel ve güç artık güçsüzlüğe dönüşecektir.

 

İşin doğrusu, Türklerin ortadan kaldırılmaları gerekir.”

 

İngiliz şair George (Lort) Byron (1788-1824), romantik akımın öncesi Byron Türklerden nefret konusunda romantik değil. Osmanlı’ya karşı Yunan isyanı sürecinde isyanlara fiilen katılmak için Yunanistan’a gitmişti.

 

Fransız Filozof Voltaire... Fransız Devrimi ve Aydınlanma hareketinin öncülerindendir. Günümüzde özellikle düşünce ve ifade özgürlüğünün temel taşı sayılan “Efendi, fikirlerine katılmıyorum; ama fikirlerini özgürce dile getirmeni sonuna kadar savunacağım!” sözüyle tanınmaktadır. Ama bakın Rus-Osmanlı Savaşı sürerken Rus Çariçesi II. Katerina’ya yazdıklarına:

 

“Yüce majesteleri, Türkleri öldürerek bana yeniden hayat veriyorsunuz. Siz Avrupa’nın gücünü aldınız. Türk dilini ve onu konuşanları Avrupa’dan sürmek gerek... İnsanlığın iki büyük baş belası var: Birincisi veba, ikincisi Türkler...

 

(...) Hümanizm ilkem olmasaydı, Türklerin hepsinin kökünün kazınmasını görmek isterdim.

 

Ben en azından birkaç Türk’ün öldürülmesine katkıda bulunmak isterdim.

 

Gerçi bu benim hoşgörü ilkeme uymuyor, ama insanlar çelişkilerle yoğrulmuştur...”

 

Prusya Kralı’na yazdığı mektupta ise “Yunanistan’a zulmeden Türklerden her zaman nefret edeceğim. Ne barbar şeyler! Onlara 60 yıldır Cenevre saatleri satıyoruz, ancak hâlâ bunlarla ne yapacaklarını bilmiyorlar. Saatleri nasıl kuracaklarını bile bilmiyorlar.”

 

Fransız şair, yazar ve devlet adamı Victor Hugo (1802-1885): “Bu katil imparatorluktan, “Osmanlı”dan yakamızı kurtaralım. Bağnazlığı ve zorbalığı susturalım. Elde kılıç dolaşan boş inançları, doğmaları etkisiz hale getirelim.”

 

Avrupa hep sahte tebessümlerle kapattı ayıbını. Hesaba katmadı karanfillerin kan kaybını. Avrupa dünya teröristlerinin sığınma kalesidir. Beşeriyet âleminin zehirli lağım faresidir. Avrupa terörizmin teşvikçisi, teröristlerin de bekçisidir. Bütün bunlardan sonra Türkiyeli bir Müslümanın, bir vatandaşın Avrupa’ya sevdalanması, annesine tecavüz edene baba demesi gibidir.

 

Arasında nice cinayetleri barındırır çağdaşlık, uygarlık adına Avrupa’yı öven dudaklar. Avrupa’dan mülhem katil ruhu taşır bütün ayrılıklar! 

Google+ WhatsApp