Arka bahçede sakladıklarımız

Arka bahçede sakladıklarımız


Arka bahçede sakladıklarımız

 

 

İnsan çok katmanlı bir dağa, anlaşılması müşkül bir bilmeceye benzer. Görünen değil görünenin arkasındaki kişidir insan. Fakat siz hep görünenle iletişim kurar, görünene göre karar verir ve ilişkilerinizi görünen üzerinden sürdürürsünüz.

İnsan meramının birini söyler de dördünü atar arka bahçeye. Hayatı görünenin çok ötesinde yaşar o. Söylersiniz incinir, dokunursunuz yarası kanar, tutarsınız kırılır ama hiç renk vermez, örselenen duygularını avucunun içine alır ve atıverir arka bahçeye. Yargılarsınız, kötü dersiniz, yüzü asık dersiniz, duyguları donuk dersiniz, yakın davranmadı dersiniz, ifadeleri sertti dersiniz ama arka bahçede yaşanan yasları asla göremezsiniz.

Hayatımızın bir kısmı topluma diğer kısmı ise arka bahçeye açılır. Arka bahçe, sırlarımızın,  mahremiyet alanımızın, acılarımızın, kırgınlıklarımızın, yaşanmışlıklarımızın konakladığı gizil bir dünyadır. Acıyı taşıyamaz hale geldiğimizde halden anlayan bir kişiye ya da bir terapiste gideriz ve bu kişi kendi yöntemleri ile açıverir arka bahçeyi. Sonra sırtımızdaki yüzü ağır ağır indirir ve hayata yeniden başlarız.

İnsanların arka bahçelerine girmeden onları anlayamaz, bu kişilerle sağlıklı iletişim kuramaz,  ancak önyargılarla hareket edersiniz… Eğer yerden yere vurduğunuz kişinin arka bahçesine girebilmiş olsaydınız ithamlarınızdan, önyargılarınızdan vazgeçer ve ona şefkatle yaklaşırdınız.

Kültürümüzde hemhal olmak diye bir söylem vardır. Hemhal olmadığınız kişinin halini anlayamaz, onu başkalaştıran nedenleri göremez ve onun adına adil kararlar veremezsiniz. O nedenle bir kişi hakkında karar vermeden önce onun arka bahçesinde neler olduğunu anlamaya ve ilişkilerinizi bu doğrultuda sürdürmeye çalışın.

Önyargılarımız bizi suizan yapmaya ve insanlar hakkında negatif duygular beslemeye sürükler. Peki, o halde niçin önyargıda bulunuruz? Çünkü bir kişiyi anlayabilmek uzunca bir yolu kat etmek gibidir. Anlamak, dinlemek, empati yapmak ve insanlara vicdanın gözüyle bakabilmek fedakarlık isteyen bir şeydir. İnsan işin kolayına kaçar, muhatabını acımasızca yargılar, onun hakkında doğru yanlış kararlar verir ve onu hiç tanımadan kötü ilan eder. Bu şekilde hem komplekslerini bastırarak rahatlamaya çalışır hem de kendisinin daha üstün ve daha özel olduğunu düşünür. Peki, suizan yapmak haram değil midir? Haramdır ama biz insanlar ürettiğimiz mazeretlerin ardına saklanır ve kötülükte ısrarcı olmaya devam ederiz. Ve bu tavrımız bize iletişimsizlik, duyarsızlık ve çatışma olarak geri döner…

 

milli gazete

Google+ WhatsApp