Anneannenin güncesi

Anneannenin güncesi


Sevgili Furkan;

 

Dile kolay sen aramıza katılalı tam 2,5 yıl oldu. Ama inanır mısın attığın her adım, öğrendiğin her sözcük, dokunduğun her nesne yüreğimde derin bir sızıya dönüşüyor ve korkuyorum. Büyümek demek karlar ülkesine konmuş kirlerin farkına varmak demektir ki, çocuklukta insan bunu oyunların bir parçası zannederken büyüdüğünde kendine mesele ediniyor. İnsan büyüdükçe yükü de büyüyor ve bu ağır yükü taşımak sanıldığı kadar kolay olmuyor. Anneler çocuklarının büyümelerinden büyük bir mutluluk duyarlar ve geçen her gün için bir çizik atarlar zamanın takvimine. Gerçi vakit hızla geçiverir, okul çağı, iş yaşamı, evlilik, sosyal aktiviteler derken bir bakmışsın ki saçlarına kar taneleri düşmüş. İnsanın emellerine ulaşabilmesi ve hayatı doğal seyrinde yaşaması elbette mutluluk verici bir durum ama yine de düşündükçe çok ötelere gidiyor ve derin bir hüzne kapılıyorum.

 

Bazen okul sıralarında hayal ediyorum seni. Farklı ağaçların gölgesinde büyümüş onlarca çocuğun arasındasın… Her ağaç aynı değil ki, kimileri gül açar ve gül kokar, kimileri diken açar, acıtır aşındırır, hüzünlendirir. Kokusu ile etrafa rahatsızlık veren ağaçlar da vardır, bu ağaçların altına geçip gölgesinden faydalanamaz, hemen uzaklaşmak istersin. Ağaçları andırır insanlar sevgili yavrum ve her çocuk gölgesinde büyüdüğü ağacın kokusunu taşır. Kulaklarıma çarpan seslerin yüreğini acıtacağından korkuyorum… Seni anlayamamalarından, hassasiyetini çözememelerinden, yüreğini incitmelerinden endişeleniyorum.

 

Farklı iklimlerde doğup büyümüş onlarca arkadaşın olacak ve sen kimi zaman kırılacak kimi zaman umursamaz tavırlar sergileyecek kimi zaman sesini yükseltecek ve adına hayat denen bu yolculuğa alışacaksın biliyorum. Ama yine de endişelerimi kıramıyor, seni sevgi yüklü yuvandan alıp, hayatın acımasızlığına terk etmenin hüznünü yaşıyorum.

 

Sevgili Furkan, okul senin dış dünya ile kurduğun ilk iletişim nesnen olacak. Burada hayatın sadece evden ibaret olmadığını görecek ve farklı mizaçlara sahip akranlarınla iletişim kurmayı öğreneceksin. Bu elbette kolay olmayacak ama sana çok şey kazandıracak. Arkadaşlarınla geçirdiğin süreçte mizacı sana benzemeyenlere karşı tahammül etmeyi öğreneceksin, grup oyunları kuracak ve kazanmak kadar kaybetmenin de doğal bir şey olduğunu kavrayacaksın. Arkadaşının duygularını anlamayı, empatiyi öğreneceksin, farklılıklara karşı saygı göstermeyi bir sorumluluk olarak göreceksin. Mizaçları senden farklı olan akranlarınla aynı ortamda yaşamayı ve tahammül etmeyi öğreneceksin.

 

Zaman su gibi akıp gidecek, üniversite ve iş hayatı derken merdivenleri hızla tırmandığını fark edeceksin. Ve hayatın aslında bitmek bilmeyen bir maraton, bir koşuşturmaca, bir meşgaleler yumağı olduğunu fark edip direnç geliştireceksin. Naifliğin, kırılganlığın hayatın çarkları arasında kaybolacak ve rehabilite olacaksın. Sabrın artacak, olayları değerlendirme kapasiten gelişecek ve sevgi ile tutunabileceğin inanç ve değerlerinin olduğunu fark edeceksin. Ve aslında o tutunduğun değerlerin aynı zaman senin varoluş gayen olduğunu anlayacaksın.

Google+ WhatsApp