Amerika’yı kullanma kılavuzu…

Amerika’yı kullanma kılavuzu…

CIA o eski güzel günlerinde olsaydı, Nicolas Maduro çoktan düşmüştü. Aslında ‘eski halinden eser olmayan’ ABD. Artık çalışmayan “hegemonya yürütme” tekniklerini bile yenileyemiyor. Venezuela’da yaşanan kesin bir ‘Yankee yenilgisi’ değil. Değil çünkü bu tek maç fakat

Amerika’yı kullanma kılavuzu…

 

CIA o eski güzel günlerinde olsaydı, Nicolas Maduro çoktan düşmüştü. Aslında ‘eski halinden eser olmayan’ ABD. Artık çalışmayan “hegemonya yürütme” tekniklerini bile yenileyemiyor.

Venezuela’da yaşanan kesin bir ‘Yankee yenilgisi’ değil. Değil çünkü bu tek maç fakat raundu çok. Buraya kadar Venezuela kazandı. Kimse alkışlamasa da ABD Venezuela’da yenildi. Sonrasını göreceğiz. Çünkü huyudur, Washington pisleşir…

Maduro az daha dayanırsa, Amerika Caracas’da yıkılacak…

***

ABD Dışişleri Bakanı: «Venezuela’ya Rus ve Çinli askerlerin gönderilmesi ve burada eğitim merkezlerinin açılması bariz provokasyonlar. Rusya’nın, bu ülkede zaten kırılgan olan durumu daha da tırmandırmasına tahammül etmek zorunda değiliz. Buna seyirci kalamayız. Çin ve diğerleri, Venezuela’nın içişlerine müdahale etmeme çağrısında ikiyüzlüler. Neyse ki siz, Güney Amerika, buna kanmıyorsunuz. Arkanızda ABD’nin durduğunu bilmeniz gerekiyor”…

Pompeo’nun bu sözleri içinde bir doğru var, sadece Güney Amerika değil, hepimiz Amerika’nın arkamızda durduğunu biliyoruz!..

***

Rusya ve Çin’in Venezuela’ya elle tutulur ve askeri destek vermeleri aslında krizin yeni boyutu. Güney Amerika’da Çin ve Rusya her zaman vardı ama Moskova ve Pekin, ülkedeki durumun “akışını” gördükten sonra, işlerin “eskisi gibi” Amerika lehine olmayabileceğini sezdiler, en çok da halkın tavrını tarttıkları için asılmaya başladılar.

Burada bir takım oyunun çıktığını görmek gerekiyor. Rusya ve Çin her zaman bu kadar uyumlu değillerdi. “İş birliği”nin işe yaradığını gördüler. Birleşmiş Milletler’de Suriye konusunda sonuç aldılar, ‘Kore’ler konusunda beraberler ve Venezuela dosyasında, BMGK’da Amerika’yı gömdüler. Ve bunu, “Uluslararası hukuku çiğneme girişimlerine karşı ‘takım’ oluşturmak” başlığıyla küresel kamuoyuna sunuyorlar. (‘Russia, China team up against attempts to break international law’, 04/13, TASS.)

Cepte dursun, biz Venezuela’daki Amerika’ya dönelim…

***

Bana sorarsanız, ABD’nin Venezuela’da tökezlemesi 23 Şubat’ta başlattığı “insani yardım” girişimiyle oldu. O zaman da yazmıştık, “arkası asker” olur diye, taraf ülkeler de böyle algıladılar. Yardım ‘USAID’ tarafından sağlanıyordu ve Türkiye’nin zamanında çok tecrübe ettiği tipik CIA logosuydu bu.

Yardım daha hazırlanırken darbe yedi; Kızılhaç ve Birleşmiş Milletler, ABD’nin insani yardımını reddettiler!

BM yetkilisi şöyle dedi: “Yardımın askeri ve siyasi amaçlarla olmaması lazım. USAID için bunu söyleyemeyiz”. Bitti.

Yani, ABD”nin “insanı yardım” dediği şey, Venezuela’ya karşı ABD destekli darbeyi geliştirmek için bahaneydi…

***

ABD’yi “durduran” ikinci faktör Venezuela ordusudur. Seçilmiş Maduro hükümetinin yanında duruyor. Ülkenin Kolombiya ve Brezilya sınırından gelecek “yardımların” önünü kestiler. Bu çok önemlidir ve Maduro bunu üst aşamaya taşıdı; hükümetin seferberlikte ve olağanüstü durumlarda silah altına almak için oluşturduğu milis gücü sayısını 2 milyon 200 bine yükseltti.

Caracas, 2002’de Chavez’e karşı girişilen ve yine halk tarafından ezilen darbe girişimi sonrası kurulan ‘Bolivar Milisleri’ni daha teşvik edecektir. 3 milyona varacak bir tür ‘ordu millettir’…

***

Burada Amerikan metodunu artık öğrenmiş olmak lazımdır. Ekonomik kriz yaratma ile insancıl yardım ve darbe arasında bir yol kuruluyor. Yaptırım ablukaları odur. Ekonomik kriz, yaptırımlar, yardımlar “kurulmaya” başlandı mı, arkası gelir.

Yardım-yaptırım zıt görünmesin. ABD, Venezuela’ya yardım da yaptı. 19 küsur milyon dolar. Peki yaptırımlar yüzünden ülkeden, halkın cebinden çıkan para?.. Günlük 30 milyon dolar!

Amerika aynı zamanda gaspçıdır. Ülkelerin yurt dışındaki paralarına el koyma üçkâğıdı açar. Örneğin Venezuela’nın 1,2 milyar dolarlık altınına el koydular. İthali kesmek için parayı boğdular. İlaç için gerekiyordu…

***

Yaptırımcıları hep hatırlayalım; ABD, Avrupa Birliği, Kanada, İsveç.

Kanada Dışişleri Bakanı: “Pastadan daha fazla pay alabilmek için ortaklarımızla yaptırımların nasıl geliştirilebileceğini görüşüyoruz”…

***

Bir “tekniği” daha kayda geçirmeliyim…

Hedef ülkede yaşanan ama normal şartlar altında kayda değmez, her ülkede görülebilecek negatif gelişmelerin, resmi ya da popüler isimler tarafından “sündürülmesi” aslında itiraflardır…

Finansal kuşatma altında bir ülkenin insanlarının çektiklerinin, yani aslında kendi yaptıklarının, iç/dış karakter(siz)lerin sosyal medya hesaplarından, “bakın halk bu durumda” diye paylaşılması son derece bilgilendiricidir! Karşımızdakileri, niyetlerini, en güzeli failleri anlarız…

***

ABD için güneyi yaşamsal önemde ve bundan vazgeçmeyecek. Doktrinlerine kadar oturmuştur. Doğal olarak Türkiye’nin Venezuela’nın yanında yer almasını da kendi politikalarına ters görüyor…

Ama en rahatsız olduğu şu; Türkiye, ABD’yi tersleyen bir ülke olarak-birden çok konuda-dünyaya ‘kötü örnek’ oldu. Şimdi Venezuela da aynı yerde.

Bir ülke manuellerini, kullanım kılavuzlarını dahi yenileyemiyorsa, onun kullanım kılavuzunu değiştirme zamanı gelmiştir…

 

 

 

Nedret Ersanel/Yeni Şafak

Google+ WhatsApp