Aman dikkatli okuyun

Aman dikkatli okuyun


CHP genel merkezinde şu sıralar herkesin elinde aynı kitap var.

Fırsatını bulan bir köşeye çekilip müthiş bir dikkatle söz konusu kitabı okuyor.

Öyle böyle değil.

Satır satır, tekrar tekrar okuyup, altını çiziyorlar, sayfada buldukları boşluklara notlar alıyorlar. Dahası var! Dışarıdan bakan, gören hiç kimse ne okuduklarını anlamıyor. Zira kitabın kapağı ‘besleme’ gazetelerin sayfalarıyla kaplanmış.

Kimi Sözcü, kimi Cumhuriyet, kimi de Birgün’e sarıp sarmalamış.

El mahkûm, emir büyük yerden; Kemal Bey’den.

CHP’li yurtsever arkadaşım söyledi. Birkaç gün önce Kemal Kılıçdaroğlu Engin Özkoç’u yanına çağırıp kucağına bir kitap fırlatmış.

Bu kitaptan istiyorum’ demiş.

Özkoç da “Aynısından mı efendim?” diye sorunca Kemal Bey’i kızdırmış.

Aynı kitap deyince ne anlıyorsun Engiiinnnn?” diye çıkışmış.

Kızarıp bozaran Engin, kısık bir ses tonuyla “Efendim var ya, ikincisini ne yapacaksınız?” diye karşılık vermiş.

Engin git, bu kitaptan 100 adet sipariş et” diye bağırmış Kemal Bey!

O ana kadar kitabın ismine, kapağına, yazarına dikkat etmeyen Engin, şöyle bir kaldırıp bakınca rengi benzi atmış. Sonra da cesaretini toplayıp “Bu adamın kitabından mı 100 adet?” diye çıkışmış!

Öyle olunca da Kemal Bey zıvanadan çıkmış! Ve bu kez talimatını Engin Özkoç’ un anlayabileceği dilden, uzun uzadıya, tane tane anlatmış.

Engin git bu kitaptan 100 adet sipariş et. Sonra da tüm milletvekillerimize, yöneticilerimize dağıt. Kimseye göstermeden satır satır okusunlar. Sonra da senin yaptığın gibi gidip dava etsinler”.

-Hepsi mi efendim?

-Evet, hepsi Engin!

İçi bir parça rahatlayan Engin Özkoç soluğu Faik Öztırak’ın yanında almış. Kitabı Faik’e fırlatıp, “Bu kitaptan aldırsana Kemal Bey’in talimatı” demiş.

Faik Öztırak gülmüş. Ardından çekmecesini açıp, “Bende var, al götür ver” demiş.

İçinden ‘demek ki yanlış anlayan bir tek ben değilmişim’ diye geçirip mutlu olan Engin, genel başkanının sözlerini harfiyen Faik’e aktarmış.

CHP’li yurtsever arkadaşın konuyla ilgili şahit oldukları bu kadar.

Belli ki kitaplar alınıp, dağıtılmış.

Bu arada unuttum, hatırlatayım. Kitapları parti adına almamışlar. Dışarıdan birine aldırmışlar.

Neyse.

Gelelim kitaba.

Salih Tuna’nın dumanı üstünde ‘Genel Merkez-Kafasını Kaybeden Adam’ kitabından söz ediyorum.

Sağ olsun imzalayıp göndermiş.

Ben de okumaya başladım ama ağır gidiyor. Zira gülmekten okuyamıyorum ki. Müthiş bir mizahi roman. ‘Engin de bu satırları okuduğunda gülmüş müdür?’ diye içimden geçmiyor değil. Sonra içimden bir şey daha geçiyor. Başlıyorum gülmeye; maazallah dışarıdan bir gören olsa ‘bu adam kafayı mı yedi’ dercesine?

Okuduğunu anlayabiliyor mudur’ diyorum yani?

Şimdi CHP’li dostlar bana kızacak, ‘ağır olmadı mı’ diyecek?

Hayır olmadı! Engin Özkoç, Salih Tuna’yı Sabah Gazetesi’nde neşrettiği ‘Genel Merkez’ yazıları nedeniyle mahkemeye vermişti. Mizaha dava açmıştı yahu!

Ve son bir not.

Yazımı Salih Tuna’nın arka kapak yazısıyla bitiriyorum. Kendi yazımla ilgili ben de aynı uyarıyı yapıyorum.

Gayriciddi üslupla yazılmış bu mizahi roman gerçekdışı ve mesnetsizdir. Hiçbir doğruluğu yoktur. Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik çok açık biçimde olumsuz siyasi algı yaratabilir. Uyarılarıma rağmen olumsuz bir algı oluşursa bunun sorumlusu ben değilim.

Google+ WhatsApp