“Aman dikkat” Naci bey!

“Aman dikkat” Naci bey!


“Aman dikkat” Naci bey!

 

 

Harran Ünivesitesi rektörünün istifasını istedik.. 

O da, gözünde makam olmadığını ispat edip, istenileni yaptı..

Tamam mı, Ak Parti’nin muhafazakarlardaki oy potansiyelini zirve yaptırdığını..

Artık CHP’lilerden oy alması gerektiğini düşünenler..

Milliyetçi kesimden MHP’ye, İyi Parti’ye % 20 oranında oy gittiği halde.. 

Samimi Müslüman oldukları konusunda tereddüt duymadığımız Kürtlerden HDP’ye en az % 8 oy gittiği halde..

O oyları kendisine çekemeyen Ak Partililer..

Solculara, laikçilere, ateistlere gül uzatan Ak Partililer..

Tamam mıyız?

Amacınıza ulaştınız mı?

Hem “itaat”i hatırlatan..

İtaatin farzıyyetini hatırlatan..

Hem de itaat edilenin bir insan olduğu gerçeği karşısında..

“Eleştirilebilir” olduğunu hatırlatan rektörü istifa ettirdiniz..

Şimdi, mahalli seçimler, çantada keklik mi?

Veya bir başka şekilde soralım..

İslam’ın bir emrini hatırlatan kişiyi istifa ettirerek seçim kazanılırsa, o başarı(!)dan bir hayır beklenir mi?

**

Harran Üniversitesi rektörünün istifası ile aynı günlere denk gelen..

Üniversite camiasında yaşanılan, ama dikkatlerden kaçırılan bir olay daha var..

Harran Üniversitesi rektörünün yargısız infaza tabi tutulması için yapılan çarpıtmaların başını çeken kesimin iki önemli ismi..

İsmail Saymaz ve Barış Yarkadaş’ın, Akdeniz Üniversitesi’nde, öğrencilerin uygulama dersleri kapsamında yaptıkları röportajları.. Üniversitenin resmi çalışma takvimi kapsamında yayınlanan internet sitesinden kaldırılmış..

Bu karar “Siyasi tartışmalara sebebiyet verebilir” endişesi ile alınmış 

Barış Yarkadaş, zaten CHP’nin eski milletvekili..

CHP’den bile, uçuk hareketleri sebebi ile dışlandı..

İsmail Saymaz’ı da zaten biliyorsunuz..

Nerede Ak Parti düşmanlığı ile ilgili bir haber var..

Ya mümzicisi.. Ya yayanı.. Ya çaktırmadan birilerine aktaranı..

Akdeniz Üniversitesinin çok bilmiş öğrencileri, Türkiye’de röportaj yapmak istediklerinde, bula bula bu iki ismi bulmuşlar..

Üniversite yetkilileri de, haklı olarak, “Seçiminizi biraz daha objektif yapmalısınız. Kaldı ki, çalışmalarınızı ilgili öğretim üyeleri ile birlikte organize etmelisiniz” uyarısı ile  röportajları siteden kaldırtmış.. 

Solak medya, bu olayı “Üniversitede sansür” diye verdiler..

Sansür mü, yoksa toplum genelinde % 25 oy alabilen siyasi görüşün temsilcilerini, toplumun tamamı gibi gösteren, % 50’lik çoğunluğa hiçbir hak vermeyen azınlığın dayatmasına “haddinizi aşmayın” uyarısı mı, bunu tartışabiliriz..

Ama..

“Ululemre itaat farzdır. Ululemrin yanlışlarını da, nihayetinde o da bir insan olduğu için söyleyebiliriz, söylemeliyiz” diyen rektörden “istifa” isteyenler..

Gaza gelip..

CHP eski milletvekili Barış Yarkadaş ile yapılan röportajı, uygulama dersi kapsamında kabul etmeyen dekanı, rektörü de istifa ettirirlerse..

Artık şaşırmamak gerekir..

O kapı açıldı çünkü..

CHP kafasına, eyvallah edildi çünkü..

**

Benim esas takıldığım nokta…

Ak Parti adına ilk tepkiyi veren, Grup Başkanı Naci Bostancı’nın itirazları..

Diyor ki Naci bey:

“Harran Üniversitesi rektörünün Cumhurbaşkanımızla ilgili sözlerinin 

a. Cumhuriyetimizle 

b. İslam’la 

c. Cumhurbaşkanımızın siyasal anlayışıyla 

d. Rektörlük makamında aranan akademik müktesebatla hiçbir ilgisi yoktur.” 

Rektörün tespitini, Cumhuriyete, Cumhurbaşkanının siyaset anlayışına aykırı bulma noktasında uzun tartışmalara pek gerek yok..

Olabilir..

Öyle düşünebilirler..

Rektörün ilgili konuşması, bir pazar günü yapıldığından, üniversite içinde yapıldığından, akademik müktesebat ile ilgili değerlendirmeleri de tartışmak mümkün ise de.. Haydi onu da tartışmalı kabul edelim..

Ama..

“Ululemre itaat farzdır” cümlesini..

Naci Bostancı bey, İslam’a da aykırı buluyorsa..

Burda durup, sormamız gerekir Bostancı’ya..

Bu konudaki Nisa suresi 59. ayeti bilmiyor musunuz?

Ki o ayetin meali şöyle:

“Ey iman edenler; Allah’a itaat edin. Rasule ve sizden olan emir sahiblerine itaat edin. Eğer bir şeyde çekişirseniz; Allah’a ve ahiret gününe inanmışsanız onun hallini Allah’a ve Rasulüne bırakın. Bu; hem hayırlı hem de netice itibariyle daha güzeldir.”

Naci Bostancı bir açıklasa da bilsek..

Ayetteki “ululemre itaat”in farziyetini İslam’a aykırılığını nasıl söyleyebiliyor?

“Tayip Erdoğan Ululemr değildir” diyorsa..

Bunu laikçiler söylüyor zaten.. Laikçilerden esinlenerek, Naci Bostancı da, “Bu söz cumhuriyet sistemine aykırıdır” diyerek, olaya o pencereden bakmış zaten..

Ama bir de..

Ululemre itaatin, yani Nisa suresi 59. ayetinin, İslam’a da aykırı olduğunu söylüyorsa..

Bunu bir izah etmesi gerekir..

Ki biz de bilelim, itirazların tek sebebi “laikçileri memnun etmek” mi?

Devamında..

“Eziklik kompleksi” mi?

**

Naci beyin cevabını beklemeden..

Kendi “yazdıkları” ile “yaptıkları”na cevap verelim..

Sosyal medya ile siyasette hareket tarzı belirlemedeki yanlışı yüzüne vuralım.

Naci bey, 28 Ağustos’ta paylaşmış:

“Sosyal medyanın ‘şeyleştirme’ kapasitesi  siyaset için de ciddi bir tehlikedir. Performansla popülerliğin çok kolay mübadele edilebildiği bu zeminde ‘gerçek hayat şartlarına’ sımsıkı basarak siyasete devam…”

Naci beyden bir tespit daha:

“Sosyal medya, medyanın bir yanılsama aracına dönüşme kapasitesini içinde taşır. Bir yanılsama olarak popülerliğe destek verir. Hayali ilişkiler dünyasını gerçek dünyanın şartlarından kopartır.  Gerçek kişilerin avatarlarının suretlerine dönüşme tehlikesine aman dikkat!”

Anlaşılan biz, Naci beyin dediğini yapmalı, yaptığını yapmamalıyız..

Kendisi ikaz etmiş, “Sosyal medyaya aman dikkat!” diye..

Ama sosyal medyaya dikkat etmemiş olmalı ki, orda yazılanlardan etkilenip, bir ayeti İslam’a aykırı bulmuş!

Aman dikkat!

Bu laikçilerin dolmuşuna binerseniz..

Ne ilke kalır, ne din!

 

yeni akit

Google+ WhatsApp