Altın değerinden kaybetmez

Altın değerinden kaybetmez


Altın değerinden kaybetmez

 

Geçtiğimiz ay başta ABD olmak üzere bütün Batı toplumları ve kimlik karmaşası içinde olan fertler alışveriş için sokaklara döküldüler. Kara Cuma adı altında sergilenen bu tavır küresel kapitalist zihniyetin kurguladığı bir algı oyunundan başka bir şey değildi. Fakat ne yazık ki bu oyuna Müslüman halklar da kapıldılar ve sürüye dâhil oldular.

Büyük şeytan Amerika’da şükran gününden sonraki ilk Cuma mağazalarda özel indirim uygulanıyor. Noel öncesi yapılan bu kara propaganda üzerinden mağazalarda satılmayan ürünler pazarlanıyor ve fahiş paralar elde ediliyor. Adamlar bir taşla iki kuş vuruyor ne ilginç değil mi? Hem satılmayan ürünleri beyinleri uyuşturulmuş halka kakalıyor hem de Müslümanlar için özel bir güne atıfta bulunarak negatif bir algı oluşturuyorlar. Ellerinde kalmış ürünleri Müslümanlar için kutsal kabul edilen bir günü seçerek pazarlamaya çalışıyorlar. 

Kara Cuma adı altında yapılan propagandalar karşısında, duyarlı Müslümanlar tepkilerini ortaya koysalar da, İslam toplumlarının kimliksizleştirilmiş kitleleri alışveriş için kendilerini paralayıp, düşmanın ekmeğine yağ sürdüler. İşin ideolojik tarafı ile hiç ilgilenmeyen bu insanlar göz açlığı ile alışveriş merkezlerine hücum ettiler. İnsanlarda bir telaş, bir panik havası vardı ki, sergilenen manzarayı aklım havsalam almadı. Sanırsınız ki, kıtlığın hâkim olduğu bir dağa sürgün edilmişler, sanırsınız ki, bir afet sonucu her şeylerini kaybedip ortada kalmışlar. Allah’ım biz bu hale nasıl geldik? Hadi Müslümanlar aleyhine çalışan kapitalist halkların tavrını anlıyoruz da Müslüman fertlere ne oluyor? İnsanlarımızın gözleri o kadar aç ki, kendilerine dayatılan şeyin ne olduğuna odaklanmıyor, kıtlıktan çıkmış meczuplar gibi koşturuyor, ihtiyacı olsun olmasın satın alıyor ve ne yaptığının, kime hizmet ettiğinin farkına varamıyor.  

İnsanları tüketime teşvik etmek için yapılan çılgınlığın adına Kara Cuma denmesi Diyanet camiasında da rahatsızlık uyandırdı ve Cuma hutbesinde konuyla ilgili şu açıklamalar yapıldı: “Bir inancın sembolünü hedef alan ve mensuplarını yok sayan böylesi saygısız ifade ve yaklaşımların geleneğimizde yeri yoktur ve bir dinin kutsalı çılgınca ve sınırsızca bir tüketim anlayışına alet edilmesi asla kabul edilemez bir durumdur.”

Adam benim değerlerime sövüyor, değerlerimi ayaklar altına alacak kavramlar üretiyor sonra da bu kavramları bizim halkımıza pazarlıyor ne acı değil mi? Batı ürettiği kavramlar ve seçtiği figüranlar üzerinden bu saldırıyı hep yapıyor. Gün geliyor Peygamberimizi yeren bir adam çıkarıyor, gün geliyor kutsal kitabımız Kur’an hakkında ileri geri konuşan bir meczup çıkarıyor gün geliyor Kara Cuma deyip bizim için kutsal olan bir güne göndermeler yapıyor.  Ancak biz şunu biliyoruz ki, altının üzerine çamur ve kir atsanız da o değerinden hiçbir şey kaybetmez. Buna yürekten inanıyoruz.

milli gazete

Google+ WhatsApp