Akran zorbalığı

Akran zorbalığı


Akran zorbalığı

 

 

Ekonomik, sosyal ve ruhsal sorunlarımız arttıkça yeni kavramlar, yeni yaklaşımlar ve yeni çözüm önerileri ortaya çıkıyor. Son yıllarda gündemden düşmeyen “akran zorbalığı” ben neslinin çıkmazlarından biri olarak görülüyor.  Gençler arasında sık sık yaşanan akran zorbalığı onarılması güç yaraların açılmasına sebep oluyor.

Uzmanlar ailede şiddete maruz kalan, dışlanan, damgalanan çocukların akran zorbalığına düşebileceklerini ifade ediyorlar.  Anne baba tarafından sevilmediğini, sevilmeye değer olmadığını düşünen çocuk empati kuramıyor, diğerlerinin duygu ve düşüncelerini anlamakta güçlük çekiyor. Çocuk güç atfedilen bir gruba dahil olmak ve burada fark edilmek istiyor.

Şiddete meyleden ve arkadaşına baskı uygulayan çocuğun görünürde etrafında çok kişi vardır fakat aslında o yalnız ve mutsuz bir çocuktur. Şiddeti iletişim yöntemi olarak gören çocuk,  hassas, içedönük utangaç ve kendinden farklı düşünen farklı davranan çocukları hedef seçip baskı altına alabiliyor. Çocuk hedef seçtiği arkadaşına lakap takıyor, onu dışlıyor, fiziki ya da duygusal şiddet uyguluyor.

 

Arkadaşının baskısına maruz kalan çocuk yardım almadığı takdirde içine kapanıyor, güven duygusunu yitiriyor ve yalnızlığa çekiliyor.  Bu durum onun kendisiyle ve çevresiyle ilişkilerini olumsuz yönde etkiliyor. Duyguları örselenen çocuk kabuğuna çekiliyor ve kendini dış dünyadan izole ediyor.

Zorba arkadaşı tarafından şiddet ve baskıya maruz kalan çocuğun yardım alması noktasında hemen herkes hemfikir olurken zorba gencin sorunları hep göz ardı edilir. Oysa zorbalık yapan genç birey, ahlaki değerlerden uzaklaşarak toplum için tehlike arz etmeye başlayacaktır. Nitekim araştırmalar suça bulaşan çocukların çoğunun arkadaşlarına sözel ya da fiziki şiddet uyguladığını gösteriyor.  Çocukluk ve ergenlik döneminde arkadaşına zarar veren genç topluma katıldığında bu davranışını diğerlerine de yansıtıyor. O nedenle çocuğun zorbalık kokan tavırları ebeveyni tarafından göz ardı edilmemelidir. 

Bilinmelidir ki çocuğun ilk eğitmenleri anne babadır. Anne baba çocuğa doğru model olur ve onun gönlüne şefkat tohumlarını ekerlerse çocuk kendine ve insanlara faydalı bir birey olur.   Hakkaniyet bilinci ile büyüyen çocuk ne haksızlığa razı olur ne de başkalarının haklarına saygısızlık yapar. Bunun için anne baba aile içi ilişkiler vasıtasıyla ona adalet, empati, paylaşım, hakkaniyet, şefkat gibi değerleri aktarmalıdırlar. Okul kitaplarında yer almayan bu değerler sadece anne babanın değil öğretmenlerin de gündemlerinde olmalıdır, olmak zorundadır.

 

milli gazete

Google+ WhatsApp