AK Parti teşkilatı, Erdoğan’ı dinleyecek mi?

AK Parti teşkilatı, Erdoğan’ı dinleyecek mi?


AK Parti teşkilatı, Erdoğan’ı dinleyecek mi?

 

 

Yaşları genç ama çok yetenekliydiler. Genç dediğim 30’lu yaşlar. Çok iyi eğitim almışlar, yurt dışında mastır yapmışlar, dünyayı görmüşler. Sonra belediyede işe girip, bir de yerel yönetim konusunda deneyim kazanmışlar.

 MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 


Bu seçimde aday olmak istiyorlardı. İstişare etmek, fikir almak için ayrı ayrı zamanlarda bana geldiler.

İşin doğrusunu ifade edeyim, içim biraz burkularak dinledim onları. İkisini de iyi tanıyordum. Bir yerde yönetici olsam, hemen onlara önemli görevler vermek isterdim. Hatta Anadolu Ajansı döneminde onlardan birini istemiştim Ankara’ya. Belediye başkanından izin alamamıştı o zaman.

‘SÖZ KONUSU LİYAKAT VE

EHLİYET OLURSA KAZANIRSINIZ’

Şimdi bu iki genç adam, yıllardır gördükleri eğitim ve verdikleri hizmetin karşılığını şehirlerine, ilçelerine belediye başkanı olarak, bir vefa borcu olarak sunmak istiyorlardı.

‘Ne dersin?’ dediler.

Hiç tereddüt etmeden, “kesinlikle aday adayı olun” dedim. ‘Ama’ diye başlayan acı cümleyi de kurmadan edemedim:

“Eğer liyakat, ehliyet ve yeteneğe göre başkan adayı seçilecekse, sizden daha iyi aday olmaz. Eğitiminiz, tecrübeniz ve yeteneğiniz buna uygun. Ama biliyorsunuz siyaset böyle yapılmıyor. Süreç buna göre işlemiyor. Bunun da üstesinden gelecek bir yol bulunur inşallah.”

Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti grubunda konuşurken içimde birden umutlar yeşerdi. O kadar güzel şeyler söyledi ki, bu iki genç adamın önünün açıldığını hayal ettim bir anda.

Şöyle dedi Erdoğan:

ERDOĞAN’IN BAŞKAN

ADAYI KRİTERLERİ

“Kimse, 'Bu benim yakınımdır, bu benim şuyumdur, bu benim buyumdur' diye bize aday teklifiyle gelmesin. Bunu özellikle burada ifade ediyorum. Ondan sonra ters yüz edilirse de kusura bakmasınlar. Burada ehliyet ve liyakat esastır. Buna göre adımlarımızı atmakta da bizler kararlıyız ve bütün prensiplerin üzerinde bu prensip vardır.

Sizlerin bu sürece katkı ve destek vermesi çok önemlidir. Ama bu benim akrabamdır, bu benim yakınıdır, bizim STK'dendir. Arkadaşlar yok. İşin ehli mi, değil mi? İşin ehli olur, beraber yıllarca aynı STK'de hizmet vermiş olabilirsiniz o ayrı bir konu ama böyle bir ehliyeti, liyakati yok, olmaz öyle şey. Tuttuğunu koparacak, ehli tevazu olacak ve 'hakikaten biz arkadaşla burada Allah'ın izniyle seçimi alırız' diyebileceğiz. Böyle yürüyeceğiz.”

Grup salonunda kopan alkış ve seslerden de anlaşıldığı gibi, son dönemlerin en önemli sorunu, liyakat ve ehliyet meselesidir. Herkes bu dertten mustarip. Bürokraside, parti teşkilatında, siyasette, medyada, özel sektörde liyakatsiz ve ehliyetsiz insanlardan dolayı yoğun bir şikayet var. Sanırım parti mekanizmalarından bu konu konuşuldu ki, Erdoğan kesin bir dille artık bu meseleye müdahale etmek durumunda kaldı.

AK PARTİ’NİN LİYAKAT VE

EHLİYETLE İMTİHANI

Bu sorun sadece AK Parti’nin değil, tüm Türkiye’nin en önemli sorunudur. Kifayetsiz muhterislerin her yeri işgal ettiği bir ülkede, liyakat ve ehliyet sahibi insanlar kendilerine yer bulamıyorlar. Zira onlar bir göreve talip olmaktan utanırlar, çekinirler. Kimse de onları arayıp bulmak, ülkeye kazandırmak için uğraşmaz.

Dünkü konuşmasında Erdoğan bu konuyu da ele aldı:

“Bu vasıflara sahip isimleri partimize gelmelerini beklemeden, gidip kendimiz arayıp bulacağız.”

Liyakat ve ehliyet ilkelerinin işlediği ve buna göre başkan seçildiği bir AK Parti’nin yerel seçimlerde büyük fark yaratacağına herkes inanıyor.

Ancak bu sefer de ehliyet ve liyakate göre değil, akraba, hem şehri, yakın hısıma göre, liyakatsiz isimler aday gösterilirse, korkarım büyük bir dersle karşılaşabilir AK Parti.

Erdoğan’ın sözleri bu yüzden hayati önem taşıyor. Bundan sonra parti teşkilatının bu ilkleri nasıl hayata geçireceği üzerine çalışması lazım.

TEŞKİLAT BAKALIM

BU PRENSİBE UYACAK MI?

Öyle bir sitem kurulmalı, öyle bir arama, tarama ve tespit çalışmaları yapılmalı ki, ne “siyaset esnafının”, ne çıkar çevrelerinin, ne de haksız güç elde edenlerin liyakatsiz adayları seçilmemeli.

Yarışa giren, mücadeleye giren, bileğinin hakkıyla, alının teriyle, kalitesi, ehliyeti ve liyakatiyle yarışı kazananlar seçilmeli.

Halk artık siyasette yeni, nitelikli, vizyoner aktörler görmek istiyor. Bundan daha iyi bir fırsat olmaz.

Partinin lideri Erdoğan liyakat ve ehliyet diyor ama bakalım teşkilatın kurtları, gediklileri onu dinleyecek mi göreceğiz.

yeni şafak

Google+ WhatsApp