Aile Olmak 1 ve 2

Aile Olmak 1 ve 2

Peki ailenin temeli nedir, diye soracak olursak İslam'la bütünleşmiş, İslam'ı anlamış ve yaşayan mü'min erkek ve mü'mine kadının oluşturduğu aile yapısı diyebiliriz. Örnek-model olmalıdır. Bu aile işte âhîret yolculuğu ile cennete

AİLE OLMAK -ı-

 

Aile yapısı  bir binaya benzer temeli sağlam atıldımı; rüzgar binayı sarsar ama yıkamaz. Temeli zayıf olunca en ufak rüzgarda yıkılma tehlikesi yaşar ve sonunda yıkılır.

Peki ailenin temeli nedir, diye soracak olursak İslam'la bütünleşmiş, İslam'ı anlamış ve yaşayan  mü'min erkek ve mü'mine kadının oluşturduğu aile yapısı diyebiliriz. Örnek-model olmalıdır. Bu aile işte âhîret yolculuğu ile cennete ulaşan ailedir. Temeli oluşturmuş, çocuklarla ve ana ve baba ile birlikte çatıyı tamamlamış güzel bir yapıdır.

Her işinde Allah'ı önceleyen, dünyayı bir araç olarak gören, dünyayı kullanan, dünyanın kendisini kullamasına izin vermeyendir.

Eşler birbirlerini tamamlayan, birbirlerine karşı hoşgörülü olan bir çift ayakkabı gibidir.

Tek ayakkabı işe yaramaz muhakkak eşi olması lazım. "Diyebilir miyiz acaba! Sağ ayakkabı mı üstün, sol ayakkabı mı üstün."

Üstünlük takvada. Eşler birbirlerine muhtaçtır, tek ayakkabı misalı işe yaramadığı gibi. 

Ey insanlar! Muhakkak ki Biz sizi, bir erkekle bir dişiden yarattık. Birbirinizle tanışasınız diye sizi kavimler ve kabileler kıldık. Elbetteki Allah nezdinde en şerefli olanınız, O’ndan en çok ittika edeninizdir. Şüphesiz ki Allah, her şeyi çok iyi bilendir ve her şeyden haberdardır. (Hucurat Suresi 13)

Kitaplarda yazılanı  hayata uygulamak sanıldığı gibi kolay değil. Eşlerin daima fedakâr olması, birbirlerine tahammül göstermesi, biri kızdığı zaman diğeri karşılık vermemesi mümkün mertebe yanından uzaklaşması gerekir. Sakin iken konuşulması uygun bir davranıştır. Ne aşırı latife, ne aşırı resmi olunmalı bu husustada orta yolun takip edilmesi Kur'an'ın emridir.

Anlaşmazlıklar karşısında araya tarafsız bir aracı koymak ve aracının dediklerini kabul etmek iki taraf için de hayırlıdır. (Not: aracının ehil olması önemlidir.)

Ne erkek ne de kadın anne ve babasından etkilenecek, ancak onlardan gelen  uyarılar dikkate alınır.

Anne ve babada adil olacak. Aileyi bir arada tutmak için haram olmayan her şey mübahtır. Aileyi bir arada tutmaktır önemli olan.

Anne ve babanın iki tarafın mutluluğu için adil olması ve yatıştırıcı olması ne güzeldir. Anne ve babanın tecrübelerinden faydalanmak önemlidir. Tabiki şimdilerde böyle ana ve baba varmı? Burada erkeğe büyük görev düşüyor, ne ana ve babasını ezdirecek nede hanımını, her iki tarafa adil davranacak. Bu ev hanımı içinde geçerlidir. Hanımda anne veya kızkardeşini yapıcı değilse dinlemeyecek, onlarıda azarlamayacak orta yolu tutacak. Aileyi yıkmak inanın çok kolaydır birilerinin olumsuz sözlerini dinlersin veya basit sebepleri büyütürsün ve aile dağılır.

Rabb’in emretti ki, ancak ona ibadet edin, anne ve babaya iyi davranın. Onlardan biri veya her ikisi yanında yaşlılık çağına erişirlerse, sakın onlara “öf” bile deme, onları azarlama, onlara tatlı ve güzel söz söyle. Onlara merhametle tevazu kanatlarını indir. “Rabb’im! küçükken beni (merhametle) yetiştirdikleri gibi, Sen de onlara merhamet eyle” de. (İsra Suresi 23 - 24) 

Ailenin dağılmaması için iki tarafında fedâkar olması gerekir. İnanın ailenin  dağılması iki tarafada mutluluk ve huzur getirmeyecektir. Pişmanlıklar had safhada olacaktır. Anne kızının evliliğini yıkar sonra kızınada sahip çıkmaz. Sıkıntılı bir hayatın içine düşer. Erkek bir nebze bu işte rahattır fakat anne ve babasına karşı sevgisi azalır.

Evliliğin bitmesi kimse için iyi olmaz. Huzur olacağına aksine huzursuzluk doğar.

Batı ve onun yerli işbirlikçileri müslüman aileyi parçalamak için elinden gelen her şeyi yapmışlardır; ve de yapmaya devam etmektedirler. Onlar da biliyor. Kapitalist düzenin iyi işlemesi için; asgari ücretle tüm aile fertleri çalışmak zorunda, düşünüp akletmeyen bir topluluk istiyorlar.

Annenin dışarıda asgari ücretle çalışması. Hem isteklerini karşılıyamaması hemde o kadar insana hizmet etmesi anneyi kimliğinden uzaklaştırır ve bunun sonucunda evde huzursuzluklar ve aile yapısında  dağılma başlar. 

Halbuki erkek yeterli miktarda maaş almış olsa, anne evde hizmeti yapacak hem ahirette hemde dünyada kazanmış olacak. Böylece aile sağlam temel üzerinde olacak. 

Tabi ki istisnalar ayrı. 

"Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de aileme karşı en hayırlı olanınızım."      (Tirmizî, MenAkıb, 63)

Sağlıklı nesillerin yetişmesi için ailenin bir arada olması sevgi ve merhametle kuşanmış, birbirlerine tahammül gösteren ve rol model bir aile olması önemlidir. 

Çocuğun kişiliği küçük yaşlarda şekillenmeye başlar. Büyüyünce anne ve babadan ne görmüşse  kişiliği o şekilde oluşur.

"Sen Hanne validemiz  gibi Allah'a adarsan çocuğunu, onu güzel bir bitki gibi yetiştirsin diye, Zekeriyya'yı  Rabbim onun hizmetine verir."

Rabb’i Meryem’i güzel bir kabulle kabul etti. Ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Ve Zekeriyya’yı ona bakmaya kefil etti. Zekeriya, Meryem’in bulunduğu mihraba her girdiğinde onun yanında rızık (yiyecek) buluyordu. “Ey Meryem! Bu, sana nereden?” dedi. Meryem: “O, Allah tarafındandır” dedi. “Muhakkak ki Allah, dilediğini hesapsız olarak rızıklandırır.”   (Al-i İmran Suresi 37) 

Toplum içinde yanlış olan bilgiler aile içinede sirayet etmiştir. Buna örnek olarak kaynana meselesidir. Ya kendi öz annesi gibi kabul eder, yada kaynana dili kaktüs çiçeğine isim olur. Kay-nana lazcada iyi, güzel, hoş anne demektir. Diğer dillerde farklı olabilir. Gelin kaynanaya bakmaya mecbur değildir. Doğrudur kendi evlatları bakmaya mecburdur, ama bakarsa ecrini kat kat alır.

Gelin mecbur değilim der İslamı kullanır ama kendisi İslam'dan bi haberdir. İşimize geldiği gibi davranmak aile içinde çatlak oluşturur tamir edilmezse çatlak büyür. 

Dilimizi yumuşak tutacağız; dinimizi değil!..

Ey iman edenler! Eğer inkârı imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi dostlar edinmeyin. Sizden kim onları dost edinirse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir. (Tevbe Suresi 23)

Kadın ve erkeğin anlaşamadıkları konularda Kur'an'ı hakem yapmaları gerekir. Hoş görmek aileyi güçlü tutar. Hoşlanmadığımız  şeyleri ön plana getirmemek kavgacı değil, barışçıl tutum göstermek düzeni sağlamak her daim bizim elimizdedir bunu unutmamak akli selim insanlar için bulunmaz bir nimettir. 

Aileyi feth etmeden dışarıda başarılı olmak çok zor. İyi bir evlilik dinin yarısıdır. Dava adamı olmak, ıslahatçı olmak, tebliğ gibi islami faliyetlere  ailenin engel olmaması gerekir.

Aile içerisinde düzen sağlamak ve o düzeni aile içinde uygulamak hatta ıslah etmek dışarıda başarılı olmak için gereklidir. Aile içinde başarılı olamazsak eğer maalesef ki İslam kardeşliğini oluşturmak zor olur. Evdeki olumsuzluklar camia içine taşınır ve kardeşliği tesis etmek hususunda bazı arızalar meydana getirir. Bugün kardeşlik arasındaki tahammül edemememe bu meselenin ister istemez etkisi vardır.

 

 

AİLE OLMAK -II-

 
Aile bağlarını bir arada tutan sevgi ve güvendir. Nasıl bir olumsuzluk yaşanırsa yaşansın  sevgi ve güven olunca birbirlerine kenetlenme kolaydır. Bu ikisi olmayınca aile gücünü yitirmiştir. Bu sevgi ve güven İslam çatısı içinde harmanlanmış olacak ki! bir değer ifade etsin. İslamsız, sevgi ve güven, menfaate dayanan bir ilişkidir. Belki dünyada kısa süreligine iş yapar, âhirette ise hiç bir işe yaramadığı gibi ayrıca kişiyi büyük sıkıntıya uğratır.

Hac ibadetlerini bitirdiğiniz zaman, babalarınızı andığınız gibi veya ondan daha kuvvetli bir şekilde Allah’ı anın. İnsanlardan kimi: “Rabb’imiz! Bize dünyada ver” der. Bunun âhirette hiçbir nasibi yoktur. Bakara Suresi 200

Onlardan kimi de: “Rabb’imiz! Bize dünyada da iyilik ver, âhirette de iyilik ver ve bizi ateş azâbından koru” der. Bakara Suresi 201

Toplum batıl zihniyeti takip ettikçe çıkış yolu bulamıyacaktır. Sürekli hüsran dolu bir hayat onları beklemektedir. Kur'an'sız bir hayat fıtrata aykırı bir yaşamdır, insanı mutlu etmez. Rab bizi en iyi bilendir. Bize kaldıramıyacağımız bir yük yüklememiştir.

Kitap ve Rasül gönderip, fıtrata uygun dosdoğru bir yol  içinde ebedi yurda emin adımlarla götürecektir.

Onun için aile çok önemlidir. Kulluk tek başına olmaz, biz ile olur. Yalnız sana kulluk ederiz. Fatiha 5. Ayet

Aile yapısı bir sanattır, onu işleyecek sanatçı lazım. Aslında bize ait olanlar emanettir, emaneti bir gün sahibimize teslim edeceğiz.

Teslim ettiğimiz emanetleri O'nun yolunda kullanmışsak korku da yok, üzüntü de yok.

Şüphesiz ki “Rabb’imiz Allah’tır” deyip de sonra dosdoğru olanlar var ya, işte onların üzerlerine melekler (şöyle diyerek) inerler: “Korkmayın, üzülmeyin, vaad olunduğunuz cennetle müjdelenin.”  Fussilet Suresi 30

Eşler arası ilişki ve muhabbet sürekli olmalı, olmalı ki! Aile bireyleri de huzurlu olsun. 

 

Hastahaneler kadın hastalıklar ile doludur. Çocuk doğurmayı unuttu bugünkü anneler. Çocuk doğuran ve eşi ile düzenli beraber olan kadın istisnalar hariç hasta olmaz ve hastahanelerle de çok işi olmaz. O zaman ilaç firmaları zarar eder. Muhakkak hasta olman gerekiyor ki sana ilaç satsın. İlaç satan firmalar nasıl para kazansın?

Hayvanlarda doğum kontrolü yok, korunma da yok sürekli doğum yaparlar ve dünyanın dengesi hiç bozulmaz. Rızkı hiç kesilmez ve rızık endişeleride yoktur. Batılı ve yerli işbirlikçiler burayada müdahale ettiler, doğum kontrol hapı, birde korunma için tüm marketlerde alenen satılan sözde koruyucu? Gerçek koruyucu olan Allah'ı unuttular. Açlık sebebi ve daha 'refah' bir yaşam için fıtrata aykırı bir yaşamı tercih ettiler. Cenneti dünyada aradılar. Gerçek cenneti hep uzakta gördüler.

Eskiden annelerimiz çok çocuk doğururlardı ve hiç hastada olmazlardı. Yaşlı olunca bile güç ve kuvvetten düşmezlerdi. Elektrik ve trafo ile hiç işleri olmazdı, tezekle yakıt alırlardı hiç sigorta atmazdı. Evlilik mezara kadar sürerdi. Şimdiki evlilikler elektrik ile çalışıyor, sigorta atınca trafo devre dışı kalıyor boşanmalar hızlı bir şekilde yayılıyor. Kur'an ise bize dengeli bir hayatı vaaz ediyor. 

Anne tedaviyi tv'den öğreniyor, çeşit çeşit yemek yapmayı da tv den öğreniyor. Zamanın çoğu buralarda heba ediliyor. Kitap ve hayat okuması sürekli erteleniyor. Hayatımızı dijital ortama teslim etmişiz. Bizim için düşünüyor, bizim için hayatı proglamlıyor. Dahası bize bir şey kalmıyor.

Sürekli huzursuzluk ortamı ve stres bizi kuşatıyor. Allah'a kulluk unutulup ölüm anında pişmanlıklar ve keşkelerle hayat son buluyor.

Ölüm sarhoşluğu gerçekten geldiğinde, «Ey insan! İşte bu senin öteden beri kaçtığın şeydir.» denir. Kaf 19

Aileyi bir arada tutmak için Allah'ın bizlerden istediği kulluk görevleri yerine getirilmeli, bu oluşunca dünya ve âhîret aile için huzurdur.

Ey güven içinde olan huzurlu nefis!

Sen razı olarak, kendinden de razı olunarak Rabb’ine dön!

Kullarımın içine katıl!

Ve cennetime gir! Fecr Suresi 27-30

Şimdiki evlikler deneme ve maceraya benziyor. Sıkılınca yeni yeni maceralar arıyor. Aradığını bulduğunu zannedecek. Dünya hayatı onu aldatıp küçük mutluluklarla oyalayacak. İmtihanda olduğunu unutacak. Allah da onu unutacak.

Allah’ı unutan, Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte doğru yoldan çıkanlar bunlardır. Haşr Suresi 19

Haya güzeldir. Kadında olması daha güzeldir. Haya takva örtüsündedir. 

“Her dinin bir ahlakı vardır; İslam’ın ahlakı da hayâdır.”(İbn Mace, Zühd, 17),

“Hayâ imandandır.” (Buhari, İman, 16),

Takvayı güçlü tutmanın yolu Allah'la bağımızı sıkı tutmaktan geçer.Örtü tüm haramlara engeldir. Örtü olmayınca taviz verilir, Tavizde haya duygusunu ortadan kaldırır. Örtünme ayeti ilk mekke döneminde inmiştir. Müslüman hanımlarını takvayla bütünleştirmiştir. Takvayla bezenen beden Medine'de inen örtü ayetiyle tamamlanmıştır. 

Ey Âdemoğulları! Sizin için, avret yerlerinizi örtecek bir elbise ile giyip süsleneceğiniz bir elbise indirdik. Bir de takva elbisesi ki bu daha hayırlıdır. İşte bu Allah’ın (lütfunun) delillerindendir. Umulur ki düşünüp öğüt alırlar.   Araf Suresi 26

Günümüzde örtünenlerin bir kısmı maalesef tesettürün asıl boyutundan uzak. Takva yok, tesettürün ise maalesef içi boş ve takvasız olunca, tesettüre uygun bir hal olmuyor. Başını örtüyor, diğer bölgeler uygun değil veya lakayıt bir şekliyle konuşuyor. Müslüman hanıma yakışmayacak bir durum meydana geliyor.

Oysaki çevresine rol model olmalıydı!..

Taviz verme ve dahası insanı küfre götürür, oradan da ümitsizliğe sevk eder. İnsanın günah işlemesi normal, günaha alışması anormaldir. "Kurbağayı kaynamış su dolu kazana koyarsan sıcak değdiği anda sıçrar, soğuk su kazanına koyarsan sıçramaz, azar azar ısıtırsan alışır ve kaynayan suda ölür."

İşte örnekte olduğu gibi bizde azar azar küçük günahları önemsemezsek bizim durumumuz da kurbağadan farklı olmayacaktır.

“Mümin bir günah işlediğinde o günahı kalbi üzerinde siyah bir nokta teşkil eder. Şayet tövbe, istiğfar eder ve o günahtan arınırsa kalp aynası parlar. Günah arttıkça kararma da artar.” (İbn Mâce, Hadis no: 4244)

Erkeğin de tesettür ayeti var.

(Ey Muhammed!) Mümin erkeklere söyle, gözlerini (haramdan) sakınsınlar; avret mahallerini korusunlar. Böyle davranmak onlar için daha temizdir. Şüphesiz ki Allah, onların yaptıklarından haberdardır. Nur Suresi 30

Günümüzde erkekleri en çok zorlayan ayetle başbayız. İffeti korumak bu zamanda zor olsada ecri büyüktür. Bunun ilacı aile bağlarının ve eşler arasındaki muhabbetin ve sevginin her yönden güçlü olmasıdır. Eşlerin arası bozuksa işte o zaman eyvah! Vesvese artar, şeytan, ins şeytanlar devreye girer ve günahı süslerler bir bakarsın ki günah bataklığındasın.

Kendisi bakar, arkadaşını cehennemin ortasında görür.

Der ki: “Allah’a yemin olsun ki, az kalsın beni de helâk edecektin.

“Eğer Rabb’imin nimeti olmasaydı, mutlaka ben de (cehennemde) hazır bulundurulacaklardan olurdum.” Saffat Suresi 55-57 

Aileyi kökünden dinamitleyen (istanbul sözleşmesi) ıslah eden değil aksine aileyi dağıtan, kadını koruyan değil; aksine kadınıda, erkeğide, çocukları da mağdur edendir.

Evden uzaklaştırılan aile reisi, ailenin başsız kalması demektir. 6 ay uzak kalmasıyla kalp soğur, sevgi azalır bir araya gelince bile bir şeyler kırılmıştır, tamiride zordur. Bu ayrılıklar hatta cinayete bile teşvik ediyor.

İslam'dan nasip almamışların,bireylere verecekleri güzel şeyleri yoktur. İslam, insanın fıtratına hitap eden aileyi de, bireyleri de gerçek manada ıslah edendir.

İslam'ı hayatına uygulayacak mü'min şahsiyetler aranıyor!
 
 
hızır yıldırım
islam ve hayat

Google+ WhatsApp