Afrin’de PKK değil, Amerika yenildi

Afrin’de PKK değil, Amerika yenildi


Afrin’de PKK değil, Amerika yenildi: Bizim için zafer, onlar için bozgun devam edecek..

 

 

Türkiye, Afrin operasyonu ile çok büyük bir hesabı bozdu. Bir çokuluslu senaryoyu, bir büyük harita dizaynını, dört devleti aynı anda parçalama planlarını imha etti, boşa çıkardı. Türkiye açısından 21. yüzyılın ilk önemli jeopolitik hamlesidir bu.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 


Suriye üzerinden bir düğümü çözmüştür, bölgenin tamamına yönelen yabancı garnizon hesaplarını altüst etmiştir, terör üzerinden ordu kurulamayacağını ve böyle bir silahlı güçle bölgenin dizayn edilemeyeceğini, Suriye’nin bölünemeyeceğini bütün dünyaya göstermiştir.

Size o cepheyi açtırmayız: Terörle değil ABD ve İsrail ile savaştık

En önemlisi de, Türkiye’ye yönelen, “Türkiye Cephesi” açmaya hazırlanan, savaşı Türkiye içlerine taşıma planları yapan, bunu terör örgütleri üzerinden servis eden, ama arkasında topyekün saldırı hazırlıkları yapanların bütün planları yerle bir oldu.

Türkiye Afrin’de terörle mücadele etmedi. Bir terör örgütüne karşı mücadele vermedi. Karşımızda olan PKK/PYD değildi. Artık bu gerçeği bilelim. Artık “terörle mücadele” diye bir kavram olmadığını bilelim. Artık bunların bir savaş olduğunu, birçok devleti içeren bir büyük hesaplaşma olduğunu bilelim. Afrin’de bize karşı savaşan bir terör örgütü değil Amerikan askeri gücüydü. İngiliz aklıydı. İsrail saldırganlığıydı. Bazı Arap ülkelerinin aptallığıydı.

İkinci gün Afrin’e gittim: ABD-NATO yığınağı gördüm

Kurtarılmasından bir gün sonra, 19 Mart’ta Afrin’deydim. Cinderesi’nden geçtim. Oradaki çatışma izlerin gördüm. Afrin girişindeki çatışma izlerini gördüm. Şehirde hiçbir binaya zarar gelmediğini gördüm. TSK mensuplarının, ÖSO gruplarının, MİT personelinin özverili çabalarını, son derece dikkatli operasyonlarını gördüm.

Yol kenarlarında, cadde girişlerinde tünelleri, koruganları, beton bariyerleri gördüm. Mühimmat depolarını gördüm. Milyonlarca mermiyi, top mermilerini, füzeleri gördüm. Tamamen NATO standartlarına göre planlanmış, ABD mühendisliği ile yapılmış, içine TIR’ların girebileceği, bir orduyu donatacak silahlar, mühimmatlar bir terör meselesi değil, gördüm. Zaten biliyordum ama bir kez daha gözlerimle gördüm.

Türkiye’ye saldırı için yığınak yapılmış

Karşımızda bir ittifak gücü vardı, bir ABD gücü vardı, bir Batı çokuluslu cephesi vardı. Bu hazırlıklar PKK’yı ayakta tutmak için değil, Afrin’i savunmak için değildi. Tamamen gelecekte Türkiye’ye karşı başlatılacak saldırı için hazırlıklar yapılmıştı.

Birileri Türkiye’yi güneyden kuşatıyordu, Akdeniz’den İran sınırına kadar bütün güney sınırlarımızdan bizi çevreliyordu. Bu çevreleme bittikten sonra, sınırın Türkiye tarafında, yine İran sınırından Mersin’e kadar yeni bir kuşak planlayacaklardı. İşte o zaman Türkiye cephesi açılmış olacaktı. Savaş Anadolu içlerine taşınacaktı.

Fırat’ın Doğu’suna yönelme vakti geldi

Türkiye Afrin operasyonu ile İstiklal Savaşı kadar önemli bir adım atmıştır. Müthiş bir vatan savunması başlatmış, yeni bir işgal harekatını daha başlamadan boğmuştur. Birinci Dünya Savaşı ile bütün bölgeyi dizayn edenlerin, 21. Yüzyılda bölgeyi bir kez daha dizayn etmesinin karşısına dikilmiş, onların masa masa dolaştırdıkları harita taslaklarına karşı “bir başka harita”yı önlerine koymuştur.

Bu, çok büyük bir hesaplaşmadır, bir “acımasız direniş”tir. Bu, Türkiye’nin yeni bağımsızlık savaşı, yeni yükseliş tarihinin başlangıcıdır. Terör koridorunun, yabancı garnizon haritanın Akdeniz kapıları kapatılmıştır. Türkiye artık Doğu’ya dönecek, Münbiç ve Fırat’ın Doğu’suna yönelecektir. ABD ve terör ortakları Afrin’de yenilmiş, 15 Temmuz’dan sonra üçüncü yenilgisini almıştır.

Halep-Musul hattının kuzeyi: ABD bu kuşakta tutunamaz

Şurası kesindir; ne yaparlarsa yapsınlar ABD Fırat’ın Doğu’sunda da tutunamayacaktır. Ayn el Arab, Tel Abyad, Haseke, Sincar gibi İran sınırına kadar bütün kuzey bölgesi temizlenecektir. Terör unsurları tasfiye edilecek. Yanlarında kim varsa o da tasfiye edilmiş olacaktır.

Halep-Musul hattının kuzeyi Türkiye için stratejik güvenlik hattıdır. Bu hattın kuzeyindeki her gelişme bizi ilgilendirir, her yabancı unsur bizi tehdit eder, her terör örgütü bizi rahatsız eder. Dolayısıyla ülkemizin güvenliği için Türkiye bütün bu kuşakta her türlü operasyonel hakka sahiptir.

Bu yüzden müdahale Afrin’de durmayacaktır, duramaz. İran sınırına kadar devam etmek zorundadır. Çünkü böylesine büyük bir tehdit öylece ortada bırakılamaz, tamamen yok edilmelidir. Kimse endişe etmesin, Türkiye’nin buna gücü yeterlidir, hiçbir yabancı güç de bu bölgede Türkiye karşısında bir direnç göstermeyecektir.

‘Amerika ile aldatma’ ve bizim stratejik hedefimiz

Dışarıdan ve içeriden, operasyonların devam etmemesi için olağanüstü çabalar gösterilecek. Senaryolar devreye sokulacak, sabotajlar yapılacak, Türkiye dizginlenmek istenecektir. Ama devletin milli aklı, artık bu operasyonları yutmayacaktır.

Amerika ile aldatma dönemi bitmiştir. Avrupa ile aldatma dönemi bitmiştir. Çözüm süreci diye PKK ile aldatma dönemi bitmiştir. Suriye’de koalisyon dönemi bitmiştir, Suriye üzerinden Türkiye’ye komplo kurma dönemi bitmiştir. Stratejik hedefimiz Akdeniz’den İran’a uzanan kuşaktır.

Türkiye’nin güneyden çevrelenmesi için hazırlanan bu kuşağı bir “Türkiye Kalkanı”na çevirmektir. Afrin’in Çanakkale Zaferi’nin yıldönümünde, 18 Mart’ta kurtarılması işte bu stratejik aklın ifadesidir, o derin tarihi birikimin, siyasi genetiğin bugüne taşınmasıdır.

Erdoğan’ı dinleyin: Bizim için zafer, onlar için bozgun devam edecektir

Bence bölgede bundan sonra ne olacağı konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerine, cümlelerine odaklanın. Gerçek oradadır; yapılacak olan plan, verilecek olan mücadele, ulaşılacak olan hedef o cümlelerdedir. Çünkü o cümleler Malazgirt’ten, Çanakkale’den bu yana kurulan cümlelerdir. Öyle bir siyasi dildir. Afrin sonrası konuşmasında da bu dili, bu içeriği, tarihi derinliği, bugünün Türkiye’sinin nerelere ulaşacağı görülmektedir.

Afrin bütün Batılı istila projelerine verilen çok büyük bir cevap oldu. Biz onlara benzer cevaplar vermeye devam edeceğiz. Münbiç’te de vereceğiz, Sincar’da da vereceğiz, Kandil’de de vereceğiz. Türkiye’yi küçültme operasyonları yapanlara, Türkiye’nin nasıl büyüdüğünü, onlara bu bileği bükmenin mümkün olmayacağını göstereceğiz.

Çünkü bu yüz yıllık bir hesaplaşmadır. Bir “Acımasız Direniştir”. Anadolu’nun uyanışı, ayağa kalkmasıdır. Bu bir coğrafya inşasıdır. Bir vatan savunmasıdır. Dünyanın en büyük güçleri, terör örgütünün arkasına saklanan ülkeler Afrin’de bozguna uğratılmıştır.

Bizim için zafer, onlar için bozgun devam edecektir.

 

yeni şafak

Google+ WhatsApp