Afrika’nın yeni kriz bölgesi ‘Hedasi Barajı’na ilişkin 5 soru

Afrika’nın yeni kriz bölgesi ‘Hedasi Barajı’na ilişkin 5 soru

Etiyopya’nın nehrin en büyük kolu Mavi Nil üzerine inşa ettiği Hedasi Barajı’nın bölgede yarattığı tansiyonun yakın zamanda bitmesi beklenmediği gibi savaş dahil her ihtimal masada tutuluyor.

MısırSudan ve Etiyopya’yı sıcak çatışmanın eşiğine getiren ve Nil Nehri üzerinde hakimiyet mücadelesine yol açan Büyük Etiyopya Rönesans Barajı krizi, bölgesel ve uluslararası aktörlerin devreye girmesine rağmen çözülemiyor.

Yoğun diplomasi trafiğine rağmen Etiyopya ve Mısır tarafının uzlaşmasız ve inatçı tutumu sebebiyle müzakerelerde ilerleme kaydedilemiyor.

Her iki ülkeyle doğrudan çıkarları ve stratejik ilişkileri bulunan ve coğrafi açıdan bu ülkelerin arasında yer alan Sudan 3’lü anlaşmada ısrar ederken, diğer yandan da tarafları uzlaştırma çabalarını sürdürüyor.

Etiyopya’nın nehrin en büyük kolu Mavi Nil üzerine inşa ettiği Hedasi Barajı’nın bölgede yarattığı tansiyonun yakın zamanda bitmesi beklenmediği gibi savaş dahil her ihtimal masada tutuluyor.

AA muhabirleri, 5 soruda Afrika’nın paylaşılamayan nehri Nil’deki baraj sorunu ve uzlaşma olmazsa muhtemel sonuçlarını derledi.

Hedasi Barajı hangi amaçla, ne zaman ve nerede yapılmaya başlandı?

Etiyopya, Hedasi Barajı’nın inşasına 2011’de ülkenin batısındaki Benishangul Gumuz eyaletinde başladı. Sudan sınırına yakın bir bölgede yapılan barajın maliyeti yaklaşık 5 milyar dolar. İtalyan Salini şirketince inşa edilen barajın uzunluğu 1800 metre, derinliği de 140 metre.

Şimdiye kadar yüzde 74’ü tamamlanan Hedasi Barajı’nın ilk başta 750 megavat elektrik üretmesi planlanıyor. Bittiğinde 74 milyar metreküp su tutacak barajın toplam enerji üretim kapasitesi 6 bin 450 megavat.

Baraj, Nil Nehri’ni yüzde 85 oranında besleyen Mavi Nil Nehri kolu üzerinde yapılması nedeniyle büyük önem taşıyor.

Elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını hidroelektrik santrallerinden sağlayan Etiyopya, Afrika’nın en büyüğü olacak Hedasi Barajı ile yetersiz enerji üretimini gidermeyi amaçlıyor.

Mısır, Sudan ve Etiyopya arasındaki müzakerelerde hangi aşamaya gelindi?

Hedasi Barajı’nın inşasına başlanmasıyla bölgedeki ülkeler arasında nehir sularının kullanımı konusunda çıkan anlaşmazlık, birçok uluslararası aktörün devreye girmesine rağmen çözüme kavuşturulamadı.

Sudan, Mısır ve Etiyopya arasında 2015’te imzalanan “İlkeler Deklarasyonu” sonrasında defalarca bir araya gelen ülkeler, şimdiye kadar hiçbir nihai anlaşmaya varamadı.

Deklarasyonda, Mısır ve Sudan’a barajın ürettiği elektrik ihracatında öncelik verilmesi, barajın dolumu sırasında aşağı kıyı ülkelerin çıkarlarının korunması, zararların tazmini ve uzlaşmazlıkların çözümü için ortak bir yapı kurulması amaçlandığı belirtildi.

Son olarak geçen ay Sudan ara buluculuğunda başlatılan ve 1 hafta süren müzakereler, Mısır ile Etiyopya taraflarının uzlaşmasız ve birbirlerini suçlayan tavrı nedeniyle 18 Haziran’da sona erdi.

Kahire yönetimi, ertesi gün Birlemiş Milletler Güvenlik Konseyinden (BMGK) “soruna adil çözüm bulunması” için müdahalede bulunmasını istedi.

Yaklaşık bir haftadır Afrika Birliğinin inisiyatifinde devam eden yeni tur müzakerelerde de tarafların aynı tutumu sürdüğünden çözüm ihtimali uzak görünüyor.

Mısır, barajın yapıldığı Mavi Nil Nehri’nden her yıl en az 40 milyar metreküp su salınmasını ve barajın tamamen doldurulmasının uzun yıllara yayılmasını talep ediyor. Etiyopya ise yıllık 31 milyar metreküp salmak ve barajı 4 ile 7 yıl arasında doldurmak istiyor.

Mısır ve Sudan neye karşı çıkıyor?

Sudan, yağmur mevsimindeki taşkınları önleyeceği, tarım potansiyeline katkı sağlayacağı için barajın yapılmasına olumlu bakıyor. Ayrıca baraj, Sudan sınırına inşa edileceği için Hartum yönetimi, her gün saatlerce kesintilerin yaşandığı ülkede elektrik krizini ucuz yoldan çözüme kavuşturmanın hesaplarını yapıyor.

Hartum yönetimi, baraj çevresinin çok önemli bir nüfusu barındırdığı, teknik ve hukuki konularda anlaşılmadan barajın doldurulması ve işletilmesinin bölge güvenliği açısından riskler barındırdığı gerekçesiyle Etiyopya’nın tek taraflı adım atmasına kesin olarak karşı çıkıyor.

Mısır ise tarım ve içme suyunun neredeyse tamamını Nil Nehri’nden karşılıyor. Özellikle kurak mevsimlerde Mısır’ın “can damarı” Nil’e barajdan salınacak suyun miktarı, Kahire için hayati önem taşıyor.

Mısır, barajın daha geç ve kurak mevsimde daha çok su bırakılarak doldurulmasında ısrar ederken, Etiyopya, barajın Mısır ve Sudan’ı olumsuz etkilemeyeceğini savunuyor.

Etiyopya, tepkilere ne cevap veriyor?

Halkın yaklaşık yüzde 60’ının elektriğe erişiminin bulunmadığını belirten Etiyopya, kalkınma ve refah seviyesini yükseltme hedefine düzenli vurgu yapıyor. Sudan ve Mısır, Nil’den hem su ihtiyacını karşılayıp hem de enerji üretirken, Etiyopya bu fırsattan mahrum.

Mısır ve Sudan halkının barajdan olumsuz etkilenmeyeceği sözünü veren ve nehrin iş birliği alanına dönüşmesini hedefleyen Etiyopya, karşı tarafın ortaklıktan çok Nil Nehri üzerinde hegemonya kurmayı hedeflediğini ileri sürerek, nihai anlaşmaya varamıyor.

Etiyopya, Mısır’ın 1929 ve 1959’da yaptığı ve kendisine imtiyaz tanıyan anlaşmaları tanımıyor ve Mavi Nil‘de gelecekte yapılacak hiçbir projeye müdahale edecek bir anlaşmaya da imza atmak istemiyor.

Etiyopya sık sık Mısır’ın kabul edilmesi mümkün olmayan maddeler teklif ederek, görüşmeleri sekteye uğrattığını ileri sürüyor.

Baraj, anlaşma olmadan doldurulursa muhtemel senaryolar ne?

Uzmanlar, baraja ilişkin ortak bir anlaşmanın bölgenin kalkınması için hayati öneme sahip olduğunu ve uzlaşı sağlanamazsa uluslararası kuruluşların, yaptırımların ve hatta savaşın dahi devreye gireceğini ifade ediyor.

Bazı uzmanlar, yakın zamanda bir anlaşmaya varılma ihtimalini oldukça zayıf görürken, krizin ancak BMGK’nin müdahalesiyle çözülebileceğini savunuyor.

Mısır’ın su ihtiyacının neredeyse tamamını karşıladığı Nil’i “can damarı” olarak gördüğünü, bölge egemenliği için tarihten gelen haklara sahip olduğunu iddia ettiğini ve bu sebeple bu konuda çok hassas davrandığını belirten uzmanlar, Mısır ve Etiyopya’nın tüm diplomatik gücünü kullanacağını, bunun söz konusu ülkelerin bundan menfaat bekleyen ülkelere de büyük tavizler vereceği anlamına geldiğini belirtiyor.

Bir kısım uzmanlar ise Sudan’ın daha çok ara bulucu rolü üstlendiği krizde, Etiyopya ile Mısır arasında sıcak çatışmadan ziyade tarafların azınlıklar, etnik gruplar ve ayrılıkçılar gibi meseleler üzerinden çatışmaları körükleyen diplomatik ve istihbarat “savaşlarına” başvurabileceğini, medya üzerinden propaganda savaşlarının ise çoktan başladığını ifade ediyor.

Elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını hidroelektrik santrallerden sağlayan Etiyopya, Afrika’nın en büyüğü olacak Hedasi Barajı ile yetersiz enerji üretimini gidermeyi amaçlıyor.

En nihayetinde Mısır ve Sudan’ın anlaşma olmadan barajın dolumu ve işletilmesine kesin olarak karşı çıkmasına, BMGK’nin anlaşmazlığın ”diyalog yoluyla” çözülmesi çağrısına rağmen Etiyopya, anlaşma olmasa dahi barajın bu ay doldurulacağını duyurdu.

Google+ WhatsApp