Aday bile belirleyemeyen CHP’ye, kim oy verir?

Aday bile belirleyemeyen CHP’ye, kim oy verir?


Aday bile belirleyemeyen CHP’ye, kim oy verir?

 

 

Parlamenter sistem 16 Nisan halkoylaması ile birlikte tarih oldu.

Daha doğrusu, yapılacak ilk seçimle birlikte tarih olması kararlaştırıldı..

İlk seçim de, 24 Haziran’da..

Ne olacak, 24 Haziran’dan itibaren?

Artık milletvekili seçimi ile, hükümet kurulma işlemi paralel yürümeyecek..

Teorik olarak uç örnekler vereyim ki, konu daha iyi anlaşılsın..

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde silme CHP’liler dolabilir..

Ama ülkenin yönetimi AK Parti’nin adayı Tayyip Erdoğan’a teslim edilmiş olabilir..

Yanlış anlaşılmasın..

Sadece cumhurbaşkanlığı değil..

Bakanlar Kurulu da.. İcraat anlamında ülkenin yönetimi de, tümü ile Tayyip Erdoğan’a teslim edilmiş olacak..

Öyle ise, partilerin nihai hedefi, TBMM seçimleri değil, cumhurbaşkanlığı seçimi olmalı..

Çünkü ülkeyi, cumhurbaşkanı yönetecek..

Bugünkü anlamı ile icraat yapacak olan hükümeti, güvenoyu gereği bile olmaksızın, cumhurbaşkanı belirleyecek..

Ülkeyi yönetme iddiasındaki CHP’nin, bu gerçeği hâlâ anlayamadığı ortada..

Onun içindir ki..

Kongrelerde genel başkanlık koltuğunu rakiplerine bırakmamak için ölümüne mücadele eden Kemal Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olarak çıkmayı şu ana kadarki açıklamaları ile düşünmediğini gösterdi..

Cumhurbaşkanlığına aday olmaz isen, ülkeyi nasıl yönetebilirsin?

Eskiden, seçim meydanlarında tek başına iktidara gelme şeklinde bir söylemi yoktu ama..

En azından milletvekili adayı oluyordu.. 

Başbakanlık için de, milletvekili olma şartı arandığından..

“Başbakanlığı tümü ile aklından çıkarmış” diyemiyorduk..

Fakat 24 Haziran için..

Artık bunu söyleyebiliriz..

Fotoğrafa bakın..

Kemal Bey CHP’nin Genel Başkanı..

Partide genel başkanlık yarışını kaybeden isim, cumhurbaşkanı adayı.. Dolayısı ile (zorun zoru da olsa) seçildiği takdirde hükümetin başı..

Böyle absürt bir fotoğrafı veren CHP’ye, seçmen güvenebilir mi?

Böyle bir parti, cumhurbaşkanlığı seçiminde de, milletvekili seçiminde de.. Bırakınız partinin dışındaki seçmenden, kendi tabanından firesiz oy alabilir mi?

Bugün açıklanacağı belirtilen CHP’nin cumhurbaşkanı adayı, Kemal Kılıçdaroğlu olmadığı takdirde..

Kemal Bey’in, “ülkeyi yönetme” diye bir amacı, bir hedefi olmadığı, artık kesinleşmiş olacak..

Partinin genel başkanının böyle bir derdi yok ise..

Partideki  genel başkanlık yarışını bile kaybeden ikinci ismin veya partide genel başkanlık yarışına girmeye bile cesaret edemeyen diğer isimlerin, ülkeyi yönetme konusunda samimi bir talepleri olduğunu söylemek mümkün olabilir mi?

Onu da hiç sanmıyorum..

Muharrem İnce, CHP’nin genel başkanı olabilmek için, parti delegelerinden bile yeterli oyu alamaz iken..

Şimdi halkın genelinden, % 50+1 oy alabileceğini kim, nasıl söyleyebilir ki?

Buna; Muharrem İnce’nin kendisi bile inanabilir mi? 

Sadece solcuların olduğu bir partide yarıdan fazla oyu temin edemeyen Muharrem İnce’nin; sağcısı, dindarı, milliyetçisi olan halkın genelinden % 50+1 oy alması, kim ne derse desin, tek kelime ile imkansız..

CHP’nin diğer adayları için de, aynı itirazlarımız geçerli..

İlhan Kesici, Kemal Kılıçdaroğlu’nun partinin genel başkanlığı koltuğunda oturmasına itirazı olmayan bir isim..

İlhan Kesici’nin, partinin başkanlığını bile düşünmüyor iken, ülkenin yönetimine aday olması, sadece formaliteden adaylık görüntüsü verir.. 

Bunun bir adım ötesinde anlamı olduğunu da kimse iddia edemez..

Dolayısı ile..

24 Haziran seçimleri itibariyle, “CHP’nin ülkeyi yönetme iddiası sıfırlanmıştır” dersek, yanlış bir tespitte bulunmuş olmayız..

Bu vesile ile, CHP yönetiminin kuyruğu dik tutma şeklinde yorumlayacağımız son çırpınışlarını da yorumlayalım..

Nedir o?

Cumhurbaşkanlığı seçiminde bir varlık gösteremeyecek olsalar da.

TBMM’de diğer muhalefet partileri ile birlikte 301 milletvekilini elde ederek, parlamenter sisteme geri dönme hülyası..

Yok arkadaşlar, böyle bir imkan!..

Bilerek halkı kandırıyorsanız, bir yanlış..

Hukuki durumu bilmiyorsunuz da, cahilliğinizden bunu söylüyorsanız, iki defa yanlış..

Parlamenter sisteme geçmek için, 301 milletvekili yeterli değil..

Parlamenter sistem-başkanlık sistemi ayrışması, anayasa değişikliği ile gerçekleşti..

Şimdi tekrar geriye dönmek istiyorsanız..

Mürteci damgası yemeniz bir yana..

Bir de TBMM’de nitelikli çoğunluk sağlamanız gerekir..

Bunu ise, hayal bile edemediğinizden dolayı, “Biz 24 Haziran seçimlerinde, nitelikli çoğunluğu elde edeceğiz” şeklinde bir cümle, hiçbir CHP’liden duyulmadı..

Öyle ise..

Parlamenter sisteme de dönmemiz, en azından 24 Haziran seçimleri sonrasındaki dönem için, kesin olarak söyleyebiliriz ki tam bir hayal..

Bunu CHP’liler açık açık seçmene söylerlerse..

Belki sonraki seçimler açısından, bir kredibilite sağlamış olurlar..

Yoksa..

24 Haziran kaybedildiği gibi..

Sonrakileri de kaybetmek şimdiden kesinleşir..

Seçmen eminim dikkatle izliyordur..

Özellikle CHP seçmeni..

Kemal Bey’in Tayyip Erdoğan’a yönelik itirazlarından birisi de, “tek adam”lık değil miydi?

Affedersiniz..

Şu son, “cumhurbaşkanı adayını belirleme” sürecinde, CHP’nin yaptığı nedir?

Kemal Kılıçdaroğlu’nu yetkilendirmek..

Ve bir haftadır, Kemal Kılıçdaroğlu’nun iki dudağının arasından çıkacak ismi gözetmek..

Hani tek adamlığa karşı idiniz?

% 25 oy ile böylesine tek adamlık yaparsanız..

Bir de % 50 oy alabilecek bir teveccühe kavuşursanız..

Kimbilir ne “adam” olursunuz..

Tahmini bile mümkün değil!

 

yeni akit

Google+ WhatsApp