Adam olmakla beşer olmak arasındaki fark

Adam olmakla beşer olmak arasındaki fark


Adam olmakla beşer olmak arasındaki fark

 

 

İman kişiyi beşer olmaktan insan olmaya taşıyan ve onu cennetle onurlandıran üst bir değerdir. Yeryüzünde imanın üzerinde bir değer yoktur. Zira iman etmek, adalet, merhamet, iyilikseverlik, paylaşım, şefkat, fedakârlık, sabır, bağışlama vb. bütün ulvi değerleri bünyesinde toplayan ve bu değerleri gerçek sahibine hasreden bir dinamiktir. Bizler kendi irademizle tayin edemediğimiz bir ailenin, toplumun ve kültürün ortasında doğuyor ve potansiyel olarak taşıdığımız özü imanın gücü ile şekillendirerek insanlık seviyesine yükseliyoruz. Var oluşunu maddi ölçüler üzerine kuran ve Allah’ın koyduğu ölçülere sırtlarını çevirenler ise fıtratlarında mevcut olan özü geliştirme fırsatı bulamaz ve beşer olarak yaşayıp ölmeye mahkûm olurlar. Beşerin bütün hayali maddi anlamda varlığını sürdürebilmek için ihtiyacı olan imkânlara sahip olabilmektir. O bütün enerjisini bunun için harcar, hayallerini bunun üzerine bina eder varlığına bu pencereden bakar.

 

Beşeri zaafları ile dünyaya gelen insan imani bir terbiye ile erdem ve fazilet sahibi olur ve insani bir duruş sergiler. Zira o beşeri zaaf ve kusurlarının yanında Yaratıcı’nın ruhunu taşıyan ve O’nun vahyini almaya ve anlamaya müsait olan tek varlıktır. “Onu biçim verdiğimde ve ona ruhumdan üfürdüğümde hemen ona secde edin.” (Hicr, 29).

Beşer olmakla insan olmak arasındaki en bariz fark iman ve bundan beslenen ahlaki değerler ve maneviyattır. Nitekim Resulullah, “Dinin yarısı güzel ahlaktır” buyurmuş ve ahlaki değerlerin önemine vurgu yapmıştır. Fakat ne yazık ki günümüzde dini eğitim deyince İslam’ın sadece ibadet boyutu akıllara geliyor. Yaz döneminde çocuklarımızı Kur’an kurslarına veriyor ve burada İslam’ın ve imanın şartlarını, 32 farzı, namaz ve diğer ibaretlerin adabını öğrenmeleri için teşvik ediyoruz. Fakat dinin omurgası olan adalet, hakkaniyet, şefkat, paylaşım gibi değerlerin aktarılması noktasında hiçbir çaba göstermiyoruz. Çocuklar ahlaki değerlerin aktarımı noktasında ne aile ortamında ne de eğitim kurumlarında destekleniyor. Dinin birkaç emrini yerine getirerek sorumluluktan kurtulabileceklerini zanneden ebeveynler çocukların önüne karmaşık bir yol haritası koyuyor ve bu yollardan aşarak insanlaşabileceklerini zannediyorlar. Fakat olmuyor. Zira insan olmadan iman üzere yaşamak mümkün olmuyor. İnsan olmadan iyilik ve takva üzere yaşayabilmek mümkün olmuyor. İnsan olmadan erdem ve faziletleri yeşertmek mümkün olmuyor. Fakat gel de bunu bizim ailelere anlat. Konuyu gündeme getirdiğinizde size öfke ile çıkışıyor ve “hiçbir şeyi eksik etmedim, okuttum meslek sahibi yaptım, dini eğitim de verdim ama uygulamıyorlar” deyip işin içinde çıkıyorlar.

 

milli gazete

Google+ WhatsApp