“Adam” kazandı

“Adam” kazandı


“Adam” kazandı

 

 

"Adam” kazandı.

Artık unuttuk, sayısını kazandığı seçimlerin. Her seçimde halkın dinamiklerini, Türkiye’nin isteklerini çok iyi değerlendirerek, süzerek, ortaya koyarak kazandı. Herkesin başka cümleler kurmasını beklediği “galibiyet anları”nda o sürekli “Allah’ın inayeti, halkın teveccühü” diyerek kazandı.

“Adam” kazandı.

 MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN

 


Hem de ne kazanmak, hem de ne kazanmak. Bir yanda tabanına “her dört seçmenden biri HDP’ye oy versin de HDP barajı aşsın” diyebilen Atatürk’ün partisi CHP’ye; bir yanda meydanlarda 28 Şubat sürecinin sembolü 10. Yıl Marşı’nı coşkuyla söyleyecek kadar kendini kaybetmiş Saadet’e; bir yanda TİKA’yı kapatmayı seçim vaadi yapan “karanlık 90’lar kraliçesi”nin başında olduğu İYİ Parti’ye rağmen kazandı… Tabiri caizse eze eze, ufalaya ufalaya kazandı.

“Adam” kazandı.

Kendisini sömürge valisi zanneden aşağılık emperyalistlerin manşetleriyle çarpışa çarpışa, “bu kez gidecek” analizleriyle vuruşa vuruşa kazandı. Eski alışkanlıklarıyla Türkiye’ye ayar vermeye çalışmanın kolay olduğunu düşünen züppe polit-bürolarla, o büroların memleketteki gönüllü ya da profesyonel uzantılarıyla savaşa savaşa kazandı.

“Adam” kazandı.

P.İ.Ç FETÖ’sü, aşağılık PKK’sı yetmezmiş gibi dolar kuruyla, yetmedi patatesle-soğanla kurulan tuzakları birer birer sahiplerinin ellerinde bırakarak kazandı. Türkiye’de kaos ortamı bekleyen çakalları şapa oturtarak kazandı.

“Adam” kazandı.

Üstelik memleketimizin tüm dünyaya bir kez daha “seçim kültürü dersi” verdiği bir seçimle; katılımın yüzde doksana dayandığı bir seçimle kazandı. Verilen milyonlarca oyun üç saat içinde sayılıp sınıflandırıldığı, yurt dışından verilen oyların rekor düzeye ulaştığı bir seçimle kazandı.

“Adam” kazandı.

Diline “ayakkabı kokusu”nu dolayacak kadar cüretkâr zıpçıktıların, memleketi sadece sosyal medyadan ibaret zanneden heveskârların, galiz küfür etmeyi “özgürlük” zanneden danaların, matematik bilmediği için “alanda 5 milyon insan vardı” yalanına sarılan yarı-aydınların, kendileri yandaşlığın dibini sergilerken bize yandaş diyen yanaşma medyacıların, “Tanrı şehre indi” diyecek kadar gözü karartmış müstamel aforizmacıların bütün hakaretlerini boşa çıkararak, tüm cesaretlerini kırarak kazandı.

“Adam” kazandı.

Bosna’dan, Filistin’den, Somali’den, Sudan’dan, Kosova’dan, Pakistan’dan, Myanmar’dan, Gazze’den, Halep’ten, Şam’dan, Afrin’den, Cerablus’tan dualar ala ala kazandı.

“Adam” kazandı.

Şimdi sırada önümüzdeki 5 yıl boyunca “şaha kalkmış” bir Türkiye resmini elbirliği ile hayata geçirmek var. Kurumların değişen yapılarıyla birlikte siyasetin dilinin de değişeceği yepyeni bir düzlem var. Terörle mücadelede daha da etkin bir yol haritası var. Türkiye’nin “Türkiye düşmanlığı” yapmayan bütün kesimleriyle kucaklaşmak var. Üretime ve istikrara dayalı sürdürülebilir bir ekonomik modeli hayata geçirmek var. Adalet ve özgürlük başlıklarının tahkim edilmesi, güçlendirilmesi var.

O halde vira Bismillah.

 

yeni şafak

Google+ WhatsApp