Adalet ve merhamet ilişkisi

Adalet ve merhamet ilişkisi


Ahlaki değerler kardeştir, birbirinden hem güç alır hem de etkilenirler. Bazı değerler ise merhamet ve adalet gibi aynı damarda hayat bulan ikiz kardeşlerdir. Biri olmadan diğeri varlığını sürdüremez, kalplerde hayat bulup yeşeremez.

 

Varlık âleminin kalbi bu iki önemli değerde atar; adalet ve merhamet… Baktığınız her zerrede, aldığınız her nefeste, bastığınız her noktada Allah’ın adaletini görebilir, merhametin izlerine rastlayabilirsiniz. Aklı ve şuuru olmayan bir hayvanın yavrusunu kanatlarının altına almasını kuşkusuz akılla açıklayamazsınız ve merhametin o hayvan üzerindeki dönüştürücü etkisini somut verilerle algılayamazsınız.

 

Merhamet olmadan kalp atmaz, nefes akmaz, göz görmez, kulak duymaz, yaprak kıpırdamaz. Fakat merhametin de yaslandığı adalet gibi güçlü bir değer vardır ki, bu iki kavram birbirinden ayrılamaz adalet varsa merhamet de vardır, merhamet varsa adalet de vardır. Değerlerin ülkesi kalptir, adalet de merhamet de burada barınır, burada hayat bulur ve burada yeşerirler. O yüzden arifler, hak âşıkları gözle değil kalple görmeye önem vermişlerdir.

 

Necip Fazıl’ın Reis Bey adlı eserinde anne katili olmakla yargılanan ve idama mahkûm edilen genç sesini yükseltir, “Etmeyin Reis bey, siz ağlayamazsınız, ağlayabilseydiniz anlayabilirdiniz. Siz merhametten, acıma duygusundan kötülük ortaya çıkacağına inanmışsınız, haklı olduğunuz noktalar olabilir fakat bundan büyük iyilikler doğacağını unutmuşsunuz, merhamet kaldırılmış sizin kalbinizden.” der.

Ve… Gencin idamından sonra gerçek suçlu ortaya çıkar. Halini arz eden ve anlaşılmayı bekleyen gence itibar etmeyen, onun feryadını duyamayan Reis bey bu saatten sonra vicdanının sesini bir türlü susturamaz ve görevinden istifa eder geri kalan ömrünü elem bir azap içinde geçirir. Yıllar su gibi akıp gider ve bir gün kendisi de aynı akıbeti yaşar… Gencin ifadelerinde dikkat çeken bir husus var; ağlayamazsınız ağlayabilseydiniz anlayabilirdiniz… Ağlamak yoğun empati ve ince kavrayış gerektiren bir durumdur. Ve eğer ağlayabiliyorsanız kulaklarınızla değil kalbinizle duyar ve kalbinizle konuşursunuz. Empati yaptığınız kişinin iç dünyasına ulaşır ve halini anlarsınız, onun acısıyla kardeş olur ve elinden tutarsınız. Eğer onun yüreğine misafir olmamışsanız somut göstergelerle hareket eder ve bu olayda da olduğu gibi kalp ülkesini yıkabilirsiniz.

 

Tıpkı sevgi gibi merhamet de verdikçe ziyadeleşen bir değerdir. O nedenle ekmeğinizi aşınızı paylaştığınız insanlara şefkatle yaklaşın, merhametle kucaklayın onları ve iyiliği bulaştırın. Korkmayın, siz şefkatinizi verdikçe, kalbinizde filizlenen bütün değerler arttıkça artacak ve verdikleriniz misliyle size geri dönecektir…

Google+ WhatsApp