ABD’nin başkenti toparlanamıyor!

ABD’nin başkenti toparlanamıyor!

Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybeden ABD’li sayısı 210 bine yaklaşırken, özellikle yönetimlerinde Demokratların hakimiyetinin bulunduğu kentler hâlâ toparlanabilmiş değil.

Milliyet yazarlarından Ali Çınar, son ABD seyahatinin ardından, orada karşılaştığı manzarayı yazdı. Pandemi sonrası başkentin bir türlü toparlanamadığını vurgulayan Çınar, ABD ile Türkiye arasında sağlık sistemi yönünden kıyaslamada da bulunuyor.

Yazısının bir bölümünde şunları anlatıyor Ali Çınar:

Uzun zaman sonra trenle Washington D.C’de 1907’de kurulan “Union” istasyonuna geldim. Çıktıktan sonra normalde minimum 20 dakika beklenen taksi durağı bomboştu. Durakta müşteri yerine boş taksi kuyruğu olması, ülkenin ekonomik durumunu da gösteriyordu.

Bindiğim taksinin şoförü “Yaklaşık 3.5 saattir müşteri bekliyorum” diyerek serzenişte bulundu. Ben de “Suçlu kim?” diye sorduğumda, “Seni bırakacağım Kongre’dekilere söyle. Hepsi suçlu. Kim bu kısıtlamaları getirdiyse, can çekişiyoruz!” dedi. Siyahi şoföre Joe Biden’a mı, yoksa Donald Trump’a mı vereceksin diye sorduğumdaysa, “Biden” yanıtını vermesi ilginçti. Zira 2016 başkanlık seçimlerinde başkentlilerin yüzde 90’ı Hillary Clinton’a oy vermiş. Kongre önüne geldiğimizde, taksi şoförü “Nakit ver ne olur, kredi kartıyla ödeme. Karnım aç!” demez mi?

Zorluk her yerde

Şehirde bulunan 18 üniversitenin tamamında eğitim “uzaktan” devam ettiğinden, Georgetown ölü bir yer olmuş. Oteller deseniz, çoğu neredeyse kapıya kilidi vurmuş. Otellerde doluluk sadece yüzde 8. Bir kahve zinciri dükkanına girdiğimde, ne sıra var ne de yeterli eleman. İşletmecisi, “189 çalışanımız vardı, Mart’tan itibaren 150’sini çıkarttık” diye özetledi durumu.

Başkentte ofis çalışanlarının yüzde 95’i evinden çalışıyor. Yani yaklaşık 167 bin kişi ofise gitmiyor. ABD’de genel beklenti, aşı bulunsa da ofis kültürünün azalacağı ve birçok firmanın, çalışanına “Evden çalışmaya devam!” diyeceği yönünde.

Başkentin Belediye Meclisi, 2021 yılı bütçesini 8.5 milyar dolar olarak onaylarken, gelecek yılın bütçesinden en az 500 milyon dolarlık bölümü bu yıl kullanılmak zorunda kalacaklarını açıkladı.

Açıkçası bu şartlarda, Kovid-19 mücadelesini şayet Biden yönetseydi ne kadar başarılı olurdu, tam anlamıyla soru işareti… Zira Biden, Kovid-19 tehdidi geçene kadar ülkenin tamamen kapatılmasından yana olduğunu dile getiriyor. Trump çok şanssız ve seçim yarışına büyük zorluklar içinde devam ediyor. Bakalım, Trump, 29 Eylül’de TV’deki ilk açık oturumda kararsızları kendisi lehine oy vermeye ikna edebilecek mi?

‘Türkiye sağlık sisteminde olumlu yanlar daha fazla’

ABD’de, tıp alanındaki öncü çalışmalarıyla bilinen Columbia Üniversitesi’nden, Doç.Dr. Özge Karadağ Çaman ile görüştüm. Kendisi, üniversitenin Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi’nde Halk Sağlığı Doktoru ve The Lancet Kovid-19 Komisyonu üyesi. Ayrıca, Türk-Amerikan Tabipler Derneği üyelerinden. Doç.Dr Çaman ile söyleşimdeki dikkat çekici noktaları sizlerle paylaşmak istiyorum:

– Pandeminin seyrini, virüsün kendisinden çok, insanlar olarak bizim kararlarımız ve davranışlarımız etkiliyor. Bu bilimsel gerçeği kabul eden, politik kararlılık gösteren ve gerekli toplumsal önlemleri alan ülkelerde, salgının da kontrol altına alınabildiğini görüyoruz. Ancak ne yazık ki politik, ekonomik, kültürel ve daha pek çok nedenle ABD, henüz ülke genelinde kontrolü sağlamaktan uzak,

– Vaka sayılarının yüksek olduğu bazı eyaletlerdki yoğunluk ve acil olmayan Kovid-19 dışı sağlık hizmetlerinde yavaşlama söz konusu,

– Ülke politikalarında ve alınan önlemlerde bir değişiklik olmazsa, ABD’yi zor bir sonbahar ve kış dönemi bekliyor. Ancak yerel önlemleri ciddiyetle uygulayan eyaletler, önümüzdeki ayları daha az hasarla geçirecektir,

– Normalde uzun süren aşı onay sürecinin, pandemide acil kullanılabilmesi amacıyla kısalacağı tahmin ediliyor,

– Her ülkenin sağlık sisteminde geliştirilebilecek konular vardır. Ama genel olarak Türkiye’deki sağlık sisteminin, ABD’dekine oranla çok sayıda olumlu yönü bulunduğunu söylemek mümkün. Sağlık alanında bilimsel araştırmalar ve ürün geliştirme konusunda iyi imkanlara sahip olmakla birlikte, ABD, sağlık sigortası sistemi ve sağlık hizmetleri sunumu açısından Türkiye’ye kıyasla daha fazla özelleşmenin olduğu bir ülke. Mevcut sigorta sisteminin karmaşıklığı, sağlık hizmetlerinin pahalılığı, hizmetlere erişimde ciddi sorunlar ve eşitsizlikler yaşanması da, cabası,

– ABD’de birinci basamak sağlık hizmetleri ve halk sağlığı sistemi de, Türkiye’ye kıyasla daha az oturmuş durumda. Bugün pandemide, Türkiye’nin ABD’ye kıyasla daha olumlu bir tablo çizmesinin altında yatan önemli sebeplerden biri, işleyen ve kamuya dayalı bir halk sağlığı sistemine sahip olmasıdır.

(İktibas Dergisi)

Google+ WhatsApp