ABD, İran’a saldırma cesareti gösteremedi mi?

ABD, İran’a saldırma cesareti gösteremedi mi?


ABD, İran’a saldırma cesareti gösteremedi mi?

 

 

Körfez bölgesinde ABD ile İran arasında gerginlik sürüyor. Tabii bu gerginlik sebebiyle birçokları savaş senaryoları üretmeye başlamışlardı. Ancak bizim yazılarımızı takip edenler bölgede yeni bir savaşın fitilinin çekilmesi ihtimalinin çok güçlü olmadığını, ABD’nin tehditlerinin ve bölgeye savaş gemilerini yönlendirmesinin de bir psikolojik savaş olduğunu dile getirdiğimizi hatırlayacaklardır. 

Gerginlik bir yandan sürerken, Umman Denizi’nde 12 Mayıs ve 13 Haziran 2019 tarihlerinde yani bir ay arayla, gemilere ve petrol tankerlerine yönelik önemli saldırılar oldu. ABD bu saldırıların tümünden İran’ı sorumlu tuttu. Ancak İran suçlamaları reddederek arka planında ABD ve İsrail’in olduğu iddiasında bulundu. Bu saldırıların oluşturduğu dumanlı hava henüz dağılmadan İran, ABD’nin bölgede keşif yapan bir insansız hava aracını düşürdüğünü açıkladı. Bunu ABD de doğruladı ve İran’a tepki gösterdi. 

Bu durum karşısında akla gelen soru: “Acaba İran gerçekten ABD’nin saldırma cesareti gösteremeyeceğini bilerek mi bu aracı düşürdü yoksa savaşı üzerine doğru çekmek mi istiyor?” İkinci ihtimalin söz konusu olabileceğini iddia etmek anlamsızdır. Çünkü İran ambargo yüzünden gerçekten ciddi zorluk çekiyor. ABD ile savaşa girmeye de arzulu değildir. Çünkü kendisi ABD’nin askeri hedeflerine yönelik saldırılar düzenleme imkanına sahip olsa da ABD’nin onun hem askeri hem de sivil hedeflerine saldırma imkanları var ve böyle bir savaş İran’a ağıra mal olur. Buna rağmen nasıl ABD İHA’sını düşürme cesareti gösterebildi? O zaman birinci ihtimal akla geliyor ve Amerikan medyasında yayınlanan bazı haberler de bize fikir veriyor. 

New York Times gazetesinin yayınladığı bir haberde Amerikan İHA’sının düşürülmesi üzerine ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a cevap amacıyla saldırılar düzenlenmesi planını onayladığı ama son dakikalarda kararından vazgeçtiği ifade edildi. 

Habere göre saldırıların 21 Haziran Cuma şafak vaktinden önce gerçekleştirilmesi ve İran’ın bazı füze bataryalarının ve radar sistemlerinin vurulması hedefleniyordu. Gemilerde hazırlıklar yapılmış ve uçaklar saldırı için hazır duruma geçmişlerdi. Ama son anda saldırıdan vazgeçilmesi talimatı geldi. 

Gazete saldırıdan vazgeçilmesi kararının Trump’ın kendi kararı mı olduğunun yoksa üst kademedeki yöneticilerin lojistik ve stratejik sebeplerle böyle bir karar mı aldıklarının ise bilinmediğini dile getirdi. 

Bu hadise ABD’nin İran’a yönelik tehditlerinin biraz içi boş balonlardan ibaret olduğunu ortaya çıkarması açısından önemli bir gelişmeydi. 

Biz ABD’nin Irak’a yönelik saldırıda Saddam’ı uzun süre ambargo ile yıpratmasına, savaş gücünü iyice zayıflatmasına rağmen yine de dünyanın ileri gelen güçlerini yanına almadan ve büyük bir koalisyon oluşturmadan tetiği çekme cesareti gösteremediğine daha önce dikkat çekmiştik. İran her ne kadar Rusya ile birlikte Suriye halkının özgürlük mücadelesine karşı verdiği vahşi savaşta epey yıpranmış olsa da ABD saldırısına karşı kullanabileceği önemli bir silah gücüne sahiptir. ABD ise İran karşısında yanına Arap dünyasındaki dikta rejimlerinin dışında herhangi bir destekçi güç alabilmiş değildir. Sanıyoruz İran bu gerçeği gördüğü için ABD İHA’sını düşürme cesareti gösterebildi. 

Tahminimize göre ABD İran’a zaman zaman şiddetli tehditlerde bulunsa ve muhtemelen bazı sıcak gelişmeler yaşansa da şimdilik Amerikan yönetiminin tercihi onu ekonomik yönden zayıflatmak için ambargonun etki gücünü artırmak olacaktır. İran’ın bugün Irak’taki siyasi gücü elde etmesinin ve orayı adeta bir arka bahçe haline getirmesinin ABD’nin burayı işgal etmesinden sonra gerçekleşmiş olduğu gerçeğini de gözden uzak tutmamak gerekir. 

 

yeni akit

Google+ WhatsApp