7 Kilisenin Hakimiyeti

7 Kilisenin Hakimiyeti

Sıcak konu Suriye, daha az sıcak konu Irak ve genel olarak Ortadoğu konuşulduğunda, olan bitenleri “enerji, enerji güvenliği, ticaret yollarının kontrolü” gibi noktalardan bakanların analizlerini ciddiye almıyorum.

Elbette olan bitenin bu konular ile ilgisi olabilir ama hepsini sadece bu pencereden bakarak yorumlamak ya bilgisizlikten, ya vizyonsuzluktan ya da kasıttandır.

ABD dünyanın en büyük petrol üreticilerinden birisidir, petrol ithal etmez.

Hatta son bulduğu kaya gazı rezervleri ile uzun süre kendine yetecek stoka da sahip.

Üstelik Suriye, dünyadaki petrol üreticilerinin listesine bile giremeyecek kadar az rezerve sahip.

Irak ve Suriye’nin kuzeyinde sadece güvenli bir petrol taşıma güzergahı oluşturmak için, bir terör devleti kurma ihtiyacı da yok.

Irak ve Suriye yönetimleri kendisine pekâlâ bu yolları kolayca sağlayabilirler.

Yani, enerji masada bir karttır ama her şey değildir.

Peki “her şey” nedir?

İşte burası kimilerinin komplo teorisi dediği ancak ezoterik yapılanmalara aşina, dinler tarihini bilen, bazı güçlerin reflekslerini onların kutsal metinlerindeki mesajlara göre değerlendirenler için bu “her şey” bambaşka.

Yahudi siyonizmi ile Hristiyan siyonizmi olan evanjelik mantığı biraz bilmek gerekli.

Yahudi siyonizmi için hedef “vaat edilmiş topraklara” ulaşmak.

Tam 2000 yıldır dünyanın dört bir yanına yayılmış olan Yahudiler için nihai hedef bu.

Irak’ı parçalayan, Suriye’yi de lime lime eden ABD’yi etkileyen Yahudi lobisinin motivasyon kaynağı bu hedef.

Peki ABD yönetimlerinde son dönem ağırlığını iyice hissettiren Evanjelik Hristiyanlık ne istiyor?

Sadece İsrail’in güvenliğini mi?

Elbette hayır.

Onlara göre kıyamete yakın İsa Mesih gelecek ve Ortadoğu’dan tüm dünyaya hükmedecek.

Tek bir dünya devleti –ki siz onu şeytan imparatorluğu diye okuyun- kuracak ve insanlığı yönetecek.

Bu inanışın gerçekleşmesi için ise Anadolu’da bulunan 7 kiliseye Hristiyanlarca hükmedilmesi gerekiyor.

Hristiyan siyonizmi olarak da niteleyebileceğimiz evanjilikler, ABD-NATO-BM yolu ile Mesihin topraklarında bulunan pek çok devlete hükmediyorlar.

Şu anda hükümleri geçmeyen ya da eskiden var olan hükümleri zayıflayan tek ülke ise Türkiye.

Anadolu toprakları gerek Siyonist Yahudilerin gerekse Siyonist Hristiyanların gelecek için kurdukları tüm hedeflerin tam ortasında.

Yani burayı ele geçirmeleri onların inançlarına göre şart.

Kutsal kitapları bunları emrediyor.

O yüzden her şeyleri ile geliyorlar.

Darbeler, 17-25 Aralık, 15 Temmuz ve benzerlerini hep bu pencereden değerlendirmek lazım.

Türkiye’ye öyle veya böyle hakim olmaları zaruret.

O yüzden Türkiye’nin attığı her adım bu iki şeytani gücün planlarını parçalıyor.

Geçtiğimiz Çarşamba yazdığımız yazıya “Şeytan imparatorluğu hayallerini parçalıyoruz” başlığını bu yüzden atmıştık.

Hem Siyonist Yahudileri hem de Siyonist Hristiyanları kullanan ve onları kendi emelleri için güdüleyen gücün şeytana kadar dayanması hiç kimseyi şaşırtmamalı.

Allah ona kıyamete kadar insanlığı ifsad etme hakkı tanıdı.

Nasıl ki tevhidi bilgi binlerce yıldır insanlığa miras olarak geliyorsa, şeytani bilgi de aynı şekilde onlar için miras olarak gelmeye devam ediyor.

ABD gibi kendi kıtasında mutlu mesut yaşaması mümkün olan bir devleti Orta Doğu topraklarında sanki kendi başkentiymiş gibi mücadele ettiren motivasyonu sadece dünyevi değerler ile ele almak asla yetmez.

Kendi iç siyasetini etkileyen, dengeleri değiştiren riskleri boşuna almıyorlar.

Ancak, oyun kurucuların en yücesinin de elbet planı var.

Anadolu topraklarını ölüme güle oynaya giden, şehadet şerbeti içmeyi mevkilerin en yücesi sayan büyük bir milletin vatanı kılarak kötülüğün yoluna en büyük engeli çıkartıyor.

Kötülüğün bertarafının sebebi, bir ferdi olmaktan onur duyduğumuz bu yüce millet olacak inşallah.

7 kilise topraklarına hükmetmek için değil ABD yedi düvel gelse yine de başaramayacaklar.

Kurşun Kalem/Yeni Söz  

Google+ WhatsApp