5 yılın sonu: “Evlerine ateşler salındı, yuvaları yıkıldı!”

5 yılın sonu: “Evlerine ateşler salındı, yuvaları yıkıldı!”


5 yılın sonu: “Evlerine ateşler salındı, yuvaları yıkıldı!”

 

 

17 Aralık 2013’ün 5. yılında, Türkiye’den maaş alıp, ABD adına çalışan, CIA’in borusunu öttüren polisleri, bugün daha iyi tanıyoruz..

Önce “yolsuzluk var” dediler..

Kılıcını kuşandıkları Amerika’nın kararlarını, bize Birleşmiş Milletler kararı diye yutturmaya çalıştılar..

Borazanlığını yaptıkları ABD’nin tek taraflı kararlarını, uluslararası bağlayıcılığı olan kurallar diye bize yedirmek istediler..

Bir Yasin El Kadı vardı, hatırlıyor musunuz?

Amerika bile, eski tarihlerde onun hakkında verdiği olumsuz kararı kaldırmıştı ama..

Türkiye’deki yalakaları, “Başbakan Yasin El Kadı ile görüştü’ diye fezlekeler hazırlamış, Yasin El Kadı’nın geçirdiği bir trafik kazasında yanında kimlerin olduğunu sözümona belgeleyerek, “terörist yandaşlığı” iftirasında bulunmuşlardı..

O günden bu yana..

Tam 5 yıl geçti.. 

Yasin El Kadı ile ilgili olumsuz tek bir haber, şu medya organında bu medya organında okudunuz mu?

ABD yanlısı mecraları dahil, hiçbir yerde gördünüz mü?

Bugün itibari ile, FETÖ’cüler dahil, hiç kimse, Yasin El Kadı hakkında olumsuz bir isnatta bulunabiliyorlar mı?

Hatırlayın.. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nü basan bir savcı Zekeriya Öz vardı..

Gözaltındaki kişilerin ifadelerinde, Tayyip Erdoğan’ın ismini geçirmeleri için tehditler savuran bir savcı..

Şimdi bu savcı bozuntusu nerede, bilen var mı?

Hangi delikte saklanıyor, söyleyebilecek birisi var mı?

FETÖ’nün ele geçirdiği solak sitelerde, Zekeriya Öz’ün annesini konuşturup, “Ben ona helal süt emzirdim. O yanlış iş yapmaz” diye konuşturanlar.. 

Anneliği bile istismar edenler..

FETÖ’nün binbir kılığa girdiğinin ortaya çıkmayacağını düşünerek.. 

Sol çizgide yayın yaptıkları için, FETÖ’cülüklerinin ortaya çıkmayacağını sananlar..

Gözaltına aldırdığı işadamına, tatil masraflarını ödettiren Zekeriya Öz’ün yediği haltları, Akın İpek’in otelinde ailecek kalıp, masrafını ödememeyi; şimdi sorabilecek bir muhatap bulabilirler mi?

Hatırlayın o tantanalı günleri..

Muta nikahı iftirası ile Tayyip Erdoğan’a nasıl saldırdılar..

“Sırada en üst düzeydekilerin, yatak sahneli kasetleri var..” dediler..

Kendileri ahlaklı ya.. Dindar görüntülü ya..

18 yaş altına yasak görüntülü isnatları, emirleri altındaki solcu görünenlere yaptırdılar..

5 yıl geçti..

Ne çıkartabildiler?

Somut olarak, tek bir olayı önümüze koyabildiler mi?

“Milyar dolarlık yolsuzluklar” diye ortalığı velveleye verenler..

Etiler Polis Okulu’nun, bir iş ortaklığına peşkeş çekildiğini, oraya AVM yapılacağını iddia edenler.. 

O arsanın daha iki ay önce, bir kamu kurumundan, bir diğerine yeni geçtiği gerçeğini hatırlatarak sorayım..

5 yıl önce peşkeş çekildiğini iddia ettikleri o arsa ile ilgili tek belge sunabildiler mi?

Deştikçe, kendi yolsuzlukları vıcık vıcık gözler önüne serildi..

Kurban paralarından tutun. Zekat paraları ile ABD’li siyasetçilerin finanse edilmesine kadar, ne rezaletler, ne pislikler...

Sonunda da..

Hepsi dünyanın bir başka yerine kaçtılar..

Kimisi İngiltere’ye.. Kimisi Almanya’ya.. Ve en önemlileri ABD’ye..

17 Aralık emniyet darbesinin hemen iki gün sonra..

Pensilvanya’daki ABD kuklası zat, “Şimdiye kadar hiç dememiştim” diye başladığı bedduasında, ne diyordu?

“Fakat eğer hakikaten bu olumsuz şeylerin üzerine giden arkadaşlar.. kimse onlar tanımıyorum, binde birini bile tanımıyorum..” diyerek, birkaç gün sonra, zaten hükümetin alaşağı olacağını, o sözlerini kimsenin hatırlamayacağını zanneden ve bu sebeble de, “binde birini tanımıyorum” dediği polisleri, sonraki aylarda, sonraki yıllarda, kendisine ait medya organlarında ölümüne savunan, kendisine bağlı hakimler vasıtası ile tahliye ettirmeye kalkışan “yalancı FETO”..

O bedduasının devamında da..

“Bize de nisbet ediyorlar, dolayısıyla ben bizi de onların içinde görerek diyorum.. dinin ruhuna aykırı bir şey yapmışlarsa, (...) Allah bizi de onları da yerlerin dibine batırsın, evlerine ateş salsın, yuvalarını başlarına yıksın. Ama öyle değilse, hırsızı görmeden hırsızı yakalayanın üzerine gidenler, cinayeti görmeyip de masum insanlara cürüm atmak suretiyle onları karalamaya çalışanlar.. Allah onların evlerine ateşler salsın, yuvalarını yıksın, birliklerini bozsun, duygularını sinelerinde bıraksın, önlerini kessin, bir şey olmaya imkan vermesin” diyordu...

Eminim, hâlâ yanındaki saflara diyordur ki: “Durun, bekleyin.. Bu iş daha bitmedi..”

Ne zaman bitecek ise..

Yerin dibine battılar.. Bir müslümanın yüzüne bakamıyorlar..

Evlerine ateşler salındı.. Doğup büyüdükleri ülkeden kaçıp gittiler..

Yuvaları başlarına yıkıldı..  Özbeöz kardeşleri, anneleri, babaları bunları reddettiler..

Önleri kesildi, haksız yere işgal ettikleri hangi makam var ise, hepsinden atıldılar..

Bağlı oldukları CIA’den emir almaktan hâlâ vazgeçmediler..

Ülkeyi karıştırmak için, bugün dahi ellerinden ne gelebilirse, yapmaya devam ediyorlar..

Bedduaları başlarına geçti..

Geçen 5 yıl, her dediklerinin yalan, her söylediklerinin iftira olduğunu ispatladı..

5 yıl sonra, bugün dahi akıllanmadılar..

Hainlikten vazgeçmediler..

 

yeni akit

Google+ WhatsApp