5 bilirkişi ismi, 5’i de Başkan’a düşman!

5 bilirkişi ismi, 5’i de Başkan’a düşman!


5 bilirkişi ismi, 5’i de Başkan’a düşman!

 

 

“Astığı astık, kestiği kestik tek adam diktatöryasında yaşıyoruz” diyorlar..

“Özgürlükler askıda” diyorlar..

“OHAL’in kalktığına kimse sevinmesin, OHAL’den daha beter yasalar TBMM’de görüşülüyor” diyorlar..

Yalan söylemekte, gerçekleri çarpıtmakta o kadar ustalar ki..

Muhafazakar insanları bile etkileyip, en sonunda, onların içinden dahi “Canım bu kadar yoğun eleştiri olduğuna göre, içinde küçük de olsa haklılık payı olsa gerek.. Yetkilerin daha geniş eller tarafından kullanılması, özgürlüklerin artırılması, daha doğru olmaz mı?” diyenleri çıkarabiliyorlar..

AK Parti’nin tek başına iktidarının 16. yılında..

Somut yaşadıklarımızdan bir tane örnek vereyim..

Kimler, cami kapısında müslüman dövüp, “Adam dövüyorlar” diye bağırıyor, siz de görün.

Akit tv’ye açılmış bir dava var..

İstanbul adliyesinde duruşmaları sürüyor..

Mahkeme, “Konu uzmanlık gerektiriyor, bilirkişiye müracaat edelim” kararı vermiş..

Ardından da..

Konu; televizyon yoluyla hukuka aykırı yayın yapma iddiasını içerdiğinden..

“Gazeteciler Cemiyeti’ne bir tezkere yazarak, ehil bir bilirkişi ismi isteyelim”denilmiş.

Gazeteciler Cemiyeti de bir değil, beş tane bilirkişi olabilecek ismi, mahkemeye bildirmiş:

“Bizden bilirkişi istemişsiniz.. Çok teşekkür ederiz. Ama biz mahkemeyi etkilemiş olmayalım.. Bir tane isim gönderip, size dayatmada bulunmayalım.. Size 5 ayrı bilirkişi ismini önerelim. Siz onların içinden birisini seçebilirsiniz”demiş..

Nasıl, gözleri yaşartacak bir uygulama değil mi?

Gazeteciler Cemiyeti’ndeki adamları tanımasam.. Ben de şimdi, “Bu ülkede böyle yüce insanlar kaldı mı?” diye hüngür hüngür ağlayacağım..

Bunları tanımayanlar, hüngür hüngür ağlamaya hazırlanırken..

Ben size 5 ismi vereyim..

5 isimden hangisini seçerseniz seçiniz, diğerlerinden birisinin vereceği karardan farklı bir karar vermeyeceklerini siz görün.. 

Tornadan çıkmış gibi, 5’inin de aynı kafanın adamları olduğunu bilmiş olun.

Hepsi aynı kafadan.. Hepsi solak kesimden..

Hepsinin, Tayyip Erdoğan’a karşı ölümüne mücadeleye girip, kaybeden militan kesimden olduğunu görün..

Birinci önerilen isim, Av. Gökhan Küçük..

Uzun uzadıya araştırma yapmanıza gerek yok. Sosyal medya hesaplarında, açıkça CHP’yi destekler tarzda paylaşımları ile ünlü bir isim. HDP’den de yer yer destekleme amaçlı paylaşımları var. “Maksat, Tayyip Erdoğan düşmanlığı olsun.. CHP imiş, HDP imiş, fark etmez” diyenlerden..

“5 kişi önerilmişti. Diğerlerine bakalım” diyeceksiniz.

Buyrun bakalım:

“Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu.”

Bu kim?

Galatasaray Üniversitesi’nde öğretim üyeliği de yapan, AK Parti düşmanlığı için akademisyenler imza bildirisine katılan.. Birçok açıklamasında da, karşıtlığını açıkça dile getiren bir isim..

“Üçüncüye bakalım” diyeceksiniz.

Sizi kırmayalım, bakalım:

“Öğretim üyesi, Ulaş Kardan.”

68 kuşağı (68 kuşağı solcular için kullanılır ama.. O dönemin sağcıları da vardır)hemen çakmıştır.. “İsmi dahi kimden yana olduğunu net olarak anlatıyor”demişlerdir..

Yanılmıyorlar..

Bu öğretim üyesi de, ne kadar AK Parti karşıtı etkinlik, açıklama var ise.. Hepsinde “Katkım olsun.. Safım belli olsun” diyen tiplerden..

Hani muhatabımız, Ak Parti’nin icraatları lehine bir etkinlikte de yer alır.. “Bilim adamını, o statüsü ile değerlendirmek gerekir.. Bilim adamı iktidar yalakası değildir” deriz..

Ama attığı her adımda, AK Parti karşıtlığı var ise.. O zaman da sormak gerekiyor: “Bu yapılan da, muhalefet yalakalığı değil mi.”

Dördüncü isme geçelim..

Bu isim daha tanınır birisi..

17-25 Aralık FETÖ yargı ve emniyet darbesinden hemen sonra, AK Parti’yi iktidardan indirmek için girilecek ilk seçimlerden hemen önce.. “Siz emniyetten. Onlar yargıdan. Diğerleri siyasi partilerden.. Kimisi sosyal medyadan. Ama hepimiz, AK Parti’ye çullanacağız, devireceğiz” diye düğmeye basıldığı günlerde..

twitter’daki iftira içerikli yayınlar sonrasında gelen yasağın hemen sonrasında.. Anayasa Mahkemesi’ne açılan.. Ve bugün dahi hâlâ izah edilmesi mümkün olmayacak şekilde, binlerce dosyanın önüne geçirilerek, birkaç günde tedbir ve iptal kararı verilen twitter yasağının kaldırılması davasının davacısı Prof. Yaman Akdeniz..

Bu isim için fazla bir şey söylemeye gerek var mı?

Bence yok.

O günden kim olduğunu göstermişti..

Sonrasındaki dönemde de, o kimliğinden şüphe edilecek bir farklılığa imza atmadı.

Kişisel davalar açacak kadar olayları şahsileştirdi, üniversitelerde ders, konferans adı altında iktidar karşıtlığı.. İdarenin her eylemine itiraz.. Her kararına muhalefet..

“İktidarın bir tane de mi, doğru uygulaması yok” diye sordurtan fanatik bir çizgi..

Dolayısı ile bu ismin de ne mal olduğunu aktardıktan sonra..

Gelelim son isme..

O kim?

“Kerem Altıparmak..”

Bunun kim olduğunu sormayacaksınız..

Yaman Akdeniz’in, ikizi..

Anayasa Mahkemesine twitter ile ilgili açtıkları davadan bu yana.. Nerede Yaman var ise.. Orada Kerem Altıparmak da var..

Bu kadar iktidara zıt.. Bu kadar muhalefet seviciliğinde kardeşler..

**

5 ismin 5’ini de verdim.

5’inin de iktidar düşmanı, muhalefet sevicisi olduklarını aktardım.

5’inin de “Tek adam diktatöryasına gidiyoruz” diyerek kara propaganda yapan kesimin sözcülerinden olduklarını, bu kafanın çizgisinden isimler olduklarını aktardım.

Şimdi birisi bana cevap verebilir mi?

Bu nasıl bir tek adam ülkesi?

Tek adam ülkesinde… Yargıyı tek adamın belirlediği iddia edilen bu ülkede...

Hakim, “Bilirkişi raporu alacağım. Onun görüşüne göre karar vereceğim”diyerek topu bilirkişiye attığı dosyada.

Bilirkişi olması için, Gazeteciler Cemiyeti’nden isim istendiğinde...

Verilen 5 ismin 5’inin de “mahkemelerde tek adam diktatöryasının ürünü kararlar çıktığı”nı iddia eden isimler olduğu bir ülkede..

Nasıl oluyor da..

Yargı yerine kararları veren bu bilirkişilerin varlığına rağmen..

Tayyip Erdoğan düşmanlarının hakim yerine geçtiği açık iken..

“Tek adam”dan bahsedilebiliniyor?

Şimdi gelin de..

Bunların hem adam dövüp, hem de “Koşun koşun.. Burda adam dövüyorlar”diye bağıran uyanıklar olduğunu söylemeyin! 

 

YENİ AKİT

Google+ WhatsApp