4’ün 3’üncüsü..

4’ün 3’üncüsü..


4’ün 3’üncüsü..

 

 

İnna lillah ve inna ileyhi raciun.

Süleyman Arif Emre’yi de o “Asude bahar ülkesi”ne yolcu ettik.

Allah (cc) bizlere hayırlı bir ömür ve hayırlı bir ölüm versin. Ölümüze, dirimize rahmet eylesin. Ve biz de O’nun rahmetini hak edenlerden olalım inşallah.

Arif Emre’yi ilk gençlik yıllarında tanıdım. Şair, hukukçu, siyaset adamı! Mutevazı, “Arif” biri. Çileli.

Derin devlet” ile ilgili ilk bilgileri 1970’li yılların başında ondan duymuştum.

1960 sonrası ilk mecliste namaz kılan sadece 3 kişi vardır. Osman Bölükbaşı’nın Millet Partisi’nden emekli tabib albay Dr. Fehmi Cumalıoğlu, Ekrem Alican’ın Yeni Türkiye Partisi’nden Süleyman Arif Emre, önce emekli bir general olan Ragıp Gümüşpala tarafından kurulan, sonra otel odasından ölü bulununca(!), yerine gelen Süleyman Demirel’in genel başkanlığında yoluna devam eden, Adalet Partisi’nden Hasan Aksay.

Millet Partisi daha sonra, Cumhuriyetçi Köylü Partisi ile birleşti, CKMP adını aldı, ardından da MHP oldu.

Daha ortada Milli Nizam Partisi’nin adı yok. Adalet Partisi Kırat amblemi ile DP’nin “Demirkırat”ına gönderme yapmaktadır bu amblemi ile.

AP içinde daha ilk günden ona karşı çıkan bir kanat vardır: Bilgiç liderliğindeki milliyetçi ve muhafazakâr kanat! Demirel’i “Mason” olmakla suçluyorlar.

Hikaye AP Genel İdare Kurulundaki bir tartışmayla başlar. Hasan Aksay Meclisin en genç milletvekilidir. Onun için yemin töreninde kürsüde yer almış, Adana’dan geldiği için ve soyadı A ile başladığı için ilk yemini o yapmıştır. Aksay Meclise lise müdürü olarak girse de, yakın bir geçmişte Ankara’da üniversitenin gençlik liderlerinden biridir. Necip Fazıl, Osman Yüksel Serdengeçti, Eşref Edip, Ali Fuat Başgil, Osman Turan çevresinden gelen, yazan, konuşan biridir. Demirel bu ismi de partinin genel idare kuruluna alır.

AP GİK’de ilahiyat kökenli, namaz kılan bir genç olarak kendine yakınlık gösteren bir işadamı da vardır: Arif Hikmet Güner. Arif Hikmet, Aksay’ın yanında olmasını ister.

O gün yine Demirel ve Bilgiç tartışmaktadır. Öğleden önce başlayan tartışma ikindi vakti yaklaşırken hâlâ devam etmektedir ve Arif Hikmet, “Hasan kalk namaz geçecek bunların namaz dertleri yok, biz namazı kılalım.” Namazdan sonra Güner; “Hasan” der, “Bak bakalım mecliste senden başka namaz kılan kaç milletvekili var.” Hasan Aksay, mecliste baş hademenin odasındaki tahta üzerinde namazlarını kılmaktadır. Kaç namazlı milletvekili olduğunu öğrenmek zor olmaz. Zaten sadece, bir elin parmakları kadar bile değildir. Namaz kılan 3 kişi vardır. Kendisi, S. Arif Emre ve Fehmi Cumalıoğlu..

Bu “Arif” ve “Hikmet” sahibi zat; “Hasan boş ver bunları. Biz bu namaz kılanlarla oturup konuşalım. Kendi yolumuzu kendimiz çizelim” der.

Bu 3+1 kişinin bir evde buluşması, o zaman hatırladığım kadarı ile “Yeni Gazete”ye manşet olur. “Mecliste irticai örgütlenme” vardır. 3 partideki bu 3 milletvekilinin yanına kimse oturmaz. Herkes mesafeli durmaya başlar. Çünkü “İrtica” ile damgalanmışlardır. O yıllar “Çok ‘Allah’ demek bile suç” olan yıllardır. Din ve siyaset bir araya geliyorsa, bu laikliğe, cumhuriyetin niteliklerine, anayasa, Atatürk ilke ve inkılaplarına meydan okumak demektir.

Daha sonra “Milli Nizam Partisi”ne dönüşecek olan bu hareketin ilk nüvesi böyle oluşur.

Bu ekipten ilk Hakk’a kavuşan isim Arif Hikmet Güner oldu. Mezarı “Cennetül Baki”de! Mukaddes topraklardan bir kapı buldu kendine ahiret yurdu için! Allah rahmet eylesin.

2. yolcu Fehmi Cumalıoğlu oldu.

3. yolcu bu hafta uğurladığımız Süleyman Arif Emre oldu!

4’üncüsü, herkes gibi “sırasını bekleyen” dayım Hasan Aksay! Allah hepimize hayırlı bir ömür ve hayırlı bir ölüm versin.

İlk yolcumuz: Arif Hikmet Güner (16.8.1923 Rize Derepazarı Yanıktaş köyü - 12 Aralık 1975 Mekke-i mükerreme) İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunudur. Türkiye İş Kurumunda memuriyet, serbest muhasebecilik, nakliyecilik, tüccar, ithalatçılık, müteahhidlik İstanbul İl Genel Meclis Üyeliği, Merkez Bankası yönetim kurulu üyeliği, 1961 yılında Adalet Partisi’nden Rize Milletvekili, 1964’de Kırklareli Milletvekili. 52 yaşında vefat etmiş.

İkinci yolcumuz: İsmail Fehmi (Bazı kaynaklarda Hilmi adı da varCumalıoğlu(1912-25 Temmuz 1996) Şair, siyasetçi. İstanbul Tıp Fakültesi’ni bitirdi. İç Hastalıkları Mütehassısı oldu. Tabib Albay, Samsun Askerî Hastanesi Baş Tabibliği ve Samsun Tabip Odası Başkanlığı, 2.(13.) Dönem Kayseri, 4.(15) ve 5.(16) Dönem İstanbul Milletvekilliği ile Çalışma Bakanlığı yaptı. Dedesi, Fatih Camii dersiâmlardan Müderris Cumalı Ali Zühtü Efendi›dir. MSP’de Genel Başkan Yardımcısı, AP lideri Süleyman Demirel başkanlığında AP-MSP-MHP’nin katılmasıyla kurulan 2. Milliyetçi Cephe hükümetinde Çalışma Bakanı (21 Temmuz 1977-5 Ocak 1978) oldu. 84 yaşında vefat etti. Eserleri: Şiirleri: Örülmemiş Duygular (1934), Gölde Sabah (1934), Senin İçin (1936), Çığlık (1959). İnceleme eserleri: Vazife ve Feragat (1937), 14 Mart’tan İlhamlar (1938), Mehmet Akif’in Hayatı ve Tefekkür Cephesi (1959), Mehmet Akif’in Hayatı ve İstiklal Marşı (1962), Komünizm ve İslâm (1963), İslâm’a İftira Edenlere Cevap! (1967), İman: Milletlerin Kaderini Çizen Hakk’a ve Batıla Dayalı İnanışlar (1968). Bu insanların alameti farikaları dindar kişilikleri idi. Mesela “İslam Dini” isimli bir ilmihal kitabı da yazdı.

3. yolcumuz, Süleyman Arif Emre (1923 Besni-21.7.2019 İstanbul / Karacaahmet) Siyaset adamı, şair. Hukukçu. Liseyi Ankara Gazi Lisesi’nde okudu. 1944 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Serbest avukatlık yaptı, Emre, MNP’nin kapatılması üzerine aynı ekiple kurulan Milli Selamet Partisi’nin ilk genel başkanı olarak görev yaptı. Emre, MSP’nin 1974 yılında CHP ile ve 1977’de AP ve MHP ile kurduğu koalisyon hükümetlerinde Devlet Bakanı olarak görev yaptı. Daha önce Ankara Defterdarlığı, İçişleri Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nda çeşitli görevlerde bulundu. Emre’nin, siyasi hatıraları ve şiirleri dışında “Namazın Hayati Özellikleri” isimli bir kitabı da var. 96 yaşında vefat etti.

Ve tarihin yaşayan tanıklarından Hasan Aksay. Devlet adamı, ilahiyatçı, gazeteci, yazar.. Yıllarca milletvekili ve bakan olarak hizmet etti. 1933, Adana (Bugün Osmaniye sınırları içinde kalan Haruniye’de) doğumlu. Bugün 86yaşında. Aramızda! Süleyman Arif Emre’yi son yolculuğuna uğurlarken de o aramızdaydı! Çıktığı uzun yolculukta hâlâ yürüyüşünü sürdürüyor. İstanbul’da yaşıyor. Ve Yeni Akit’te yazmaya devam ediyor.

Ve bir kez daha Allah dirimize, ölümüze rahmet etsin. Onlar yaşadıkları zamanın şahidleriydiler. Hakk’ın ve halkın gören gözü, işiten kulağı, tutan eli, haykıran sesi oldular. Bu kutlu davanın yolcularına selâm olsun. Selâm ve dua ile..

 

yeni akit

Google+ WhatsApp