Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
Gerçek mü`minler şu kimselerdir ki; Allah hatırlatıldığı zaman kalpleri ürperir; kendilerine O`nun ayetleri okunduğu zaman imanları güçlenir ve daima Rablerine güvenirler. Onlar namazı hakkını vererek kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan cömertçe sarf ederler. Enfal 2-3
* İslamda Kardeşlik Ruhu * Kur’an Talebesi Müritliği * Sağırdırlar, Dilsizdirler, A’madırlar... * Müslüman bir Devlet Hangi Gerekçelerle Savaş ilan edebilir? (Video) * Azerbaycan'ın bağımsızlığına giden yol: Kanlı Ocak * ABD’nin yeni PKK planı ne? * Kazakistan'da başörtülü öğrencilere engel * Kalbin bilgisi * Yusuf’un iyilik hareketi * Zekat Ve İnfak Ekseninde Ekonomik Alanımızın İnşâsı

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 76908
Toplam 411250912
En Fazla 606285
Ortalama 154547
Üye Sayısı 127
Bugün Üye Olan 0

İktidar – Cemaat ve Siyaset

Günümüz dünyasında ülke savaşlarından daha çok insan farklı mezhep ve ırktan olmaları yüzünden katlediliyor. İktidar sahiplerinin, kendi halklarını çocuk, yaşlı, kadın demeden varil bombaları ve kimyasal silahlarla acımasızca ve vahşice öldürüşünü neredeyse kanıksadık artık. Bu kanıksama ve normal addediş, İslam dünyasında
2018-01-20 - 00:23

İktidar – Cemaat ve Siyaset

 

 

Günümüz dünyasında ülke savaşlarından daha çok insan farklı mezhep ve ırktan olmaları yüzünden
katlediliyor.

İktidar sahiplerinin, kendi halklarını çocuk, yaşlı, kadın demeden varil bombaları ve kimyasal silahlarla
acımasızca ve vahşice öldürüşünü neredeyse kanıksadık artık.
Bu kanıksama ve normal addediş, İslam dünyasında iktidar felsefesine ilişkin ürkütücü bir anlayışın
hâkim olduğunu göstermekte.

Sağcısından solcusuna, İslamcısından gayri İslamcısına uzanan çizgide iktidara talip tüm unsurlar ve fiili
muktedirler zahiri olarak zıt ideolojilere dayansalar da iktidar felsefeleri neredeyse birbirinin aynısı ve tüm
rejimlerde, iktidar için milyonlar feda edilebilir anlayışı hâkim.

Halka hizmetle yükümlü anonim bir kurum olması gereken yönetimlerin temelinde toplum/insan
asıl olması gerekirken uygulamada iktidarın kutsallığı ve insanın değersizliği var.

Ve maalesef tüm yönetimler küresel güçlerin tayiniyle belirlenen ve sırtını onlara yaslayarak halkına
zulmeden, belirli mezhebi/ırki temelleri esas alarak iktidarını güçlendirmeye çalışan hükümetlerden
oluşuyor.

Garip olansa, iktidar dışı sivil oluşumların mevcut hükümetleri İslam dışı/tağuti addederken, iktidar yanlısı
pozisyon aldıklarında yapılan adaletsizlikleri olası görme ve iktidarı meşrulaştırma arayışına girmeleridir.
Bu belki de cemaat – iktidar –siyaset ilişkilerinin iç içe geçtiği dönemleri yaşıyor oluşumuzdandır.
Egemen güçlerin uzunca bir süredir islamofobi siyaseti eşliğinde ılımlı/uyumlu ve seküler İslamcılığa
yatırım çabaları zaten bilinmekte.

Gelinen süreçte başta Ak Parti hareketi ile ülkemizdeki İslami yapılanmalarla beraber; Tunus’ta
Nahda ve Mısır’da İhvan olmak üzere genel İslami hareketlerin İslami demokrasiyi iç bünyelerinde
tartışmaya mecbur kalışı ve beraberinde seküler anlamlandırmalarla dine yeni tanımlamalar getirme
çabaları önümüzdeki olası yaşanacak sürecin başlangıç işaretleri olsa gerek.

Yanı sıra ılımlı ve uyumlu İslami yapılanmalar dışında kalan düşünceleri sakıncalı gösterme çabaları,
şiddeti temel belirleyici gören radikal örgütleri daha da ötekileştirmekte şüphesiz.
Buna paralel bu oluşumların eylemlilik surecinin artan grafiksel yükselişi ve vahşeti andıran uygulamalarla
gündem olması, Müslüman zihinlerde de bu hareketlerin İslamiliğine yönelik istifhamları
güçlendirerek onları yalnız/marjinal kılma çabalarına katkıda bulunmakta.

Bu örgütlerin kullandıkları yeni eylem metotları ve geçtikleri yollar üzerinde bıraktıkları dehşet
izleri, biraz da geçmiş Moğolların istila ve korku öyküleri ile benzerlikler arz ederken; egemenlerin
İslami düşünceyi ılımlı-radikal nitelendirmeler arasında sıkıştırarak farklı düşünce oluşumlarının
engellenmesini de sağlamakta.

Sonuçta mutedil olanı savunma güdüsü zamanla içselleşerek İslami düşünceyi pasifize kılmaya,
İslam’ın temel mücadele argümanlarını gündemden düşürmeye, İslam dışı sistemlerin/iktidarların
yanında durmaya ve onları meşru görmeye sürüklemekte.

Bu anlamda günümüzün belki en önemli sorunlarından biri iktidarlarla işbirliği çabaları ve beraberinde
yaşanan yozlaşmadır.

Güçlü olma isteği, mevcut cemaatleri her alanda iktidarı meşru görmeye, desteklemeye,
gelecek inşalarını iktidara endekslemeye ve beraberinde iktidarın yaptığı her şeyi meşru
görmeye ulaşırken, iktidar karşıtı her unsuru da düşman bellemeye sevk etmekte.

Oysa temeline kardeşliği, iyiyi ve daveti alması, toplumun tüm kesimleri ile barışık olması
gereken yapılanmaların iktidar yanlısı ve sistemi meşrulaşıcı hamleleri tarafsızlığın ve meş-
ruiyetin yitirilişi demektir.

İktidarın arka bahçesi görüntüsü veren ve hükümetlerin değnekçiliğine soyunan İslami oluşumların davette
mesafe alması ve halk kitleleri üzerinde etkinliği nasıl beklenebilir ki.

Gelinen noktada sisteme alternatif bir siyasi hedefin kalmayışı ve devletin kanatları altına girerek otoritenin
bir parçası olmayı kabulleniş her şeyin bitişi aslında çoğumuz göremesek de.

Diğer yandan yakın geçmişte Küresel güçlerin isteği ile gerçekleşen “hükümet- cemaat” birlikteliğini
ve iktidarla uzun süre iş tutmuş bir cemaatin, muktedir olabilmek için tozu dumana katan bir iktidar
savaşı vererek her kötüyü kullanma çabalarını yaşadık.

Beraberinde bağlıların eleştirel bir düşünce geliştiremeden sınırsız itaate adanmaları İslam dünyasında
ve özelde ülkemizde iktidar/cemaat ilişkilerinin doğru anlamlandırılması ve yeniden gözden
geçirilmesi gerekliliğini zaruri hale getirmekte.

O halde “İktidar-cemaat- siyaset ilişkisi nasıl olmalıdır?” sorusu günümüzün en ehemmiyet arz eden
konusu olsa gerek.

Bu soruya öncelikle yaşananlardan hareketle; İslami cemaat, devlet içerisinde kadrolaşma faaliyetlerini
gizli kapaklı bir biçimde yürüterek, stratejik noktalarda yoğunlaşan, kendi iç hiyerarşisini
oluşturarak gizli ajandasına göre hareket eden bir yapı olmamalıdır diyerek başlayalım.

Hiçbir cemaat, Siyasi parti ve yerel yönetimler üzerinde örgütlü topluluk olma önceliğini kullanarak,
baskı grupları oluşturup menfaat temini amacı taşımamalıdır.

Siyasi otorite ile işbirliği çabaları onu muhalif oluşum ve düşünceleri dışlamaya götürmemeli, davete
muhatap tüm çevrelere eşit mesafede, adaleti gözeten bir topluluk olmaya çalışmak asıl olmalıdır.
Etkinliklerinde siyasi elitlerin cirit attığı, hatiplerini siyasi parti yöneticilerinin oluşturduğu ve her
oturumda bir siyasi parti goygoyculuğunun yapıldığı yapılanma hiçbir zaman cemaat değildir.

O, hiçbir siyasi partinin koltuk değneği değil, bilakis yanlışlarında en acımasız muhalefeti yapan
olmalıdır.

O, sistemin bozulan, eskiyen, yıpranan parçalarını onarmaya talip değil; amacı toplumu ıslah ve davet
olan; iyiliği emrederek kötülükten nehyeden dinamik bir yapıdır.

Mensuplarına belirli şekli giysi ya da görünümleri farz kılan, giymeyenleri dışlayan; düşünsel güncellemelerden
uzak, elinde kalın ve uzun asalarla ve çatık kaşlarla yerlere vurarak yürüyen, korku dolu gözlerle ve tedirginlikle izlenen bir topluluk da değildir.

O halde cemaat, üzerinde Allah’ın elinin olduğu, işlerini istişare ile düzenleyen ve yürüten, adaleti
ve hakkı en yüksekte tutan bir topluluktur.

İnsanları, servet ve makamlarına göre değil, samimiyet, takva ve bilgi üçgeninde tartarak değerlendiren
ve bünyesinde en değerli olanın takvaca üstün olan olduğu bir topluluktur.

Allah, dinin sahibidir ve dini sabit tutacak, iktidar yapacak, hükümleri ile hükmettirecek olan yalnızca
O’dur.

Kullara düşen de Allah’a yardımcılar olma, dininin mücadelesini verme ve daveti kitlelere ulaştırmaktır.
“Sizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten sakındıran bir ümmet olsun. İşte kurtuluşa erenler
bunlardır.”(Ali İmran 104)

Onlardan her birey, toplumun neşesi ve göz nurudur.

Adaleti ve hakkı hâkim tutup, âlemlerin Rabbine hesap verme bilinciyle insanları Allah’ın gölgesinde
gölgelenmeye çağıran, hataları affedici olup hiçbir inanca ve düşünceye düşmanlık gütmeden arı ve
saf dini tebliğ edendir.

Cemaat liderleri ise öncüdür, eleştiriden muaf ve kutsal değildir ve her cemaat, kişilikleri olmayan,
maskeleri ile gezen ve tornadan çıkmış gibi aynı şeyleri tekrarlayan, dünyaya ve olaylara karşı birikimi
olmayan, dar görüşlü liderler ve yöneticiler tarafından yönetiliyor olabilir.

Onlar kendilerini çok akıllı ve donanımlı zannederek eleştiriye tahammül gösteremez ve muhalif
düşünceleri hazmedemeyip dünyayı kendi etraflarında dönüyor zannedebilirler.

Oysa en çok eleştiri bekleyen ve bu eleştiriler üzerinde kafa yoran cemaat liderleri ve yöneticiler
olmalıdır yenilenebilmek ve dönüşebilmek adına.

Unutmayalım ki, her iktidar gücünü yönettiklerinden alır.

Kendilerini cemaat içerisinde, “gassal elinde meyyit” gibi konumlandıran, büyük bir sürünün parçası
gibi hareket eden, her durumda uyumlu, hiçbir şekilde sorun çıkarmayan, bağımsız taleplerde bulunamayan,
muhalefet etmeyen ve sürekli edilgenlik arz eden kesimlerin, İslami bütüne yönelik herhangi
bir katkıda bulunabilmeleri beklenmemelidir.

Düşünen, araştıran, sorgulayan, eleştiren, önerilerini sıralayan bir nesil yetiştirmek her daim temel
hedef olmalıdır.

İslami cemaatin en öncelikli amacı,“Allah’ın dini”ni hâkim kılmak için toplumsal zemini sosyal ve
kültürel olarak hazırlayarak, toplumun fitne, fesat ve şer damarlarını kurutup, kültürel bir İslami
dönüşüme tabi kılmaktır.

İğdiş edilen körpe beyinlere açık ve aleni daveti götürerek onları ibadet şuuruyla tanıştırmak, net ve
berrak İslam düşüncesinin gönüllere akışına zemin hazırlamaktır.

Kokmuş, çürümüş, beyni dumura uğramış, işi gücü fitne-fesat olan, gıybeti yol azığı yapan, İslam
dışı seküler düşünceleri İslami düşüncenin merkezi zanneden, ibadetleri ve takvayı önemsemeyen,
yöneticilere sırtını yaslayarak izzeti İslam da değil de siyasi iktidarlarda arayanların oluşturduğu bir
yapı İslami olamaz.

Nihayetinde Cemaat, Elçinin çağırısı ve gönül aydınlığıdır.

Heva ve heveslerin oluşturduğu çürük temel ve malzeme donanımlı yapılar değil, içerisinde Allah’ın
hoşnutluğu ve rıza-i bari olan birlikteliklerdir.

Koşumuz yalnızca Allah’a, gayretimiz dosdoğru yola olsun.

Şüphesiz hiçbir hiç kimse hatadan münezzeh ve bigünah değildir..

Aslolan Allah’ın dinini ikame etmek ve kalpleri gönendirmektir.

Selam ve dua ile…

 

enes tarım

iktibas


Keyword : radyo vakit - enes tarım - iktibas - İktidar – Cemaat ve Siyaset -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

Kur’an Talebesi Müritliği
Birini beş, diğerini altı ay önce kaleme aldığımız iki adet yazımızın ardından geçtiğimiz günlerde dört bölüm halinde yayınlanan bir başka çalışmamızd
Şimdi sefer zamanı: Afrin, Münbiç ve Fırat’ın doğusu
İster iç politik kaygılar, ister etnik kaygılar, ister bir takım dış müdahale argümanları olsun, hiç kimse bir takım kamuflajlar altına gizlenip sinsi
Mâna Girdabı
Sürekli yıpratılan kelimeler başlıklı bir yazı yazılsa ilk kelime merhamet olurdu. Her geçen gün anlamı yitirilen kavramlar başlıklı bir yazı dille
'Sevakin Adası ilişkilerde dönüm noktası oluşturacak'
Sudan'ın en büyük ikinci üniversitesi olan ve bünyesinde 100 binden fazla öğrenciyi barındıran Nileyn Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamal Osman, çeşi
Dahlan’dan İbni Selman’a Ortadoğu
Yeni gelen eskiyi aratırmış sözü, 21. yüzyılda olup bitenlerin 20. yüzyılı aratması nedeniyle bir daha tecelli etmiştir. Çünkü bu yeni yüzyılın ilk çe
72 saat...
Fakat mini İdlib krizinde gördük ki, içeride de bu üçgenin bozulması ihtimaline dahi göbek atan/bağlayan hayli kesim varmış. Temennilerini analiz pake
İktidar – Cemaat ve Siyaset
Günümüz dünyasında ülke savaşlarından daha çok insan farklı mezhep ve ırktan olmaları yüzünden katlediliyor. İktidar sahiplerinin, kendi halklarını
Avrupa kirliliği
Avrupa Birliğinin hakiki ismi Avrupa Kirliliğidir. Müslümanlar olarak Avrupa birliğine talipli olmak, mü’min yüreklerin birliğine inanmamaktır. Oysaki
Aç, susuz ve huzursuz bir halk: Güney Sudan
2011'de gerçekleştiği referandumla Sudan'dan ayrılarak dünyanın en genç ülkesi haline gelen Güney Sudan, 4 yılını geride bıraktı. İç savaş, açlık ve s
Mü’min Davetçiler Rableri İçin Sabrederler
“Onlar, Rablerinin rızasına kavuşmak için sabrederler…” (Ra’d: 22) Dava adamları, davanın sorumluluklarını yüklenmek zorundadırlar. Dav
1 -


Abdullah Yıldız

“Başka Kur’ân Getir” Diyenler

16/01/2018 - 13:21

Abdullah Yıldız
Abdurrahman Dilipak
Abdülaziz Kıranşal
Ahmed Kalkan
Ahmet Kekeç
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Fatma Tuncer
Hamza Er
Hayrettin Karaman
Halime Kökçe
Hamza Türkmen
Hamdi Akan
Hikmet Ertürk
Hüseyin Gülerce
Hüseyin Bülbül
Hüseyin Alan
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Kemal Öztürk
Kenan Alpay
Kemal Songür
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Çelik
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Armağan
Mustafa Bozacı
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Ramazan Kayan
Sevtap Mendi
Selahaddin E. Çakırgil
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Yakup Döğer
Yavuz Bahadıroğlu
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Türkiye'de Boşanma Sebebleri nelerdir?
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat