Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
Gerçek mü`minler şu kimselerdir ki; Allah hatırlatıldığı zaman kalpleri ürperir; kendilerine O`nun ayetleri okunduğu zaman imanları güçlenir ve daima Rablerine güvenirler. Onlar namazı hakkını vererek kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan cömertçe sarf ederler. Enfal 2-3
* Nedir bu terbiyesizlerden çektiğimiz? * Bizdeki solcular nankördür; ağlayıp sızlarlar, arkadan hançerlerler! * ‘Savaş kışkırtıcıları-barış kışkırtıcıları’... * Erdoğan: Afrin operasyonu başladı * İslamda Kardeşlik Ruhu * Kur’an Talebesi Müritliği * Sağırdırlar, Dilsizdirler, A’madırlar... * Müslüman bir Devlet Hangi Gerekçelerle Savaş ilan edebilir? (Video) * Azerbaycan'ın bağımsızlığına giden yol: Kanlı Ocak * ABD’nin yeni PKK planı ne?

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 26228
Toplam 411352479
En Fazla 606285
Ortalama 154527
Üye Sayısı 127
Bugün Üye Olan 0

Müslümanlar Kur’an’ı niçin anlayamıyorlar?

Ağzını açan herkes anlaşılmak isterken, her hatip anlaşılayım diye hitap ederken, her mesaj anlaşılması için verilirken, nasıl olurda İnsanlığı karanlıklardan hidayete çıkarmak için gönderilmiş olan Kur’an mesajı anlaşılmaz olabiliyor? Fertleri, toplumları ve hayatı inşa etmek için gönderilmiş olan hayat rehberi bir mesajın anlamı kapalı, anlaşılmaz olması mümkün müdür? Üstelik kapalı,
2018-01-21 - 15:23

Müslümanlar Kur’an’ı niçin anlayamıyorlar?

 

 

Ağzını açan herkes anlaşılmak isterken, her hatip anlaşılayım diye hitap ederken, her mesaj anlaşılması için verilirken, nasıl olurda İnsanlığı karanlıklardan hidayete çıkarmak için gönderilmiş olan Kur’an mesajı anlaşılmaz olabiliyor? Fertleri, toplumları ve hayatı inşa etmek için gönderilmiş olan hayat rehberi bir mesajın anlamı kapalı, anlaşılmaz olması mümkün müdür? Üstelik kapalı, anlaşılmaz denen Kur’an onlarca ayetinde kendisi için ‘ ben apaçığım’, anlayasınız diye kolaylaştırıldım’  diye seslenmesine rağmen.

وَهُوَ الَّذِي جَعَلَ لَكُمُ النُّجُومَ لِتَهْتَدُواْ بِهَا فِي ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ قَدْ فَصَّلْنَا الآيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

‘’Dahası, karanın ve denizin zifiri karanlığında onlara bakıp yolunuzu bulabilesiniz diye sizin için yıldızları var eden O'dur. Doğrusu Biz bu mesajları öğrenmeye gönüllü olanlar için açıklıyoruz.’’ (6/En’am,97.)

وَمَا أَنزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ إِلاَّ لِتُبَيِّنَ لَهُمُ الَّذِي اخْتَلَفُواْ فِيهِ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Sana bu Kitabı, anlaşmazlığa düştükleri konuları açık açık anlatasın bir de inanıp güvenen bir topluluğa yol gösterici ve ikram olsun diye indirdik. (16/Nahl,64.) , Bakınız: (27Bakara,257. ,  6/maide,16. , 33/Ahzap,43)

Kur’an anlaşılmaz, Kur’an’ı herkes anlayamaz, Kur’an’ın bir çok ayeti, kelime ve kavramı kapalıdır/mücmel, mutlak, âm vs. diyerek açılması ve açıklanması gerekir türünden iddialar, İslam dünyasında Allah’ın gönderdiği Kitap için yaygın bir şekilde ileri sürülen temel iddialardandır.

Gerçekten de öyle midir? Kur’an’ın ayetleri anlaşılmaz, kelime ve kavramları kapalı/mutlak, mücmel midir?

Bu soruları Allah’ın kelamına sorduğumuzda ileri sürülen bu iddiaların Allah’a büyük bir iftira olduğunu görüyoruz.

الَرَ تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ وَقُرْآنٍ مُّبِينٍ

Elif-Lam-Ra! Bunlar Kitab'ın, yani özünde açık ve (hakikatı) açıklayıcı olan ilahi hitabın ayetleridirler. (15/ Hicr,1) 

(Bakınız: 22/ hac,16, 6/ En’am.38, 16/ Nahl,89 , 24/Nur,1,34, 11/ Hud,1)

Bu iddiaları ortaya atanların hiçbir delilleri yoktur. Zanna dayanan bu iddiaları ortaya atan ‘ekser’un-nas’, Allah’ın diğer toplumlara gönderdiği İslam peygamberleri ve onların tebliğ ettiği İslam için de aynı iddialarda bulunmuşlardı.

وَإِن تُطِعْ أَكْثَرَ مَن فِي الأَرْضِ يُضِلُّوكَ عَن سَبِيلِ اللّهِ إِن يَتَّبِعُونَ إِلاَّ الظَّنَّ وَإِنْ هُمْ إِلاَّ يَخْرُصُونَ

Eğer yeryüzünde yaşayan kitlelerin ardına düşersen seni Allah yolundan saptırırlar: Onlar yalnızca batıl inancın peşinden giderler ve onlar sadece kitle psikolojisiyle hareket ederler. (Enam,116)

Kur’an açıktır;                                                              وَكَذَلِكَ أَنزَلْنَاهُ آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ وَأَنَّ اللَّهَ يَهْدِي مَن يُرِيدُ                                          

İşte böyle… Biz onu (Kitabı), birbirini açıklayan ayetler olarak indirdik. Doğrusu Allah, o yolu tercih eden kimseyi yoluna kabul eder. (22/Hac,16)

يَا أَهْلَ الْكِتَابِ قَدْ جَاءكُمْ رَسُولُنَا يُبَيِّنُ لَكُمْ كَثِيرًا مِّمَّا كُنتُمْ تُخْفُونَ مِنَ الْكِتَابِ وَيَعْفُو عَن كَثِيرٍ قَدْ جَاءكُم مِّنَ اللّهِ نُورٌ وَكِتَابٌ مُّبِينٌ

Ey Ehl-i Kitap! size, Kitap’tan gizlediğiniz birçok şeyi ortaya çıkaran, birçoğuna da dokunmayan Elçimiz (Kitabımız) geldi. Size Allah’tan bir nur ve açık bir kitap geldi. (5/Maide,15)

 (Em’am,114/ Hud,1,2/ Fussilet,3/ Yunus,24,37/Rum,28/Araf,52), her şeyi açıklamış (17/İsra,89, , Fussilet,53, 39/ Zümer,27, 19/İsra,41)

Kur’an’da her şey açıklanmış; 

أَفَغَيْرَ اللّهِ أَبْتَغِي حَكَمًا وَهُوَ الَّذِي أَنَزَلَ إِلَيْكُمُ الْكِتَابَ مُفَصَّلاً وَالَّذِينَ آتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْلَمُونَ أَنَّهُ مُنَزَّلٌ مِّن رَّبِّكَ بِالْحَقِّ فَلاَ تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَرِين   

       (De ki) "Allah'tan başka bir hakem mi ararım?" Kitap'ı size açıklanmış olarak indiren O'dur. Kendilerine Kitap verdiklerimiz bilirler ki bu Kitap, Rabbin tarafından tümüyle gerçekleri gösterecek şekilde indirilmiştir. Sakın şüpheye kapılanlardan olma. (6/En’am,114)

وَلَقَدْ صَرَّفْنَا فِي هَذَا الْقُرْآنِ لِلنَّاسِ مِن كُلِّ مَثَلٍ وَكَانَ الْإِنسَانُ أَكْثَرَ شَيْءٍ جَدَلًا

Biz bu Kur'ân'da insanlar için her örneği, değişik biçimlerde verdik. İnsan ne kadar çok tartışan bir varlıktır! (18/Kehf,54)

Kur’an her şeyi açıklamış;

وَمَا مِنْ دَابَّةٍ فِي الْأَرْضِ وَلَا طَائِرٍ يَطِيرُ بِجَنَاحَيْهِ إِلَّا أُمَمٌ أَمْثَالُكُمْ ۚ مَا فَرَّطْنَا فِي الْكِتَابِ مِنْ شَيْءٍ ۚ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّهِمْ يُحْشَرُونَ 

Yeryüzündeki bütün canlılar, gökyüzünde iki kanadıyla uçan bütün kuşlar, tıpkı sizin gibi toplumlardır (ümmetlerdir). Bu Kitap'ta hiçbir şeyi eksik bırakmış değiliz. Sonra Rablerinin huzurunda bir araya getirileceklerdir. (6/En’am,38)

Yaş ve kuru her şeyin bilgisi bu Kitapta;

وَعِنْدَهُ مَفَاتِحُ الْغَيْبِ لَا يَعْلَمُهَا إِلَّا هُوَ ۚ وَيَعْلَمُ مَا فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ ۚ وَمَا تَسْقُطُ مِنْ وَرَقَةٍ إِلَّا يَعْلَمُهَا وَلَا حَبَّةٍ فِي ظُلُمَاتِ الْأَرْضِ وَلَا رَطْبٍ وَلَا يَابِسٍ إِلَّا فِي كِتَابٍ مُبِينٍ 

Gizli bilgilerin (gaybın)  anahtarları, Allah’ın yanındadır. Onları, O'ndan başkası bilmez. Karada ve denizde olan her şeyi, O bilir. O'nun bilgisi olmadan düşen bir tek yaprak yoktur. Yerin karanlıkları içindeki tek bir tane, yaş veya kuru ne varsa mutlaka apaçık bir kitapta (defterde) yer alır. (En’am,59)

NEDEN ÖYLEYSE ANLAYAMADIĞIMIZI SÖYLÜYORUZ?

Herhangi bir insan, sıfatı ister tefsirci, ister fıkıhçı, ister kelamcı, ister hukukçu, ister fizikçi, ister kimyacı, isterse de matematikçi olsun hayatın herhangi bir alanına ilişkin  Allah’ın ayetlerini (kevni, kitabi, afaki ve enfüsi) bu ayetleri oluşturan kelime ve kavramların anlamlarını kendileri oluşturabilir mi? Kelime kavramların içini kendileri doldurabilir mi? Açıklamaları kendileri yapabilir mi?

Kur’an’ın bu soruya cevabı, kesinlikle hayır. Allah’ın gerek kitabi ayetlerini gerekse kevnî ayetlerini ve kavramlarını Allah’tan başkası tanımlayamaz. Allah bu yetkiyi hiçbir beşere vermemiştir. Peki Nebiler de buna dahil midir? Yani Allah’ın nebileri demi Allah’ın ayetlerini açıklama yetkisine sahip değildir? diye sorarsanız, evet Allah’ın Nebileri de diye cevap veriyor Kitabımız Hûd suresi  2. Ayetlerinde

  إِنَّنِي لَكُم مِّنْهُ نَذِيرٌ وَبَشِير

‘’…Ben de o kitapla sizi uyaran ve müjdeleyen kişiyim.’’

Allah’ın ayetlerini açıklama yetkisi kendisine aittir. Nebilere ve inananlara düşen ise bu açıklamaların görülmesi, uygulanması ve tebliğ edilmesidir.

Böyle yapmayıp da ayetleri kendileri açıklamaya kalkarlarsa, kelime ve kavram kaplarının  içini kendileri doldurmaya kalkışırlarsa Allah’tan başkasına kulluk etmiş olurlar.

Neden öyleyse on dört asırdan beri ümmetin elinde bulunan bu Kitap, ümmetin vicdanında, iradesinde, siyasetinde, sanatında ve de hayatında yer almamıştır?

Bu kadar açık, açıklayıcı ve her şeyin bilgisini içeren, her şeyden en güzel misalleri veren bu vahyi insanların çoğu neden anla(ya)madıklarını iddia ederler?

Kur’an da her şey anlatılmış, açıklanmış, Hz. Peygamber ve ilk nesil Müslümanlar tarafından da anlaşılmış ise, bu gün Müslümanların bu anlamdaki dağınıklığının keşmekeşliklerinin ve anlama problemlerinin sebebi nedir? Allah’ın vahyi muhatapları tarafından ne zaman doğru olarak anlaşılabilecek?

 Kur’an’ı ne zaman doğru anlayabiliriz?

Özne olması gereken kitap, nesne olması gereken muhatap iken,  muhatap özne, kitap ise nesneleştirildiğinde Kitap’ın açık ve anlaşılır olması yeterli olmayacaktır elbette.

Allah’ın vahyinin Müslüman olduğunu iddia edenler tarafından anlaşılmazlığa mahkum edilmesini ve Kur’an’ı ne zaman doğru anlayabiliriz sorusunun cevabına ilişkin mülahazalarımızı şöyle sıralayabiliriz:

1. kur’an’a nesne muamelesi yaparak onun kelime, kavram ve ayetlerine işkence etmediğimiz zaman

 Ayetler arasındaki irtibatı sağlayacak olan bağ kuran aydınlık aklı devre dışı bırakmadan, Onun lafız, mana ve maksadını göz ardı edecek bir körlükle bakmadığımızda.

وَمِنْهُم مَّن يَسْتَمِعُونَ إِلَيْكَ أَفَأَنتَ تُسْمِعُ الصُّمَّ وَلَوْ كَانُواْ لاَ يَعْقِلُونَ    

‘’Bir de, onlar arasında sana kulak verip işitirmiş gibi yapanlar var; iyi ama, eğer akıllarını kullanmıyorlarsa sen sağırlara duyurabilir misin?’’ (10/Yunus,42.) Bakınız: (3/ Al’i-İmran,190. , 10/Yunus,100. , 25/Furkan, 44. , 39/Zümer,18.)

O’nun merkezinde insan olduğu gerçeğini hissedemeyip yamuk bir zihinle bakarak, vahyin nihai amacının insanı kula kulluktan kurtarmak olduğunu içselleştirebildiğimiz zaman. 

           الَر كِتَابٌ أُحْكِمَتْ آيَاتُهُ ثُمَّ فُصِّلَتْ مِن لَّدُنْ حَكِيمٍ خَبِيرٍ

ELİF! LÂM! RÂ! Bu öyle bir kitaptır ki âyetleri hem muhkem kılınmış hem de doğru kararlar veren ve her şeyin iç yüzünü bilen Allah tarafından açıklanmıştır. (Hud,1-2)

   أَلاَّ تَعْبُدُواْ إِلاَّ اللّهَ إِنَّنِي لَكُم مِّنْهُ نَذِيرٌ وَبَشِير

Böyle olması, Allah’tan başkasına kul olmayasınız diyedir. Ben de o kitapla sizi uyaran ve müjdeleyen kişiyim.

2. Kur’an’ın kendisini, kelime ve kavramlarını tanıttığı gibi tanımak ve anlamak yerine kendimiz tanımlamaya ve açıklamaya kalkışmadığımız zaman

الم  ذَلِكَ الْكِتَابُ لاَ رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِّلْمُتَّقِين                                                          

Elif-Lam-Mim! İşte kendisi hakkında hiçbir kuşkuya yer olmayan bu ilahi kelam, takva sahipleri için bir hidayet rehberidir; .(2/Bakar,1-2)  ( Bakınız: Hud,1-2. , 41/fussilet,3. , 6/ En’am,114.)

كِتَابٌ فُصِّلَتْ آيَاتُهُ قُرْآنًا عَرَبِيًّا لِّقَوْمٍ يَعْلَمُون                                                

Bu bir kitaptır ki ayetleri, bilenler topluluğu için Arapça kur’ânlar (kümeler) halinde açıklanmıştır. (41/Fussilet,3.)

3. Kur’an’ı baştan sona ben açıklayabilir ve anlayabilirim iddiasıyla ’ Ulu’l el-bâb’(erdem sahibi, dik duruşlu eğilip bükülmeyen insanlar) ve  bilenler topluluğu kavramına kulaklarımızı tıkamadığımız zaman.

             وَهُوَ الَّذِي جَعَلَ لَكُمُ النُّجُومَ لِتَهْتَدُواْ بِهَا فِي ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ قَدْ فَصَّلْنَا الآيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

Karanın ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye yıldızları sizin için o yapılandırmıştır. Ayetlerimizi, bilen bir topluluk için tek tek açıklamışızdır (6/En’am,97)

 (6/En’am,98 -126. ,  25/Furkan,50. ,  41/ Fussilet,2-3, 7. , /Araf,52.)

4. Bir konuyla ilgili  ayet kümelerini ‘Kur’an’  oluşturmadan edilerek verilecek bir hükmün yanlış olacağı  gerçeğini bildiğimiz zaman.( 4/Nisa,127. , 17/ İsra, 106. , 75/Kıyame,18-19. , 42/ Şura7.) 

فَتَعَالَى اللَّهُ الْمَلِكُ الْحَقُّ وَلَا تَعْجَلْ بِالْقُرْآنِ مِن قَبْلِ أَن يُقْضَى إِلَيْكَ وَحْيُهُ وَقُل رَّبِّ زِدْنِي عِلْمًا

Gerçek hükümdar olan Allah pek yücedir. Kur'ânın vahyi tamamlanmadan hüküm vermekte acele etme. “Rabbim ilmimi (bilgimi) artır” de. (20/Taha,114.)

5. Kitabın ayetlerinin bir ilme göre açıklandığını ve bu ilmi de Allah, nebilerine, nebilerinin de Ulu’l el-bâb olan sahabelerine, ümmete öğrettiğini ve bu ilmi kitab’ında gösterdiğini kavrayacak bilgiden uzak kalmadığımız zaman.

         إِنَّا أَنزَلْنَا إِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِتَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ بِمَا أَرَاكَ اللّهُ وَلاَ تَكُن لِّلْخَآئِنِينَ خَصِيمًا

Gerçekleri içeren bu kitabı sana biz indirdik ki insanlar arasında Allah'ın gösterdiği yöntemle hükmedesin. Sakın hainlerin savunucusu olma.  (4/Nisa,105.)  Bakınız: (20/Taha,114.)  

6. Kitabın hikmetli ayetlerine muhatapların kapalı ve yamuk bir yürekle bakmayı bıraktığı zaman ve Allah Rasulü’nün problem çözme, toplumun sorunlarına/sorularına cevap bulma yöntemi olarak seçkin sahabelerine ve ümmetine öğrettiği hikmeti tekrar gündemimize aldığımız zaman. 

                                                     وَمَن يَعْشُ عَن ذِكْرِ الرَّحْمَنِ نُقَيِّضْ لَهُ شَيْطَانًا فَهُوَ لَهُ قَرِينٌ

 

Rahman'ın uyarısını görmezden gelmeyi tercih eden kimseye gelince, Biz onun içine öteki kişiliğini oluşturmak üzere (kalıcı) bir şeytani dürtü yerleştiririz.  (43/Zuhruf,36) Bakınız: (33/ Ahzap,34. ,  3/Al-i İmran,58. ,  2/ Bakara,269 , 10/ Yunus,1 )

وَاذْكُرُواْ نِعْمَتَ اللّهِ عَلَيْكُمْ وَمَا أَنزَلَ عَلَيْكُمْ مِّنَ الْكِتَابِ وَالْحِكْمَةِ يَعِظُكُم بِهِ وَاتَّقُواْ اللّهَ وَاعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ   

Allah'ın size olan nimetlerini, size öğüt vermek için size indirdiği vahyi ve hikmeti hatırlayın ve Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! İyi bilin ki Allah her şeyin aslını bilir. (2/Bakara,231)

7. Bu kitabın bir metninin olduğu, bu metnin bir dilinin olduğu (41/Fussilet,3, 21/Yusuf,1-2, 20/ Taha,113 )  bu dilin kelime ve kavramlarının olduğu bunlar arasında bağlantıların olduğunu, bu bağlantıların /te’vil dikkate alınarak Allah’ın kitabına sadece hitap edilmiş bir metin muamelesi yapmadığımız, Kitabın lafzını önemsizleştirip mana ve maksat ile ilişkisini kesen ‘tarihselci’ bir yaklaşımla yaklaşmadığımız zaman.

وَكَذَلِكَ أَنزَلْنَاهُ حُكْمًا عَرَبِيًّا وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ أَهْوَاءهُم بَعْدَ مَا جَاءكَ مِنَ الْعِلْمِ مَا لَكَ مِنَ اللّهِ مِن وَلِيٍّ وَلاَ وَاقٍ

Ve işte böylece Biz, onu Arapça bir hüküm kaynağı olarak indirdik. Artık sana ilimden bir pay verildikten sonra eğer onların keyfi arzularının peşine düşersen, senin için Allah'tan başka ne bir yar, ne de bir sığınak var! (13/Ra’d,37)

8. Bu Kitabın Yüce/aşkın, müteal, mutlak bir makamdan süfli/ içkin, mukayyed bir mekana indiği gerçeğini unutarak insanın yazdığı herhangi bir metin gibi değerlendirip onda giriş gelişme ve sonuç gibi bir akışın olması gerektiğini düşünen bu düşüncesini göremeyince de anlamsız ve düzensiz bir metin olarak hüküm vererek sathı bir değerlendirme yapmadığımız zaman.

تَنزِيلًا مِّمَّنْ خَلَقَ الْأَرْضَ وَالسَّمَاوَاتِ الْعُلَى

Bu, yeri ve yüce gökleri yaratan tarafından indirilmiştir. (20/Taha,4.)

            أَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ اللّهُ مَثَلاً كَلِمَةً طَيِّبَةً كَشَجَرةٍ طَيِّبَةٍ أَصْلُهَا ثَابِتٌ وَفَرْعُهَا فِي السَّمَاء

bir Allah'ın güzel söze nasıl bir benzetme yaptığını görmez misin? O, kökü (yerde) sabit, dalları göğe uzanan alımlı bir ağaç gibidir. (14/ İbrahim,24)

9. Bu kitap/hitab’ın başı gökte ayakları yerde  ilahi bir gök sofrası olduğunu ve kendisine göre bir metodunun usulünün olduğunu görebildiğimiz zaman

وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ الْقُرْآنُ جُمْلَةً وَاحِدَةً كَذَلِكَ لِنُثَبِّتَ بِهِ فُؤَادَكَ وَرَتَّلْنَاهُ تَرْتِيلًا

Görmezlikten gelenler; “Kur’an ona toptan indirilseydi ya?” dediler. Böyle olması, senin kalbini sabitleyelim ve sana ağır ağır okuyalım diyedir. (25/Furkan,32.) Bakınız: (17/ İsra,106-107, 6/ Enam,105)

10. Bu kitaba her türlü ön yargıdan uzak, atalarımızı hangi şey üzerinde bulduk ise onun dışına çıkmayız gibi müşrik yaklaşımlarını bir kenara bırakarak temiz ve berrak bir zihin ile, saf bir akıl ile, kirlenmemiş duygularla, özgür bir iradeyle yaklaşabildiğimiz zaman. 

فَإِذَا قَرَأْتَ الْقُرْآنَ فَاسْتَعِذْ بِاللّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيم                            

‘’Bundan böyle Kur'an okuyacağın zaman, öncelikle kovulmuş şeytandan Allah'a sığın’’ (16/Nahl,98), Bakınız: ( 2/Bakara,171   )

11. Bu kitap ağır ağır, düşüne düşüne/tertîl ile okunması gerekirken, susarak, dinleyerek, kıraat edilmesi gerekirken onu sese, tınıya, makama indirgemediğimiz ve tilavetin nesnesi haline getirmediğimiz zaman. 

                                                            أَوْ زِدْ عَلَيْهِ وَرَتِّلِ الْقُرْآنَ تَرْتِيلًا

                                                                        

‘’ya da yarısından fazla bir süre kalk da Kur'ân'ı yavaş yavaş ve düşünerek oku!’’ (73/ Müzzemmil,4.)  (Bakınız:7/ Araf,204, 46/ Ahkaf,29, 72/Cin,21)

12.  Alah’ın bu Kitap’ta ayetlerini muhkem ve mütaşabih olarak ikiye ayırdığını muhkemini  Kitabın anası özü, hüküm içeren, hikmetli ayetler, müteşabihlerini ise, muhkeme lafız mana ve maksat açısından benzeyen ve muhkemi tafsilatlandıran mesani şeklinde oluşturulan ayetler olarak tanımlasını beğenmeyip; muhkem;  anlamı bilinen, anlaşılan, müteşabih ise; anlamı bilinemeyen, anlaşılamayan ayetlerdir şeklinde tanımlaya kalkışmadığımız zaman.

هُوَ الَّذِيَ أَنزَلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ مِنْهُ آيَاتٌ مُّحْكَمَاتٌ هُنَّ أُمُّ الْكِتَابِ وَأُخَرُ مُتَشَابِهَاتٌ فَأَمَّا الَّذِينَ في قُلُوبِهِمْ زَيْغٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَابَهَ مِنْهُ ابْتِغَاء الْفِتْنَةِ وَابْتِغَاء تَأْوِيلِهِ وَمَا يَعْلَمُ تَأْوِيلَهُ إِلاَّ اللّهُ وَالرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ يَقُولُونَ آمَنَّا بِهِ كُلٌّ مِّنْ عِندِ رَبِّنَا وَمَا يَذَّكَّرُ إِلاَّ أُوْلُواْ الألْبَابِ

‘’Bu Kitab’ı sana indiren O’dur. Âyetlerinin bir kısmı muhkemdir; onlar kitab’ın ana ayetleridir. Diğerleri müteşâbih (benzeşik) olanlardır. Kalplerinde eğrilik olanlar, istedikleri te’vîli (bağlantıyı) kurup istedikleri fitneyi çıkarmak için Kitap’tan, kendi eğrilikleriyle benzeşen şeye uyarlar. Oysa onun tevilini (ayetleri birbiri ile ilişkilendirmeyi) sadece Allah bilir. Bu ilimde sağlam duruş gösterenler de şöyle derler: “Biz, bu ilme inandık, hepsi (muhkem, müteşâbih ve tevil) Sahibimiz katındandır.” Bu zikre (doğru bilgiye) sadece sağlam duruşlu olanlar ulaşabilirler.’’ (3/Al-i İmran,7)  Bakınız: (39/Zümer,23. , (3/Al-i İmran,59. , 13/Ra’d,28)  

13. Bu kitap akıl/kıraet), gönül/fuad ve dil/tertil ile okuması gerekirken sadece dil/tilavet ile okumaya indirgenmediği zaman. Başka bir ifadeyle tecvitten tertile geçebildiğimiz zaman.

إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ اللّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَإِذَا تُلِيَتْ عَلَيْهِمْ آيَاتُهُ زَادَتْهُمْ إِيمَانًا وَعَلَى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

‘’Gerçek mü'minler şu kimselerdir ki; Allah hatırlatıldığı zaman kalpleri ürperir; kendilerine O'nun ayetleri okunduğu zaman imanları güçlenir ve daima Rablerine güvenirler.’’ (8/Enfal,2.) Bakınız:(73/Müzzemmil,4)

14. Bu Kitabı, tezekkür, tedebbür, taakkul, tefakkuh ve tefekkür gibi zihni süreçleri bir kenara iterek okumaya çalışmadığımız zaman.

    فَإِنَّمَا يَسَّرْنَاهُ بِلِسَانِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ         

                              ‘’İşte böylece Biz, bu (vahyi) senin dilinle kolaylaştırdık ki düşünüp de ders alabilsinler.’’ (44/ Duhan,58.)Bakınız:  (47/ Muhammed,24.) (Bak: 38/ Sa’d,29, 43. , 39/ Zümer,87. ,  4/ Nisa,82, 2. , 2/ Bakara,221. , 7/Araf,179. ,  8/Enfal,65. , 13/Ra’d,3. , 6/En’am,97-126.)

15. Bu Kitabın anlaşılmasını sağlayan en önemli unsurları olan hikmet, kur’an, muhkem, mütaşabih, mesani, te’vil, tebyin, tasdik, tasrif, vahiy, din, , zikir,bir,şirk ayet, sure, Kitap, zikir, Nasih, mensuh, Nebi, Rasul gibi anlam kaplarının içerisini kitabın sahibinin doldurduğu anlamları boşaltıp anlayışımıza göre, mezhebimize göre, meşrebimize göre, hocamıza göre, üstadımıza göre, hazretimize göre, tarikatımıza göre yeniden doldurmaya kalkışmadığımız zaman. 

16.  Allah’ın  insanın yaratılışına uygun bir yapıda, fıtrat olarak tanımladığı dinin zaman , mekan ve şartlara göre değişmeyeceğini unutarak dinin az bir kısmı hariç çoğu hükümlerinin tarihsel olduğunu dolayısıyla günümüzde uygulanabilir olmadığını iddia etmediğimiz zaman.

فَأَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ حَنِيفًا فِطْرَةَ اللَّهِ الَّتِي فَطَرَ النَّاسَ عَلَيْهَا لَا تَبْدِيلَ لِخَلْقِ اللَّهِ ذَلِكَ الدِّينُ الْقَيِّمُ وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

  Sen yüzünü dosdoğru bu dine, Allah’ın insanları yarattığı fıtrata çevir. Allah’ın yarattığının yerini tutacak bir şey yoktur. İşte sağlam din budur. Ama insanların çoğu bunu bilmezler. (30/ Rûm,30)

17. Modernist ve çağdaş bir söylemle; ’Vahiy manevi ve mistik bir tecrübedir, peygamber iddiasıyla ortaya çıkan insanın ruhi bir tecrübesidir.’ Diyerek Allah’ın kitabının başının gökten koparılmadığı zaman.

18.  ‘’Dinler hiçbir zaman mutlak hakikati taşıyamazlar, temsil edemezler. Bunlar tarihsel şartlarda ortaya çıkmış metinlerdir. O halde bu metinlerin ne anlama geldiğini anlamak için, hem aklın kritiğini hem de tarihsel metodu, tarihselciliği bu dinlere ve metinlere uygulamamız gerekir’’ diyen Hıristiyanlık argümanlarıyla Kur’an’a yaklaşmadığımız zaman. (http:www.dunyabulteni.net/ Peygamberler-tarihsel-kisilikler-midir)

19. ‘’Kur’an bütünüyle ‘ölçü ‘ değildir. Örnektir. Örneği kavrayan, Allah’ın karekterini ve insanlardan ne istediğini anlayan mümin, Allah gibi sorun çözer, kitap yazar, hüküm koyar’’ (İlhami Güler, Üç Kur’an Tasavvuru,) Diyerek kendimizi şâri yerine koymadığımız zaman.

20.  ‘’Kur’an’da tabiat olaylarının ilahi ayetler olarak nitelendirilmesi bunların doğal sebeplerini nefyetmediği gibi Kur’an metnindeki ayetlerin ‘’Allah’ın ayetleri’’ olarak nitelendirilmesi de metnin Hz. Peygambere ait olmadığını göstermez’’ (Kur’an, Vahiy, Nüzul –Mustafa Öztürk – Ankara Okulu Yayınları – Ankara 2016 s: 146) diyerek vahyin metni ile vahyin sahibi  arasındaki irtibatı kesmediğimiz zaman.

 

                                                          تَنزِيلُ الْكِتَابِ لَا رَيْبَ فِيهِ مِن رَّبِّ الْعَالَمِينَ

‘’Hakkında şüpheye yer olmayan bu Kitap, alemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.’’ (32/ Secde,2.) Bakınız: (10/ Yunus,37)

 

 

Nuri Celepci

hilal haber


Keyword : radyo vakit - hilal haber - nuri celepci - Müslümanlar Kur’an’ı niçin anlayamıyorlar? -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

Meczupların Dîni: Tasavvuf
“Hayır, zulmedenler, hiç-bir bilgiye dayan- maksızın kendi hevâ (istek ve tutku)larına uy- muşlardır. Allah’ın saptırdığını kim hidâyete erdirebilir?
Afrin neden Türkiye'ye tehdit?
Terör örgütü PYD/PKK, Suriye'nin Türkiye sınırının büyük bölümünü işgal ederek Ankara için başlıca güvenlik tehdidi haline geldi. Afrin'deki terörist
“Mutlak Doğru” Üzerine
“Rabbinin sözü, doğruluk bakımından da, adâlet bakımından da tastamamlanmıştır. O’nun sözlerini değiştirebilecek (kimse) yoktur. O, işitendir, bilendi
Tunus devriminin kazanım ve kayıpları
Devrimin yedinci yılında Tunus halkı, demokrasi ve özgürlük ilkelerini pekiştirmek yolunda mesafe kat ederken, her geçen gün kötüye giden ekonomik dur
Müslüman Doğulmaz, Müslüman Olunur
Doğuştan ‘müslüman’ olduğunu zanneden, bu ‘ölümcül’ yanlışla büyüyen ve böyle yaşayıp, böyle ölüp giden bir toplumun içinde doğup büyüdük. Bu anlayışı
Kudüs, Mescid-i Aksa ve İlk Kıble Meselesi
Kudüs tarihin en eski ve binlerce yıllık bir geçmişe sahip şehirlerinden birisidir. Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, tarihteki önemi asla azalma
Kurdun dişine kan değmesin...
Bir, Rus gazeteleri, askeri kaynaklara dayanarak 31 Aralık Pazar günü, Rus Hava Kuvvetleri’nin konuşlandığı Hemymim Hava Üssü’nün saldırıya uğradığını
‘Muhafazakar muhalefet’, ‘Muhafazakar müdahale’ ve ana omurgayı çatlatmak..
2016, Türkiye siyasi tarihinin en ağır travmasının yaşandığı yıl oldu. Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşundan sonraki en ağır dış müdahalesine, saldırısına
2018’de Türkiye-Rusya ilişkilerinde işbirliği ve sorun alanları
Türk dış politikası açısından oldukça hareketli geçen 2017 yılı Türkiye-Rusya ilişkilerinin gelişimi bakımından da dikkat çekici gelişmelere sahne old
İran'da Neler Oluyor?
İran’da yüksek enflasyon, vergi artışı düzenlemesi, zamlar ve hayat pahalılığı halkı sokaklara döktü. 28 Aralık’ta Meşhed’de bir grup göstericinin baş
1 -


Abdullah Yıldız

“Başka Kur’ân Getir” Diyenler

16/01/2018 - 13:21

Abdullah Yıldız
Abdurrahman Dilipak
Abdülaziz Kıranşal
Ahmed Kalkan
Ahmet Kekeç
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Fatma Tuncer
Hamza Er
Hayrettin Karaman
Halime Kökçe
Hamza Türkmen
Hamdi Akan
Hikmet Ertürk
Hüseyin Gülerce
Hüseyin Bülbül
Hüseyin Alan
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Kemal Öztürk
Kenan Alpay
Kemal Songür
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Çelik
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Armağan
Mustafa Bozacı
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Ramazan Kayan
Sevtap Mendi
Selahaddin E. Çakırgil
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Yakup Döğer
Yavuz Bahadıroğlu
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Türkiye'de Boşanma Sebebleri nelerdir?
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat