24 saat Erdoğan’a itibar suikasti yap, sonra da..

24 saat Erdoğan’a itibar suikasti yap, sonra da..


Helal olsun size..

 

Siz ne büyük gazeteci imişsiniz be..

 

Tüm medya organları, Berat Albayrak’ın istifasını 24 saat boyunca veremez iken.. (İstifanın haberinin verilmesi-verilmemesi tartışmasında daha önce görüşümü açıkladım. Şu kadarını söyleyeyim. Eğer Türkiye üzerinde büyük oyunlar sahneye konuluyor ise. Bu oyunların devamında, arzu edilmeyen bir gelişme yaşandığında, zaten bunlara hazırlıklı olan o merkezler, medyanın tümü ile vereceği bu haber eşliğinde, daha büyük operasyonları hemen devreye sokacak iseler.. Birinci oyunu önleyemeseniz bile.. İkinci tuzağa düşmemek, belki gazetecilik açısından eksi bir görüntüye sebep olsa da, vatanperverlik açısından doğru bir harekettir.) 

 

Habertürk, o istifayı hemen saatinde haberleştirdi..

 

Ya ya ya.. Şa şa şa.. Habertürk sen çok yaşa..

 

İşte özgür medyanın yüz akı..

 

İşte korkusuz televizyon..

 

İşte baskılara boyun eğmeyen kanal..

 

Sabah programlarında Bülent Aydemir aracılığı ile..

 

“Ekonomi bitti. Ülke mahvoldu” söylemi ile CHP’lilerin borazanlığını yapan..

 

Akşam programlarında Fatih Altaylı’nın “Koronadan dolayı, hastanelerde yoğun bakım yatakları tümü ile doldu” yalanları ve “Aşı geldi de.. Aşı olmanız için AK Parti’de üye olmanız gerekir. Yoksa aşı olamazsınız. AK Partililer torpille sıra beklemeden aşı oluyorlar” iftiraları ile milleti zehirleyen Habertürk kanalı.. 

 

Evet, bu haber kanalı, gerçekten özgür medyanın gururu mu?

 

Gerçekten bağımsız gazetecilik mi yapıyor?

 

Gerçekten kimseden emir almadan mı, bu yalan-iftira haberlerini yapıyorlar, kendiliklerinden mi bu muhalefeti organize ediyorlar?

 

Test için bir olay aktarayım..

 

Önceki gün, Habertürk kanalında, ismi geçirilerek aleyhinde sözler sarfedildiği gerekçesi ile yayına bağlanan..

 

Bağlanmak için de 1 saat bekletilen Hilal Kaplan..

 

Tüm içindekleri döktü de..

 

Bize de aktarmak düştü..

 

Hülya Hökenek’in Habertürk’teki programında, bir yandan İsmail Saymaz, bir yandan İyi Partili Ümit Dikbayır... İktidara saydırırlarken..

 

Kanal hakkında Hilal Kaplan’ın sözleri, hayli ilginçti:

 

“Habertürk’le ilgili söyleyeceklerim de çok. Bakın, 17-25 Aralık’a kadar Habertürk’te programa katılmış birisi olarak söylüyorum, 17-25 Aralık’ta inanılmaz bir dönüş yaşadı Habertürk. Ve hatta biliyorsunuz, Habertürk Zaman gazetesinden sonra en çok CV’sinde, gazetesinde FETÖ’cü olduğu gerekçesiyle tutuklanan ‘gazeteci’ olan yayındır.”

 

Vay canına sayın seyirciler..

 

Demek ki, vatandaş Habertürk’te bazı programları izlerken, saç-baş yolup, bizi arayıp, “Şunlara bir cevap verin” derlerken..

 

Boşuna sinirlenmiyorlarmış.

 

Gerçekten sinir katsayısını zıplatan planlı yayınlar yapılıyormuş, Habertürk’te..

 

Yapanlar da..

 

Bizlere habercilik tasladıkları halde.. “Haberi hemen vereceksin, hiç, bir saniye bile beklemeyeceksin” dedikleri halde..

 

Kendi televizyonlardaki FETÖ’cü arkadaşlarının tutuklandığı haberlerini bizden gizleyen programcılar..

 

Lütfen söyler misiniz, ne demektir, “CV’sinde, en fazla FETÖ’den tutuklanan gazeteci bulundurma”yı, Zaman’dan sonra ikinci sırada başarmak(!).

 

O isimleri de tek tek sıralıyor, Hilal Kaplan:

 

“Habertürk TV Yayın Koordinatörü Oğuz Usluer FETÖ’den tutuklu. Genel Yayın Koordinatörü Abdullah Kılıç, Haber Müdürü Cuma Ulus, Adil Öksüz’ü evinde saklayıp kaçmasına yardımcı olduğu gerekçesiyle tutuklanan Habertürk gazetesi Ankara Temsilcisi Erdal Şen, Adil Öksüz’ün bacanağı oluyormuş.”

 

Haydi bakalım şimdi siz, bu kadar FETÖ’den tutuklanan gazeteci olan Habertürk’te, FETÖ’ye karşı ölümüne mücadele veren Tayyip Erdoğan aleyhindeki haberler için, “Acaba kanalda kalan henüz deşifre olmamış FETÖ’cülerin işleri mi?” diye merak etmeyin..

 

Gazetecilik refleksi ile hemen yapıldığı ileri sürülen “Berat Albayrak’ın istifası” haberinin, aslında daha büyük sansasyon oluşturmak için kurgulanan büyük bir oyunun kıvılcımı olmadığına inanın.. 

 

Öyle ya..

 

Kim ne derse desin..

 

Şu an FETÖ tümü ile tasfiye edilecek ise..

 

Bank Asya kapısına milletvekili yollayan, Mahmut Tanal’a hesap açtırarak destek verdiğini gösteren, FETÖ’cü televizyon ve gazetelere el konulduğunda “Özgür medya susturulamaz” diyerek ziyaretler yapan CHP mi, FETÖ’yü Türkiye’den tümü ile tasfiye edecek?

 

Bu mümkün mü?

 

Bence mümkün değil..

 

O zaman, FETÖ’nün tek hedefi var.

 

AK Parti’yi indirmek. 

 

AK Parti indi mi, CHP imiş, diğerleri imiş Pensilvanya için çocuk oyuncağıdır..

 

Onların tamamının işini, iki dakikada bitirir.

 

Gerekirse kasetlerle, gerekirse eskiden alınan kayıtlarla..

 

Bu noktada, Habertürk de, gerçekten içinde tek bir FETÖ’cü olmadığı halde, bu kadar kasıtlı olarak, iktidar karşıtı yayın yapar mı?

 

FETÖ’cülerin ekmeğine yağ sürer mi? 

 

Bence yalan-dolan haberlerin arkasında, sıradan hatalar yatmıyor.. Anında yapılmak istenilen istismara açık haberlerin arkasında gazetecilik refleksi yatmıyor.

 

FETÖ’yü tasfiye edecek en ciddi güç, Tayyip Erdoğan ise..

 

Bu gerçeği bile bile, hemen her gün, yalan dolanlarla bu kanaldakiler AK Parti’ye saldırıyorsa..

 

Kendi içinde tutuklananların yanı sıra, hâlâ içerde bazı FETÖ’cülerin bulunabileceği endişesi de, ciddiyet kazanır..

 

Hele hele, Hilal Kaplan’ın, “Aynı zamanda kanalın sahibinin ‘Hocaefendiyi kırmayalım’ şeklinde söylediği sözleri hatırlatırım” dediği anda, program moderatörü Hülya Hökenek’in sesini yükselterek, “İtibar suikasti yapmanıza müsaade edemeyiz” diyerek, Hilal Kaplan’ı yayından alması..

 

Medyadaki gerçeği de yüzümüze vurmuş oldu..

 

Bu beyler ve bayanlar.. 

 

24 saat yayınlarında, bu milletin seçtiği insanları itibar suikastine maruz bırakıyorlar..

 

Tayyip Erdoğan imiş, AK Parti imiş.. Hepsine saydırıyorlar..

 

Damat mı?

 

O zaten her şeyi hakediyor.

 

Damadın istifası mı? Saniyesinde vermeyen, kapıkuludur.

 

Amaa..

 

Turgay Ciner için iki çift laf ederseniz..

 

Habertürk’te FETÖ’den dolayı tutuklanan yöneticileri söylerseniz..

 

İşte o zaman, itibar suiksati olur.

 

Hemen fişler çekilir. Yayından alınırsınız.

 

Berat Albayrak’ın istifasını verirsiniz de..

 

Turgay Ciner’e tek kelime edemezsiniz..

 

Özgür basın, işte böyle olur..

 

Gazetecilik, işte böyle yapılır..

 

Değil mi, Bülent Aydemir?

 

Değil mi, Fatih Altaylı?

Google+ WhatsApp