Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
İNDİRİLEN DİN'E EVET, ÖTEKİ DİN'LERE HAYIR
* Namaz Nedir? * Ak Kaşık Güney Kore ve Günah Keçisi Kuzey Kore * Sultan Alparslan’dan tüm insanlığa ders * Hicret * Ruanda İzlenimleri -2: Ruanda’da Müslümanlar ve Örnek Bir İslami Şahsiyet Olarak  “Mama İbrahim” * Yıldırım: Irak'ta statü değişikliğine gidilirse haklarımızı kullanırız * Osmanlı Sarayı’nda hicri yılbaşı gelenekleri * Myanmar hükümeti soykırımdan suçlu bulundu * Gözyaşlarımız aynı * Bangladeş: Myanmar'da güvenli bölgeler ilan edilmeli

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 221717
Toplam 386681030
En Fazla 606285
Ortalama 152176
Üye Sayısı 125
Bugün Üye Olan 0

Kendi kendilerini Tarihten dışlayan toplumlar ve Kültürleri

Hangi nedenle olursa olsun, hikâyenin yalnızca bir parçasıyla ilgilendiğimizde, dikkatimiz ve bilincimiz de parçalanıyor; büyük ufku, büyük dikkati, büyük incelikleri kaybediyoruz. Ulus-devlet kutsalları etrafında oluşturulan ısrarlı vurgular ve yoğunlaşmaların, İslam’a meydan okumak anlamına geldiğini görmüyoruz. İslam dünyası toplumları, İslam’ın büyük ufkunu kaybedeli
2017-09-22 - 17:42

KENDİ KENDİLERİNİ TARİHTEN DIŞLAYAN TOPLUMLAR VE KÜLTÜRLER

 

 

Bugünün dünyası kaotik bir dönemden geçiyor. Kaotik dönemlerle ilgili sağlıklı/tutarlı/derinlikli öngörüde bulunmak zor. Bugünün dünyası, jeopolitik/ideolojik çıkarlar ve karşıtlıklar temelinde bölünmeler yaşıyor. Siyasetin askeri güç yoluyla belirlendiği bir dünyada, hiç bir ahlaksızlık, hiç bir ilkesizlik ve kötülük, tartışma/sorgulama konusu yapılamıyor.

İslam dünyası toplumları, İslam’ın ilk çağlarından beri, jeopolitik bir çatışma ile karşı karşıya bulunuyor. Toplumlarımız, emperyalist evrenselciliğin, emperyalist modernliğin zirvede olduğu yirminci yüzyıl boyunca çok korkunç kötülüklere maruz kaldılar. Bu kötülükler, yirmibirinci yüzyılda da sürdürülüyor. Bir yanda emperyalist evrenselcilik, bir diğer yanda da kendi iç sorunlarımız, toplumlarımızı tarihsel bir krize mahkum etti. Toplumlarımız, emperyalist küreselleşmenin başladığı tarihin son beşyüz yılı ile ilgili, küreselleşme süreçleriyle ilgili eleştirel analizler, çözümlemeler yapmayı başaramadılar. Tarihsel krizden çıkmak için tarihsel bir seçenek üretmek gerekiyordu; bu başarılamadı.

TOPLUMSAL ELEŞTİRİNİN ÖNEMİ

Günümüzde İslam dünyası toplumları, ne yazık ki, teorik anlamda bile küresel bir misyona, vizyona, bütünlüğe, çerçeveye, projeye, programa sahip değildir. Gerçek böyle olduğu halde, ısrarla popülist bir hamaset söylemini sürdürebiliyoruz. Nicel yorumlar, değerlendirmeler, başarılar, umutlar, büyük sayıların desteğine ve ilgisine mazhar olmak, hayat şartlarındaki maddi iyileşmeler, karşı karşıya bulunduğumuz gerçekliğin eleştirel analizine izin vermiyor. Hangi toplumda olursa olsun, toplumsal eleştirinin hayati bir önem taşıdığını bilmek, anlamak gerekir. Toplumsal eleştiri olmadığı takdirde, hiç bir sorunumuz yokmuş gibi, hiç bir sorunun farkına varmadan yaşamaya devam ederiz. Ancak sorunların farkına vardığımızda onları nasıl aşabileceğimizi konuşmaya başlayabiliriz. Müslüman aydınların, entelektüellerin, güncelin ve yerelin heyecanlarından, gerilimlerinden, bağlılık ve karşıtlıklarından kendilerini kurtararak, İslami bütünün ve insanlığın öncelikleri üzerinde yoğunlaşmaları ve bugünün gerçekliğini bütün boyutlarıyla teşhis etmeleri gerekiyor.

Hangi nedenle olursa olsun, hikâyenin yalnızca bir parçasıyla ilgilendiğimizde, dikkatimiz ve bilincimiz de parçalanıyor; büyük ufku, büyük dikkati, büyük incelikleri kaybediyoruz. Ulus-devlet kutsalları etrafında oluşturulan ısrarlı vurgular ve yoğunlaşmaların, İslam’a meydan okumak anlamına geldiğini görmüyoruz. İslam dünyası toplumları, İslam’ın büyük ufkunu kaybedeli yüzyıllar oluyor. İslami düşünce hayatı, halen, her tür ahlaki/insani değerden bağımsız olan modern dünya düzeninin, modern bilgi ve felsefe sistemini kendi ideolojik beklentilerine ve çıkarlarına göre yapılandırdığını farkedebilmiş değildir. Onun içindir ki, bugün, bütün toplumlar-kültürler, galiplerin ürettiği bilgiyi ve kültürel ölçütleri kullanıyor. Aziz İslam’ı, galiplerin belirlediği normlara göre tanımlıyor, konumlandırıyoruz.

YENİDEN İNŞA İMKANI KAYBOLDU

Muhafazakârlığın, geleneğin, muhafazakâr ve gelenekçi alimlerin referans haline gelmesiyle birlikte, toplumlarımız, yeniden inşa imkânlarını kaybettiler. İslam dünyası toplumları, lafızcı-şekilci bir İslam algısının neden olduğu büyük çölleşmeyi-kısırlaşmayı aşabilmek, bu algının yol açtığı tahribatı telafi etmek/onarmak için, başvurdukları mistik/batınî/tasavvufi yöntemleri/yaklaşımları ve pratikleri din haline getirerek, kendi kendilerini tarihten/dünyadan ve hayattan dışladılar. Vahiy-akıl bütünlüğünün parçalanmasıyla birlikte, toplumlarımızda akıl aleyhinde bir mutabakat oluşturuldu. Bu mutakabatla birlikte, her tür düşünsel-entelektüel-felsefi çaba tahkir edildi. Bu nedenle de toplumlarımız, kültürel değer kaybına uğradılar. Kültürel değer kaybına uğradıkları için de, farklılıkları yönetemez hale geldiler. Bugün, İslami bünye içerisindeki farklı unsurlar, ısrarla kendi aidiyetlerini ve tercihlerini putlaştırıyor, bu putlaştırma nedeniyle de diğerlerini ötekileştiriyor, aşağılıyor, etiketliyor, damgalıyor. Bu suretle de, İslami ortak değerler, ilkeler, yaklaşımlar yok sayılıyor.

İSLAMİ BİLİNCE YABANCILAŞIYORUZ

Toplumlarımızda fanatizmlerin yükselişi, algı, görüş ve bilinç ufkunun kaybına neden olduğu için, akıldışı sorunlar, gerilimler, karşıtlıklar yaşıyoruz. Popülizmlerin ve romantizmlerin yükselişi, gerçekliğe işaret eden, gerçeğe işaret eden değerlendirmeler yapmamıza izin vermiyor. Bugünün dünyasında, popülizmlerin, romantizmlerin hararetiyle, heyecanlarıyla büyülenmek gibi bir lüksümüz olamaz. İslami bünye içindeki farklılıkları aşamamak, farklılıkları derinleştirmeye çalışmak, manevi-kültürel yoksulluğun büyümesiyle ilgili marazi bir durumdur. Müslümanların farklılıkları kapsayan İslami bilince yabancılaşmalarını anlayabilmek mümkün değildir.

İslam dünyası toplumları, düşünce ve kültür hayatımız, modern zamanlar boyunca yüzleşmek zorunda oldukları meydan okumalara yanıt veremediler. Bu yanıtlar hep ertelendi ve savsaklandı. Sözünü ettiğimiz meydan okumalara gereği gibi karşılık veremeyeceğimizi, bir çözüm üretemeyeceğimizi düşündüğümüz için, bu yüzleşmeleri hep erteleyerek teslimiyetçiliği seçtik. Geçmişte yaşayan, geçmişle yaşayan kültürler ve toplumlar, bugünün, şimdinin sorunları karşısında çözüm üretecek kadrolara sahip olmakta zorlanıyor. Farklılıkları, karşıtlıkları derinleştirmeye çalışmak, zaten var olan trajedileri devam ettirmeye çalışmak demektir. Herkesin kendi parçasını, kendi bencilliğini güçlendirmeye çalıştığı bir dünyada İslami umutlardan söz edilemez.

KOLEKTİF KAYGI VE YANITIMIZ YOK

Günümüzde, her şeyi, bilgiyi, bilimi, sanat ve edebiyatı, sinemayı, felsefeyi, siyaseti, ekonomiyi bir egemenlik, sömürü ve tahakküm aracı haline getiren korkunç bir dünya ve tarih karşısında bulunuyoruz. Emperyalist dünya, kan denizlerinden çıkar sağlamaya çalışıyor. İslam toplumlarında büyük trajediler, büyük acılar, mahrumiyetler, kıyımlar sıradanlaşıyor. Bütün bu zorbalıklar karşısında toplumlarımızın kolektif düşünsel kaygıları olmadığı gibi, kolektif düşünsel yanıtları da bulunmuyor. Düşünsel, ahlaki, siyasal sorunlar bir bütünlük içerisinde değerlendirilmesi gereken sorunlardır. Bu sorunlar birbirlerinden bağımsız sorunlar olarak değerlendirilemez.

Güce dayalı, zorbalığa dayalı, faşizme dayalı meşruiyet biçimlerinin belirleyici olduğu bir dünyada/ülkede/toplumda hiçbir zaman adalet ve hakkaniyete yer yoktur. Güce, militer faşizme dayalı meşruiyet biçimlerinin belirleyici olduğu bir dünyada adalet, hakkaniyet, insan hakları, demokrasi ve bunun gibi bütün kavramlar içi boş, kirli, ucuz sloganlardan ibarettir. Bu tür bir dünya, bütün insani, ahlaki, kültürel anlamların tükenişine işaret eder.

SİYONİST VESAYET ALTINDAKİ REJİMLER

Emperyal devlet terörü-şiddeti, emperyalist modernleşme, emperyalist evrenselleşme, emperyalist sekülerleşme ile başladı, kurumsallaştı, modern kavram ve kurumlarla haklılaştırıldı. Çeşitliliğe ve farklılığa hayat hakkı tanımayan emperyalist ve ırkçı evrenselleşme, kibir ve duyarsızlığın somut ifadesi olan modern uygarlık, hegemonya ve tahakküm ihtirasları, özellikle İslam dünyası ülkelerinde siyasal/toplumsal/kültürel yapıları paramparça etti. Bugünün dünyasında Batılılar için ayrı, Doğulular için ayrı, Müslümanlar için ayrı, Yahudi ve Hıristiyanlar için ayrı “insan hakları” uygulamaları var.

Günümüzde Ortadoğu’da Arap hanedanlık/kabile rejimleri, otoriter askeri rejimler, varoluşlarını emperyalist/Siyonist güçlerin himayesi altında sürdürüyor. Bu rejimlerin politik tercihlerini emperyalist/Siyonist irade belirliyor. Siyonist vesayet altında bulunan bütün bu rejimler, kendi onurlarını ayaklar altına alarak, bölgedeki İslami hareketlere karşı, bu hareketleri yalnızlaştırmak üzere seferberlik halindeler. Dolayısıyla da bu ülkelerin/hanedanların hiç biri, Müslüman Kardeşler’i ve Hamas’ı sahiplenme cesareti gösteremiyor.

 

Yenişafak/Atasoy Müftüoğlu


Keyword : radyo vakit - atasoy müftüoğlu - iktibas - yeni şafak -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

Osmanlı Sarayı’nda hicri yılbaşı gelenekleri
Hicri yılbaşı olan Muharrem ayının birinci günü, Osmanlı saraylarında kutlanır, ulema, devlet adamları ve gayr-i Müslim cemaatlerin başları da bayraml
İçinde Rumelihisarı ve İstan- bul’un fethi geçen bir sohbet
İki Kıta Bir Şehir İstanbul, Yitik Mirasın Peşin- de, Zeytinburnu Yollar ve Kapılar, İstanbul’un İlkleri, İstanbul’un Enleri, Kısa Metrajlı Film Tadın
Kur'an'da İnsanın 10 Zayıf noktası
Allah insanın fıtratına fücur ve takva (Şems, 8) tohumlarını ekmiş, takva ile yücelme fücur ile alçalma özgürlüğünü vererek yolun başına koymuştur.Kur
Nasıl bir Eş...
Elbette kalplerin birleşebilmesi için aralarında inanç ve istikamet birliği bulunmalıdır. Çünkü evlilik Müslüman kadın ve erkek için en içten en köklü
Müslüman müsrif olmamalıdır
Müslüman edepsiz, yalancı, hırsız, yolsuz, zalim, iftiracı, gıybetçi, hasetçi, açgözlü, pis, düzensiz, tembel, bencil.. de olmamalıdır; ama bunların h
Çarpık Çağ
Doğru mu, yanlış mı karar sizlerin Biz aklın durduğu çağda yaşadık 'Ben dinsizim! ' diyen beyinsizlerin Din dersi verdiği çağda yaşadık. Çabuk p
Fransa'da Ruanda soykırımına ilişkin arşivlere erişime engel
Fransa Anayasa Mahkemesi, Ruanda soykırımı hakkında çalışmalar yapan bir araştırmacının, soykırım dönemine ilişkin cumhurbaşkanlığı arşivlerine erişim
UYAN!
Derin uykulara dalan gonca uyan! Uyan! Kalk! Nergis gibi göz açıp etrafına bak! Safâ sarayımızı keder talân etti bak! Kuşlar ötüyor, uyan! Bu sûzi
'Muhammed Nasıl Marcus Oldu?'
Altay, anne ve babası Alman vatandaşı olan çocukların kayıtlara "Alman", anne ve babası Türk veya diğer yabancı uyruklardan olan çocukların ise "Alman
Kendi kendilerini Tarihten dışlayan toplumlar ve Kültürleri
Hangi nedenle olursa olsun, hikâyenin yalnızca bir parçasıyla ilgilendiğimizde, dikkatimiz ve bilincimiz de parçalanıyor; büyük ufku, büyük dikkati, b
1 - Ak Kaşık Güney Kore ve Günah Keçisi Kuzey Kore
2 - Gözyaşlarımız aynı
3 - Myanmar hükümeti soykırımdan suçlu bulundu
4 - Yıldırım: Irak'ta statü değişikliğine gidilirse haklarımızı kullanırız
5 - Osmanlı Sarayı’nda hicri yılbaşı gelenekleri
6 - Bangladeş: Myanmar'da güvenli bölgeler ilan edilmeli


Abdullah Yıldız

Okullar Açıldı… Şeytanî Tuzaklara Dikkat!

19/09/2017 - 14:39

Abdullah Yıldız
Ahmet Anapalı
Abdurrahman Dilipak
Abdülaziz Kıranşal
Ahmet Kekeç
Ahmed Kalkan
Ahmet Mercan
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Beşir Eryarsoy
Ceren Kenar
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Ersoy Dede
Fatma Tuncer
Hamdi Akan
Hayrettin Karaman
Hamza Er
Halime Kökçe
Hamza Türkmen
Hikmet Ertürk
Hüseyin Alan
Hüseyin Bülbül
Hüseyin Gülerce
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Kenan Alpay
Kemal Öztürk
Kemal Songür
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Çelik
Mustafa Armağan
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Bozacı
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Osman Coşkun
Ramazan Kayan
Selahaddin E. Çakırgil
Sevtap Mendi
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Yavuz Bahadıroğlu
Yakup Döğer
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Son Olayları Nasıl Değerlendiriyorsunuz
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat