Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
Gerçek mü`minler şu kimselerdir ki; Allah hatırlatıldığı zaman kalpleri ürperir; kendilerine O`nun ayetleri okunduğu zaman imanları güçlenir ve daima Rablerine güvenirler. Onlar namazı hakkını vererek kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan cömertçe sarf ederler. Enfal 2-3
* Modern Köleler Topluluğu: Cemaatler * Putperest Müminler * 'Hiçbir günah, Allah’ın rahmetinden büyük değildir' * İntifada nedir, ilk intifada ne zaman oldu? * Hz. Âdem, Yaratılan ilk insan mıdır? * 'İslam dünyası yeniden dizayn edilmek isteniyor' * Kudüs, Türkiye ve Mısır’ı yakınlaştırır mı? * Çipras'tan Batı Trakya'da müftü sorununa çözüm önerisi * Postalların yere basma zamanı... * Mescid-i Aksâ Özgür Olana Dek…

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 51535
Toplam 404953731
En Fazla 606285
Ortalama 154209
Üye Sayısı 127
Bugün Üye Olan 0

Cehaletin Gölgesindeki Kadın

Kadına yönelik cehaleti şaha kaldıran en önemli husus, kadınların yaratılış itibariyle erkeklerden meydana geldiği iddiasıdır. Allah(c.c)’ı anlamayanlar ve O’nun sorum- lu tuttuğu vahye ilgisiz kalanlar; kadınları hakir görmek ve öyle göstermek, onlar üzerinden hedeflerine ulaşma düşüncesiy-
2017-12-16 - 15:22

CEHALETİN GÖLGESİNDEKİ KADIN

 

Bekir Sağlamer

Tarihten bu yana kadın, korkulu rüya haline gelmiş ve tesanüt içerisinde hazırlanmış olan hain projelerin sahnesi olmuştur. Nefislerinde kadını en yüce makamda oturtanlar, yeri geldiğinde de biçilmiş rollerin kurbanı ettiler. Kadını erkekten türetenler, erkeklerin arzularına hapsettiler. İtaat edilecek adres olarak Allah(c.c)’ı değil, kendilerini tayin ettiler. Peki ya onlar nasıl var oldu? Onları insanlığa kazandıran vesile kadın değil miydi? Yoksa onlar gökten zembille mi indiler hayat iklimine?

Diri diri gömülen kız çocukları, varlık sahasına düştükleri andan ölümüne kadar “insan” sıfatı yakıştırılmayan ve sadece çıkar objesi durumunda bırakılan kadınlar asla yalnız değiller ve olmayacaklardır.

Şahadete koşan Sümeyye’yi; Allah(c.c)’a sığınmış muhacir ve mücahide kadın Ümmü Gülsüm’ü; takvasıyla hayasızlara, nefsin uşaklarına ve iffet düşmanlarına boyun eğdiren Ümmü Zer’i Allah(c.c) asla unutturmadı ve unutturmayacaktır.

Kadına yönelik cehaleti şaha kaldıran en önemli husus, kadınların yaratılış itibariyle erkeklerden meydana geldiği iddiasıdır. Allah(c.c)’ı anlamayanlar ve O’nun sorumlu tuttuğu vahye ilgisiz kalanlar; kadınları hakir görmek ve öyle göstermek, onlar üzerinden hedeflerine ulaşma düşüncesiyle bu tür bir yaratma projesini de beraberinde geliştirip ortaya atmışlardır. Bu hurafeler, maalesef İslam’ın hâkim olduğu düşünülen toplumlarda da aynı önemle kök salmış ve kısa zamanda da popüler olmuştur. İslam, o toplumların cennetteki tapusu ve hayatını üzerine temellendirdikleri geleneksel din ise yaşam tarzları olmuştur.

İnsanın yaratılışını Kur’an’i bir bakış açıyla ele aldığımızda erkek ve kadınların birbirlerinden asla türemediklerini; aksine iki cinsin de hayat buldukları özün tek ve aynı olduğunu açık bir şekilde görmek mümkündür. “Ey insanlar! Sizi tek bir cevherden/nefisten yaratan, o cevherden/nefisten de eşini yaratan ve her ikisinden de birçok erkek ve kadın üretip yayan Allah’tan sakınınız…”( Nisa, 4/1) ayetiyle Allah(c.c), bizlere açık bir şekilde ifade etmektedir ki kadın, erkeğin ne kaburga kemiğinden ne sol kemiğinden ne de şu veya bu kemiğinden yaratılmamıştır. Ayette anlaşılması gereken temel konulardan ilki, hitabın, “Ey erkekler” diye geçmemesi, ikincisi ise erkekler hangi cevherden yaratılmışlarsa kadınların da aynı türden yaratıldıklarıdır. Eğer bu yaratma modeline sadece erkekler nail olmuş olsaydı o halde Allah’ın seslenişi de o doğrultuda olacaktı. Arapça ilmini bilen her bir birey, buradaki hitabın kapsamında kadınların da yer aldığını çok net bir anlayışla görecektir. Bilinmelidir ki Allah(c.c)’a düşmanlık edenler, ayetlere putlarının aklıyla yaklaşarak hem O’na hem de ümmetin mücahide kadınlarına iftira atmakla insanlık libasını üzerinden çıkarmış oluyorlar.

Kadına bu denli pervasızca saldıranlar, elbette ki günahlarının kefareti olarak da onları hedef tahtasına oturtmaya devam edecekler. Kadınlar, nefsi duygularının esiri olan bazı kesimler tarafından günah kaynağı ve mirası olarak görülmektedirler. Bu yüzden cehennemliklerin ekseriyetinin kadınlardan oluşacağı iddiası da bir hayli yaygın olup Peygamber ise bu akıl dışı oyunlara başrol tayin edilmektedir. İddialarına uygun kılıf bulmak ve taraftarlarına yol açmak için Peygamber adına aslı astarı olmayan, neresinden tutarsanız elinizde kalacak türden sözler piyasaya servis etmişler ve vahiy kültüründen uzak kalmış akledemeyen zihinlerini bulandırmaya çalışmışlardır. Konuyla ilgili bir rivayet şu şekildedir:  “ Ashab-ı Kiram’dan Ebu Said el-Hudri anlatıyor. Bir ramazan veya kurban bayramıydı.

 

Resul-i Ekrem Efendimiz, bayram namazını kıldığımız namazgâha geldi. Bir tarafta kadınlar da bulunuyordu. Onların yanından geçti ve şu hitapta bulundu: ‘’ Ey kadınlar! Sadaka veriniz ve istiğfarı çok yapınız. Çünkü bana cehennemlikler gösterildi, çoğu sizler idiniz.” (Buhari, Hayz 6, Zekât 44, İman 21, Küsuf 9, Nikâh 88). Bu rivayette maalesef birçok çelişki kendini ele vermektedir:

  • “Ey kadınlar! Sadaka veriniz” deniliyor rivayette. Ancak yine aynı şekilde hadis diye telakki edilen başka bir rivayette ise sadaka vermenin ön şartı, erkeğin izni kabul görülmüştür. Erkek izin vermediği takdirde kadın nasıl sadaka verecek? Erkek izin vermeyince kadın da sadaka vermekten men olacak. Dolayısıyla kadın her halükarda ziyanda olup Cehennem ehli güruhuna dâhil olmayacak mı? Çünkü yine başka bir rivayette kadın kocasından izinsiz asla nafile  oruç    tutmamakla    beraber    sadakayı    da    veremeyeceği    ifade
  • “Bana cehennemlikler gösterildi” ifadesinde Peygamberin gaybı bildiği vurgulanmaktadır. Ancak Allah(c.c): “Gaybın anahtarları Allah(c.c) katındadır. Onları ancak O bilir.”( En’am, 59). şeklinde buyurduğu halde Peygamber/Peygamberler bu vahyin aksini iddia etmiş olabilir mi? Adeta takım tutar gibi Peygamberleri yarıştırırcasına bir vahiy sorumluluğu anlayışı asla
  • Ey kadınlar, sadaka veriniz.” deniliyor rivayette. Ancak hadis diye naklolunan başka bir rivayette Erkek izin vermediği sürece kadın hiçbir şekilde ne nafile namaz kılabilir ne de sadaka verebilir. Bu izin vuku’ bulmadığında yukarıda zikredilen rivayete göre kadın, Cehennemlik olmuş olacaktır. Peki, Allah’ın adaletini menfi duygularına hapsetmeye gayret içerisinde olanların içerisinde bulundukları bu mücadele, Allah’a ve Resulüne hâşâ iftira olmuş olmaz mı? Bu açıklamayla bu sözün Peygamber’e ait olamayacağı aşikârdır. Hatta Kur’an’ın beyanıyla Peygamber’in, Ben gaybı bilmem(En’am, 6/50); “Bana ve size ne olacağını da bilemem”(Ahkaf, 46/9)” hususunda teslimiyeti apaçıkken bu hakikatler neden örtbas ediliyor? Örtbas ediliyor, çünkü akıl babaları öyle
  • Rivayetin sonunda çok dikkat çeken, hatta bu rivayetin uydurma olduğunu en net bir şekilde ortaya koyan bir başka tespit de rivayeti nakleden kişinin “ramazan veya kurban bayrımıydı” şeklinde bir izahı olmuş olup bu izahla da olayın ne zaman gerçekleştiğini tam emin olarak bilmemesidir. Buradan yola çıkarak rivayetin gerçekleştiği zaman kesin olarak bilinmediği halde Peygamber’in bu sözlerinin ne denli hafızada kaydolduğu da muammadır. Sonuç itibariyle baştan sona sıkıntılı olan bu aktarım, İslam âlemine dini anlamda hiçbir şekilde kaynak icap etmez ve bununla gerçekleşecek amel de çok büyük problemlere yol açabilir.

Aslında bu tür iddiaların Eski Ahit israiliyat temelli oldukları açıktır. Tevrat’ta yasak edilen meyveden ilk yiyenin ve sonrasında yedirenin Havva olduğu ifade edilir. Neden yedin? Sorusuna karşılık Hz. Âdem’in Allah(c.c)’a cevabı şu olmuştur: ‘’Yanıma koyduğun kadın, ağacın meyvesini bana verdi, ben de yedim’’ nitelikte cevap verdiği Havva’nın ise ‘’Yılan beni aldattı ve o yüzden yedim’’ diye yanıt verdiği zikredilmektedir. Bunun üzerine Allah(c.c)’ın, kadın(Havva)’a: ‘’Çocuk doğururken o anda sana çok acı çektireceğim. Ağrı çekerek doğum yapacaksın, kocana istek duyacaksın ve seni o yönetecek’’ dediği, Hz. Âdem’e de: ‘’Karının sözünü dinlediğin ve sana meyvesini yeme dediğim ağaçtan yediğin  için toprak senin yüzünden lanetlendi. Yaşam boyu emek vermeden yiyecek yiyecek bulamayacaksın” dediği söylenmektedir. Bu israiliyat kaynaklı bilgilere göre Hz. Âdem’i cennetten kovduran ve günaha girmeye sevk edenin Havva olduğu dolayısıyla kadınların cehennemin var oluş sebebi oldukları dillendirilmektedir. Fakat aslında iki tarafın da çabaları sonucunda hatanın meydana geldiği şu ayetlerle anlaşılacaktır: “Ve demiştik ki: ‘Ey Âdem! Eşinle birlikte cennete yerleşin, neresinden isterseniz bol bol yiyiniz. Ancak şu ağaca yaklaşmayınız. Yoksa zalimlerden olursunuz. Bunun üzerine şeytan onları  oradan  kaydırdı, ikisini de bulundukları yerden çıkardı. Biz de: ‘Haydi kiminiz kiminize muhalefet olmuş olarak yeryüzüne inin, size belirli bir zamana kadar duracak ve faydalanacak yer vardır.” DemiştikDerken Âdem, Rabbinden kelimeler aldı(ve onlarla yalvardı da) Allah da tövbesini kabul etti. Şüphesiz tövbeleri kabul eden ve bağışlayan O’dur.”(Bakar, 2/35-37)

Bu rivayetlerde dikkat edilmesi gereken hususlara bakıldığında işlenilen fiillerin  birlikteliği söz konusu olup bu anlayış kapsamında anlam çıkarılması gerekirken, sadece Havva’yı odak noktası haline getirerek bu doğrultuda Havva şahsında tüm kadınları günah keçisi ilan etmek, akla ve mantığa hizmet etmekten gayrı, tamamen şeytanlarının çizmiş oldukları projeye kadınları böyle bir algı operasyonuna dâhil ederek amaçlarına ulaşmayı hedeflemektir. İkinci bir husus ise Yüce Allah(c.c)’ın bu ayetlerde Havva’ya değil, Hz. Âdem’e vurgu yapması ve Hz. Âdem’in tövbe edip af dilemesidir. Gerçekten tek suçlu Havva ise peki Hz. Âdem neden tövbe etmekte ısrarcı oluyor? Bunları bir bütün olarak ele aldığımızda bu konudaki anti İslami bakış açılarının ne kadar da gerçek dışı olduğunu da kavrarız.

Temel gayemiz, kadınların karşı karşıya kaldığı ve toplumun temel problemlerinin başını çektiği şeytani zihniyetleri bertaraf etmek, aynı zamanda kadınların parçası haline getirilmeye çalışıldığı senaryoların asıl gerçeklerine ve gerekçelerine dikkat çekmektir. Hayatı ve hayat veren vahyi doğru anlamaktır esas olan. Vahyi doğru anlamak da putlardan arınmış, hurafelere diz çöktürecek bir benliğe ve akla sahip olmak demektir. Şu da bir gerçek ki kalemin hakikatinden yoksun olanlar, zulmün kalemine mahkûm olurlar.

 

 

iktibas


Keyword : radyo vakit - iktibas - bekir sağlamer -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

'Hiçbir günah, Allah’ın rahmetinden büyük değildir'
“Ey yavrularım! Haydi gidin, Yusuf ile kardeşi hakkında haber elde etmeye çalışın! Allah'ın rahmetinden de umut kesmeyin! Şu bir gerçek ki, Allah'ın k
Filistin sorunu yoktur, Siyonizm sorunu vardır
"Filistin sorunu yoktur, Siyonizm sorunu var. Daha genelde İsrail sorunu var. Çünkü sorun çıkartan taraf Filistin değil, Filistinliler kendi toprakla
Filistin'in başkenti: Doğu Kudüs
ABD’nin Kudüs’ü “İsrail’in başkenti” olarak tanıma kararının ardından dünyada pek çok yer bu karara tepki gösterdi ve tanımadı. En sert ve vurucu önle
Çağının Fetö'sü Celaledddin Rumî'den Sadece Bir Not
“Rivayet etmişlerdir; Tanrı rahmet etsin, esenlikler versin, Peygamber, sahabeyle bir savaştan gelmişti. Bu gece şehrin dışında yatacağız, yarın girec
Akif İnan'ın Kudüs şiiri ilk kez bir gençlik dergisinde yayımlanmıştı
“Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde, Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu” diye başlayan Mescid-i Aksa şiiri sebebiyle Kudüs Şairi olarak da anılan Mehmet Akif
İnşirah'ınızı Kalbinize Davet Edin
Önce Musa'nın duasına gidelim; "Musa dedi ki Rabbim göğsüme genişlik ver; işimi kolaylaştır; dilimden şu düğümü çöz ki beni anlasınlar..." (Taha Sures
2. Abdülhamid Han'ın Hayatı
Tahta çıktığında Osmanlı Devleti tam bir bunalımın eşiğindeydi. Karadağ ve Sırbistan’da savaş aleyhimize dönmüş, Bosna-Hersek ve Girit’te ayaklanmalar
Aklımız Yahudi Gibi İşlerken Kalbimiz KudüsGibi Atarmı?
İddia ediyorum! Yahudilerin bir avuç insan topluluğuyla gelip bizleri esir alması, islam coğrafyasının tam bağrını yurt edinmesi ve bizleri etkisiz ha
Demokrasinin tasmalı köpekleri
Demokrasi, ideolojilerden bir ideolojidir. Diğer beşeri ideolojilerden tek farkı, çok ilahlı bir ideoloji olmasıdır. Demokrasi; ilahı çok, din yok ins
Kur'an Müslümanlığı
Dinlerin insanlık tarihinde, yerleşik döneme geçişten sonra ortaya çıktığını savunan görüşe en büyük darbeyi Göbekli tepedeki tapınakların keşfedilmes
1 - Postalların yere basma zamanı...
2 - Hz. Âdem, Yaratılan ilk insan mıdır?
3 - Çipras'tan Batı Trakya'da müftü sorununa çözüm önerisi
4 - 'İslam dünyası yeniden dizayn edilmek isteniyor'
5 - Kudüs, Türkiye ve Mısır’ı yakınlaştırır mı?
6 - İntifada nedir, ilk intifada ne zaman oldu?


Abdullah Yıldız

“Dostlarıyla Uğraşanlar Düşmanlarıyla Savaşamazlar”

12/12/2017 - 12:12

Abdullah Yıldız
Abdurrahman Dilipak
Abdülaziz Kıranşal
Ahmed Kalkan
Ahmet Kekeç
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Fatma Tuncer
Hamza Er
Hayrettin Karaman
Halime Kökçe
Hamza Türkmen
Hamdi Akan
Hikmet Ertürk
Hüseyin Gülerce
Hüseyin Bülbül
Hüseyin Alan
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Kemal Öztürk
Kenan Alpay
Kemal Songür
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Çelik
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Armağan
Mustafa Bozacı
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Ramazan Kayan
Sevtap Mendi
Selahaddin E. Çakırgil
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Yakup Döğer
Yavuz Bahadıroğlu
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Türkiye'de Boşanma Sebebleri nelerdir?
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat