Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
Fussilet - 33. Allah`a davet eden, dürüst ve erdemli davranan ve "Ellbette ben kayıtsız şartsız Allah`a teslim olanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kim olabilir?
* Diyanet'ten katılım bankalarına önemli tavsiye * Erdoğan: İmanına, inancına, maneviyatına sahip bir gençlik istiyoruz * Uhuvvet ayrı bir şey tabi canım! * Bizi dirilten ayetler: İmtihan (Video) * Bir hadisin Buhari'de geçmesi sahih olduğu anlamına gelmez * Komisyonculuk ve Emlak komisyonculuğu * İsrail’i boykot edene insani yardım yasak! * Rönesans ve Reformun tarihsel gelişimi - 1 * Savaşın Rengi - 4. * Ana Hatlarıyla İslam'a Genel bir Bakış

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 171932
Toplam 394070794
En Fazla 606285
Ortalama 153215
Üye Sayısı 125
Bugün Üye Olan 0

Körfez krizinin kazananı kim?

Eski Başkan Barack Obama'nın Körfez Ülkeleri Konseyi'nin (KİK) liderlerine ev sahipliği yaptığı 2015 Camp David zirve- sinde, liderlerden biri Libya'nın istikrarsız- lığından ve devam etmekte olan iç savaş- tan yakınmıştı. "Çözüm burada, bu odada" demişti, Obama. Libya lideri Muammer
2017-10-23 - 14:54

Körfez krizinin kazananı kim?

 
Körfez krizinin kazananı kim?

 

Trump'ın Suudi Arabistan gezisi sırasındaki öncelikli gündem maddesi Körfez-İsrail barışıydı. Öyle görünüyor ki Doha çatlak ses çıkardı ve İsrail Filistinlilerle barış yapmadan KİK'in İsrail'le barış anlaşması yapmasını değerlendirmeyi reddetti

Hüseyin Abdül-Hüseyin

Eski Başkan Barack Obama'nın Körfez Ülkeleri Konseyi'nin (KİK) liderlerine ev sahipliği yaptığı 2015 Camp David zirvesinde, liderlerden biri Libya'nın istikrarsızlığından ve devam etmekte olan iç savaştan yakınmıştı. "Çözüm burada, bu odada" demişti, Obama.

Libya lideri Muammer Kaddafi ve rejiminin Ekim 2011'de devrilmesinden bu yana, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) rejim muhalifi partilere destek veriyordu. Doha, birçoğu kendisine 'İslamcı' diyen, fakat mutlaka radikal olmadığı gibi el-Kaide veya DEAŞ ile de irtibatlı olmayan devrimci grupları destekliyordu. BAE kendi adına, onlarca sene ABD'de sürgün yaşamış eski bir general olan Halife Hafter'in başını çektiği Kaddafi ordusu kalıntılarına yatırım yaptı.

Libya fay hattı kırılarak bütün Arap dünyası boyunca, özellikle de hükümetleri 'Arap Baharı' olarak bilinen toplumsal gösterilerin baskısı altında çöken ülkelere uzandı. Katar Tunus'ta Zeynelabidin Bin Ali'nin devrilmesini destekledi. Suudi Arabistan ise devrilen diktatöre bir 'emeklilik rezidansı' teklif etti. Katar Mısır'da Hüsnü Mübarek'i deviren devrimi destekledi. BAE ve Suudi Arabistan ise Mübarek'in koltuğundan edilmesine karşı çıktı. Suudiler ve Katarlılar sadece Suriye'de aynı takımda olmasalar da aynı tarafta görünüyordu. Her iki ülkenin de desteklediği, kendi muhalif grupları vardı. Suudi Arabistan'dan ayrı bir yol tutan BAE, gizlice Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'i destekledi.

Bölgedeki en büyük oyuncu olan İran konusunda ise Katar diğer KİK üyeleriyle uyum içinde hareket etti. Fakat Doha burada Riyad'dan çok Abu Dabi'ye yakın durdu. Suudi Arabistan, kendisini Arap ülkelerinin lideri olarak algılıyor ve İran'ı baş rakibi olarak görüyor. Katar, BAE ve Kuveyt gibi daha küçük ülkeler ise Tahran'a daha farklı davranıyor.

'Mahallenin küçük çocukları' olduklarının farkında olan bu petrol zengini ülkelerin her biri bir denge politikası güdüyor. Riyad'a yakın duruyorlar, ancak Tahran'ı kızdırmamaya da dikkat ediyorlar. Tamamen Suudi Arabistan'ın tarafını tutan tek küçük KİK üyesi Bahreyn. Bahreynliler İran'ın kendi krallıklarına yönelik varoluşsal bir tehdit olduğunu düşünüyor. İranlı yetkililer de zaman zaman bu ada krallığının bir İran eyaleti olduğu yönündeki düşüncelerini ifade ediyor.

Bir yanında Katar'ın, diğer yanında ise Suudi Arabistan ve BAE'nin olduğu bu bölgesel ihtilaf, Donald Trump ABD başkanı olarak seçilmeseydi, ocağın arka gözünde içten içe kaynamaya devam edecekti.

Trump İsraillilere, kendi gözetiminde Tel Aviv'in Suudilere ve BAE'ye yönelik bir şirin görünme operasyonu başlatabileceğine ve belki de onlarla barış anlaşmaları yapabileceğine dair umut verdi. Böyle bir anlaşma imzalanmış olsaydı bu, Filistin'in arkasındaki geleneksel Arap dayanışmasında bir gedik açmış olurdu. Araplar İsrail boykotunu bir koz olarak her zaman kullandılar ve Tel Aviv'e, aparabileceği bütün ekonomik avantajları da içeren bir barış anlaşmasının, ancak Filistinlilerle hasretini çektikleri barış anlaşmasının yapılmasıyla mümkün olabileceğini söyleyegeldiler.

Trump'ın ilk dış gezisi de İsrail'e umut veren bu söylemin ışığında tasarlandı ve Trump Kanada, İngiltere, Fransa veya Almanya gibi geleneksel müttefikler dururken, evvela Suudi Arabistan'ı ziyaret etti. Trump Riyad'dan Tel Aviv'e uçtu. Orada İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu kendisini, bir İsrail başbakanının tıpkı Trump'ın yaptığı gibi bir gün Suudi Arabistan'dan İsrail'e uçacağı günün özlemini çektiğini ifade ederek karşıladı.

Artık şunu biliyoruz ki Trump'ın Suudi Arabistan gezisi sırasındaki öncelikli gündem maddesi Körfez-İsrail barışıydı. Öyle görünüyor ki Doha çatlak ses çıkardı ve İsrail Filistinlilerle barış yapmadan KİK'in İsrail'le barış anlaşması yapmasını değerlendirmeyi reddetti.

Bundan kısa bir süre sonra Suudi ve BAE medyası, ansızın ortaya çıkmış gibi görünen şekilde, Katar Şeyhi Temim bin Hamad el-Sani'nin “İran'a karşı durmanın abesle iştigal olduğu” yönünde açıklamalar yaptığını bildirdi. Yine artık biliyoruz ki bu 'açıklamanın' kaynağı, saldırıya uğramış Katar Haber Ajansı'ydı. The Washington Post ve NBC yaptıkları yayınlarda ABD'li yetkililerin, saldırı emrini BAE yetkililerinin verdiğine inandıklarını aktardılar.

Olayları başlatan kıvılcım her ne idiyse, önceden var olan düşmanlıkları açığa çıkarmış oldu. Bir anda Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır'dan oluşan bir cephe kuruldu ve bu cephe Katar'la ilişkilerini kestiğini açıkladı. Bu cephe diğer devletleri de kendi peşinden gelmeye zorlamaya kalkıştı, fakat başardıkları tek şey, bir elin parmaklarını geçmeyen sayıda hafif sıklette ülkeyi ikna etmek oldu. Suudi Arabistan'ın yakın müttefiklerinden Ürdün dahi arada kaldı: Büyükelçisini geri çağırmakla birlikte, Doha'daki büyükelçiliğini açık bıraktı.

Katar'ı en çok etkileyen adım, muhtemelen, Suudi Arabistan'la, ithal ticari emtiasının yüzde 40'ını geçirdiği tek sınır kapısının da kapatılması oldu. Bu sınırın kapatılmasından kısa süre sonra Katar ticaret yollarını yeniden çizdi, öyle ki bunu kapıların kapatılmasından zarar görmeyecek şekilde yapmışa benziyor.

Doha bu yıldırım harekatını bastırdı ve etkilerini asgariye indirdi. Suudi-BAE cephesi Katar'a 13 maddelik bir talep listesi gönderdi. Bunların arasında el-Cezire kanalının kapatılması, İran'la ilişkilerin diplomatik olarak daha aşağıya çekilmesi, bazı Mısırlı ve Filistinlilerin, BAE'nin başını çektiği cephenin ‘terörist’ olarak gördüğü 'Müslüman Kardeşler' üyeliği gerekçesiyle Doha'dan çıkarılması gibi maddeler vardı.

Taleplerin yerine getirilmesi için tanınan süre doldu. Doha bu taleplere, İran'la diplomatik ilişkilerini geriletecekse, bunu BAE'nin de yapması gerektiğini söyleyerek karşılık verdi.

Katar kendisine saldıranlara, itibarlarını kurtaracak boş alan bırakmamış oldu. Bundan kısa süre sonra, Kuveyt'in arabuluculuk yapmasıyla, BAE-Suudi cephesi talep listesini yarıya indirdi ve yine Kuveyt'in arabuluculuğundan sonra, Doha'nın 2014'te de sürtüşen taraflar arasında mutabık kalınan altı hususu kabul etmesini istedi.

Katar bu kez 2014 anlaşmasını yeniden yürürlüğe koymaya razı oldu, ancak kendisinin de bir talebi olduğunu iletti. Doha, BAE-Suudi cephesinin kendisiyle ilişkilerini kestiğini haberlerden öğrenince şaşkına dönmüştü. Doha böyle bir saldırının gelecekte tekerrür etmeyeceğine dair garanti talebinde bulundu ve ihtilafların yeniden vukuu durumunda KİK üyelerinin önce ikili kanallara müracaat edebileceğini veya hatta meseleleri KİK'te ele alabileceğini ifade etti.

Krizin patlak vermesiyle şaşkına dönen tek başkent Doha değildi; Washington da bu işe şaşırdı. İlk iki hafta boyunca ABD bir kafa karışıklığı sergiledi, ki kafa karışıklığı artık Trump yönetiminin temel bir özelliğine dönüşmüş durumda. Washington müesses nizamında, özellikle dışişleri ve savunma bakanlıkları ve güvenlik kurumları gibi birimler, ABD'nin Katar'la olan ilişkilerinin güçlü olduğuna vurgu yapıp öyle de kalması gerektiğinde ısrarcı olurken, Trump attığı 'tweet'lerde Katar'ı terörle suçlayan ifadeler kullandı.

Trump'ın damadı Jared Kushner'in gayrimenkul projeleri için vaktiyle bir Katar kredisine müracaat ettiğini ve bu müracaatın reddedildiğini de artık biliyoruz. Muhtemelen bu da Kushner'de, kayınpederini Katar'a saldırtacak derecede baskın çıkmasına sebebiyet veren şahsi bir nefrete yol açmış.

Ancak Trump'ın, Katar'ı desteklemekle kalmayıp BAE-Suudi Cephesi'ne saldıran Washington'daki ekibin geri kalanıyla aynı hizaya geri gelmesi uzun sürmedi. Katar'ın Washington'a ek olarak Londra, Paris, Berlin, Moskova ve Ankara gibi, dünyanın dört bir yanında güvenebileceği dostları vardı. Saldırıyı gerçekleştirenlere, ettiklerinin ceremesini daha kötü çektirmek amacıyla Doha, terör ve terör destekçilerine karşı sürdürdüğü gayretlerini daha da güçlendirmek için, Washington'la bir mutabakat anlaşması imzaladığını duyurdu. Dolayısıyla BAE-Suudi cephesinin, Katar'a baskıyı sürdürmek için neredeyse bahanesi kalmamış oldu.

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad el-Sani Katar halkına hitap etmek üzere televizyona çıktı. Ülkesinin KİK üyeleriyle barışmaya hazır olduğunu, ama diğer yandan, süregiden ambargoya da dayanacak güçleri olduğunu söyledi. Suudiler ve BAE bu barış çağrısına mukabelede bulunmadılar ve bunun yerine, medyaları Katar'ı hedef almaya devam ederken, saldırılarını ikiye katladılar. Bir yandan da fonladıkları Katar karşıtı reklamların ABD iletişim ağlarındaki sıklığı büyük artış gösterdi.

Olayın taraflarının, diğeri olmaksızın yaşamaya, yani yeni realiteye ayak uydurmakta oldukları bu durum, dışarıdan bakan birine bir çıkmaz gibi görünebilir. Ancak BAE-Suudi cephesinin ortaya bir netice koymasına yönelik daha büyük bir baskı mevcut olabilir. Zira bu cezalandırma amacı taşıyan saldırıyı Katar'a karşı başlatan onlardı ve saldırı şu anda başlatanların niyet ettiği istikamette gitmiyor gibi görünüyor.

Mütercim: Ömer Çolakoğlu

[Bir dönem Chatham House'da misafir araştırmacı olarak görev yapan ve şu an Washington'da ikamet eden gazeteci Hüseyin Abdül-Hüseyin, Arap medyasının yanı sıra New York Times, Washington Post, Christian Science Monitor, USA Today gibi gazetelere makaleler yazmakta, CNN ve BBC gibi televizyon kanallarında Ortadoğu analizleri yapmaktadır]

 

dünya bülteni


Keyword : radyo vakit - dünya bülteni -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

Komisyonculuk ve Emlak komisyonculuğu
Hz. Peygamber pazar denetimlerinden birinde Bakī‘deki simsar olarak nitelenen topluluğa râvinin ifadelerinden kendilerinin de hoşuna gittiği anla
Helal Akreditasyon Kurumu kuruluyor
Tasarının bir yıllık bir çalışma sonucu hazırlandığını, bu süreçte sivil toplum kuruluşları ve ilgili tüm taraflardan görüş sorulduğunu anlatan Zeybek
Neredesiniz HDP’liler; neredesiniz Hürriyet, Cumhuriyet, Sözcü?
Türkiye’de gazetecilik nasıl yapılıyor, somut örnekle anlatayım.. Önceki gün gelen acı bir haber vardı.. Şırnak’ta bir madende göçük yaşanmış..
Haberin var mı?
Allah'ın mülkünde yaşayıp, sahibini tanımayan nice yığınlar var; ne kadar acı bir durum! Sürü psikolojisinde olan bu insanlığa sormak lazım? Nereye bu
FET֒nün ikinci kalesi Kırgızistan
Türkiye'nin FETÖ ile mücadelesi, küresel güç odaklarının yeni paylaşım savaşına itirazı anlamına geldiği için ABD'den tepki alıyor. FETÖ ile ilgili at
‘’Hasan El Benna’nın Hayatı ve Mücadelesi’’
İslami mücadeleyi kendi hayatında merkeze almış olanlar için Hasan El Benna ve onun mücadelesi bir turnusol kağıdı gibidir. Bu ölçüye bakarak birçok k
Keşif ihaneti
Terörist inlerinin tam isabet vurulması, Amerikan menşeili rover cihazları ile sağlandı. Türkiye, PKK’ya büyük zayiat verdiren Amerikan yapımı cihazda
Hangi insan haklarından bahsediyoruz?
Mazlum halklar işgal ve katliamlara maruz kalırken, sözde ihlal edilen hakları korumak için kurulan İnsan Hakları komisyonu, Uluslararası İnsan Haklar
SMDK: Nüfus ve tapu kayıtlarımızı koruyun
Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Riyad Seyf, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'ten, Rakka'da
‘Müstemleke Valisi’ edâlı kişi, USA’nın entrikalarını itiraf ediyor
Önce şunu hatırlayalım. Her diplomat, vazifeli gittiği ülkede uluslararası hukuk veya ikili anlaşmalar adına, kanûnî / legal‘câsus’ hükmündedir; ulusl
1 - Diyanet'ten katılım bankalarına önemli tavsiye


Abdullah Yıldız

İmam Hatipler: Geleneğimiz ve Geleceğimiz

17/10/2017 - 13:25

Abdullah Yıldız
Ahmet Anapalı
Abdurrahman Dilipak
Abdülaziz Kıranşal
Ahmet Kekeç
Ahmed Kalkan
Ahmet Mercan
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Beşir Eryarsoy
Ceren Kenar
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Ersoy Dede
Fatma Tuncer
Hamdi Akan
Hayrettin Karaman
Hamza Er
Halime Kökçe
Hamza Türkmen
Hikmet Ertürk
Hüseyin Alan
Hüseyin Bülbül
Hüseyin Gülerce
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Kenan Alpay
Kemal Öztürk
Kemal Songür
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Çelik
Mustafa Armağan
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Bozacı
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Osman Coşkun
Ramazan Kayan
Selahaddin E. Çakırgil
Sevtap Mendi
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Yavuz Bahadıroğlu
Yakup Döğer
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Türkiye'de Boşanma Sebebleri nelerdir?
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat