Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
İNDİRİLEN DİN'E EVET, ÖTEKİ DİN'LERE HAYIR
* Namaz Kıraatinde Sure sıralamasına riayet etmemek Mekruh mu? * Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor? * Arakan'da Müslüman Köyleri Kundaklanmaya Devam Ediliyor * Katılım sigortacılığı hayırlı olsun * İhvanın eski Genel Mürşidi Muhammed Mehdi Akif cezaevinde Şehid oldu * Arakan'da ki Budist terörüne Dur de! * 1926 Ankara ve Lozan anlaşmasındaki maddeler, Türkiye'ye Müdahale hakkı verir mi? * Suriyeliler İle İmtihanımızda Sarp Yokuşu Göze Alabilmek * Hâkimiyet yalnızca Allah’a aittir * ABD Başkanı’na kaç dakika ‘sitem’ edebilirsiniz?

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 129034
Toplam 387067128
En Fazla 606285
Ortalama 152208
Üye Sayısı 125
Bugün Üye Olan 0

Suyu Hapsetmek

“Rahmetinin önünde rüzgârları bir müjde olarak gönderen O’dur. Bunlar ağırca bulutları kaldırıp yüklendiğinde, onları (kuraklıktan) ölmüş bir şehre sürükleriz ve bununla oraya su indiririz de böylelikle bütün ürünlerden çıkarırız. İşte biz, ölüleri de böyle diriltip-çıkarırız. Ki ibret alasınız” (A’raf 57). Hayat kaynağı olan su, (H2O), 2 hidrojen ve 1 oksijen atomundan meydana gelir. Fakat ilginçtir ki 2 hidrojen ve
2017-09-24 - 20:14

SUYU HAPSETMEK

 

“Rahmetinin önünde rüzgârları bir müjde olarak gönderen O’dur. Bunlar ağırca bulutları kaldırıp yüklendiğinde, onları (kuraklıktan) ölmüş bir şehre sürükleriz ve bununla oraya su indiririz de böylelikle bütün ürünlerden çıkarırız. İşte biz, ölüleri de böyle diriltip-çıkarırız. Ki ibret alasınız” (A’raf 57).

Hayat kaynağı olan su, (H2O), 2 hidrojen ve 1 oksijen atomundan meydana gelir. Fakat ilginçtir ki 2 hidrojen ve 1 oksijen laboratuvarda birleştiğinde su oluşmaz-oluşmuyor. Çünkü su, orijinâl olarak yaratılmış bir varlıktır ve onu çözüp başka şeye dönüştürmek yada elementlerinden onu yeniden oluşturmak mümkün değildir. O sâdece kendi özel şartlarında ortaya çıkar. H2O ise, sâdece suyun yapısını teorik olarak anlatmaktan ibârettir. Fakat suyun rûhu ve büyüsünü ortaya koyan bir anlatım-şekli değildir bu. Bu bağlamda su, sâdece bilimin alanıyla sınırlı kalamaz. Onu biraz da şâirler anlatmalıdır meselâ. Resimler konuşturmalıdır.

Canlılık sudan yaratılmıştır. Bu nedenle “canlılık” demek “su” demektir. Su bu nedenle “rahmet” olarak adlandırılır. Rahmet hapsedilemeyeceği için, su da hapsedilemez, edilmemelidir. Zâten su, hapsedilmeye kalkındığında yakın-uzak vâdede mutlakâ intikâm alır ve kendini rahmetken zahmete (zehir) çevirir. En kirli sular, hapsedilen sulardır. Suya yapılacak en büyük zulüm, onu hareketten, akmaktan men etmektir. Su, bunu aslâ kabûl etmez ve, ya hapsedildiği yeri aşındırarak yolunu bulur ve akar gider, yada olduğu yerde başkalaşır ve kurur gider. Suyun hapsedilmesi suyun ölümü olur.

Eskiden su, “akan” şeydi. Su çeşmelerden 24 saat akıp dururdu. Böylelikle suyun döngüsü bozulmadığı gibi, hiç-bir zaman da kirlenmezdi. Üstelik hiç-bir zaman da kesilmezdi. Ne zaman ki onu bir musluk ile sürekli akmaktan men ettiler ve barajlarla önünü kestiler; işte o zaman su da bozulmaya başladı ve “doğal intikâm”ını kendisini engelleyenlerden aldı. Onu akmaktan men ederek engelleyenler içilecek temiz su bulmakta zorlanır hâle geldiler. Su hapsedildiğinde ya suyun doğallığı ve yapısı bozuldu ve hastalıklara yol açtı, yada kuraklık oldu ve seller oluştu.

İbrahim Sediyani: “Su; akarsa nehir, düşerse şeIâIe, durursa göI oIur” der.

Suyun toprakla buluşması rahmetin “tevhid” olmasıdır. Fakat artık su-yağmur, büyük şehirlerde düşecek toprak bulamamakta. Bu nedenle de her yeri betona-asfalta çevirenlerden sel olarak intikâm almakta.

Su, tutsaklığı sevmediği gibi, gurbeti de sevmez ve buharlaştığında gökyüzünde 1 hafta yada en geç 10 gün kadar kalır ve yeryüzüne geri düşer. Bâzen toprağı o kadar özlemiştir ki tüm haşmetiyle yağar onun üstüne. Bâzen de çiseleyerek ıslatır toprağı. Onu topraktan uzun süre ayıramazsınız. Su çekimden etkilenir ve suyu en fazla yine su çeker ve denizlerin suyu göklerin suyu ile buluşur.

Dünyâ’nın % 70’i su olduğu gibi, insan vücûdunun da %70’i sudur?. Bu oran suyun önemini göstermesi için tek-başına yeterlidir. Araştırmalarda Dünyâ’dan başka su olan bir yere rastlanmamıştır. Kanımca kâinâtta sâdece Dünyâ’da su vardır. O hâlde Dünyâ, suyu bulundurmasından dolayı kâinâtın incisidir.

Su bizi susuzluktan kavrulduğumuzda içince serinlettiği gibi, bitki ve hayvanları da serinletip yaşatır. Aynı-zamanda Dünyâ’yı serin ve ılık tutar. Denizlerin dibinde insanların farkına varmadıkları ne büyük nehirler akar durur. Meselâ Meksika-İngiltere arasında akan çok büyük su kütlesi Gulf Stream (Körfez Akıntısı) ne büyük nîmettir ve Dünyâ’da bir-çok yerin yaşanabilir bir ısıda olmasını sağlar.

Su, pek öyle fizik kurallarını da takmaz. Yağmur damlaları meselâ gittikçe artan bir hızda değil de, nârin bir şekilde yağarak her tarafı delik-deşik etmez. Rahmet oluşu biraz da bu nedenledir. Yine su, tam donacağı anda fizik kurallarına isyân ederek, mûcizevî ve son derece olanaksız bir davranış göstererek genişlemeye başlar. Böylece buzullar oluşur da taşkınlık olmaz. Çünkü sular buz hâline gelerek suyun üzerinde yüzer. Yâni su, suyu üzerinde yüzdürür. Bu durum sâdece su için geçerlidir.

Su, yekûnde artıp eksilmez. Dünyâ’da her zaman aynı miktarda su vardır ve bir ölçüye göre buharlaşıp yağmur olarak yeryüzüne düşer. Bir yazıda şöyle denir:

“Yerküre’de 1,3 milyar kilometreküp su vardır ve olup olacağı bu kadardır. Sistem kapalı-devre çalışır: Yâni hiç-bir şey eklenemez ve eksiltilemez. İçmekte olduğunuz su, Dünyâ kurulalı bêri devri-dâim hâlindedir”.

Su, zannedildiği gibi tam terâzide durmak zorunda bile değildir. Bir yazıda şöyle denir:

“Pasifik’in batı yakası, Yerküre’nin kendi ekseni etrâfındaki dönüşünün yarattığı merkez-kaç kuvvetin bir sonucu olarak, yaklaşık yarım metre daha yüksektir. Kezâ, Dünyâ’nın, doğu yönündeki dönüşü de suyu okyanusun batı sınırlarına yığar”.

Su, Allah’ın en büyük mûcizesidir. Onu O’ndan başka getirecek ve tutacak olan yoktur:

“De ki: Haber verin; eğer suyunuz yerin dibine göçüverecek olsa, bu durumda kim size bir akar su kaynağı getirebilir?” (Mülk 30).

Tabî ki hiç kimse!. O hâlde suyun tek güvencesi Allah’tır. Zâten bu, her-şeyde böyledir.

Su aynı-zamanda mizânın, ölçünün de bir göstergesidir. Su, belli bir ölçüde gökyüzüne yükselip yeryüzüne tekrar düşer. Bu bağlamda insana ölçüyü hatırlatır:

“Biz gökten belli bir miktarda su indirdik ve onu yeryüzünde yerleştirdik; şüphesiz biz onu (kurutup) giderme gücüne de sâhibiz” (Mü’minûn 18).

Eğer ölüyü dirilten bir şey varsa, o da sudur. Çatlayıp ölen topraklara yeniden hayat veren su’dur. Daha doğrusu Allah suyla hayat verir toprağa:

“Allah gökten su indirdi, ölümünden sonra yeri onunla diriltti; işitebilen bir topluluk için bunda gerçekten bir âyet vardır” (Nâhl 65).

Su kızdırılmaya gelmez. “Sudan daha yumuşak ve ince başka bir şey yoktur; fakat önüne çıkan her-şeyi sürükIeyecek ve parçaIayabiIecek kadar güçIüdür” der Lao Tzu. Çünkü nârinliğine rağmen bâzen tûfân olur ve Dünyâ’yı sulara gark eder. Allah’ın ordusu olarak nice Firavunları boğar, Tûfân olur ve Dünyâ’ya yeni bir format atar.

Su insanlığa sunulmuş en büyük nîmettir ve tüm insanlığın ortak malıdır. Deniz, büyük göl ve büyük ırmak gibi su kaynakları kimsenin mülkiyetinde sayılmaz. Her bireyin bunlardan yararlanma hakkı vardır. Peygamberimiz şöyle der: “Üç şey vardır ki bunlar aslâ yasaklanamaz: Su, ot ve ateş. Fakat modern zamanlarda artık parasız su bile içemez hâle geldik.

Su “hayat” demektir. Müslümanlar abdest alırlarken bile suyu isrâf etmezler-edemezler. Çünkü hayâtı isrâf etmezler-edemezler. “Suyu isrâf edenler hayâtı isrâf ediyorlar” demektir. Suyu isrâf etmenin başka türlüsü de, onu kirletmek ile olur. Su “hayat” demek olduğu için suyu kirletmek demek, hayâtı kirletmek anlamına gelir. Zîrâ su kirlenince tüm hayat da kirlenir. Zâten günümüze baktığımızda hastalıkların bu kadar artmasının nedenleri içinde suyun kirletilmesi vardır. Modern insan suyu öyle bir bozdu ki, insanlar maddî ve mânevî olarak kirlendiler ve çeşitli hastalıklara dûçar oldular. Çünkü “akan su” şifâ idi. Durgun sudan, fazla kirlendiğinde -fıkhen- abdest bile alınamaz.

İki çeşit insan vardır. Suyu bulunduranlar ve suyu bulandıranlar. Bu, “rahmeti barındıranlar” ve “rahmeti bulandıranlar” olarak da ifâde edilebilir. Rahmeti bulandıranlar değil de bulunduranlar su gibi azîz olurlar.

Su üzerine edilen ibretlik sözler gibi, yazılan şiirler de vardır ki Fuzili’nin “su kasîdesi” bunun en güzel örneğidir. Demek ki su sâdece maddî hayâtı değil, mânevî hayâtı da etkileyip biçimlendirebiliyor.

Evet; Hayâtın en değerli şeyi sudur. Çünkü her-şey sudan yaratılmıştır.

En doğrusunu sâdece Allah bilir.

 
 
harun görmüş
iktibas

Keyword : radyo vakit - harun görmüş - iktibas -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

1926 Ankara ve Lozan anlaşmasındaki maddeler, Türkiye'ye Müdahale hakkı verir mi?
IKBY’de yapılması planlanan bağımsızlık referandumu 1926 Ankara Anlaşması ve Lozan Anlaşması’nı gündeme getirdi. Peki sıklıkla tekrarlanan ‘ikili anla
Ak Kaşık Güney Kore ve Günah Keçisi Kuzey Kore
Kuzey Kore dünya barışına tehdit değildir, hatta dünya barışına tehdit olan ABD için bile tehdit değildir. Onlar sadece kendi iç işlerine karışılmamas
Birliğin tesisi ve hakların ikamesi için şûrâ meclisi'ni toplamak
“Kur’an’ın getirmiş olduğu hükümler üç ana temel üzerinde durur: Bunların ilki, adalettir ki bu; hükümlerin temeli, düzeni ve tamamına erme aracıdır.
Arakan’da Kim Yerli, Kim Yabancı?
1948 yılında doğrudan işgallerini sonlandıran İngilizler kendilerinden geriye bölünmüş ve yekdiğerine düşman yeni bir coğrafya bırakmışlardı. Asırlar
Oyun bitmedi ama kazanıyoruz!
O hibrit, yanıt-soru şudur; “Türkiye bu kadar sessizken, İsrail niye bu kadar çok konuşuyor?” İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu; “PKK’yı terörist ö
Hayırdır, bizi kim susturdu böyle? Büyük proje Türkiye’dir, unutmayın..
Kürtlerin hiç olmadığı yerler niye o haritada? Her ne kadar Kürt etnik kimliği üzerinden uygulansa da, Kürtlerin ulusal heyecanları ile süslense de,
Irak Kürdistanı'ndaki Bağımsızlık Refarandumu ve Güçlü Türkiye
16 Kasım 2013 günü Diyarbakır’da Erdoğan, Barzani, Şivan Perwer ve İbrahim Tatlıses’in birlikte sahneye çıktığı tarihi buluşma ertesi günkü gazeteleri
12 Eylül’ün Kışkırtıcı ve Şakşakçıları!.. Kaynak: 12 Eylül’ün Kışkırtıcı ve Şakşakçıları!..
Kendilerine Milli Güvenlik Konseyi adını veren şebekenin, ‘Yüce Türk Milleti’ hitabıyla başlayan bildiri ile gerçekleştirdiği darbe üzerinden 37 yıl g
İçerideki PYD kriptoları, Barzani’nin istihbarat ağı ve bir gizli ajanda..
Aylardır bir büyük tehlikeden söz ediyorum. Her geçen gün Türkiye’ye daha da yaklaşan bir tehdit, ülkemizin geleceğini mahvedecek bir gelişme hakkında
28 Şubat Darbesi’nin Görüldüğü Dava Hikaye mi Oldu?
Dün ve önceki gün Ankara’da şahit olduğum iki ayrı manzarayı sizlerle paylaşmak istiyorum. 6 Şubat Çarşamba günü, 28 Şubat davasının 90’ıncı duruşması
1 - Katılım sigortacılığı hayırlı olsun
2 - Arakan'da Müslüman Köyleri Kundaklanmaya Devam Ediliyor
3 - Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor?
4 - Namaz Kıraatinde Sure sıralamasına riayet etmemek Mekruh mu?


Abdullah Yıldız

Okullar Açıldı… Şeytanî Tuzaklara Dikkat!

19/09/2017 - 14:39

Abdullah Yıldız
Ahmet Anapalı
Abdurrahman Dilipak
Abdülaziz Kıranşal
Ahmet Kekeç
Ahmed Kalkan
Ahmet Mercan
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Beşir Eryarsoy
Ceren Kenar
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Ersoy Dede
Fatma Tuncer
Hamdi Akan
Hayrettin Karaman
Hamza Er
Halime Kökçe
Hamza Türkmen
Hikmet Ertürk
Hüseyin Alan
Hüseyin Bülbül
Hüseyin Gülerce
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Kenan Alpay
Kemal Öztürk
Kemal Songür
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Çelik
Mustafa Armağan
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Bozacı
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Osman Coşkun
Ramazan Kayan
Selahaddin E. Çakırgil
Sevtap Mendi
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Yavuz Bahadıroğlu
Yakup Döğer
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Son Olayları Nasıl Değerlendiriyorsunuz
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat