Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
İNDİRİLEN DİN'E EVET, ÖTEKİ DİN'LERE HAYIR
* Filistin, Kudüs ve Mescid-i Aksa Nasıl Kurtulur? * Kudüs'ü Mescid'i Aksâ'yı Unuttuk mu? * Piyasa İslamı * İşgal Güçleri Mescid-i Aksa'daki Elektronik Kapıları Termal Kameralarla Değiştirdi * Kardavi'nin Katar toplumuna etkisi ve Müslüman Kardeşler * Kudüs'ün Statüsü ve Uluslararası Hukukun (!) Sefaleti * İslâm Hukuku ve "Önceki Şeriatler": Yahudi mezhepleri * Dâvetin Yararı var mı? * Erdoğan: İman meselesi * Dr. Sadık Ahmet Batı Trakya'da anıldı

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 18785
Toplam 378644051
En Fazla 606285
Ortalama 152494
Üye Sayısı 125
Bugün Üye Olan 0

Entelektüelizm tapınağında büyüyen putperestler (1 ve 2)

Âlim; kalbini, aklını ve hayatını vahyi ile beslemiş ve vahyin maksadını anlamış şahsiyettir. Âlim; vahyi lafzı, manası ve muradıyla/maksadıyla kavrayan adamdır. Vahiy dediğimizde Kur’an ve sünneti bir bütün olarak kavramak akla gelmelidir. Âlim
2017-07-26 - 11:05

Entelektüelizm tapınağında büyüyen putperestler (1)

 

 

Hilafetin ilgasından bu yana insanları annelerinden doğarken yaşlanmış, akılları önyargıların döküm kalıplarında taşlaşmış bir ülkenin vatandaşları olduk.

İslam topraklarında bilginin kaynağının vahyi yerine akıl olarak kabul edilmesi, aklın dışında hakikatin var olduğunun kabul edilmemesi, sosyal ve siyasal alanlarda görülen fitne ve fesadın ana sebebi olmuştur.

Müslümanlar olarak medeniyetimize, inanç dünyamıza ait olan “Âlim”“RabbanMürşid”“Mürebbi”“Hadi”“Müfti”“Kadı”“Fakih”“Rasihun”“Arif”“Müçtehid”“Mücahid” gibi kavramlarımız vardır. Bizi dinimizden küfre ve kâfirliğe geri döndürmek için çalışanlar bu kavramlarımızı bize unutturmak için bizi inanç dünyamıza ait olmayan entelektüel kelimesiyle meşgul ettirdiler ve halen de ettirmeye devam ediyorlar.

Entelektüel kelimesi, Müslümanlar olarak inanç dünyamıza ait olmayan bir kelimedir. “Entelektüel” ifadesi, kökeni ta Antik Yunan´a dayanan yalancı ve yabancı bir kavram. Aristo, onu (entelekheia´yı) olgunlaşmış ama bununla birlikte “sürekli bir fiil halinde” olan varlık olarak okuyordu. Aydınlanma Dönemi Fransasına geldiğimizde o, (intellectuel) “aklı merkeze alan kişi” şeklindeki anlamlandırmalara tabi oldu. Dolayısıyla entelektüelin varlık sebebi, aklı putlaştıran Batıdır. Vahyi yerine aklı gerekli ve yeterli gören putperest Fransız inkılab-ı kebirinin mahsulüdür. Entelektüel kelimesinin kökeni, Latince’deki “intellectus” kelimesine dayanmaktadır. “Intellectus” Fransızca’ya “intellect” olarak geçmiştir. “İntellect”; zihin, anlama, kavrama, düşünme ve bilme yeteneği anlamına gelmektedir. Aynı şekilde Fransızca’daki “İntelligence” kelimesi de aynı kökten gelmekte olup, “zihniyet”, “zekâ”, “anlayış” ve kavrayış” gibi anlamlara gelmektedir.  Fransızca’daki “intellect” kelimesinden türetilmiş bir sıfat olarak “intellectuel, elle” kavramı, anlama, kavrama ve bilme yeteneğine sahip olan kimseleri ifade etmek için kullanılmaktadır. Entelektüel kavramının, öncelikle Fransa kültür coğrafyasından doğmuş olması, ortaçağ Avrupa’sının yaşadığı tarihi süreç ilgilidir. Müslümanları kendileri gibi akıl putuna tapan putperestler yapmak için İslâm coğrafyasında “Entelektüelizm” denilen putperestlik tapınağını cazip hale getirdiler. Günümüzde birçok Müslüman eziklik kompleksi içerisine girerek entelektüel olmak için çırpınıp duruyor.

Asrımızda Müslümanlar arasında bilginin ve olguların mistik bir yaklaşımla çarpıtılması, nesnel, bilimsel bir araştırma ve analizin gerçekleştirilme becerisinin gösterilememesi, entelektüelizm tapınağının müdavimlerinin çoğalmasına sebebiyet vermiştir. 

Entelektüelizm tapınağında büyüyenler, dinleriyle, tarihleriyle, memleketleriyle alay ederler. Onların gözünde Batı ekberdir. Batılı filozofların sözlerini Kur’ân ayetinden, Peygamber hadislerinden daha önemli görürler. Kendilerini entelektüel kabul edenler için Kur’ân’ın ayetleri, Peygamberin hadisleri, sahabelerin sözleri, müctehid imamların içtihadları, varis-i rasûl olan ulemanın tespit ve tahlilleri, Batılı filozofların felsefi görüşleri kadar önemli değildir. Entelektüel dediğimiz, şeytandan gelen umniyelerin oyuncağı olan kimsedir. Rabbimiz uyarıyor: İş, ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin umniyesine/kuruntusuna göredir. Kim kötü bir iş yaparsa, onunla cezalandırılır. O, kendisine Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir.” (Nisa Sûresi/ 123) 

Entelektüelizm, medenilik kaybımızın faturasıdır. Entelül Kibriya adamların gölgesinde, dünyayı kurtaran entel niyazlara âmin diyen yapay bir gençlik yetişiyor. Sahip olduğu bilginin Rabbi kesilerek şeytan çıkarıyor günahlarının içinden.

İslâm ümmeti, beşeriyet için hayırlı bir ümmettir. Allahû Teâla bu ümmeti, medeniyet tesis etmesi için yaratmıştır. Müslümanlar her gittikleri yerde ve her fethettikleri toprakta medeniyet kurarlarken oranın örf ve kültürüne saygılı davranmış, ananelerine müdahale etmemiş, Müslümanlara silah çekmemek kaydıyla halka serbesti getirmiştir. Dillerine ve dinlerine müdahale etmemiştir. Ancak İslam’a giren yerli halk, kendisini ifade için İslam’a girmeyenlerden farklı olarak alfabesini İslam harfleriyle değiştirmişlerdir. Berberiler, İspanyollar, Arnavutlar, Boşnaklar, Yunanlar, Bulgarlar, Türkler, İranlılar, Kürtler, Çağataylar hatta Çinli, Hindistanlı, Malezyalı, Endonezyalı Müslümanlar kendi ana dillerini Arabi harflerle yazmışlar, Kendi seslerinde olup da Arap elif-bâ’sında olmayan bazı harfleri küçük ilavelerle değiştirmişlerdir. Ama kendi dinlerine bağlı kalarak medeniyetlerini inşa etmişlerdir. 

İslâm ümmeti için âlimler, medeniyet muallimleridir. Müslümanların âlimlerini idam ederek tüketmeye çalışanlar, Fransa’nın kokuşmuş “Entelektüel” kavramını Müslümanların önüne koydular. Aklını vahyin yerine geçirmiş hokkabazlarla Müslümanları baş başa bıraktılar. Kim ne derse desin batması mukadder olan Batı âlemi entelektüel kelimesini, âlim kelimesini Müslümanlara unutturmak, vahyi yerine Müslümanları akıllarını putlaştırmaya alıştırmak için İslâm âlemine dayattı. Bu dayatmanın neticesinde eziklik kompleksine kapılanlar, entelektüel kavramına manalar yükleyerek, Müslümanlar için ulaşılması gereken bir sevdaya dönüştürdüler. 

 

 

Entelektüelizm tapınağında büyüyen putperestler (2)

 

 

Fransa kültüründe yer alan entelektüel; hakikatin peşinde değil, kendi hevasının peşinde koşar. Entelektüel kelimesini Müslümanlara mal etmeye çalışan “Batının yeniçerisi”dir, bu ülkenin vahyi ile münevver hale gelmiş mütefekkiri değildir. Entelektüel, ne âlimin dengidir ve ne de alternatifidir. Kelimenin tam anlamıyla âlimin karşıtı ve düşmanıdır. Entelektüel sayılabilmek yahut akademik unvanlara sahip olabilmek için, onlarca hatta yüzlerce kitap okunur da, neden bu kadar kitabın içerisinde Kur’an bulunmaz? Kur’an hiç okunmaz? Şu ne demiş bu ne demiş özellikle de ‘batılı’ olursa merak edilir de, neden ‘Allahû Teâlâ ne buyurmuş, son Peygamberi Hz. Muhammed (sav) ne demiş’ diye merak edilmez? Batılı filozofların ne dedikleri önemsenir de, sahabe-i kiramın ne söyledikleri neden önemsenmez? Her konuda ahkâm kesenler, niçin hakikatin bilgisine başvurmak istemezler; mutlak gerçekliğin bilgisine sahip olmadan nasıl olur da fikir sahibi olabilirler? Allah’ın kitabından, Peygamberin sünnetinden habersiz yaşayan, bilgisiz kalan âlim olur mu? 

Âlim; kalbini, aklını ve hayatını vahyi ile beslemiş ve vahyin maksadını anlamış şahsiyettir. Âlim; vahyi lafzı, manası ve muradıyla/maksadıyla kavrayan adamdır. Vahiy dediğimizde Kur’an ve sünneti bir bütün olarak kavramak akla gelmelidir. Âlim vahiyden önündeki problemleri çözebilecek nazariyyeler ve kuramlar üretebilen adamdır. İlim malum, kuru amiyane bir bilgi değil. İzmirlinin ifadesiyle, malumât-ı amiyâne değildir. Bugün buna enformatik bilgi deniyor. Gazete, takvim yaprağı okuyarak; internette, sosyal medyada paylaşımları takip ederek elde etmiş olduğunuz bilgi hasılası… Buna enformatik bilgi diyoruz veyahut malumât-ı amiyâne. Popüler bilgi kısacası. Bu bilgi kaynaklı bir bilgi değildir. Bu bilgi sistemli ve belli nazariyyeden beslenen, belli bir nazariyyeye yol açacak, bir bütün olarak hayatı yorumlayabilecek bir bilgi değildir. Âlim bu bilgiyle yetişmez. Velev ki, şu kadar kitap okumuş olsun. Bugünün entelektüelleri bu kabilden sayılır. Entelektüel âlim değil, felsefe çobanıdır. Entelektüel her şeyi okur. Konu hakkında çeşitli yazarları, birbirine çok zıt teorileri, birbirine çok zıt ideolojileri ve bu ideolojilere müntesip olan yazarların yazmış olduğu şeyleri inceler. Bu sebeple karman çormandır entelektüelin kafası. Belli bir sistem içerisinde okuma yapmadığı için kafası karışıktır. Vahiy yerine felsefeyle barışıktır. Âlim sadece bilen ve bilgi üreten adam değildir. Aynı zamanda eylem üreten adamdır. Eylem dediğimiz illa siyasi olmaz. İşte Beyazıt meydanında tezahürat yapmak, yumruk sıkmak değil. Eylem uygulama ve amel yani tavırlarımızdır. Kalp amelinden, içimizdeki hissiyattan tutun, sosyal hayatımıza kadar bütün boyutlarıyla insan olarak ortaya koyduğumuz örnekliğin ve tecrübenin adıdır eylem. Selef dönemi âliminin tanımına baktığımızda, orada ilmin sadece bilgiye hapsedilmediğini, bilginin yanında çok yoğun biçimde bir amel vurgusu olduğunu görüyoruz. Bir kalp vurgusu, haşyetullah ağırlığı olduğunu görüyoruz. Hazreti Ömer radıyallahu anhın bir sözü var: “Bu ümmet için en çok korktuğum kimse, lisanı âlim, kalbi cahil olanlardır.” Hafızasını bilgi ile doldurmuş, dolayısıyla dilinden seller sular gibi ilim akıyor, ama kalbi kupkuru. Kalbinde marifetullah, haşyetullah yok. Kalbi cahil yani. Hazreti Ömer’in ölçeğinde böyle kimse âlim değil, selefin ölçeğinde de keza. Mutlaka hafızaya kazıdığı bilginin o kimsenin yüreğine inmesi gerekiyor. Yüreğinin bütün köşelerine kadar bir itminan olarak yansıması ve bunun gerek sözlerinden, gerek tavırlarından hayata tezahür etmesi gerekiyor. İşte bu kimse âlimdir. Âlim, dinde denge ahlâkına sahip olandır. 

“Entelektüel” kelimesinin İslâm dünyasında yeri yoktur. Çünkü onun vatanı, Fransa’dır. Türkiye’nin son iki yüzyıldır yaşadığı Batılılaşma ve kimliksizleşme buhranına kılavuzluk edenler, kendilerine entelektüel diyenlerdir.

Müslüman imanından koparılmaz. İmanından koparılan Müslüman okunmaz. Bilgisini kendisine saklamayanlar, bilgisini üstünlük kurmak için kullanmayanlar, İslâm dışı söylemleri devam ettirmeyenler, insan geleceğini ve çeşitliliğini tehlikeye düşürecek çeşitli eylemlere ve uygulamalara destek vermeyenler, kitap, sünnet, icam-i ümmet ve kıyas-ı fukahaya dayanarak sorunlar üzerinde çözümler üretip; ürettiği çözümleri paylaşmaktan kaçınmayanlar ve fikirlerini savunmaktan çekinmeyenler, hakikat uğruna her savaşa katılmayı göze alanlar; entelektüeller değil âlimlerdir, Rabbanîlerdir.

İlim, Âlim, Rabbanî gibi kelimeler dindendirler. Entelektüel kelimesini Müslümanlara mal etmek için bu kelimelerin içini boşaltmak, anlam kaybına uğratmak, doğrudan doğruya Allah’ın diniyle oynamaktır. Allah’ın arzında her kim Allah’ın diniyle oynar, şeksiz ve şüphesiz o Allah’ın cehenneminde kaynar!

 

mustafa çelik

yeni akit


Keyword : radyo vakit - mustafa çelik - yeni akit -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

İslâm Hukuku ve "Önceki Şeriatler": Yahudi mezhepleri
Yahûdîler arasındaki ilk bölünme Hazret-i Dâvud zamanında Kudüs’e mâbed yapılmasına karşı çıkan kuzeylilerin kurduğu Rahabîlerle başlad
Lozan’da, savaş tazminatına karşılık alınan kasaba: Karaağaç
Milli Mücadele’nin ardından İsviçre’nin “Lozan” şehrinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti, Britanya İmparatorluğu, Fransa, İtalya, Japonya, Yunan
Ehven-i Şer'de Teselli aramak
Ehven-i şer, “şer” değildir deseler de, adı üstünde; ehven-i şer, yâni “az olan şer” de bir şerdir. Ehven, “daha az” demektir. Ya “hayır” vardır yada
Sosyal medya vatanseverleri
Sosyal medya vatanseveri olarak kimi mi kast ediyorum? İşi gücü olmayan ama 24 saat sosyal medya mesaisi yapanları kastediyorum. Taşı taş üstüne koy
Eşlerimizin Gözüyle Nasıl Bir Müslümanız!
Mahşer günü belki namaz sınavını, ibadet sınavını vereceğiz ama insani ilişkilerimizdeki özensizliğimiz, Allah’ın hakkına riayet ettiğimiz kadar insan
Bugüne nasıl geldik?
Dört halife devrinin ikinci yarısını teşkil eden Hz. Osman ve Hz. Ali dönemi hadiselerini incelemek ve izah etmek, ilim adamlarının en fazla zorlandık
Aklımızın ve Bilincimizin Sömürgeleştirilmesi
Müslüman aklın, bilincin, bilginin, duyarlığın, algının, hassasiyetin sömürgeleştirilmesiyle ilgili olan Amerikan-Avrupalı projesinin hangi ölçüde baş
Sesler
Reis hayatta. Herkes sokağa. -Nerede buluşalım abi? -Köprü kapalıymış. Bağlarbaşı’nda buluşalım. Oradan karar veririz. -Köpeklerin gecesi bu
Entelektüelizm tapınağında büyüyen putperestler (1 ve 2)
Âlim; kalbini, aklını ve hayatını vahyi ile beslemiş ve vahyin maksadını anlamış şahsiyettir. Âlim; vahyi lafzı, manası ve muradıyla/maksadıyla kavray
Adi olan olay değil, sizsiniz
Evet, senden bahsediyorum. Emani ar-Rahmun Sakarya’da vahşice katledildiğin- de ‘kadının kocası ile katillerin arasında kavga olmuş’ yazabilen o aşağı
1 -


Ahmet Anapalı

İslam Ordularının muhteşem Malazgirt Zaferi (1)

29/08/2016 - 20:23

Ahmet Anapalı
Abdullah Yıldız
Abdurrahman Dilipak
Ahmet Mercan
Ahmed Kalkan
Ahmet Kekeç
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Beşir Eryarsoy
Ceren Kenar
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Ersoy Dede
Hayrettin Karaman
Hamdi Akan
Halime Kökçe
Hamza Er
Hamza Türkmen
Hikmet Ertürk
Hüseyin Bülbül
Hüseyin Alan
Hüseyin Gülerce
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Kemal Songür
Kenan Alpay
Kemal Öztürk
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Çelik
Mustafa Bozacı
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Armağan
Nedret Ersanel
Osman Coşkun
Osman Atalay
Ramazan Kayan
Selahaddin E. Çakırgil
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Yakup Döğer
Yavuz Bahadıroğlu
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Son Olayları Nasıl Değerlendiriyorsunuz
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat