Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
Gerçek mü`minler şu kimselerdir ki; Allah hatırlatıldığı zaman kalpleri ürperir; kendilerine O`nun ayetleri okunduğu zaman imanları güçlenir ve daima Rablerine güvenirler. Onlar namazı hakkını vererek kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan cömertçe sarf ederler. Enfal 2-3
* TÜRKİYE ve LİDER neden “Emperyalistlerin” hedefinde ! * ‘Türkiye Ekseni’nde ‘Acımasız Direniş’ hatları kurulmalı.. * Haritaları yırtacağız * Suudi Arabistan’ı içerden okumak * Evlilikle İlgili Kur’an’ın Koymuş Olduğu İlkeler Nelerdir ? * Âdetten Töreye, Örften Ma’ğrufa * Allah'a Ortak Koşmak (Şirk) Nasıl Olur? * İslâm Kölelik ve Cariyeliği kaldırdı mı? (Video) * Norveç’te ne oldu? * Çocukları katledilen Saraybosnalı aileler 'adalet' bekliyor

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 167600
Toplam 400204025
En Fazla 606285
Ortalama 153924
Üye Sayısı 125
Bugün Üye Olan 0

İsrail’in en çok korktuğu formül tek devletli çözüm

Filistin meselesi bizlere ne ifade ediyor? Bu soruya verilecek cevapların üç aşağı beş yukarı tek bir çerçeveye oturacağına inanıyorum. Çünkü gördüğümüz kadarıyla Türkiye halkının büyük çoğunluğunun Filistin’deki zulme ve hak gaspına yaklaşımı ve vicdanen yanında yer aldığı taraf örtüşüyor. Bu elbette
2017-11-20 - 14:33

İsrail’in en çok korktuğu formül tek devletli çözüm

 
Filistin meselesinde daha gerçekçi olduğunu söyleyenlerimiz en azından iki devletli çözümden yana. Ancak kulak verelim dediğimiz genç seslerden bazıları ilginç bir şekilde “iki devletli çözüme” hiç de sıcak bakmıyor. Acaba gerekçeleri ne? Acaba bizler de ezberlerimizi gözden mi geçirmeliyiz?

Deniz Baran

Filistin meselesi… İslam aleminin kanayan yarası, Orta Doğu’nun kronik açmazı… Artık asırlık bir soruna dönüşen Filistin meselesi bizlere ne ifade ediyor?

Bu soruya verilecek cevapların üç aşağı beş yukarı tek bir çerçeveye oturacağına inanıyorum. Çünkü gördüğümüz kadarıyla Türkiye halkının büyük çoğunluğunun Filistin’deki zulme ve hak gaspına yaklaşımı ve vicdanen yanında yer aldığı taraf örtüşüyor. Bu elbette olumlu da bir durum.

Fakat öte yandan bu tablonun olumsuz bir yönü de olabiliyor: Belli ezber ve kalıplara takılı  kalmak. Kimi zaman kendi yaklaşımımızla ürettiğimiz perspektife (ve sloganlara) mahkûm hâle gelip sorunun kaynağındaki değişimleri, dönüşümleri ve gelişen talepleri görememek. Çünkü, itiraf edelim, ne kadar hassas olursak olalım Filistin’de değiliz ve kendimizi orayla ne kadar ilişkilendirirsek ilişkilendirelim hep bir derece “dışarıdan konuşuyoruz”.

Bunları neden yazdım? Çünkü dönüp bakmamız gereken bazı sesler olduğunu gördüm Filistin’den. Bazı Filistinli gençlerin sesleri, ilgi çekici fikirleri…

Hâlihazırda, Filistin meselesi bağlamında, “iki arada bir derede” bir statüye sahip olan mevcut Filistin yönetimi modelinin tamamen hür bir devlet ulaşması tavizsiz talebimizdir diyebiliriz. Daha gerçekçi olduğunu söyleyenlerimiz en azından iki devletli çözümden yana. Hatta Filistin’deki İsrail zulmüne ve baskısına kayıtsız kalamayan birçok Batılı da bu formüle on yıllardır arka çıkıyor. Şu an Filistin yönetiminin dümeninde bulunanlar da bunun için çalışıyorlarmış gibi duruyor.

Ancak kulak verelim dediğimiz genç seslerden bazıları ilginç bir şekilde “iki devletli çözüme” hiç de sıcak bakmıyor. Acaba gerekçeleri ne? Acaba bizler de ezberlerimizi gözden mi geçirmeliyiz?

Yousef el Naimi ve Abdullah Masri isimli Filistinli dostlarımla yaptığım sohbeti sizin takdirinize sunuyorum…

-          Filistin meselesini düşünme biçimimiz yıllar geçse de sabit kalmış gibi gözüküyor. Sanki belli klişeler var, sizce de öyle mi? Değişmesi gereken bazı şeyler var diyor musunuz?

A.Masri: İnandığım şey şu ki kendimizi günlük hayatın detaylarından uzaklaştırıp Filistin meselesini derinlemesine bir bakış açısıyla görmeliyiz. Şu an gerçekten de çözüme dair sınırlı bir bakışımız var, çünkü sadece ve sadece 30, 40, 50… yıldır fazla değişmeyen sabit anlayışlarımızı esas alıyoruz. Nedir bu? İşte iki kamp var, bunlardan biri politik düzlemde İsrailli muadilleri ile barışçıl müzakereler yürütmeyi gözeten bir kamp ve diğeri, silahlı direnişe başvuran bir kamp. Problemimiz şu ki bu iki yaklaşımı da taktikten stratejiye dönüştüremedik. Herhangi bir Filistinliye, yöneticiler de dâhil, çıkıp sorsanız hedefimiz nedir diye, gelecek cevap, “tüm Filistin’i almak” olacaktır. Peki, bu hedefe nasıl ulaşırız? İşte bu soru gündeme geldiği anda verilen cevaplar gerçekçi değil. Mevcut yaklaşımlar direnişin eski yıllarında üretilmiş. Mesela İsrail ile savaşmak seçeneği. Bu belki de 6 Gün Savaşları’ndan önce bir seçenekti ama daha sonrasında İsrail, Orta Doğu’da askeri üstünlüğünü kesinkes tesis etti ve üstüne üstlük ABD’nin de koruma garantisi altında. Hâliyle ben savaşı bir seçenek olarak göremiyorum artık. Yani mevcut yaklaşımlar dünyanın, durumun, koşulların, işgal altındaki insanların ne denli değiştiğini algılamada yetersiz. 

Y.Naimi: Abdullah’ın dediklerine katılıyorum. Çok iyi noktalara değindi. Filistin meselesinde direnişin ne anlama geldiğini tekrar tanımlamalıyız. Çünkü malum, Filistin direnişi, “İsrail geldi topraklarınızı aldı ve onlara direnelim” mantığıyla başlayan bir direniştir. Eğer direnişi bugünün koşullarına uygun olarak tekrar tanımlarsanız bir strateji kurulabilir. Eski duruma takılı kaldığımızda ise tek boyutu olan bir direnişten bahsetmeye mahkûm kalıyoruz: Silahlı direniş. Bunun ise şu an ki durumda ve globalleşmiş dünyada pek yeri yok. Birçok başka yola başvurulabilir. Yumuşak güç de bu anlamda kullanılabilir. 

-          Peki, BDS (Boykot, Yatırımların Geri Çekilmesi ve Yaptırımlar) gibi hareketler var, Yaser Arafat’ın zamanından bu yana birçok diplomatik kanallar açıldı. Hatta bu kanallara başvurmak yoğun bir şekilde eleştirildi. Kısacası, istediğiniz tarzda alternatif yollara ya da yumuşak güce zaten başvurulmuyor mu?

Y.Naimi: Evet bu yolları kullanmaya çalıştılar ama kendi limitlerini gözetmediler. En temeldeki formül belli: Evinizi aldılar ve buna direnmelisiniz. Diplomasi yürütürken de bu formüle göre limitleri tekrar tanımlamanız lazım, “şunu al-bunu ver” demek öyle kolay bir şey değil. 

A.Masri: Direnişi tekrar tanımladılar mı diye konuşmadan önce aslında hürriyeti de tekrar tanımlamak gerekiyor. Filistin’in hürriyeti nasıl olacak? Yahudileri alıp denize mi atmamız lazım ya da birlikte yaşamamız mı lazım? Filistin kurtulunca ortaya çıkacak manzara nedir? Bana kalırsa bu sorunu çözmenin en iyi yolu, nasıl başladıysa öyle bitirmektir. İsrail devleti, Avrupa’da doğdu. İsrail bir Avrupa problemidir. Şimdi ise BDS’in yaptığı şey, İsrail’in doğduğu yeri İsrail’e karşı döndürmektir. Üniversitelerde İsrail karşıtı ve Filistin hakları için kampanyalar düzenliyor. Bence, bu ciddi bir değişim getirecek. Çünkü bu sayede, daha önce pasif kalan Avrupalı devletler İsrail’in ahlaksızlığının yükünü hissetmeye başladılar. Bence BDS son derece başarılı örnek fakat daha da artmalı buna benzer çabalar.

Y.Naimi: Ayrıca BDS olsa dahi BDS tarzında ama bağımsız ve daha geniş bir gençlik ağını içeren bir yapıya ihtiyacımız var. Filistinli gençlerin bizzat kendileri bir şeyler yapmalı. BDS genelde yine Batılılarca temsil ediliyor. En nihayetinde ulus devletler çağındayız ve günün sonunda, doğrudan kendi insanlarımız tarafından da temsil edilmemiz gerekiyor. 

-          Sanki Filistin meselesine dair son aylarda bir hareketlilik var, bir şeyler değişiyor gibi. Sizce de öyle mi?

A.Masri: Evet hareketlilik var ama bu gidişat, Filistinliler için daha çok taviz ve daha çok kayıp getirecek. Trump, Filistin meselesinin hassasiyetini anlamıyor. Şu an Abbas ve Filistin Yönetimi’ne daha fazla taviz için bastırıyor. Onların yapamayacakları şeyler istiyor, mesela direniş şehitlerinin yakınlarına verilen yardımları kesmek gibi.

Abbas’ın ise tek odak noktası imajlar üzerine. Derin bir kavrayışı yok. Filistin devleti imajı kurmaya çalışıyor ama devlet nasıl yönetilir pek bilmiyor. O esasen sadece Ramallah’ın belediye başkanı konumunda. Diğer hiçbir şehirle bağı yok. Konuştuğu zaman da sadece Ramallah’ı temsil ediyor; Filistin’i, Gazze’yi ve Batı Şeridakileri değil. Yani Filistin’i temsil edecek meşruiyeti dahi yok iken Filistinlilerin ihtiyaç ve taleplerini karşı taraflara iletemez.
 

-          Peki bunu yapabilecek bir Filistinli lider var mı?

A.Masri: Yüksek bir kabule mazhar olabilecek tek lider Marwan Bargouti, o da hapiste. Muhammed Dahlan’ı destekleyen bazı gruplar olsa da bunlar spesifik yerlerde, kendisinin genelde pek bir desteği olduğu söylenemez. Halid Meşal de iyi temsilcilerden biri. 

Y.Naimi: Abbas’a kesinlikle güvenimiz yok. Trump’a yaptığı ziyaret de tam olarak kendi dış ilişkilerini güçlendirmek içindi, çünkü Dahlan ve Abbas arasında bir çatışma olduğunu duyuyoruz. İkisi de kendi çıkarları için etrafta dolanıyor. O yüzden onlardan bir şey beklemiyorum. Açıkçası şu ana kadar bir lider de göremedim ama zaten bir liderden ziyade bir kadro tarafından temsile inanıyorum. Acı çeken insanları figürlerden ziyade değerler temsil etmeli. Böylesi daha güçlü ve kalıcı. 

Hamas’ın yeni siyaset belgesi için ne düşünüyorsunuz?

Y.Naimi: Bence Hamas daha dinamik bir hâle geldiğini gösterdi. Hamas’ın yaklaşımının bazı noktalarına katılmıyorum ancak bir politik parti olarak meselelere belli bir açıdan yaklaşmak zorundalar, anlıyorum. Mevcut belge oldukça gelişmiş bir belge, malum bir önceki belge çok daha sembollere dayalı ve dini söylemin ağır olduğu bir belgeydi. 

A.Masri: Çok kısaca söyleyebilirim ki bu doğru yöne doğru atılmış geç bir adım. Öte yandan, hâlâ ileri doğru hızlıca yol almak için büyük potansiyel olduğuna inanıyorum.  Ancak bir yandan ne olup bittiğini çok da anlamayan Filistinli bir halk ve onların beklentileri var. Bu sebeple bu potansiyel de Hamas da sınırlanıyor. 

-          Ve asıl sorumuza gelirsek:  Tek devletli bir çözümü, iki devleti bir çözüme yeğlediğinizden bahsetmiştiniz. Hatta geçtiğimiz aylarda bundan bahseden, Arap dünyasının bazı bilindik figürleri de ciddi tartışmalara yol açtı.  Bizim için oldukça ilginç duran bu yaklaşımı biraz açar mısınız? 

A.Masri: İsrail’in en çok korktuğu formülün tek devletli çözüm olduğuna inanıyorum.

İsrail, Arapların ve Müslümanların topraklarında etnik temizlik yapma fikrini taşıyor. İsrailli olup Filistinlilerin hakları için mücadele ettiğini söyleyen, İsraillilerin nefret ettiği önemli bir figür olan Ilan Pappe’nin yazdıklarına bakınca 1948 Savaşı’nda Ben Gurion’un komutası altındaki askerlere nasıl etnik temizlik kastı taşıyan emirler verdiği görülür. İşte bu etnik temizlik saiki yüzünden İsrail için tek devlet iyi bir çözümmüş gibi duruyor, dışarıdan da öyle gözüküyor. Ancak tek devletli çözüm fikri, özünde, böyle değil. Her şeyden önce şunu netleştirelim: İsrail, bir devlet değil, etnik olarak temizlik yapmış oldukları bir yapı istiyor. Oldukça kırılgan bir yönetimle Filistinlileri baş başa bırakmak, bu bakımdan, çok daha iyi bir seçenek.

Bir devletli çözüm ise bizi bir asır önceki duruma tekrar götürecek. Adı ne olursa olsun, sınır olmadan beraber yaşanan iki devlet. Bu durum da iki şeyi getirecek: İsrail ya demokratik olmayan ülke olduğunu kendi vatandaşı sayılan Filistinlilere muamelesiyle açık edecek. Halbuki her zaman Orta Doğu’daki tek demokrasi oldukları tezini savunuyorlar. Fakat tek devletli bir durumda etnik temizliğe ve Filistinlilere baskıya devam ederlerse ellerindeki bu kozu kullanamaz duruma getirecekler, çünkü resmi olarak Yahudiliği üstün hale getirmiş olacaklar.

Yok eğer baskıya ve etnik temizliğe aynı şekilde devam etmeyip Filistinlileri eşit düzeyde kabul ederlerse zaten Siyonizm politikasının sonunu getirmiş olacaklar. Yani demokratik olmaları durumunda Yahudi devleti olmaktan, Siyonist olmaktan çıkacaklar çünkü nüfus olarak Filistinliler hızla artıyor ve çoğunluğu sağlayamayacaklar.

Kısacası tek devletli çözümün en iyi çözüm olduğunu düşünüyorum ve umuyorum ki Hamas da bu çözümü bir gün benimser. Filistin diye ikinci bir devlete bugün izin verilirse artık başka bir şey istemek mümkün olmayacak, “zaten istediğinizi” verdik diyecekler. Ancak iki toplumun eşit düzeyde olduğu, dini özgürlüğün olduğu bir devlet, direnişin ilk zamanlarındaki tek Filistin fikrine de yakın. Şu an böyle bir hedefe ulaşmak için de tek devletli çözüm stratejik bir tercih. 

-          Fakat İsrail yönetimi altındaki bit tek devlette yukarıda bahsettiğin hedefe ulaşmak çok zor olmayacak mı?

Tek devlet hâline gelindiğini ve Batı Şeria’nın sınırlarının kalktığını düşünelim. Böyle bir durumda nüfusun yüzde 50’si Filistinlilerden oluşacak. Bu kadar büyük bir kitleyi ikinci sınıf vatandaş yapmak çok güç. Ben bunu mümkün görmüyorum. Apartheid rejimi de en başta ufak yönetimler vermek istediğinde siyahilere ancak onları kabul etmeyip haklarını aramaya devam ettiler. Ve nihayetinde rejim düştü. Apartheidlerin yaptığını yapmak tamamen gayrımeşru idi ve sürdürülebilir değildi. İsrail de benzer bir durumda ve benzer bir Apartheid politikasını sürdüremez. 

 

Dünya Bülteni


Keyword : radyo vakit - dünya bülteni -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

Suudi Arabistan’ı içerden okumak
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Salman’ın (MbS) Haziran ayında Veliaht ilan edilmesinin ardından Riyad dünya gündeminden düşmüyor. Kısa ve
Baba Oğul Barzanilerin Başına Gelenlerden Alınacak Dersler
Geçen iki yazıda, Molla Mustafa Barzani’nin, dönemin ABD başkanı Jimmy Carter’a yazdığı, iki mektuba, Henry Kissinger’in Molla Mustafa Barzani’ye yazd
Son okçular tepesi; Evimiz
Okçular tepesi, ümmet olarak Kur’an ve Sünnetin talimatlarına uymayınca nasıl bir bozgunla karşılaşabileceğimizi özetleyen İslam tarihimizdeki en önem
DEAŞ sonrası Ortadoğu
Gerçekten de DEAŞ'ı altetmek süper silahlara ve uçaklara, milyar dolarlık savunma ve istihbarat bütçelerine sahip büyük güçler açısından işten bile de
Balfour: 'Başkalarının toprağının başkalarına peşkeş çekilişi’nin adı
2 Kasım 1917.. Yani, tam yüzyıl önce bugün.. İngiliz emperyalizminin o zamanki dışbakanı Arthur James Balfour bir beyannâme yayımlayarak, Yahudileri
Barzani'den ABD açıklaması: Şok olduk
1 Kasım'da görev süresi biten ve istifa eden IKBY'nin eski Başkanı Mesut Barzani, 25 Eylül'de yaptıkları bağımsızlık referandumu kararından pişman olm
Ey Selahaddin! Aksa tehlikede
“Bir topluluk kendi durumunu değiştirmedikçe Allâh da onların durumlunu değiştirmez.” (Ra’d-11) Aksa evet tehlikede çünkü ümmet de tehlikede! Mescid-
Filistin topraklarının İngiliz cenderesi: Balfour | Grafik
Önce Mekke Şerifi Hüseyin bin Ali’ye Arap Krallığı'nı vadeden ardından Sykes-Picot antlaşmasıyla Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarını Fransa ile pay
'Yeni Gelişmeler Işığında Ortadoğu'
Ortadoğu, geçmişte olduğu gibi günümüzde de dünyanın gündeminde yer alıyor uzun zamandan beri. Dinlerin ve medeniyetlerin merkezi olmanın hem nimeti v
İsrail’i boykot edene insani yardım yasak!
ABD’nin Teksas eyaletinde, Harvey kasırgası mağdurlarına insani yardım yapmak isteyenlere ‘İsrail’i boykot etmeme’ şartı konuldu. Kararın, ABD Anayasa


Abdullah Yıldız

Kalbimiz Camide Cami Kalbimizde

31/10/2017 - 14:29

Abdullah Yıldız
Abdurrahman Dilipak
Abdülaziz Kıranşal
Ahmed Kalkan
Ahmet Kekeç
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Fatma Tuncer
Hamza Er
Hayrettin Karaman
Halime Kökçe
Hamza Türkmen
Hamdi Akan
Hikmet Ertürk
Hüseyin Gülerce
Hüseyin Bülbül
Hüseyin Alan
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Kemal Öztürk
Kenan Alpay
Kemal Songür
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Çelik
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Armağan
Mustafa Bozacı
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Ramazan Kayan
Sevtap Mendi
Selahaddin E. Çakırgil
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Yakup Döğer
Yavuz Bahadıroğlu
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Türkiye'de Boşanma Sebebleri nelerdir?
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat