Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
İNDİRİLEN DİN'E EVET, ÖTEKİ DİN'LERE HAYIR
* El Aksa: Ortadoğu duvarında asılı silah * Körfez krizinin kazananı kim? * 'Filistin halkı Mescid-i Aksa'nın koruyucusudur' * 15 Temmuz Darbesi ve ABD * Erdoğan: Tüm İslam aleminin görevi * Emir’in ve Dahlan’ın yeni terör timleri Türkiye’ye mi sızdı? * Filistin, Kudüs ve Mescid-i Aksa Nasıl Kurtulur? * Kudüs'ü Mescid'i Aksâ'yı Unuttuk mu? * Piyasa İslamı * İşgal Güçleri Mescid-i Aksa'daki Elektronik Kapıları Termal Kameralarla Değiştirdi

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 106325
Toplam 378827342
En Fazla 606285
Ortalama 152506
Üye Sayısı 125
Bugün Üye Olan 0

Körfez'in 'hiza dışı' ülkesi: Katar

Katar’ın diğer Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinden farklı politika izlemesi oldukça eskiye dayanmakta. Katar’ın yönetici ailesinin tarihi-siyasi bir entite olarak oluşmaya başladığı yıllardan itibaren daima Suud ve diğer Körfez ülkelerinden farklı bir yol izlediği dikkati çekmektedir. 18. yüzyılın sonlarından itibaren Bahreyn’i yöneten
2017-07-27 - 12:03

Körfez'in 'hiza dışı' ülkesi: Katar | ANALİZ

 
Suudi Arabistan’ın ağabeyliğindeki Körfez ülkelerinden, Umman ile birlikte daima farklı ve bağımsız bir politika izleyen Katar’la ilgili olarak alınan yaptırım kararlarının bu kadar şiddetli olacağı herhalde tahmin edilememişti

Prof. Dr. Cengiz Tomar

Katar’ın diğer Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinden farklı politika izlemesi oldukça eskiye dayanmakta. Katar’ın yönetici ailesinin tarihi-siyasi bir entite olarak oluşmaya başladığı yıllardan itibaren daima Suud ve diğer Körfez ülkelerinden farklı bir yol izlediği dikkati çekmektedir. 18. yüzyılın sonlarından itibaren Bahreyn’i yöneten Al Halife ailesinin bölgedeki nüfuzu yaklaşık bir asır sonra Al Sani ailesinin İngilizler tarafından bölge lideri olarak tanımlanmasıyla ciddi bir meydan okuma ile karşılaşmıştır.

KATAR DEVLETİ VE BAĞIMSIZLIK POLİTİKASI

Katar, bu ülkeyi Arap yarımadasının tabii bir uzantısı olarak gören Suudi Arabistan’ın kurucularının daima takibinde olmuş ve Suudlular Katar’ı nüfuzları altına almak istemişlerdir. Katar yönetici ailesi bundan ancak Osmanlı yönetimi ile işbirliği yaparak kurtulmuş; Osmanlılar da 1916 yılına kadar bu baskılara direnmekle birlikte, ardından bölgeyi İngilizlere terketmiştir. Aynı durum Birleşik Arap Emirlikleri’nin teşekkülü esnasında tekerrür etmiş Katar da bu oluşuma davet edilmiş ancak Katarlılar bu teklifi de kabul etmeyerek bağımsız bir devlet olma yolunu seçmiştir. Aslında Katar’ın diğer Körfez ülkelerinin resmi adlarında kullandığı krallık, emirlik ve sultanlık yerine Kuveyt’le birlikte Devletü Katar (Katar Devleti) ismini kullanması bile bu bağımsız politikanın bir sembolü olarak ifade edilebilir.

Katar’ın bu bağımsız tutumu Suudi Arabistan liderliğindeki Körfez şeyhlikleri ve emirlikleri arasında adeta bir kader haline gelerek bu son krize kadar da devam etmiştir. Aslında bu kriz Körfez İşbirliği Konseyi üyesi Körfez ülkeleri ve Katar ilişkilerinde periyodik olarak meydana gelen krizlerin son halkası olmakla birlikte, zamanlaması ve şiddeti nedeniyle bir anda Ortadoğu gündeminin en önemli maddesi haline gelmiştir.

Bu periyodik krizler özellikle şimdiki Şeyh Temim’in babası Şeyh Hamad’ın 1995’te iktidara gelmesi ile süreklilik kazanmaya başladı. 1996’da Katar Devleti tarafından bir soft power (yumuşak güç) aracı olarak kurulan ve bölgede liberal ve açıklık yanlısı tutumuyla kısa sürede Arap dünyasının bir numaralı televizyonu haline gelen el-Cezire’nin yayın politikası, Körfez ülkeleri ile Katar arasındaki sorunlu ilişkilerin en önemli sembolü olarak düşünülebilir. Nitekim bölgedeki her kriz el-Cezire televizyonunun bürolarının kapatılmasıyla sonuçlanmıştır.

El-Cezire televizyonunun yanısıra Şeyh Hamad döneminde Katar’ın dış politikası da Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinden farklılık gösterdi. Katar Filistin’de Suud liderliğindeki Körfez’in desteklediği el-Fetih’in aksine Hamas’ı, Mısır’da selefi hareketlere karşı Müslüman Kardeşleri desteklediği gibi Körfez İşbirliği Konseyi’nde Umman’la birlikte daha farklı bir politika izlemiş İran ile de iyi ilişkiler göstermiştir. Körfez İşbirliği Konseyi İran ilişkileri her zaman sorunlu olmakla birlikte Konseyin üyeleri karşılıklı olarak İran’la özellikle ticari ilişkilerini iyi tutmaya özen göstermişlerdir. Körfez ülkeleri içerisinde İran’la en iyi ilişkilere sahip ülke ise ironik bir şekilde Birleşik Arap Emirlikleri’dir.

ARAP BAHARI SÜRECİ

Suudi Arabistan’ın 1995 yılında Körfez İşbirliği Konseyi başkanlığına karşı çıkan Şeyh Hamad’a karşı iki başarısız darbe teşebbüsü olmuş ve bu Suud-Katar ilişkilerini gerginleştirmiştir. 2002 yılında da el-Cezire’nin yayın politikası nedeniyle Suudi Arabistan Katar’daki büyükelçisini geri çekmişti. Katar-Körfez ilişkileri en sorunlu dönemini ise 2011’de Arap Baharı adı verilen sürecin başlamasıyla yaşadı. Özellikle Mısır ve Libya’daki süreçlerde Müslüman Kardeşlerin amansız düşmanı Birleşik Arap Emirlikleri ile ters düştü. Müslüman Kardeşler üyelerinin Katar’ın başkenti Doha’da kendilerine sığınma imkanı bulmaları bu krizin temel sebebini oluşturuyordu.

Bu arada 2013’te Katar’daki iktidar değişikliği Körfez ülkeleri içinde umutla karşılandıysa da Şeyh Temim babasının politikalarını devam ettirmekte kararlı gibiydi. Bunun üzerine Riyad’a çağrılarak Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin istekleri doğrultusunda bir güvenlik anlaşması imzalamaya mecbur bırakılmıştı. Aslında 2014’te bu anlaşma şartlarının Katar tarafından yerine getirilmediği iddiasıyla Körfez ülkelerinin elçileri çekilmişti Doha’dan. 2014 krizinin nedeni yine Müslüman Kardeşler üyelerinin Doha’da kendilerine yer bulmalarıydı. Bu kriz de Kuveyt şeyhi Sabah el-Ahmed’in devreye girmesi ve Müslüman Kardeşler üyelerinin ülkeden gönderilmesiyle çözülmüştü.

Son yaşadığımız kriz ise yine bu yıl mart başında Suudi Arabistan, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin Katar’la ilgili bölgesel güvenliği tehdit ve Müslüman Kardeşlerle işbirliği gibi iddialarıyla başladı. Körfez ülkelerinin, Müslüman Kardeşler üyelerini topraklarında barındırmaması, el-Cezire’nin yayın politikasını değiştirmesi ve Müslüman Kardeşler’e yakın kanallara ve din adamlarına destek vermemesi gibi istekleri vardı Katar’dan. Nisan ortalarında Katar kabul etmişti bu istekleri. Ancak ne olduysa ABD başkanının ziyaretinin sonrasında oldu. Ziyaretin hemen ardından Katar Şeyhi Hamad’ın aslında var olmayan İran lehine bir açıklaması sızdırılarak işaret fişeği atılmış oldu. Katar bunun bir siber saldırı sonucu yapıldığını ve gerçek olmadığını resmi olarak ilan ettiyse de Körfez basını bunu gerçek kabul ederek olayın üstüne gitti ve nihayetinde kriz şu anda geldiği zirve noktasına ulaştı.

KRİZ BÜYÜK PLANIN PARÇASI

Yukarıda verilen kronoloji aslında çok şey ifade ediyor. Öteden beri İslam ve Arap dünyasının liderliği hususunda önemli iddialar taşıyan Suudi Arabistan özellikle Körfez’de kendisinden bağımsız bir politika izleyen Katar’a bölgede patronun kim olduğunu ve artık ne tarafta duracağı hususunda bir karar vermesinin gerektiği mesajını verdi. İran’a karşı safları sıklaştırmak isteyen Suud ve Körfez ülkeleri bölgede çatlak ses istemediklerini çok sert bir şekilde ifade ettiler. Zamanlama ise her zaman olduğu gibi manidar. Zira Trump’ın son ziyaretinde yapılan anlaşmalarla İran’a karşı arkasını sağlama alan Suudi Arabistan bölgedeki liderliğine kayıtsız şartsız itaat bekliyor.

Olaylara mikro ölçekte bakıldığında Körfez için bir hizalama problemi olarak görünse de krizin özellikle Trump’ın ziyareti sonrasına denk gelmesi ve Ortadoğu’daki genel durumun nezaketi göz önüne alındığında makro bir planın parçası olduğu açık. Zira Trump’ın İran karşıtı bir politikaya yönelmesi ve İran’ı çevreleme politikası izlemesi, bölgede DEAŞ gibi terörist örgütlerle mücadeleyi öncelemesi büyük planda Körfez ülkelerin tümünün İran karşıtı cephede yekpare bir hâle gelmesini amaçlıyor. Bu aynı zamanda İran tehdidi karşısında zengin Körfez ülkelerine daha çok silah satışı anlamına geliyor. Seçim öncesinde ABD vatandaşlarına daha çok zenginlik vadeden ve içeride de çok zor durumda olan işadamı zihniyetine sahip Trump için de önemli bir fırsat bu. Zengin Körfez ülkelerini İran nüfuzunun yayılmasına karşı korumanın da bir bedeli olmalı herhalde. Tabii bir de radikal terörist örgütlere maddi yardım hususunda bir günah keçisine ihtiyaç duyulmakta terörist PYD’ye silah verenlar tarafından.

Bu durum Katar gibi son yıllarda bağımsız bir politika izlemeye çalışan ve PYD/YPG terör örgütünün DEAŞ’a karşı kullanılması hususunda ABD ile ters düşen Türkiye’yi de komşusu ve iyi ilişkiler kurmaya çalıştığı İran karşıtı kampta yer almaya zorlamaya yönelik bir hamle olarak da algılanabilir. Nitekim İran Dışişleri Bakanı Zarif’in dün Türkiye’ye yaptığı ziyaret de Katar kriziyle yakından bağlantılı. Tabii burada Suriye’de İran’ın müttefiki olan Rusya’nın İran’ın yanında yer alıp almayacağı önemli bir soru işareti olarak belirsizliğini koruyor. Zira bu durum hem bölgesel hem de küresel bir savaşa sebep olabilir.

[Ortadoğu siyasi tarihi ve uluslararası ilişkiler alanında uzman olan Prof. Dr. Cengiz Tomar, Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü ve Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesidir]

 

 


Keyword : radyo vakit - katar - dünya bülteni -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

15 Temmuz Darbesi ve ABD
Türkiye ile ABD arasındaki ilişkiler, 1940’lı yılların ortalarından itibaren başlamış, Türkiye’nin Kore Savaşı’na katılması ve NATO üyeliğine kabul ed
İdlib'de 'kaçınılmaz' çatışma | Analiz
Aslında Halep'in rejim güçlerinin denetimine geçmesinden bu yana İdlib ve civarında kalan bölge kendi içinde çalkalanıyordu. Fakat olası bir çatışmanı
Batı geriler, Doğu yükselir, Türkiye güçlenir, kavga şiddetlenir
Büyük güçlerin büyük kavgaları olur. Öfkeleri de, sevgileri de, merhametleri de büyüktür. Etkileri ülke sınırlarını, bölge sınırlarını aşar. Verdikler
Ankara Körfez’e nasıl şah çekti?
Ankara’nın çok hızlı bir şekilde Türkiye’nin Katar’da asker konuşlandırmasına izin veren yasa tasarısını onaylaması olmuş.Türk kamuoyunca da bu hamle
Bir otel, bir bomba ve ötesi
Kudüs’te -Yahudilerin Yafa Kapısı dediği- El Halil Kapısı’ndan çıkıp yüzünüzü batıya döndüğünüzde, tam karşınızda açık kahverengi, yedi katlı, geniş v
Kalem, Kılıç ve Türkler
Kalem ve kılıç birlikteliği bâzı başarılara imzâ atsa da yanında mutlakâ zulmü de getirir. Batı’nın zulmü bunun en büyük örneğidir… sâdece kalem ve
Suyu Hapsetmek
“Rahmetinin önünde rüzgârları bir müjde olarak gönderen O’dur. Bunlar ağırca bulutları kaldırıp yüklendiğinde, onları (kuraklıktan) ölmüş bir şehre sü
AB Parlamentosu raporu ve ötesi | Analiz
Avrupa Parlamentosu 7 Temmuz günü yaptığı oylamayla Hollandalı Parlemanter Kati Piri’nin Türkiye üzerine hazırladığı raporu büyük bir oy çoğunluğuyla
Fanatizm
Fanatizm, akıl ve gönlün devre dışı kaldığı reaksiyoner hareketlerin en dorukta olduğu haldir… Etnik yapı üzerinden hortlatılan fanatizm ile insanla
Kemal Alemdaroğlu ve adalet
1998 Mart ayıydı... İstanbul Üniversitesi bünyesindeki Dekanları acilen toplantıya çağıran Rektör Kemal Alemdaroğlu'nun talimatı şu şekildeydi: "YÖK G


Ahmet Anapalı

İslam Ordularının muhteşem Malazgirt Zaferi (1)

29/08/2016 - 20:23

Ahmet Anapalı
Abdullah Yıldız
Abdurrahman Dilipak
Ahmet Mercan
Ahmed Kalkan
Ahmet Kekeç
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Beşir Eryarsoy
Ceren Kenar
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Ersoy Dede
Hayrettin Karaman
Hamdi Akan
Halime Kökçe
Hamza Er
Hamza Türkmen
Hikmet Ertürk
Hüseyin Bülbül
Hüseyin Alan
Hüseyin Gülerce
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Kemal Songür
Kenan Alpay
Kemal Öztürk
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Çelik
Mustafa Bozacı
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Armağan
Nedret Ersanel
Osman Coşkun
Osman Atalay
Ramazan Kayan
Selahaddin E. Çakırgil
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Yakup Döğer
Yavuz Bahadıroğlu
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Son Olayları Nasıl Değerlendiriyorsunuz
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat