Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
Gerçek mü`minler şu kimselerdir ki; Allah hatırlatıldığı zaman kalpleri ürperir; kendilerine O`nun ayetleri okunduğu zaman imanları güçlenir ve daima Rablerine güvenirler. Onlar namazı hakkını vererek kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan cömertçe sarf ederler. Enfal 2-3
* Bir ayet Bin İbret * Baba Oğul Barzanilerin Başına Gelenlerden Alınacak Dersler * Çağdaşlık kriteri Avrupa mıdır? * Babalar çocuklarını neden öldürüyor? * "İslam’ı ya tümüyle alın ya da bırakın!" * Nazarbayev'den Orta Asya'ya: Allah bizi komşu yaptı * Türkiye NATO tatbikatından askerlerini çekti * Soçi’deki üçlü zirve: ABD gider, PKK ortada kalır * Bu iş burada biter * Göklerde bir Türk

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 112259
Toplam 399712377
En Fazla 606285
Ortalama 153853
Üye Sayısı 125
Bugün Üye Olan 0

Sulp ve Taraip

“Göklerde ve yerde nice deliller / ayetler vardır ki, onlar bu delillerden yüzlerini çevirip geçerler.”(Yusuf 12/105) Soru: Kur’anın Allahtan geldiği noktasında şüphelerim var. Şöyle ki: Tarık suresi 5-7. Ayetlerinde insanı meydana getiren suyun erkeğin omurga kemiğinden, kadının da göğüs kemiği / ka-
2017-11-18 - 16:29

SULP ve TARAİB

 

Soru: Kur’anın Allahtan geldiği noktasında şüphelerim var. Şöyle ki: Tarık suresi 5-7. Ayetlerinde insanı meydana getiren suyun erkeğin omurga kemiğinden, kadının da göğüs kemiği/kaburgalarından geldiği ifade ediliyor. Bu durum ise bu gün bilimsel gerçeklik ile çelişiyor. Bu da bizlerin Kur’an hakkındaki şüphelerini artırıyor. Kur’an Allah’ın kitabı değil Muhammed’in yazmış olduğu bir kitaptır diyoruz. Bu konuda sizlerin düşüncesi nedir?

Hüseyin BÜLBÜL Cevap: Öncelikle ifade ettiğiniz ayetleri birlikte anlamaya çalışalım. İnsanı yaratan insanı insandan daha iyi bildiği konusunda hiçbir şüphemiz yoktur. Ayetlerde ifade edilen nedir yakinen görelim:

“Üzerinde gözetleyici-koruyucu bulunmayan hiç bir kimse yoktur.”

“O halde İnsan, neden yaratıldığına bir baksın!”

“O, atılıp dökülen bir sudan yaratılmıştır.”

“(Bu su,) Bel kemiği ile kaburgalar arasındaki organlardan çıkar.” (Talat Koçyiğit)

“Bel ile kaburga kemikleri arasından çıkar.” (Fizılal Ali Arsal)

“O su, erkeğin sulbü ile kadının göğüs kemikleri arasından çıkar.” (Elmalı 2)

Görüldüğü gibi mevcut meallerimizde yapılan tercümeler böyle şimdi bu Ayetin bazı kelimelerini aynen alarak tercüme edelim. Bilahare de bu kelimelerin gerçekte ne ifade ettiklerini anlamaya çalışalım:

“O su, sulb ve terâib arasından çıkar.” (Tarık 86/4-7)

İnsanın neslinin devamı ile ilgili bu ayetlerde anlatılan olayda anahtar iki kelime vardır. Birinci kelime “sulb” ikinci kelime ise “teraib” kelimeleridir.

            Salebe: kelime anlamı, sert, dayanıklı, katı anlamlarına geldiği için mütercimlerimiz ilk bakışta bunu sırt kemiği omurga anlamına almışlardır.  Sulb kelimesi birilerine göre insanı asmak anlamına gelen “ salbün” sözcüğünden gelmektedir. Buna göre “sulb” insan iskeletine asılı olan bir organı anlatmaktadır. Birilerine göre “salbül vedeke”  kemikten yağ çıkarmak anlamına geldiğini ifade etmektedir. Birilerine göre de “salbü” bir kişinin “sulbü” yani üreme organı/üreme mekanizması; bir diğer anlam ise: bir ağacın üzerine bağlamak, asmak anlamına kullanılan bir mana verilmektedir.

Bunları toparladığımızda insanın meydana geleceği sudan bahsedildiğine göre “sulb”  kelimesi ile anlatılan şeyin insanın meydana gelmesine sebep olan suyun üretildiği yer olduğu gayet açıktır. Tarık suresinin 6. Ayetinde bu suyun şiddetle atılan bir su olduğu bildirildiğine göre malum olan “meni” olduğu anlaşılmaktadır. Ancak bir insanın yaratılmasında tek taraflı bir suyun yeterli olmadığı da malumdur. Bu nedenle ayetin devamında, “Teraib” den de bahsedilmektedir. Şimdi de bu kelimeyi anlamaya çalışalım:

            Teraib: Kelimenin “toprak-toz” anlamına gelen “Turab” kelimesi ile ve gögüs-kaburga kemiği anlamına kullanılan, “etteraib” ve bir birine uyumlu, yaşıt, denk anlamına gelen, “etrâb” kelimesi ile ilintilendirilmektedir.  Yine burada da mütercimlerimiz manayı kemikle ilgi kurarak kadının göğüs kemiğinden gelen bir suyu ifade ettiğini anlamışlardır. Yapılan meallere de böyle yansıyarak insanın meydana gelişindeki hayat bulduğu su erkeğin bel kemiği ile kadının göğüs kemiği arasından geldiği ifade edilmiştir. Meallerimizde buna benzer hataların bulunduğu gerçek bir vakıadır. Meal, meali yapan insanın dile vukufiyeti, konulara hâkimiyeti, eşyayı yeterince tanıması oranında isabet edeceği malumdur. Bu nedenle Ayetleri yeniden düşünmek, irdelemek gerekmektedir.

Şimdi malum ayetimizdeki “Teraib” kelimesine hangi manayı verdiğimizde olayın tabiatına uygun bir mana çıkacağına bakmamız gerekmektedir. Bu konuda en uygun düşen mana Nebe suresinin 33. Ayetinde bahsedilen: “birbirine uyumlu, denk” anlamıdır. Buna göre ayetin anlamı orjinali ile ifade edersek:

“O su, sulb ve terâib arasından çıkar.” Burada “Sulb”  erkeğin üreme organını ifade ediyor kabul edersek; “Teraib” de onunla uyumlu veya ona denk olan kadının üreme organını ifade etmektedir. Karşılıklı ikisinden aynı uyum ve zaman içinde çıkan sperm ve yumurta rahim kanalında buluşarak rahimden içeri giren döllenmiş yumurta çocuğu meydana getirme sürecini başlatmış olmaktadır. Ayetin bize anlatmak istediği “Allah daha doğrusunu bilir kaydıyla” bu olsa gerek. Bu konuya ilgi duyup araştıracak bir Ürolog Hekim kardeşimizin daha güzel anlatacağına inanıyorum.  Dünün insanı bu konuları konuşma cesaretini bile gösteremeyecek kadar çekingen durumda iken; bu gün Tıp bilim dalı insan anatomisini hücre-hücre inceleyerek insan vücudunu tüm incelikleriyle bilinir hale getirmiştir. Aslında bir ayette anlatılan konunun daha iyi anlaşılması için o konunun gerçekten uzmanı olan kimselerce açıklanması daha anlaşılır olduğu gibi eşyanın tabiatına da daha uygun olacaktır.  Burada anlatılmak istenen şeyin üreme suyunun karşılıklı olarak kadın ve erkeğin vücudunun neresinden üretilerek dışarıya, ya da esas çocuğun oluşacağı yere, mahalle/ana rahmine ulaşması konusudur. İntikal yolu herkesçe malum iken (idrar kanalı – yumurtalık kanalı ve rahim ağzı) üretildiği yer konusu ise her iki cins için şöyle ifade edilmektedir:

            Üreme Organları Erkek üreme organları; penis, testisler ve prostat bezinden (erbezi) oluşur. Kadın üreme organları ise; yumurtalıklar salgı bezleri, yumurta kanalı, rahim ağzı ve rahim. Buradan da anlaşılacağı gibi her iki cins için suyun üretilmesini de bu organlar yapacaktır. Buna göre ayetin bize anlatmak istediği “sulb” ve “terâib” erkek ve kadının üreme organlarını ifade ettiği de anlaşılacaktır. Burada “Teraib” kelimesinin bir birine denk ve uyumlu anlamına gelmiş olması çok daha manidar olmaktadır. Gerek bu suyun her iki cinste de aynı benzer organlardan üretilmiş olmasını anlatmış olsun; gerekse bu suyun insanı üretmek için bir biriyle uyumlu olduğu (erkeğin suyundaki spermler, kadının yumurtalıklarının ürettiği yumurtanın birleşmek için bir birbiriyle uyumlu olduğu gerçeğini anlatmış olsun her iki halde de bu mana buraya uygun düşmektedir. Aynı zamanda bilimsel bir gerçeği de ortaya koymaktadır. Eğer sperm ve yumurta aynı anda hareket ederek zamanında buluşma gerçekleşmez ise, kısa zamanda bir salgı ile yok edildiği ifade edilmektedir. Rahme yerleşen yumurta bu tehlikeden rahim ağzının kapanması ile kurtulmaktadır. Çünkü göz nasıl her iki cinste de görmek için ise, üreme organları da aynı amaçla yaratılmış karşılıklı uyum içinde uygun olan üretimi yapmak içindir. Aksi halde beklenen netice hâsıl olmazdı. Bu konu işin inceliklerini bilen uzman bir doktorun kaleminden ve kelamından daha anlaşılır biçimde ifade edileceğine inanıyorum.

Şimdi bu güne kadar meallerimizde “sulb” için erkeğin bel kemiği manasına geldiğinin ifade etmiş olması ile; “terâib” için de kadının göğüs kemiği veya kaburga kemiği anlamına geldiğini ifade etmiş olmaları bu olaya ve eşyanın tabiatına uygun düşmediği anlaşılmış olmaktadır. Benzer bir olay da Rahman suresinin 55/19-20. Ayetlerinde iki deniz arasına konulan “berzah’ı” “iki deniz arasına konulan kara parçası” olarak anlamlandırmışlardı. Ta ki Kaptan Gusto’nun Cebeli Tarık’ta kırk kulaç derinlikteki tatlı su akıntısını keşfedince anlatılmak istenen fiziki kanun anlaşılmış oldu. Çünkü dün insanlar henüz Rabbimizin kevni ayetleri üzerinde yeterince düşünmediği için tabiata konulan fiziki kanunları tanımıyordu. Soğuk su ile sıcak suyun, yoğunluğu farklı olan tuzlu su ile tatlı suyun bir birine karışmayacağını bilmiyorlardı. Müslümanlar olarak indirilen ayetleri okumaya çalıştığımız gibi, Rabbimizin tabiatta yaratmış olduğu kevni ayetlerini de “okumak” öğrenmek için çalışmamız gerekmektedir. Böylece tenzili ayetlerin yardımı ile kevni ayetleri, kevni ayetlerin yardımı ile de tenzili ayetleri daha doğru anlamamızın mümkün olacağına inanıyoruz. Daha nice keşfedilmeyi bekleyen ayetlerin olduğunu Rabbimiz açıkça ilan ediyor:

            “Göklerde ve yerde nice deliller/ayetler vardır ki, onlar bu delillerden yüzlerini çevirip geçerler.”(Yusuf 12/105)

“Biz onlara hem ufuklarda/insanın yaşadığı evrende ve hem de kendi nefislerinde bulunan delillerimizi göstereceğiz. Tâki bu Kur’an’ın hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun. Senin Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi?” (Fussılet 41/53)

            Bir doğrunun daha ortaya çıkması için gayret eden tüm insanlara selam ve dualarımızla diyor; imkanı olanları bu tür çalışmalara davet ediyoruz…

 

 

Yunus Çetinkaya/ Mersin

iktibas


Keyword : radyo vakit - iktibas -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

Bir ayet Bin İbret
Surenin başından itibaren hicretten sonra Medine de Müminler için, kendilerine saldıranlara karşı savaşma izni verilmişti. Bununla beraber Allah mümin
Taha 124
“Kim Benden ve Benim uyarıcı mesajımdan yüz çevirirse, apaçık bir öğüt olan Kur’an’ımın hatırlanmasını engelleyici tedbirler alırsa, İyi bilsin ki o
Meşru Olanı Yaşamak mı? Yaşanılanı Meşrulaştırmak mı?
Bir yanda hakikat diye bir derdi olanlar, öte yanda hakikatle derdi olanlar? Müslüman olmak, hakikat diye bir derdi olmaktır Hakikatle derdi olanları
Modern Dünyanın 'Mele'leri
“Mele” "kavmin eşrafı, ileri gelenleri" demektir. Bu kelime, Arapların bir şey tıka basa dolduğunda, deyimlerinden alınmıştır. "Çok meşgul, işleri pe
Siyasi İslâm
Bugün “ılımlı İslâm” konusunu yazmak, ılımlı olan ve olmayanın İslâm değil, Müslümanlar olduğunun altını çizmek istiyordum. Arşivime baktım, 12 yıl ön
Çağrı
“Dost ve müttefik” diye bildiğin ABD, küresel bir teröre hazırlanmaktadır. Amerika, gözünü kan bürümüş bir cuntanın işgali altındadır. Petrol ve silah
'Tasavvufun dengesizliğine karşı İslam'ın dengeli yapısı'
Tasavvuf, İslam'ın dengeli ve vasat yapısından zühd şeklinde bir evril-meyle ortaya çıkan hareketlerle kök bulabilmiştir. Bilindiği gibi, insanın yapı
Tevbe samîmi olursa kabule şayân olur
Allah’ın sıfatlarından biri Tevvâb olduğu gibi, kulun sıfatlarından biri de tâib (tevbe eden)dir. Bu iki isim ilahlık ve kulluğun ilişkisi halinde sür
Tüm Ahlaksızlıkların Anası: Dünyevileşme
Dünyevileşme (namı diğer `sekülerleşme`), bir Yahudileşme hastalığıdır. Kur'an, bu hastalığa yakalanan İsrailoğullarını ibret nazarlarına sunar. Onlar
İhlâs: Dini Allah'a Has Kılmak ve Samimi Olmak
Dinî kavramları Kur’an’ın onayına sunmak İslam’ın, kendine has kavramsal bir bünyesi vardır. Bir kavramın, İslam’ın bünyesine ait olup olmadığını tes
1 -


Abdullah Yıldız

Kalbimiz Camide Cami Kalbimizde

31/10/2017 - 14:29

Abdullah Yıldız
Abdurrahman Dilipak
Abdülaziz Kıranşal
Ahmed Kalkan
Ahmet Kekeç
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Fatma Tuncer
Hamza Er
Hayrettin Karaman
Halime Kökçe
Hamza Türkmen
Hamdi Akan
Hikmet Ertürk
Hüseyin Gülerce
Hüseyin Bülbül
Hüseyin Alan
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Kemal Öztürk
Kenan Alpay
Kemal Songür
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Çelik
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Armağan
Mustafa Bozacı
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Ramazan Kayan
Sevtap Mendi
Selahaddin E. Çakırgil
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Yakup Döğer
Yavuz Bahadıroğlu
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Son Olayları Nasıl Değerlendiriyorsunuz
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat