Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
İNDİRİLEN DİN'E EVET, ÖTEKİ DİN'LERE HAYIR
* 'Korkuyla yaşasınlar' * Hayat tarzımızı hesaba çekelim! * Başka Türkiye yok * İman Allah'ı Hakkıyla Takdir Etmektir * Fesâd-ı Zamanda Budalalığa methiye * İslam Ticaret Ahlakı ve İslami Finans Üzerine (Röportaj) * Biz yanabiliriz ama emperya- listler asla risk almamalı! * "Hindistan, Türkiye'nin Asya'ya açılan kapısı olabilir" * Avustralya'da 'Buyurun, ben Müslümanım' etkinliği | Foto * "Srebrenitsa'da BM bayrağının altında soykırım yapıldı"

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

MİLLİ GAZETE

SABAH

STAR

YENİ AKİT

YENİ ASYA

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA ARİFAN RADYO

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BOLU ŞAFAK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA GÖZYAŞI FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

YOZGAT UFUK FM

İRİP RADYO

İSTANBUL AKRA FM

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL 7

KANAL A

TGRT HABER

TV 5

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 16812
Toplam 370041063
En Fazla 606285
Ortalama 154505
Üye Sayısı 124
Bugün Üye Olan 0

Işığı Sönmeyen Çerağ: İzzeddin Kassam

Müslüman Şark’ta yaşanan işgaller, kıyımlar, ihanetler, kitlesel acılar ve aymazlıklar öteden beri bizi üzüyor elbette. Hem Batılı zorbalara ve işbirlikçilerine karşı direnmeye çalışıyoruz hem de iç bünyedeki olumsuzlukları, uyuşukluğu, vurdumduymazlığı,
2017-04-30 - 17:33

Işığı Sönmeyen Çerağ: İzzeddin Kassam

 

 

Müslüman Şark’ta yaşanan işgaller, kıyımlar, ihanetler, kitlesel acılar ve aymazlıklar öteden beri bizi üzüyor elbette. Hem Batılı zorbalara ve işbirlikçilerine karşı direnmeye çalışıyoruz hem de iç bünyedeki olumsuzlukları, uyuşukluğu, vurdumduymazlığı, sömürüye elverişli bir ortam yaratan cehaleti, körlüğü, bencilliği aşmaya çabalıyoruz.

İşte bütün bu olup bitenler karşısında ısrarla içine kapanan, tepki vermekte geciken, tanıklığı önemsemeyen, zulme ve katliamlara sesini yeterince çıkarmayan, bilakis Batı’ya yaranma ve yaltaklanma huyunu terk etmeyen, içten içe çürüme ve yozlaşma ateşine odun taşıyan kişiler, çevreler, anlayışlar da var kuşkusuz Doğu’da. Taşıdığı güç ve potansiyelden haberdar olmayan, mayasını oluşturan değerler dizgesinden yüz çeviren, tarihsel birikimini ve coşkusunu da birçok coğrafyada berhava eden bu ölgün ve zehirlenmiş tutumu eleştirmek amacıyla yaklaşık on yıl önce İçi Geçen Kandil başlıklı uzun bir şiir yazmıştım. O şiirin bir yerinde şu dizeler de yer alıyordu:

Ne Battal Gazi ne Zengi ne de İzzeddin Kassam

Havai fişekle, cılk amigo herzeleriyle

İrkilip yiter

Doğu’da nicedir her destan[1]

Zaman içerisinde fazlasıyla efsanevî bir kişiliğe bürünen, anonim bir kahraman hâline gelen Battal Gazi ve ders kitaplarında bir cümleyle bile kendisinden söz edilmeyen Nureddin Zengi için de durum çok farklı değildi ama adı bir şekilde sürekli gündeme gelen, Filistin direnişinin de temellerini atan, İslamî uyanışın sembol isimlerinden biri olan, HAMAS’ın silahlı kanadına ve yaptığı bir rokete adı verilen İzzeddin Kassam hakkında neredeyse hiçbir kitap hatta kapsamlı bir makale bile yoktu Türkçede. [2]

Düşünce ve siyaset alanındaki bu bîgânelik, bu umursamazlık, bu yetersizlik edebiyat, sanat alanında da farklı bir manzara çıkarmıyordu elbette karşımıza. Osmanlı’nın son yıllarındaki önemli bazı olay ve çabalarda da ciddi bir yeri, etkinliği olan İzzeddin Kassam’la ilgili -görebildiğim kadarıyla- Elyasa Koytak’ın bir şiirinden başka dişe dokunur hiçbir örnek ya da değini yoktu bizde. [3]

2

O dönemde de oldukça sıkıntılı günler yaşayan müslümanların hürriyeti,  izzeti ve Filistin’in bağımsızlığı için yıllarca mücadele eden, Kassâmiyye hareketinin de önderi olarak kabul edilen bu kıymetli âlim ve mücahidin tam künyesi, Muhammed İzzüddîn b. Abdilkadir b. Mustafâ el-Kassâm.

1882 yılında, o zamanlar Osmanlı İmparatorluğu’na bağlı olan Suriye’de, Lazkiye’nin güneydoğusunda bir liman şehri olan Cebele’de doğdu. Âlim ve sûfi bir adam olarak bilinen babası, bir medresede müderrislik yapmasının yanında şeriat mahkemesinin de üyesiydi. Aynı zamanda Kadirî tarikatının o bölgedeki mürşidi olarak tanınıyordu.

Birçok akranı gibi ilk eğitimini dindarlığıyla bilinen ailesinden, çevresinden ve babasından alan İzzeddin, 1896’da on dört yaşındayken kardeşi Fahreddin ile birlikte Kahire’ye, büyük bir ilim merkezi olan Ezher’e gitti. Çocukluğunun ve gençlik yıllarının büyük bir bölümünü burada geçirdi. Bu sırada dünyada ve ülkede önemli değişimler yaşanmaktaydı. 1908’de İkinci Meşrutiyet ilan edilmiş, ardından da II. Abdülhamid tahttan indirilerek İttihad ve Terakki yönetime el koymuştu.

İzzeddin, 1909’a kadar süren eğitimi sırasında özellikle Muhammed Abduh ve Muhammed b. Abdülmâlik el-Alemî gibi âlimlerden, hocalardan ders aldı. M. Reşîd Rızâ, İzzeddin Alemüddin et-Tenûhî, Züheyr eş-Şâvîş ve Ali et-Tantâvî gibi önemli şahsiyetlerle tanıştı, sohbet etti, dostluk kurdu. Bilgisini, birikimini, görgüsünü, deneyimini çeşitli vesilelerle artırıp pekiştirdi. Katıldığı sohbet ve derslerde, kendini yetiştirmenin yanı sıra hitabet sanatının inceliklerini de öğrendi.

Yirmi yedi yaşındayken Mısır’dan ayrılıp memleketi Cebele’ye döndü. Babasının medresesine müderris oldu. Hocalıkla yetinmedi, aynı zamanda Mansûrî ve İbrâhim b. Edhem camilerinde vâizlik görevi de üstlendi. Öğrendiklerini, çeşitli alanlarda edindiği birikimi hem derslerine katılan gençlere hem de yöre halkına aktarmaya çalıştı. Vaazlarında İslâmî dirilişin ancak öze dönerek sağlanacağını, emperyalizmin en büyük düşman olduğunu dile getirdi. Ünü giderek tüm Suriye’de yayılmaya başladı. Ülkede ve dünyada olup bitene kulak kesilmeyi de asla ihmal etmedi. Bu dikkati ve duyarlılığı, onu emperyalizme ve sömürgeciliğe karşı keskin ve dakik bir muhalif hâline getirmiş, tepki vermekte hiç gecikmeyen bir dava adamı yapmıştı.

İzzeddin Kassâm henüz iki yıllık bir müderris iken, İtalyanlar’ın 1911’de Osmanlı hâkimiyetindeki Libya’ya saldırmasına karşı harekete geçti. Libya, bulunduğu yere epeyce uzakta kaldığı için önce düzenlediği gösteri hareketleriyle işgale tepki verdi. Ardından yazıları ve vaazlarıyla halkı silâhlı mücadeleye çağırdı. Bununla da yetinmedi; gönüllü asker ve para toplamaya girişti. Büyük imkânsızlıklar içerisinde İtalyanlara karşı savaşan Osmanlı askerlerini ve Libya halkını desteklemek için bir de marş yazdı.

Bu cesur ve mücahid adam, sayıları 250’yi bulan gönüllüleriyle birlikte Libya’ya, Trablusgarp’a gitmek için şartlarını zorlayarak hazırlıklarını tamamladı. Giysi, silah temin etmeye çalıştı, gideceği güzergâhı belirledi, bağlantılar kurmak için uğraştı ve ardından yola koyuldu. Fakat bu sırada Balkan Savaşı’nın çıkması ve İtalyanlar’la bir anlaşmaya varılması üzerine geri döndü. Yokluk, yoksulluk, çaresizlik ve kargaşayla dolu bu süreçte asla çaresizliğe kapılmadı, umudunu hiç yitirmedi, derslerine ve diğer çalışmalarına büyük bir azimle devam etti.

İki yıl sonra I. Paylaşım Savaşı başladığında, hiç tereddüt etmeden doğrudan Osmanlı ordusu saflarında çarpışmak üzere bölgede, Suriye’de ulaşabildiği yetkililere başvuruda bulundu. Bunun üzerine askerî eğitimden geçirildikten sonra cephede garnizon imamı olarak görevlendirildi. Elinden gelen ne varsa onu yapmak için gece gündüz koşturdu.

Batılılar tarafından “Ortadoğu” olarak adlandırılan coğrafyadaki birçok yerleşimin Osmanlı Devleti’nden ayrılması meselesi ortaya çıkınca memleketi Cebele’ye döndü ve bütün imkânlarını seferber ederek bir halk ordusu oluşturdu. I. Paylaşım Savaşı’nın ardından Fransızlar Suriye’ye yerleşince, Ömer el-Baytâr ile birlikte direniş hareketine başladı. Fransız birliklerine saldırılar gerçekleştirdi. Sınırlı imkânlara sahip bu kıyam ses getirdi. İşgalci Fransızlar tarafından gıyabında idam kararı verildi. Aranmaya başlandı. Mücadelesine bir süre daha devam eden İzzeddin Kassâm, 1921’de Filistin’e geçerek Hayfa’ya yerleşti.

İzzeddin Kassâm, Hayfa’da da boş durmadı, saklanmadı, müslümanları uyarmaktan ve mücadeleden vazgeçmedi. Ders halkaları oluşturarak hocalık yapmaya devam etti. Bir yandan da İstiklâl Camii’nde imam-hatiplik yaptı. 1926’da Genç Müslümanlar Birliği’ne (Cem‘iyyetü’ş-şübbâni’l-müslimîn) girdi ve bir süre sonra da bu cemiyetin başkanlığına seçildi. Bu vesileyle köyleri dolaşmaya başladı, İngiliz işgaline ve siyonist harekete karşı halkı uyarmaya, bilgilendirmeye, bilinçlendirmeye gayret etti. Yahudilere arazi satılmasına şiddetle karşı çıkarak bunun önlenmesini istedi. Burada, daha sonraları Filistin ulusal savaşına önderlik eden el-Fetih’in fikir babası Hacı Emin el-Hüseyni ile tanıştı. Ancak onun milliyetçi fikirlerine uzak durdu. Çevresinde toplanan ve “meşâyih” (kendisinin ölümünden sonra Kassâmiyyûn) denen taraftarlarının örgütlenmelerini sağladı. İşgale direnmek amacıyla küçük askerî hücreler kurdu. Lübnan-Filistin sınırında gerilla savaşı başlattı.

Bu yıllarda bölgede İngiliz manda yönetimi vardı. İzzeddin Kassâm, siyonizmin İngiliz manda idaresi tarafından desteklendiği kanaatiyle esas mücadelenin İngilizler’e karşı yürütülmesi gerektiğine inanıyordu. Genel bir mücadele için yapılması gerekenleri düşündü, istişarelerde bulundu, taraftarlarını çoğaltmaya çalıştı. Hazırlıklarını tamamladıktan sonra, Balfour Deklarasyonu’nun yıldönümünde, 2 Ekim 1935’te yönetime isyan ettiğini duyurarak ayaklanmayı ve cihadı başlattı. Fakat ilerleyen günlerde İngilizler teşkilâtın gizli karargâhını bastılar. Nablus ile Cenîn arasındaki Ya’büd mevkiinde, sayısı 15’i bile bulmayan arkadaşıyla birlikte İzzeddin Kassâm’ı kuşattılar. 500’den fazla asker tarafından çembere alınmasına rağmen Kassâm teslim olmadı, direndi, çatışmaya girdi. 20 Kasım 1935’te İngilizler tarafından şehid edildi. Cenazesi Hayfa’ya götürüldü, ertesi gün binlerce insanın katılımıyla defnedildi.  Bu çatışma İngilizler’e karşı yürütülen silâhlı mücadelenin başlangıcı oldu. Daha sonra 19 Nisan 1936 günü patlak veren ve ilk intifada sayılan Filistin ayaklanmasında “Kassâmcılar” çok önemli bir rol oynadılar. [4]

İzzeddin Kassâm’ın hareketi, İngiliz idaresine karşı cihad fikrinde birleştiği diğer hareketlerden, özellikle Mısır’daki İhvân-ı Müslimîn’den daha çok askerî tarafı ağır basan bir hareket olmasıyla ayrılan bir oluşumdu. Nitekim HAMAS bünyesinde bir araya gelen direnişçi gruplar, 1980’lerin sonlarında askerî kanatlarına İzzeddin el-Kassâm adını verdiler. Filistin’de zor şartlar altında üretilen bir roket de onun adıyla anıldı.

Çabası, fikirleri, kararlılığı, mücadelesi; bir çerağ gibi Filistin’deki İslami direnişe yol göstermeye ve yeryüzünü titreştirmeye devam ediyor.

 

[1] Ali Emre, Onarılmış Yas Bitiği, 2. Baskı, İz Yayıncılık, İstanbul 2016, s. 14.

[2] Daha sonra 2012’de nihayet bir kitap yayımlandı: Ali Rıza Akgün, Filistin Direnişinin Önderi ve Sembolü Şeyh İzzeddin el-Kassam, Bengisu Yayınları, İstanbul 2012, 112 s.

[3] İzzeddin’in Kassâm’ın biyografisinden bölümler de içeren İzzeddin El-Kassam’a Övgü başlıklı bu hacimli ve etkileyici şiir için bkz: Elyasa Koytak, Hicretsizlik, Avangard Kitap, İstanbul 2015, s. 45-53.

[4] İzzeddin Kassâm’ın hayatı ve mücadelesi hakkında İslam Ansiklopedisi’nde bile sadece yarım sayfalık bir maddenin yer alması üzücü ve düşündürücüdür. Bu yazıda bizim de yararlandığımız bu madde için bkz: Mustafa L. Bilge, Kassâm, İzzeddin, TDVİA, C. 24, s. 582.

*

Not: Bu yazı aynı zamanda Temmuz Dergisi'nin 9. sayısında da yayınlanmıştır

 

haksöz


Keyword : radyo vakit - haksöz -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

Unutulmuş bir zafer: Kut'ül Amare
Osmanlı İmparatorluğu’nun, Birinci Dünya Savaşı’nda savunma yapmak durumunda kaldığı cephelerden biri de bölgede bulunan petrol yatakları sebebiyle İn
Sivas Özgür-Der’de 16 Nisan Referandumu Konuşuldu
Öncelikle referandumun erken yapıldığını düşünüyorum. Bir yıl sonra yapılması daha uygun olurdu. Lakin Hendek siyaseti,Suriye ,15 Temmuz ve MHP'deki ç
Tarihi yarımadada 102. yıl yoğunluğu | Foto
Tarihin en kanlı muharebelerinden birine sahne olan Gelibolu Yarımadası, Çanakkale Kara Savaşlarının 102'nci yılı dolayısıyla 24-25 Nisan'da gerçekleş
TBMM Osmanlı Meclisi'nin devamı mıydı ?
Ancak meclisin etrafının çevrildiği bu saatlerde Meclisi Mebusan’da önemli bir karar alını- yordu. Sinop Milletvekili Rıza Nur Bey mecliste söz alarak
Ferisilik ve Ferisi Dindarlığı
Hz. Peygamber’in hadisinde ifade edildiği üzere, mümin, insanların elinden ve dilinden selamette/güvende olduğu kimsedir. Oysa bugün bizzat yaşadıklar
Pakistan'ın milli şairi ve mücadele insanı Muhammed İkbal
Muhammed İkbal verdiği konferansları,dersleri ve yazdığı şiirleri ile bir taraftan ümmeti tekrar ihya etmek için samimiyetle çalışırken diğer yandan H
Foça neyimiz olur?
Foça bir çoğumuz için İzmir’in bir ilçesidir. Ancak Osmanlı dönemi sınırlarında Foça adında bir yerleşim yeri daha vardır. Bugun Bosna Hersek toprakla
Mitolojiler ve Gerçekler
Batı uygarlığı, halklar ve ırklar arasında bir hiyerarşi olduğuna inandığı için, özellikle kolonyalist vesayeti aşmak isteyen Batı dışı toplumlar için
Banja Luka Neyimiz Olur?
Banja Luka şehri Saraybosna'dan yaklaşık 60 sene sonra feth olunmuş (1527-1528). Macar ve Alman topraklarına açılan bir kapı olan Banja Luka’nın alınm
Kral Çıplak
… kralın çıplaklığını haykıracağız ve Allah’ın bizim için seçtiği elbiseyi kuşanacağız. O elbise ki, bizi bu dünyâda her türlü kötülük- ten koruduğu g
1 - 'Korkuyla yaşasınlar'


Abdullah Yıldız

Namazımızda miracı yaşayabiliyor muyuz?

25/04/2017 - 15:03

Abdullah Yıldız
Ahmet Anapalı
Abdurrahman Dilipak
Ahmet Mercan
Ahmet Kekeç
Ahmed Kalkan
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Beşir Eryarsoy
Ceren Kenar
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Dilek Buz
Ersoy Dede
Hamza Er
Hamdi Akan
Hayrettin Karaman
Hamza Türkmen
Halime Kökçe
Hikmet Ertürk
Hüseyin Alan
Hüseyin Gülerce
Hüseyin Bülbül
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Ibrahim Sediyani
Kemal Songür
Kemal Öztürk
Kenan Alpay
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Bozacı
Mustafa Çelik
Murat Kayacan
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Armağan
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Osman Coşkun
Ramazan Kayan
Selahaddin E. Çakırgil
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Taha Özhan
Yakup Döğer
Yavuz Bahadıroğlu
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Son Olayları Nasıl Değerlendiriyorsunuz
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat