Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
İNDİRİLEN DİN'E EVET, ÖTEKİ DİN'LERE HAYIR
* Orucun Başını Dik Tutun Ki, Oruç Da Sizin Başınızı Dik Tutsun * Dinin Direği * Medeniyetler * Kur'an'a göre Din kavramı ve Din'in Kaynağı * ABD'de öldürülen Müslüman genç kız için binlerce kişi toplandı * Ortadoğu; kördüğüm ve bazı tahminler * Bıyık meselesi nasıl başladı? * Adalet * Suudiler İran’la savaşa hazırlanıyor! * “Fırat’ın batısı”ndaki müstakbel ittifak...

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

STAR

YENİ AKİT

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

İRİP RADYO

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL A

TGRT HABER

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 6287
Toplam 374334164
En Fazla 606285
Ortalama 152851
Üye Sayısı 125
Bugün Üye Olan 0

Kimyasal silahlar ve uluslararası toplumun sefaleti

I. Dünya Savaşında harp halindeki her iki tarafın da kullandığı kimyasal silahlarla yüz binden fazla kişinin öldüğü tahmin edilmekte. O günden bu yana yüz yılı aşan süreçte en azından bir milyon insanın kimyasal silah saldırıları ile hayatını kaybettiği tahmin edili-
2017-06-23 - 16:04

Kimyasal silahlar ve uluslararası toplumun sefaleti

 

Bugünlerde hemen yanıbaşımızda yaşanan ve bizleri de derinden etkileyen Suriye iç savaşında savaşların en acımasız, dehşetengiz ve sinsi yöntemlerinden biri olan ve her zaman olduğu gibi öncelikle çocuk, kadın ve yaşlıları etkileyen kimyasal silahların kullanımı, modern çağda ilk olarak I. Dünya Savaşıyla birlikte başladı. 

I. Dünya Savaşında harp halindeki her iki tarafın da kullandığı kimyasal silahlarla yüz binden fazla kişinin öldüğü tahmin edilmekte. O günden bu yana yüz yılı aşan süreçte en azından bir milyon insanın kimyasal silah saldırıları ile hayatını kaybettiği tahmin ediliyor. Pek çok çeşidi olan bu acımasız silahın günümüzde en bilinenleri hardal, klor ve sarin gazları.

Nitekim bu sinsi tehlikenin korkutucu toplumsal etkileri karşısında I. Dünya Savaşının hemen akabinde 1925 yılında kimyasal silahların kullanımının yasaklanmasına dair Cenevre Protokolü imzalandı. Protokol kimyasal silahların kullanımını yasaklamakla birlikte geliştirilmesi, üretimi ve depolanması ile alakalı herhangi bir sınır koymamaktaydı. Halbuki kullanılması yasak olan bir şeyin üretiminin ve depolanmasının yasaklanmaması kendi içinde çelişki oluşturmaktaydı. Zira kimyasal silahlar kullanılmayacaksa niçin üretilip depolanıyordu? Zehirli gazlarla ilgili en acımasız uygulamalar II. Dünya Savaşı esnasında Naziler tarafından toplama kamplarında yapılmıştı.

OBAMA'NIN AŞILAN KIRMIZI ÇİZGİSİ

II. Dünya Savaşından sonra pek çok ülke tarafından geliştirilen kimyasal silahlar maalesef 1980’lerden itibaren Ortadoğu bölgesinde sıklıkla kullanılmaktadır. Bunun en son örneğini İdlib iline bağlı Han Şeyhûn nahiyesinde çoğunluğu çocuk olmak üzere yüz civarında Suriyeli’nin ölümüne sebep olan Suriye’de gördük. Bölgede kimyasal silahlar ilk olarak 1980’li yıllarda Irak-İran savaşında Saddam Hüseyin tarafından kullanılmıştı. Kimyasal Ali lakaplı bir generale de sahip olan Saddam Hüseyin’in sonunu hazırlayan hadiselerden biri de 16 Mart 1988’de 6 binden fazla Iraklı sivilin öldüğü Halepçe katliamıydı.

Saddam Hüseyin tarzı ülke yönetiminin bölgemizdeki son temsilcilerinden olan Esed rejimi Suriye iç savaşında özellikle 2013 yılından itibaren savaşın bu en acımasız yöntemini sık sık kullanmakta. ABD eski Başkanı Obama’nın 2012 yılında Suriye iç savaşında kimyasal silah kullanımını kırmızı çizgi ilan etmesine rağmen 21 Ağustos 2013’te başkent Şam’ın muhaliflerin elindeki doğu banliyösü Ğûta’ya yaptığı kimyasal saldırıda 426’sı çocuk olmak üzere bin 500 civarında Suriyeli hayatını kaybetmişti. Doğal olarak rejimin üstlenmediği bu saldırının üzerinden bir ay geçmeden 14 Eylül’de Rusya’nın araya girmesiyle ABD ile bir anlaşma yapılarak 2014 ortalarına kadar rejimin elindeki tüm kimyasal silahların imhası üzerinde anlaşılmış olmasına rağmen 16 Eylül 2013’te Ğûta’da bir kimyasal saldırı daha gerçekleşmişti.

SALDIRININ ZAMANLAMASI

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2015’te almış olduğu kararla 2016’da kurmuş olduğu müşterek soruşturma komisyonu Suriye’de yapılan kimyasal saldırının tamamıyla ilgili olarak yaptığı soruşturmalarda bir sonuca varamamış olmakla birlikte bunlardan büyük kısmının rejim ve sadece birinin ise DEAŞ tarafından yapıldığına hükmetmişti. Buna binaen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 28 Şubat 2017’deki toplantısında Şam yönetimi için yaptırım kararı Rusya ve Çin’in vetosuyla sonuçsuz kalmıştı.

Henüz bu vetonun üzerinden bir ay geçmeden Hân Şeyhûn saldırısı geldi. Zira muhaliflerin elinde bulunan ve büyük bir nüfusun sıkıştığı Sünni İdlib cebi batı Suriye’de rejimin elinde olmayan en önemli bölge. Bundan sonra rejim ile destekçisi Rusya’nın hedefindeki en büyük alan. Kimyasal saldırının Rusya’daki terör hadiseleri, ABD’nin "Esed rejiminin kalıp kalmaması bizim meselemiz değil" açıklaması, Kerkük’teki bayrak ve referandum meselesi ile PYD/YPG’nin İdlib’den yapılacak bir saldırı karşısında Afrin’de tahkimat kurduğu esnada meydana geldiğini not edelim.

Suriye iç savaşında hem rejim hem de bölgede çatışan güçlerin işledikleri savaş suçları ile ilgili pek çok iddia mevcut. Varil bombaları, hastane, okul ve pazar gibi sivillerin yoğunlukta olduğu yerlerin bombalanması, işkence ve yargısız infazlar dünyanın gözleri önünde gerçekleşiyor. Bilakis bunlardan bir kısmını “yanlışlıkla"! Rusya ve ABD gerçekleştiriyor.

ULUSLARARASI SİSTEM BEŞ ÜLKEDEN İBARET

Büyük ve bölgesel güçler ile taşeron terörist örgütlerin bilek güreşi yaptığı bir bölge konumuna dönüşen Ortadoğu’da savaş suçları ve bunların en dehşetlisi kimyasal saldırılar yapılmaya devam ediliyor. Pek bunun sorumluları kimler?

İronik bir biçimde Trump yönetimi, Suriye konusunda "tırsak" bir politika izleyen Obama yönetimini suçlamakla birlikte Hân Şeyhûn saldırısı Trump yönetiminin üçüncü ayında gerçekleşti. Uluslararası sistem dediğimiz ama aslında beş güçlü ülke ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa’dan oluşan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde ABD yönetiminin güçlü bir irade ortaya koyamaması, İngiltere ve Fransa’nın yani mülteci sorunuyla dahi baş edemeyen Avrupa’nın umursamaz politikası ile Rusya ve Çin’in ne olursa olsun Şam yönetiminin arkasında durması sonucunda hepimiz birkaç gün vahlandıktan sonra unutup, bir dahaki saldırıya kadar, gündelik hayatın hay huyuna dalacağız. Kimyasal Silahlar Sözleşmesi 1992’de onaylanıp bugüne kadar 188 ülke tarafından imzalanmakla birlikte başta ABD ve Rusya olmak üzere pek çok ülke kimyasal silah üretimine devam etmekte. Suriye, Kuzey Kore ve Angola gibi ülkeler ise Kimyasal Silahlar Sözleşmesini imzalamayı reddediyor.

Bölgede durum hiç iç açıcı değil ve uluslararası toplumun sefaleti Bosna savaşında 1995’te Srebrenitsa’da uluslararası toplumun güvencesindeki Müslüman Boşnakların Birleşmiş Miletler’e bağlı Hollanda askerleri tarafından düşmanlarına teslim edildikleri günleri hatırlatıyor.

[Ortadoğu siyasi tarihi ve uluslararası ilişkiler alanında uzman olan Prof. Dr. Cengiz Tomar, Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü ve Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesidir]

 

Prof. Dr. Cengiz Tomar

dünya bülteni


Keyword : radyo vakit -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

“Fırat’ın batısı”ndaki müstakbel ittifak...
Suriye’deki hedeflerini ister tutturmuş ister ıskalamış olsunlar, İran balistik füzeleri bölgede birden çok ‘amaca’ isabet etti.. Belki Türkiye’nin al
Emperyalizm Asıl Gücünü Müslümanların Acizliğinden Alıyor
Eskisi de, yenisi de, bütün emperyalizmler ülkelerin zaaflarından yararlanırlar. Çözüme kavuşturulamayan ihtilaflar, emperyalist güçlerin o ülkelere k
MİT TIR'ları ihanetinin Suriye’deki yüzü
MİT, FET֒nün ele geçirmek için can attığı ama başaramadığı, başaramadıkça da çıldırdığı kurumların başında geliyor. FET֒nün devlete yönelik kumpasla
‘Kurşun asker’ üretme eğitimi bizde de sona erecek mi?
Sovyet Rusya’nın 25 yıl kadar Dışişleri Bakanlığı’nı yapan Andrei Gromiko hatırâtında, Stalin dönemine ve Stalin’in nasıl ‘ilah’laştırıldığına, putlaş
Kemalist Eğitim Sistemi Geriletiliyor mu?
Cumhuriyet’in eğitim sistemini oluşturan en temel olgu ‘ulus devet’ anlayışıdır. Bunun en somut yansımaları ise Mustafa Kemal’in görüşlerinde kendini
"Tsunami ilahi bir mesaj"
Endonezya'nın Açe bölgesinde yaşayanlar, 2004'te yaklaşık 250 bin kişinin ölümüne sebep olan deprem ve tsunami felaketini “ilahi bir mesaj” olarak gör
Katar’dan sonra sıra kimde?
Başkan Trump, protestoların devam etmesi halinde İngiltere’ye gitmek istemediğini söylemiş. Böylece ziyaretin “ertelendiği” iddiası gündeme geldi. Bu
Doğrusuyla Yanlışıyla İktidarın Politikalarına Karşı Nasıl Bir Duruş?
Bu aralar ne zaman Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yahut Yeni Türkiye’ye iltifat mahiyetinde bir cümle kursam, OHAL (Olağanüstü Hal) çerçevesindeki bazı uygul
Hakikat bilincinin kaybı
Günümüzde, Ortadoğu’daki bütün ülkelerin, Batı ittifakının ve İsrail’in çıkarlarını korumak adına, her alanda kontrol edildiği, sınırlandırıldığı, kıs
İncirlik, Paris İklim Anlaşması ve NATO’nun geleceği
Körfez-Katar krizi dünyanın Batı yakasında görünür hale gelen krizin üzerine gölge düşürdü. Malum, Mayıs’ın son haftasında Avrupa kıtasında ardarda g
1 -


Abdullah Yıldız

Katar-Karadavî, Kadir Gecesi, Bayram Namazı ve İmam-Hatipler

20/06/2017 - 18:35

Abdullah Yıldız
Ahmet Anapalı
Abdurrahman Dilipak
Ahmet Mercan
Ahmet Kekeç
Ahmed Kalkan
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Beşir Eryarsoy
Ceren Kenar
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Dilek Buz
Ersoy Dede
Hamza Er
Hamdi Akan
Hayrettin Karaman
Hamza Türkmen
Halime Kökçe
Hikmet Ertürk
Hüseyin Alan
Hüseyin Gülerce
Hüseyin Bülbül
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Ibrahim Sediyani
Kemal Songür
Kemal Öztürk
Kenan Alpay
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Bozacı
Mustafa Çelik
Murat Kayacan
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Armağan
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Osman Coşkun
Ramazan Kayan
Selahaddin E. Çakırgil
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Taha Özhan
Yakup Döğer
Yavuz Bahadıroğlu
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Türkiye'de Boşanma Sebebleri nelerdir?
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat