Yeni Üyelik - Şifremi Unuttum
Arama    
İNDİRİLEN DİN'E EVET, ÖTEKİ DİN'LERE HAYIR
* Radyavakit’ten Duyuru * Cumhurbaşkanı'ndan gurbetçilere çağrı * "AİDİYETİM, NE "İÇİN”DİR.? * İman'ın Bedeli * Kemalist putperest CHP'den ağır din istismarı * Totaliter özerklik * Halepçe Katliamı’nın Sessiz Tanığı * Suriye Halkının Onurlu Direnişi 7 Yaşında (Video) * 1915 Çanakkale Köprüsü'nde imzalar atıldı * İşgal altındaki İstanbul'da yaşam

SON DAKİKA

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

RADYO DİNLE

Linkler

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ

HAKSÖZ DERGİSİ

UMRAN DERGİSİ

VUSLAT DERGİSİ

İKTİBAS

YORUM DERGİSİ

İSLAMİ YORUM

AHMET VAROL

ANALİZ MERKEZİ

ANSAR DE

AYETLER COM

DENİZ FENERİ

DÜNYA BÜLTENİ

Enfal de

FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ

HABER VAKTİ

HAYRETTİN KARAMAN

KUDUS YOLU

M.ENGİN NOYAN

MAZLUMDER

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Süleymaniye Vakfı

TEFSİR DERSLERİ

TEVHİD HABER

TEVHİDE DOĞRU

TİME TÜRK

İ H H

YARDIMELİ DERNEĞİ

İKRA İSLAM

İLKAV

İSRA HABER

Özçgün Duruş

ÖZGÜR DER

GIDA AMBARI

SAAT KAÇ

T.C. Kimlik Numarası

MİLLİ GAZETE

SABAH

STAR

YENİ AKİT

YENİ ASYA

YENİ ŞAFAK

ADANA BARIŞ RADYO

ADANA RADYO HAYAT

AKSARAY KENT FM

ANKARA ARİFAN RADYO

ANKARA DENGE RADYO

ANKARA HEDEF RADYO

ANKARA RADYO VAKİT

ANTALYA DİLARA FM

BATMAN GENÇLİK FM

BOLU ŞAFAK FM

BURSA ÇINAR RADYO

BURSA RAHMET FM

ÇORUM ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR ÇAĞRI FM

DİYARBAKIR NUR RADYO

ERZİNCAN GÖKSU FM

ISPARTA DİLARA FM

KARAMAN GSRT FM

KAYSERİ ART FM

KAYSERİ ARİFAN RADYO

KAYSERİ FURKAN RADYO

KAYSERİ RADYO AS

KAYSERİ ŞAFAK RADYO

KIRIKKALE ANADOLU FM

KIRŞEHİR GENÇLİĞİN SESİ FM

KOCAELİ ANADOLU RADYO

KOCAELİ MESAJ FM

KONYA GENÇLİK FM

KONYA GÖZYAŞI FM

KONYA RADYO EN

KONYA RİBAT FM

KONYA İSRA FM

MALATYA SELAM RADYO

MARDİN CEMRE RADYO

MUŞ RADYO 1071

NİĞDE UMUT FM

SAKARYA HİLAL FM

SİVAS RADYO GÜNEŞ

SİVAS RADYO HİLAL

URFA RADYO MEDYA

URFA RADYO MEGA

İÇEL ÇAĞRI FM

İÇEL İSTİKLAL RADYO

YOZGAT UFUK FM

İRİP RADYO

İSTANBUL AKRA FM

İSTANBUL MARMARA FM

İSTANBUL MORAL FM

İSTANBUL RADYO MEKTUP

İSTANBUL ÖZEL FM

İZMİR RADYO BAŞAK

24 HABER TV

ÇAĞRI TV

HİLAL TV

KANAL 7

KANAL A

TGRT HABER

TV 5

TV NET

ÜLKE TV

Namaz Vakitleri

8 Kasım 2010 dan beri

Bugün 75534
Toplam 367058978
En Fazla 606285
Ortalama 155533
Üye Sayısı 123
Bugün Üye Olan 0

Halepçe Katliamı’nın Sessiz Tanığı

1980 yılında başlayan İran-Irak Savaşı, Mart 1988’e gelindiğinde iki komşu ülkeyi tükenme noktasına getirmişti. İran, uluslararası ambargolara rağmen savaşı bırakmamış, sekiz yıllık muharebelerde birçok gencini cephelerde kaybetmişti. Askerî harcamalar nedeniyle borç batağında olan Irak ise,
2017-03-26 - 17:22

Halepçe Katliamı’nın Sessiz Tanığı

 

 

1980 yılında başlayan İran-Irak Savaşı, Mart 1988’e gelindiğinde iki komşu ülkeyi tükenme noktasına getirmişti. İran, uluslararası ambargolara rağmen savaşı bırakmamış, sekiz yıllık muharebelerde birçok gencini cephelerde kaybetmişti. Askerî harcamalar nedeniyle borç batağında olan Irak ise, Amerika ve bazı Batı ülkelerinden aldığı destekle, bu yıpratıcı savaşı sürdürüyordu.

Güneyde Fav Yarımadası’ndaki uzun ve kanlı çatışmalardan kimse zaferle çıkamayınca, baharda karların erimesiyle birlikte kuzey cephesi hareketlenmeye başladı. Irak’ın Süleymaniye kentine bağlı sınır kasabası Halepçe, İran ordusunun bölgeye giriş kapısıydı. Bu stratejik noktanın kontrolü için kıyasıya bir mücadele vardı.

Dönemin Irak Cumhurbaşkanı Saddam Hüseyin, bölgedeki peşmerge gruplarıyla güçbirliği yapan İran ordusunun ilerleyişini durdurmak için, Irak Ordusu Kuzey Cephesi Komutanı Ali Hasan el-Mecid el-Tikriti’ye kimyasal silah kullanmasına yönelik talimat verdi. el-Tikriti, Halepçe Katliamı ve kimyasal silah kullandığı diğer cepheler nedeniyle, Irak halkı tarafından“Kimyasal Ali” olarak anılacaktı.

5 Binden Fazla Kürt Hayatını Kaybetti

16 Mart 1988 günü Saddam’a ait savaş jetleri Halepçe ilçesini kimyasal başlıklı bombalarla vurmaya başladı. Bombardıman hem İran hem Irak ordusunda kayıplara yol açsa da siviler için bir katliam oldu.

Halepçe katliamında 5 binden fazla Kürt hayatını kaybetti. 7 binden fazla yaralı İran tarafındaki hastanelerde tedavi gördü. Kurbanların büyük bir çoğunluğunu kadın, çocuk ve yaşlıların oluşturduğu Halepçe’de, kimyasal silahların etkisi sonraki nesillere kadar ulaştı. Kasabada kimyasal silahın etkisi ile kanser ve solunum yolu hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı tam olarak bilinmiyor. Kısırlık ve genetik bozukluklar gibi etkilerinin günümüze kadar ulaştığnı gösteren tıbbî çalışmalar var.

Halepçe’de Ölüm Sessizliği

Gazeteci Ramazan Öztürk, Halepçe’ye yönelik kimysal silah saldırısı haberini alır almaz, İstanbul’dan İran’ın başkenti Tahran’a gitti. Uluslararası basın organizasyonlarının temsilcileri ile birlikte, askerî bir uçakla, sınıra yakın bir noktaya götürülen Öztürk, Halepçe yolculuğunu dün gibi hatırlıyor:

“Askerî uçakla Hürremşehir’e ulaştık. Oradan helikopterle Halepçe’ye götürüldük. İki helikopterdik. Gittiğimiz bölge İran ve Irak arasındaki savaşın sürdüğü bir cepheydi. Halepçe mezarlığının olduğu bir tepeye iniş yaptık. İlk dikkatimi çeken şey Halepçe’nin üzerindeki ölüm sessizliğiydi. Kasabadan ne insan, ne araba, ne kuş, ne de böcek sesi geliyordu. Kimyasal silah nedeniyle ağaçların üzerindeki ilk tomurcuklar bile solmuştu.”

Tepeden kasabanın içine doğru yürüyen gazeteciler her adımda daha da dehşete kapılıyordu. Çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuklardan oluşan yüzlerce sivil, kimyasal silahın etkisiyle oldukları yere yığılıp kalmıştı. Öztürk’ün hatırladığı ilk şey kesif ceset kokusu:

“Çok ağır bir koku vardı. Yani insan kokusu çok ağırdır. Sonuç olarak istifra etmemek için çok zorluyordum kendimi. Korkunç bir manzaraydı. Daha önce de birçok savaş bölgesine gittim. İran-Irak Savaşı’nı izledim. Cephelerde yüzlerce ceset de gördüm. Bir savaş cephesindeki görüntü değildi, oradaki görüntü. Yaşam, sivil yaşam merkezinde bir katliam, bir soykırım vardı orada. Ben buna soykırım diyorum. Neden? Çünkü 5 farklı etki gösteren kimyasal atıldı oraya. Dolayısıyla insan ayrımı yapılmadı. Oradan ne kadar canlı varsa öldü.”

halepce_ramazan_ozturk.jpg

Halepçe’yi Özetleyen Fotoğraf

Gruba eşlik eden İran askerleri sıkı sık gazetecileri hızlı hareket etmeleri gerektiği konusunda uyarıyordu. Zira Irak uçakları hâlâ bulutların arasındaydı. Yeni bir bombardımanın başlaması işten bile değildi. Ramazan Öztürk bu baskı altında kasabanın sokaklarında dolaştı:

“Ben sonuçta gazeteci adamın. Bir olayın kaç sütundan, kaç fotoğrafla verileceğini bilirim. Ama bu manzara karşısında dehşete düşmüştüm. Biliyordum ki bu sayfalarca yazıyla, çok fotoğrafla anlatılacak bir olay değildi. Öyle bir kare bulmalıydım ki Halepçe’de yaşananları özetleyebilmeliydi. Bunu düşünürken, bir yandan da fotoğraf çekerek dolaşıyordum ki, daha sonradan adının Ömer Havar olduğunu öğrendiğim, bebeğine sarılmış şekilde ölen babayla karşılaştım.”

Öztürk, aradığı fotoğrafı bulmuştu. Savaşın tüm kirliliğine karşın, tertemiz bir bebek ve onu korumaya çalışırken can veren bir baba. Batı medyasında daha sonraları “Sessiz Tanık” olarak adlandırılacak olan bu kare Halepçe’de yaşananların simgesi hâline geldi. Üzerlerinde hâlâ kimyasal kalıntılar olan cesetlere dokunmak doğru olmazdı. Öztürk, kendini oğluna siper eden babanın suratını hiç görmedi, ama bebeğin yüzü aklından çıkmıyor:

“Çocuğun yüzü beni çok etkilemişti. Daha bir bebek, dünyaya gözlerini yeni açmış ve hiç hak etmediği, en zalim biçimde katledilmiş. Yani hak etmediği bir ölüm. Ölümün şekli de çok iğrenç.”

halepce_ramazan_ozturk_2.jpg

“Halepçe’nin Sorumlusu Batı”

Ramazan Öztürk’ün çektiği fotoğraflar, o dönem çalıştığı Sabah gazetesinde manşetten verildi. Bir iki gün sonra da, Öztürk’ün Halepçe fotoğrafları, Gökşin Sipahioğlu’nun Paris merkezli Sipa Press adlı ajansı aracılığıyla tüm dünyaya ulaştı. Öztürk’e göre dünya ülkeleri o dönem gerekli tepkiyi göstermedi:

“İran İslâm Devrimi Amerika ve Batı dünyası için bir tehditti. Hepsi Irak’ı destekliyodu. Kuveyt ve Suudi Arabistan gibi ülkeler de savaşın finansmanını yürütüyordu. Saddam’ın İran-Irak Savaşı’nı başlattıktan hemen sonra da, İran’a karşı her zaman cephelerde kimyasal silah kullandı. Ama o kimyasal silahların ham maddelerini de Batı dünyası verdi. Dolayısıyla Batı biliyordu orada ne olup bittiğini. Ama işine gelmiyordu, çünkü destekliyordu. Dünya Halepçe’de gerekli tepkiyi gösterseydi Saddam Kuveyt’e girmeyecekti. Sırplar Bosna’da ve Kosova’da yaptıları katliamlara cesaret edemeyecekti. Veya Beşşar Esed Suriye’yi kan gölüne çeviremeyecekti. Dahası IŞİD denen insan görünümlü canavarlar ortaya çıkmazdı. Dünya gerekli tepkiyi, gerektiği zaman göstermediğinden, kötüler bundan cesaret alıyor.”

Halepçe’den 28 Yıl Sonra

Öztürk, Saddam Hüseyin ve Ali Hasan el-Mecid davasında tanık sıfatıyla, Halepçe’de gördüklerini Irak mahkemelerine anlattı. Ancak Saddam Hüseyin, Halepçe davasıdan hüküm giymeden, Şii Duceyl kasabası davasından çıkan kararla 30 Aralık 2006 tarihinde asılarak idam edildi. “Kimyasal Ali” lakaplı el-Mecid ise, Halepçe ve diğer bölgelerde insanlığa karşı suç işlemek ve soykırım suçlarından idama mahkûm edilerek, 25 Ocak 2010 tarihinde infazı gerçekleştirildi.

Ramazan Öztürk meslekteki 40. yılını doldurdu. Bütün dünya Öztürk’ü ve Halepçe’yi “Sessiz Tanık” fotoğrafıyla tanıyor. Merkezi Hollanda’da bulunan Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nün bahçesinde, bebeğine sarılan Ömer Havar’ın heykeli yer alıyor. Ama kimyasal silahlar Irak’ın içinde hâlâ ciddi bir tehdit olmayı sürdürüyor. Mart 2016, Halepçe katliamının üzerinden 28 yıl geçti. Amerikan Özel Kuvvetleri, Irak’ta IŞİD’e ait bir kimyasal silah imalathanesine operasyon düzenledikten bir gün sonra, bu sefer de Kerkük’ün Tazehurmatu ilçesinde yaşayan sivil halk kimyasal silahların hedefi oldu. IŞİD’in roketlerle düzenlediği kimyasal saldırıda 600’den fazla Türkmen yaralandı ve 3 yaşında bir kız çocuğu yaşamını yitirdi.

halepce_harita.jpg

 

Kaynak: Al Jazeera


Keyword : radyo vakit - halepçe -
Bookmark and Share
 

DİĞER HABERLER

Halepçe Katliamı’nın Sessiz Tanığı
1980 yılında başlayan İran-Irak Savaşı, Mart 1988’e gelindiğinde iki komşu ülkeyi tükenme noktasına getirmişti. İran, uluslararası ambargolara rağmen
‘Le Pays-bas’ (Alçak ülke)
Fransızlar, Hollanda’ya “le Pays-Bas” yani “Alçak Ülke” diyorlar… Sevgili dostlar, uzun zaman düşünmüştüm ne anlama geldiğini… Sonunda uzun yıllar
Hollanda'nın tarihi katliam ve sömürgelerle dolu
Rotterdam Başkonsolosluğu önünde Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'ya destek vermek için toplanan Türk vatandaşları polis tarafından coplandı ve köp
Müslümanlarla Dayanışma Platformu´ndan Kamuoyuna Duyuru
Cuma konferansını veren Yalçın İçyer ve hutbeyi okuyan Hayati İsaoğlu konuşmalarından dolayı cumada bulunan sivil polislerin de içinde bulunduğu bir g
İLKAV’ın Cuma Namazında Yaşananlar İnanç ve İfade Özgürlüğüne Müdahaledir!
Düşünce ve ifade özgürlüğü açısından sicili parlak olmayan Türkiye’de son yıllarda olumlu anlamda ciddi mesafe kat edilmesine rağmen zaman zaman geçmi
Taliban: “Savaşmış Olmak İçin Savaşmıyoruz, Ulvi Hedeflerimiz Var”
Taliban Hareketi resmi web sayfasından yayınladığı bir bildiriyle Afganistan meselesinin çözümü hakkındaki görüşlerini ortaya koydu. ‘İslam Emirliğin
“Abiler, Komutandan Daha Fazla Bilgiye Sahipti”
15-16 Temmuz’daki darbe kalkışmasına ilişkin hazırlanan ana iddianamede, “darbeye giden yolda” en kritik sürecin “askerî öğrencilik yılları” olduğu vu
Bahçeli: Türkiye kaynarsa Berlin yanar
Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Almanya'nın skandal kararlarına tepki gösteren Bahçeli, "Biz bunu açıkça Türk düşmanlığı sayar, Berlin
"Balkanların Dünü Bugünü ve Önemi" - 1
Balkanlar diye tanımlanan bölge, tarihin erken dönemlerinden beri farklı egemenlikler altında bulunmuş bir coğrafyadır. Osmanlı 1300’lerde bu coğrafya
Eski - Den
“Eskiden buralar hep dutluktu” Ya sizin oralar neydi? Bundan birkaç yıl evvel sosyal medyada çok kullanılan bir tabirdi (“Eskiden buralar hep dutlukt
1 -


Abdullah Yıldız

Namaz Uğrunda Ödenen Bir Bedelin Öyküsü

14/03/2017 - 21:45

Abdullah Yıldız
Ahmet Anapalı
Abdurrahman Dilipak
Ahmet Mercan
Ahmet Kekeç
Ahmed Kalkan
Ahmet Varol
Ahmet Taşgetiren
Akif Emre
Ali Kaçar
Ardan Zentürk
Ali Karahasanoğlu
Atasoy Müftüoğlu
Beşir Eryarsoy
Ceren Kenar
Cihan Aktaş
Coşkun Uzun
Dilek Buz
Ersoy Dede
Hamza Er
Hamdi Akan
Hayrettin Karaman
Hamza Türkmen
Halime Kökçe
Hikmet Ertürk
Hüseyin Alan
Hüseyin Gülerce
Hüseyin Bülbül
Ibrahim Karagül
Ismail Kılıçarslan
Ibrahim Sediyani
Kemal Songür
Kemal Öztürk
Kenan Alpay
Mehtap Yılmaz
Mehmet Durmuş
Merve Şebnem Oruç
Mustafa Bozacı
Mustafa Çelik
Murat Kayacan
Mustafa İslamoğlu
Mustafa Armağan
Nedret Ersanel
Osman Atalay
Osman Coşkun
Ramazan Kayan
Selahaddin E. Çakırgil
Süleyman Seyfi Öğün
Sükrü Hüseyinoğlu
Tülay Demircan Koyuncu
Taha Özhan
Yakup Döğer
Yavuz Bahadıroğlu
Yıldıray Oğur
Yiğit Bulut
Türkiye'de Boşanma Sebebleri nelerdir?
Oy Kullan Sonuçları Göster

www.radyovakit.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Destek :
bilgi@radyovakit.com  |  Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net

Evden eve nakliyat Gaziosmanpasa Evden eve nakliyat Eyüp Evden eve nakliyat Sultangazi Evden eve nakliyat Bayrampasa Evden eve nakliyat Günesli Evden eve nakliyat Sirinevler Evden eve nakliyat Yenibosna Evden eve nakliyat Küçükçekmece Evden eve nakliyat Basaksehir Evden eve nakliyat